Sevgili Tuzlalı Komşularım,
Öncelikle bugüne kadar bana verdiğiniz her türlü destek için sizlere gönülden teşekkür ederim.
Genç yaşta bana güvenerek, Tuzla gibi çok güzel ama aynı zamanda da büyük sorunları olan bir ilçenin yönetilmesi görevini emanet ettiniz. Ben de güveninize layık olabilmek için var gücümle çalıştım. Göreve geldiğim günden bu yana tek bir gayem oldu: Tuzla’nın kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, her bir komşumun hakkını, hukukunu korumak.
Ne yazık ki bazen siyasi hesaplar, halkın ihtiyaçlarının, umutlarının ve haklarının önüne geçebiliyor.
Yaklaşık iki yıldır, önce yetkililere, sonra da sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, ilçemiz tarihinin en büyük barınma ve mülkiyet kriziyle karşı karşıya.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Teftiş Kurulu tarafından gönderilen rapor doğrultusunda; yaklaşık 50 bin vatandaşımızın evlerinin yıkılması riski ortaya çıkmış, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gazının kesilmesi talimatı verilmiştir.
Ortada geçmişten gelen hukuki bir problem olduğu doğrudur; ancak söz konusu olan sadece hukuki ve teknik bir imar meselesi değil, insani bir krizdir.
Üstelik, yıllar boyunca İmar Kanunu açısından sorunlu uygulamaların hayata geçirilmesini sadece seyretmekle yetinen ve meselenin içinden çıkılmaz hale gelmesine müdahale etmeyen İBB’nin de büyük sorumluluğu vardır.
İdarelerin yaptığı hataların bedelini 50 bin masum Tuzlalının, çocukların, ailelerin ödemesini kabul etmemiz hukuken de vicdanen de kabul edilemez.
Bu büyük felaketi önlemek, temel insan hakkı olan barınma ve mülkiyet sorunlarını çözerek, Tuzla’nın geleceğini kurtarmak için mevcut siyasi çatımız altında ve İBB nezdinde, konudan haberdar olduğumuz ilk günden itibaren her türlü girişimde bulunduk. Çözüm modelleri ürettik, rızaya dayalı alternatifler sunduk.
Maalesef, tüm çabalarımıza rağmen çözüm noktasında bir arpa boyu yol alamadık.
Bu düzeyde insani ve toplumsal bir meselede gösterilen duyarsızlığa şahit olmak büyük bir hayal kırıklığı yaşamama neden oldu. Eğer siyaset, halkın barınma hakkının önünde engelse, artık bir karar vermem gerekiyordu. Ben bugün o kararı veriyorum.
50 bin insanın evsiz kalma riskini, çocukların geleceğinin kararmasını sessizce izleyip "parti disiplini ve sadakati" kavramlarının arkasına sığınmayı reddediyorum.
Bugüne kadar mevcut siyasi zeminde çözüm üretmek için tüm girişimleri yaptım. Geldiğimiz noktada sorunun çözümü için karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak Tuzlalılar adına daha doğru bir karardır.
Çünkü benim asıl sorumluluğum, bana oy veren ya da vermeyen bütün Tuzlalılaradır.
Bu nedenle, benim için çok zor ama vicdanımın doğru olduğuna inandığı bir karar aldım. Bugünden itibaren yoluma Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğim.
Bu kararın merkezinde siyasi ikbalim değil, Tuzla'nın geleceği var. Eğer mesele siyasi ikbal olsaydı, en kolay yol mevcut düzeni sürdürmekti. Kolay olanı değil, Tuzla için doğru olduğuna inandığım yolu seçiyorum.
Biliyorum, kararımı eleştirenler olacaktır. Farklı düşünen herkese saygı duyuyorum. Ancak inanıyorum ki zaman içerisinde bu kararın sebepleri ve Tuzla için doğuracağı sonuçlar daha iyi anlaşılacaktır.
Defalarca dile getirdiğim gibi, bedeli ne olursa olsun 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım.
Saygılarımla
Eren Ali Bingöl
Tuzla Belediye Başkanı
Inter turku diye bir futbol takımı, .......milyon euroluk takımımızı UEFA Konferans liginde eledi, elemesi bir kenarda dursun mali değeri 2.lig çapında olan bu takım Konferans liginde olması bile garip 🤔😒🫣🥱⚽️🥅⚽️
Para kazanıyor, restoranlar doluyor, 5 yıldızlı oteller doluyor, daha neler var, bu duyarsızlik nereye kadar belli değil, futboldan başlansın desteğe diyoruz da, bırakın futbolu bu koca Adana istesin Basketbolda ve voleybolda bile süper lig görecek bir kapasiteye sahip.
1..Biz Adana nın koskoca şirketlerini Adana'nın futboluna, basketboluna, voleyboluna, kısacası spor dallarına sponsor olabilir mi? Yönetiminde bulunabilir mi, diye beklerken, bir kulübün bir formasını dahi almıyorlar, peki alanlar kimler, taraftarlar, mahalle çarşı esnafı +++
Hakkaten bize ne oldu böyle ya, Neden ilgisiz koskoca CEO lar anlamak ve üzülmemek elde değil.. Bir spor kulübünün o şehre katacağı katma değerden herkes bihaber.. üç büyük kulübü Adanaya geldiğinde localarda kalmak için sıraya giriliyor, forma satılıyor, çarşı pazar esnafı +++
Arkadaşla caddelerde dolaşıyoruz işimiz gereği, Spor şehri Adana yazmışlar dedi bilboardlarda; sonra dedi ki; hangi spor dalında hangi takimlarınız var dedi, açıkçası çok fazla düşünmedim 1 takım söylemem yetti.
@hozer200 Abi Anadolu kulüpleri bu virajı neden alamıyor ki; dibin dibini görüp kapanıyor. Söz konusu üç büyükler olunca tüm imkanları seferber ediliyor.
Sizin verdiğiniz bu sayısal rakamların tersini, rakiplerimizin hocaları da daha düşük rakamlari vererek galibiyet alıyorlar; hangisi daha değerli hocam, galibiyet geldiğinde hiç kimse sizin nasıl bir istatistik yaptığınıza bakmıyor, 🥱🥸😔🤔
Montella: "Bazı istatistikler vereceğim:
• 62 şut attık.
• Hücum bölgesine girişlerde ilk sıradayız.
• Ortalama topa sahip olma oranında 2. sıradayız.
• Dikine oyun paslarında İspanya'nın ardından 2. sıradayız.
• Gol fırsatı yaratmada 3. sıradayız.
• Toplam kornerde 3. sıradayız."
Milli takımın eve dönmesi hem üzücü hem de sevindirici niye; üzücü şu kolay gruptan bile çıkamadık klasımıza yakismadi; sevindirici yanı ise kamu kaynakları kasada kaldı bu... 🥱🤔🥸
@cilingiroglkaya@YigenogluDr Kendisi forvet olan bir TD; mesleğine ihanet ediyor, kendi ayağına çelme takıyor net.. diyor ki 65 şut çektim, bu bir sistem ve ya taktik mi ki, şut çekmekle övünüyor forvetin yok, kalecinin yok hoca..