@cemilebayraktr Çok geçmiş olsun.. Malesef biz de aynı şeyi @batmaneah aynı şeyi yaşadık..Annem safra kesesi ameliyatından sonra aynı şeyleri yaşadık we hemşireler çok ilgisiz alakasız.. Odalarının kapılarını kilitleyip uyudular.. Çağırmama rağmen gelip ilgilenmediler bile
Ağrı Karakazan İlk Ortaokulu müdürü Melahat İleri, Irmak Koparan öğretmene her türlü işkenceyi yaparak intihar etmesine sebep olan okul müdürü. Tutuklanmalı.
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
Yoğun bakımda on yıl geçiren bir doktora sormuşlar:
“Verdiğin en ağır ölüm haberi hangisiydi?”
Bir anne vefat etmişti.
Kapının önünde, zihinsel engelli ve bakıma muhtaç oğlu sessizce bekliyordu.
Ağır adımlarla yanına yaklaştım.
Bir an sustum… sonra yavaşça:
“Annen… artık yok.”
Çocuk önce anlamadı.
Gözlerini kapıya dikti;
sanki birazdan annesi çıkacak,
“Ben buradayım” diyecekmiş gibi.
Sonra yüzüme baktı ve tek bir soru sordu:
“Annem şimdi eve gelmeyecek mi?”
Boğazım düğümlendi.
Yıllardır ölüm haberleri veriyordum…
Ama bazı cümleler, en güçlü insanı bile susturur.
Çocuk bir süre sessiz kaldı.
Yüzünde, annesine duyduğu derin bağlılıkla
büyük bir boşluğu anlamaya çalışan kırılgan bir ifade vardı.
Sonra cebinden buruşmuş bir kâğıt çıkardı.
Üzerinde annesinin yazdığı birkaç kelime vardı:
“İlaçlarını içmeyi unutma.
Akşam seni bekliyorum.”
Çocuk kâğıda baktı…
Sonra kapıya.
Ve neredeyse duyulmayacak bir sesle fısıldadı:
“Ben eve gidince…
annem beni bulamazsa korkar.”
Başımı eğdim.
Ve yıllar sonra bile unutamayacağım o cümleyi düşündüm:
“İşte o an anladım…
Bazı ölümler sadece bir insanı değil,
bir hayatın anlamını da götürür.”
Onu bunu bilmem de eğer bir gün yaşadığım onca trawma ve acılara rağmen hâlâ başarabilirsem…
Bu, güçlü olduğum için değil, wazgeçmediğim için olacak...
Akrabam yoğun bakımdan çıkmış. Beyni iltihaplanmış (Ensefalit). Aradım geçmiş olsun demek için. Sohbet uzadıkça uzadı...beyninin resetlendiğini söyledi. "Aldığım her nefesi bir hediye gibi görüyorum artık. Ölümden hiç korkmuyorum artık. En değerli zaman çocuklarımla ve sevdiklerimle birlikte geçireceğim zaman. Ziyaretime gelen insanların kalabalık olması beni daha da üzdü. Ben yaşarken beni arayıp sormayan insanların ziyaretini ne yapayım? İnsanların dertleri takıntıları sorunları hepsi çok anlamsız geliyor artık. Nefes alabiliyorsan hiçbir sorunun yok demek. Sağlıklı olduktan sonra ayakkabı da boyarım su da satarım.....". Gördüğü sanrılardan bahsetti. Hepsi birbirinden korkunç. Bize göre sanrı ona göre gerçeğin ta kendisi...Başka bir yaşam boyutunda geçirdiği 4 günlük yoğun bakım serüveninden aklımda kalanların özeti... Hakikati anlamak için yoğun bakıma düşmenize gerek yok. Aldığınız nefesin kıymetini çıkardığınız idrarın dışkının gazın değerini bilin. Düzenli bir nabzınız varsa ağrınız sızınız yoksa ve cihaz yardımı insan yardımı olmadan yaşayabiliyorsanız en zengin insan en mutlu insan en başarılı insan sizsiniz. Hırsınızın esiri olmayın. Belanızı mı arıyorsunuz?
Yeni yollar, bilinmez yollardır belki.
Ama kalbin bildiği yöne yürürsen,
her adımda ruhun da genişler.
Düşmek de vardır bu yolculukta,
ama her düşüş,
yeni bir kalkışın duasıdır aslında.
Pes etme…
Çünkü sen, küllerinden doğmayı ezelden beri bilen bir varlıksın.