İtalyan ve Alman Bilim insanları sonunda Etrüsklerin sırrı çözdüler. Buna göre;
Etrüskler, Genç Neolitik ve Tunç Çağı'nda, yaklaşık MÖ 6000'den MÖ 3500'e kadar Bozkırdan bölgeye göç eden Turanilerdir. Biz deyince ırkçı oluyoruz onlardan okuyun.
https://t.co/eYySL03PoQ
Bugün kullandığımız Latin abc'yi ilk bulanlardır ETRUSK'ler, Etrüskler tarih sahnesinde " Ön Türkler " olarak biliniyor. Latin abc runik tamgalardan ( harf ) geliştirilmiştir..
Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde latin abc'ye geçiş sürecinde Başbuğ M. Kemal ATATÜRK'e neden latin abc diye sorulmuş. O da latin abc'nin öz de TÜRK abc'si olduğunu söylemiş, alfabrmizin adına da yeni Türk Alfabesi demiştir.
#SonDakika #karyağışı
Eski çağlarda Türk ismi kullanılmadı,
örneğin 4 bin yıl önce İstanbul'daki Ön Türk devletinin adı ön Türkçe Oy Bil, Şehrin adı ise Astan Bulin(Bolig) sonradan İstanbolige dönüşmüştür.
Yine,
Erzurum, Erzincan merkezli bir başka önTürk devletinin adı Türki Krallığı idi, kralın adı da İl Şu Nail, (İL/ Devlet demekti) bu daha sonraki çağlarda da bu adla kullanılmıştır.
Yine,
Anadolu'nun göbeğinde 4 bin yıl önceden Ön Türk Hatti Devleti vardı. Kralın adı Pampa'dır. Mirasına Hititler ve daha sonra Luviler konmuştur.
Yine 3 bin yıl önce Samsun'da bir başka ön Türk devleti İskitler vardı.
Özetle,
Saka, İskit, Eti, Sümer, Subar, Türki, Hatti vb diğer Türk devletleri gibi bilinen 190 devlet imparatorluk ve Atabeylik kurduk. Sadece Anadolu ve Mısır'daki Memlûk devletine Türkiye ve Devletü't Türkiye adı verilmiştir.
Türkiye ismi diğerlerini yok saymıyor saymamalı da zaten,
Örneğin bir kısmı doğu Anadolu'da bir kısmı İran'ın Urumiye havzasında kurulan ve 652 yıl (Osmanlı'dan uzun süren) KaraHunlar Devletinden haberimizin olmaması, onları yok saymaz...
Yapılması gereken Batı tarih tezlerini çöpe atıp Türk Tarih Tezine geri dönüp, okullarda okutmaktir.
Facebook'ta Demircioğlu Atilla bey tarafından paylaşılan ekteki Arap harfli fotonun yorumudur.
Coğrafî ad olarak “Türkiye” kavramı, tarihte ilk kez Doğu Roma kaynaklarında yer almaktadır.
6. yüzyılda “Türkiye”, Türkistan’ı ifade etmek üzere kullanılmıştır.
9. ve 10. yüzyıllarda Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar olan alana “Türkiye” adı verilmiştir
Doğu Türkiye = Hazarya
Batı Türkiye= Macaristan
13. yüzyılda Mısır ve Suriye de “Türkiye” olarak adlandırılmıştır. Anadolu ise 12. yüzyıldan itibaren “Türkiye” olarak tanınmıştır.
Türkler tarih boyunca sayısız devletler kurmuştur lakin yönetimlerini gayri Türklere, kriptolara, ajanlara bırakan devletlerimiz acı bir şekilde batmıştır.
Başınıza geçireceğiniz kişilerin kanındaki aslı cevhere dikkat ediniz demişti Bilge ATATÜRK ...
"Büyük Türk Milletine"
ve kendini Atatürkçü, Türk Milliyetçisi gören siyasi parti genel başkanlarına, ülkenin kurtuluşu ve devletin esenliğe kavuşması için ÇAĞRI {1}.
Lütfen, bu 3 videoyu İyi Parti, Memleket Partisi, Zafer Partisi, Yurt Partisi, Yenilik Partisi, Ata Parti, Kutlu Parti, Milliyetçi Türkiye Partisi dahil uygun gördüğünüz parti genel başkanlarına iletiniz.
Daha önce bir kaç defa denenip başarılı olmuş olan, Milliyetçi Cephe İttifakı kurulmalı, iktidarın ve "arka plandaki Türk düşmanı karanlık zihniyetin" algı oyunlarına gereken cevap verilmelidir.
"Büyük Türk Milletine"
Saygılarımla arzederim.
Bahtiyar Aydın
Eski Çağ Tarihi Uzmanı
Okurken ürperdim. Kendini Türk hisseden ve Türkiye'nin tarihten silinme planlarına karşı durmak isteyen herkes okumalı. Atatürk'ün dehasını tekrar hatırlamalı.
