@yenisafakwriter Yazık ömrüne yazık okuduklarına yazık kalıbına senin gibi bir zihniyetle aynı atmosferde yaşamak bile utanç verici, Allah istikamet omurga cesaret ve duruşu alnı secdeye giden herkese nasip etmiyor.
Bugün Ayetullah Hamaney'in cenazesi defnediliyor.
Amerika deyince bir ilah gibi gören..
Trump'un bir sözüyle her istediğini yaptırdığı..
Trumpun önünde el pençe divan duran işbirlikçi korkak hain yöneticilerin islam dünyasının başına bela olduğu çağda Amerika ve İsraile meydan okuyan onların dokunulmaz yenilmez olduğu algısını yerle bir eden cesur adam uğurlar olsun mekanın cennet olsun.
Koca Türkiye’de @jacksonhinkle kadar Komünist bir cesur çıkmadı!
Tahran’a gidemediler!
Çin Komünist Partisi gitti!
Medvedev gitti!
Kırgızistan
Tataristan
Özbekistan
Çeçenistan
Tacikistan
Kazakistan
Türkmenistan
Moğolistan
Pakistan
Afganistan
Gitti!
Türkiye’nin milliyetçi liderleri, İslamcılar gidemedi!
İsrail korkusu Allah korkusunun önüne geçmiş!
Bugün Suudi ablukasını kırarak Yemen'den gelen heyet de şehid Rehber'in naaşını ziyaret etti ve Fatiha okudu.
Yemen heyetinin ziyaretinde Kur'an karii şu ayeti okudu:
"Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever." (Al-i İmran 146)
Şu seçilen ayet Suudilerin yüzüne okundu…
Ali İmran 13. Ayet
Birbiriyle savaşan o iki orduda sizin için büyük bir ibret vardır: Bunlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, diğeri ise kâfir olup, karşılarındaki mü’minleri baş gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımıyla destekler ve güçlendirir. Elbette bunda, görecek gözleri olanlar için kesin bir ibret vardır.
Bir ismin, İsrail ve ABD bombasıyla Suikaste uğramış olmasına göbek atacak kadar seviyesiz bir hale gelmek en çok da size yakışırdı. Yakışmış.
@mustafa_aylar
Neymiş; sözde komedyen Deniz Göktaş, dini değerlerimizi aşağılarken sadece şaka yapmışmış! Yüce kitabımız 1400 yıl evvel bu zibidileri tarif etmiş.
"Eğer onlara soracak olursan mutlaka: 'Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk.' derler. De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve Resûlü ile mi alay ediyordunuz?"
Tevbe Suresi 65. ayet
Bu iki yüzlülüğü unutmayın,
Biri Alevilere dair mizah mı yaptı? Kariyerini bitirirler,
Mustafa Kemal’e dair espiri mi yapıldı? Hapse attırır, oh çeker, ellerinden gelse idam ederler,
Kuran-ı Kerim’e Hz. Peygamber(sav)’e Allah’a dil mi uzatıldı? “Komedyen, espiri yapmış” deyip “kahraman” ilan edip arkasında dururlar. O dili yerine sokmaya çalışanlara da “gerici yobaz, espiriden anlamıyor” deyip saldırırlar.
Sonra da çıkıp “ben de bayram namazı kılarım, benim de ninem başörtülü” diyerek muhafazakar dindar kesimden oy isterler.
EMEVİLER KURNAZ ADAMLAR
Peygamber bunlardan birçoğunu lanetlediği için kendilerini temize çıkarmak zorundaydılar . Ve şu hadisi uydurdular ;
Hangi Müslümana hakaret ettiysem, lanet okuduysam veya canını acıttıysam, Sen bunu o kişi için arınma ve rahmet vesilesi kıl"
Halbuki peygamber bir müslümana lanet okumaz , hakaret etmez , canını acıtmaz . Alemlere rahmet peygamberidir o.
Adamlar dini böyle ters düz ettiler. Yazık .
Arkaya bir Atatürk posteri asıp militanlıklarına kılıf düzüyorlar..
Türkiye'de siyasal alevicilik
FETÖ IŞİD kadar bunlar da ulusal tehdittir!
Böyle ibadethane mi olur!
Mesele mezhep meselesi değil!
Malum çocuğun gösterisini izledim hüsnizan yapmama adına.. Aslında algıya yenik düşmem ama sanki planlı bir parlatma çalışması hissi verince dikkat kesildim. Bakın bu mizah değil mizah görünümlü beyin yıkama seansı, abartma diyen olabilir ama öyle. Şöyle ki; mizah malzemesi yaptığı neredeyse her konu bu ülkenin hassas ve yumuşak karnı, misal Yavuz Sultan Selim bir stand-up'ın nesine konu olabilir ki, sözde Ermeni soykırımı, Kur'an vs. Bazı konular mizahın malzemesi olamaz olmamalı, bunu bu ülke yıllarca deneyimledi, efendim ifade özgürlüğü, yoo hiçte öyle değil, bu ülkede Yahudi esprisi yaptı diye yılların dergisi kendini kapatmak zorunda bırakıldı, kezza alevi bir kız konusu alevilik olan espriler yüzünden bugün ifade özgürlüğü diyenler tarafından linç edildi.. Senin değerin kutsalın kutsalda bizimki değil mi yada buna sen mi karar veriyorsun? Mizahın giremeyeceği alanlar var bunu bu ülkede herkes kabul edecek, yoksa aynı döngü döner durur..
HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç, Kur'an'ı Kerim ile dalga geçen sözde komedyeni savunan Özgür Özel'e yanıt verdi:
“5816 ile ilgili bir sözünüz var mı Özgür Efendi?
Yüz binlerce mağdur, işinden gücünden olan pırlanta gibi gençler var, hem de ortada hiçbir hakaret ve espri yokken!
Şakadan çok iyi anlıyoruz ama büstten dolayı sürgün edilen Malatya’daki inek olayı şaka değil, gerçek!”
(Sürgün İnek vakası nedir?
2009 yılında Malatya Yeşilyurt ilçesine bağlı Kadiruşağı mahallesinde meydana gelen ve bir ineğin okul bahçesindeki Atatürk'e ait büstü kırması sonucunda,
hakkında açılan soruşturmadan dolayı başka bir köye sürgün edilmesi olayıdır.)
İbn Haldun şöyle der: "Mağlup olan toplumlar, galip olan toplumların
- Kıyafet,
- Yaşayış tarzı,
- İnanç,
- Örf ve âdetlerinde
- Ve bütün diğer hâllerinde taklit etmeye daima meyillidir.
Bunun sebebi şudur: İnsan nefsi, kendisine boyun eğdiği kimsenin üstün ve mükemmel olduğuna inanır. Bu ya gerçekten onu üstün gördüğü içindir ya da mağlubiyetinin tabiî bir üstünlükten değil, galibin kemalinden kaynaklandığını zannettiği içindir.
Bu kanaat yerleşince, galibin bütün davranışlarını benimser ve ona benzemeye çalışır. İşte taklit budur.
Hatta bazen galibin üstünlüğünün güç ve asabiyetten değil, sadece âdet ve yaşayış tarzından kaynaklandığını sanır; bu yüzden de onu bu konularda da taklit eder.
Bu sebeple mağlup olanların; elbiselerinde, bineklerinde, silahlarında, bunları kullanış şekillerinde ve hatta hayatlarının diğer bütün yönlerinde galibe benzemeye çalıştığını görürsün.
Çocukların babalarını sürekli taklit etmeleri de böyledir. Çünkü onlar babalarının mükemmel olduğuna inanırlar.
Her memlekette halkın çoğunluğunun, kendilerine hâkim olan devletin askerî kıyafetini ve yaşayış tarzını benimsemeleri de bundandır. Çünkü galip olan onlardır.
Hatta bir ümmet, komşu bir ümmetin hâkimiyeti altına girerse, onlara benzemesi ve onları taklit etmesi büyük ölçüde yaygınlaşır.