Bu makale Azerbaycan'da KREDO gazetesinde 17 Mayıs 2014'de, "Rockefeller'in İtirafları ve Dünya Medeniyetinin Kurucusu Türklerin Bedbahtlığı" adlı makaleden yararlanılarak Gazanfer Kazımov tarafından yayınlanmış.
Kopyaladığım
MAKALE aşağıdadır:
*YÜZYILIN İTİRAFLARI*
*Mustafa Kemal, bizim temsil ettiğimiz dünyanın en büyük düşmanıdır.*
(Rothschild.)
2014 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde, ünlü petrol milyarderi, bankacı ve dünyanın en zengin ailelerinden biri olan Yahudi Rockefeller ailesinin, yakınlarda vefat eden en büyük ferdi David Rockefeller’in bir kitabı yayınlandı. “Yüz yılın İtirafları “ adını taşıyan bu kitap maalesef çok kısa zamanda piyasadan çekildi. Çünkü kitapta, itiraflar vardı. Dünyayı yönetme isteği içinde olan ELİT bir tabakanın yüz yıl içerisinde, bazı devletler ve ülkeler içinde ve dışında, o ülkeleri kendi şemsiyeleri altına alabilmek için çevirdikleri dolaplar, entrikalar, soygunlar, sömürgeleştirme itiraf ediliyordu. Bu elit tabakanın daha fazla açığa çıkmaması ve masum halklara yaptıkları bilinmemesi için kitap piyasadan kaldırıldı.
Öncelikle Rockefeller ailesi hakkında bulabildiğimiz kadar bilgi verelim. Sonra bu ailenin en büyüklerinden olan David Rockefeller’in kaleme aldığı itiraflardan “Türkiye” hakkında yazdıklarını ve düşündüklerini öğrenelim:
*DAVİD ROCKEFELLER*
6 kalp nakli, 3 böbrek ve 2 de ciğer nakli operasyonu
geçiren 100 yaşına girdiğinde yaptığı açıklamada
“200. doğum günümü de kutlamak istiyorum” şeklinde
konuşan David Rockefeller, 20 Mart 2017 tarihinde öldü.
“Rockefeller ailesi ABD’nin en büyük petrol, sanayi, siyaset ve bankacı ailesidir. Aile 19. Yüz yılın sonu yirminci yüz yılın başlarında Jhon Davison Rockefeller’in (1839 – 1937) ve kardeşi William Avery Rockefeller’in ( 1841 – 1922 ) zamanında Standart Oil vasıtasıyla petrol ticaretinde çok büyük başarılar elde etmiş, Manhattan Bankasına uzun zaman sahiplik yapmış ve bu zaman zarfında büyük servet, nüfuz ve şöhret sahibi olmuştur. Jhon Davison Rockefeller insanlık tarihinin ilk dolar milyarderi unvanını kazanmıştır.
Rockefeller ailesinin elinde, aile üyelerine ve ailenin fertlerine ait bilgilerin ve dünya siyaseti, dünya ekonomisi hakkında yapılması gereken şeylerin listelerinin yer aldığı dünyaca meşhur bir arşivleri vardır. Bu büyük arşiv yer altına inşa edilmiş üç katlı büyük bir binada saklanır. Bu arşivde bulunan yetmiş milyon sayfalık belgeler, kırk iki bilimsel tahsil kurumuna aittir. Bu belgeler içerisinden araştırmacılara sadece, ailenin ölmüş üyelerine ait belgeler verilir. Sağ olan aile üyeleri hakkındaki belgeler ise hiç kimseye verilmez.
140 yıllık bir geçmişe sahip olan bu arşiv belgeleri ABD’nin 19 ve 20. Yüz yıllara dair dünya ölçeğindeki siyasi işlerinde ve çeşitli ülkelerde bu yıllarda ortaya çıkan sosyal olaylardaki rolünü öğrenebilmek için çok önemli bilgi kaynağıdır. Bu belgeler, dünya tarım işleri, güzel sanatlar, eğitim, uluslararası ilişkiler, ekonomik gelişme, tıp, tarih, politika, halklar, din, sosyal bilimler, kadın hakları tarihi, afro Amerikan tarihi gibi konuları kapsayan belgelerdir.
David Rockefeller (1915 – 1996) felsefe doktorudur. Harward ve Chicago üniversiteleri mezunudur. Amerika’nın Uluslararası İlişkiler Şurasının, Rockefeller Üniversitesi’nin, çağdaş Newyork Güzel Sanatlar müzesinin fahri başkanı ve en önemlisi de 1969 – 1981 yılları arasında komitenin başkanlığını yapmıştır.