Nitekim bu devirde Endülüs'te Hristiyan komşularıyla yaşanan durum böyledir. Müslümanların birçoğunun onların kıyafetlerini, alametlerini, âdetlerini ve yaşayışlarını, hatta evlerini ve binalarını bile onlara benzetmeye çalıştıklarını görürsün. Basiret sahibi kimse bunda istilânın (İşgal) belirtilerini fark eder.
||el-Mukaddime||
Sabahtan beri üç melon şapka, beş ispenç horozu kılıklı kostüm üzerinden çağdaşlık, uygarlık, gelişmişlik, Atatürkçülük aforizmaları savunan tiplerden, oturduğu teknesinin kıçından rakı balık-ot paylaşmaktan başka bir haltı olmadan cahil olmadığını zannedenlere ama aksi görüştekilere cahil diyecek kadar pervasızına kadar farklı tipler gördük. Şimdi şu fotodaki kişi Dubai şeyhi. Bu adamda bu tiplerin nefret ettiği ne varsa fazlasıyla var. On tane karısı, bilmem kaç tane başka hatunu var. Çölde yerde elle pilav üstü deve yer. Demokrasiymiş, batılı anlamda insan haklarıymış zerresini uygulamaz. Fakat bu kostümleri giyer ve İngiltere’ye gidip Royal Ascot’ta arzı endam eder. Çünkü bu kostümler bir ritüelin, bir kültürü sadakatle üst kültür olarak kabul etmenin somut göstergeleridir. Yani bunlarım uygarlıkla, gelişmişlikle, medenilikle uzaktan yakından ilgisi yok. Bir biatın ve sadakatin ifadesi. Neden peki? Çünkü Kral ya da Kraliçe bunlara emirlik vermiş. “Sen emirsin, sen kralsın, sen valisin” dendiği için öyleler. Öyle olunca da minnet ve şükran gösterilir böyle.
Gel gelelim muhatap olduğumuz taş kafalı fosillerin algısında bu kostümler çağdaşlığın, saygının, gelişmişliğin ifadesi. Böyle pazarladılar yıllarca ve halen de öyle pazarlamaya devam ediyorlar.
Uygarlık tüketimden önce üretimle olur. Demek istediğim çölde elle pilav yiyen (ki yesin bu da kötü bir şey değil, ben de yiyorum) adam da bunu en “kral yerde” giydiğinde nasıl gerçekten o idealize, masalsı, hayali “çağdaş batılıya” dönüşmüyorsa bu mukallidler de dönüşmüyor. Zaten küfür edebilmekten, bırak yavv demekten, sapla samanı karıştırmaktan öteye gidemeyişlerinde görülüyor bu çaresiz acizlikleri.
Kapalıların kapanma sebebi, açıkların bulunduğu her ortama girmek değildir. Ne işiniz var karma havuzlarda? Yarı çıplak erkeklerin bulunduğu bir ortamda nasıl bir eğlence arıyorsunuz?
Gerçekten neden kapandığınızı anlamakta zorlanıyorum. Kapalıları bu tür yerlere almamakta haklılar. Asıl soru şu: Siz neden oralara gitmemeyi kendiniz tercih edemiyorsunuz?
Bu nasıl bir kompleks ki yıllardır üzerinizden atamadınız? Kime, neyi ispat etmeye çalışıyorsunuz? Bunu anlamak gerçekten çok zor.
Dünya Kupası şikedir!
Avusturya - Cezayir maçı...
Kim kazanırsa kazansın, İran ikinci tura yükselecekti.
90. dakikada skor 2-2'ydi.
Hakem maça 4 dakika uzatma ekledi.
Ancak oyun, uzatma süresinin 3,5. dakikasında sona erdirilmedi.
Üstelik top da oyun alanının içindeydi; dışarı çıkmamıştı.
Cezayir, uzatma dakikalarının son anlarında gol attı ve skor 3-2 oldu.
Resmî uzatma süresi ise 94. dakikada dolmuştu.
Buna rağmen hakem oyunu 96. dakikaya kadar devam ettirdi!
Avusturya beraberlik golünü attı, skor 3-3 oldu ve maç bu sonuçla bitti.
Böylece İran turnuvaya veda etti!
Evet, dünyanın gözü önünde yaşanan buydu.
Sonra da size FIFA, uluslararası hakemler, VAR, teknolojiler ve kurallar anlatılıyor!
Bu Dünya Kupası'nda görüldü ki bunların hepsi yalandan ibaret.
Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler, uluslararası hukuk, anlaşmalar ve sözleşmeler gibi...
Son yıllarda yaşanan olaylar, bu dünyada kurulmuş düzenin büyük ölçüde bir aldatmaca olduğunu ve kuralların yalnızca güçlü olmayanlara uygulandığını gösterdi.