2013 yılında bir internet sitesi, bu Rockefellerin bazı yazılarını ele geçirmiş ve “ABD’li Yahudi Bankacı David Rokfeller’den Yüz yılın İtirafları” adıyla bunları yayınlamıştır.
2014 yılında ise s��zünü ettiğimiz kitap basılmış; fakat piyasadan toplatılmıştır.
Bu itiraflar ile ABD’nin ve Batı Avrupa’nın büyük devletlerinin yirminci yüz yılda dünya halklarının başlarına ne oyunlar ve felaketler getirdiği açık olarak ortaya çıkmıştır. +++
Prof. Dr. Ferudun Ağasıoğlu'nun Dünya'ya kabul ettirdiği "URMU TEORİSİNİ" artık her Türk ezbere bilmeli.
Anadolu, Azerbaycan ve Urmiye gölü(İran) üçgeni içinde yer alan Kurganların (Türk Mezarlarının) MÖ.5000’lere giden tarihine karşılık hala “Siz Türkler Anadolu'ya 1071’de geldiniz” sakızını çiğnemek ne kadar büyük bir emperyalist kuşatma altında olup mankurtlaştığımızı gösteriyor.
Görsel: Vatikan Müzesi ve görülen yazılar MÖ 650 yıllarında Roma ve kuzeyindeki Etrüsk uygarlığına ait. Göktürk alfabesi, bize dikte edilen yalan tarihten 2 bin yıl önce bırak Anadolu’yu İtalya’da uygarlık kurmuşuz.
ALP dağlarına ALP ismini veren Türklere ait bir eser.
IYI damgası görüldüğü gibi kayı boyunu değil bir kökten iki milleti ifade eder Egegi ve Anungaki
Taş yapı çok kıymetli bir şey. Anadolu'da ahşap konakları koruyacağız diye uğraşıyoruz. Osmanlı'nın son dönemi Anadolu'da doğru düzgün taş yok. Koca eyalet başkentlerinden birinde tüm taş yapılar gayrimüslimlere ait.
Eğri oturup doğru konuşalım. Osmanlı, kendi ülkesinde Türklere çiftçilik ve askerlik dışında hiçbir şey vermemiş. Şehre geleli 600 yıl olmuş. Üç devrimi kaçırmışsın. Kendi ülkende, kendi şehrinde ahşap bir evin dışında hiçbir şeyin yok. Zanaatlar, ticaret hep gayrimüslimlerin. Şehirlere halkın ve vakıfların yaptırdığı dışında neredeyse hiçbir şey yapılmamış.
Koca bir çağ bizde eksik. Batıda köylere kadar olan yapılar bizde tek tük İstanbul dışında hiçbir ilde yok. "Tüm yatırımı balkanlara yapmışlar" falan. Anavatanı Balkanlar gören Osmanlı yıkıldı. Herkes kendi ülkesini kurup gitmiş. Anadolu'da çiftçi halinle bir de yedi düvelle, bir de borçla, bir de kaçırılmış çağlarla boğuşmak zorunda kalakaldık.
Mustafa Kemal dışında, yüzyıllarca hiçbir önemi olmamış bu millete isim koyan, ne olduğunu söyleyen, eğitiminden geleceğine kadar kimse olmamış. Herkesin vazgeçtiği millete ülke vereceğim diye uğraşmış. Şimdi bu ortamda hala Osmanlı'nın son yüzyılına dönelim deniyor.
Arkadaşlar, internette şu Avrupa'nın sıradan şehirlerinin tarihi bölgesinin ara sokaklarına bir girin bakın. Dijital Devrimi de sayarsak farkı kapatmamız gereken 4 devrim var. Geriye değil, sadece ileriye gitmemiz gerekiyor.
Büyük zaferler, yalnızca büyük milletler tarafından kazanılabilir!
30 Ağustos Zaferi’nin 102. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. 🇹🇷
#30Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.
YENİ BİR KEŞİF DAHA
Kazakistan'dan Türk Tarihine ışık tutan keşifler ard arda gelmeye başladı.
Prof Dr İbrahim Çesmeli: İskitler, Hunlar ve Göktürklerde
Din ve Sanat birbirinin devamıdır demişti ki doğrulandı.
Kazakistan'da Batı Türk Kağanlığına ait olduğu sanılan büyük bir kurgan daha keşfedildi.
Bu Kurgan da, tahtında oturmuş vaziyete, başında tacı, elinde ant kadehi tutan Göktürk Kağan'ına ait bir tasvir bulunuyor.
Yine yabancı elçileri ağırlama ve kabul durumu gösteren buluntular Türk kültürü hakkında şimdiye kadar yazdıklarımızı doğrulamaktadır.
Prof. Dr. Samashev: Kurgan'da bulunan bu süslemenin Türk halklarına ait tespit edilen ölümsüz bir miras olduğunun altını çizerek, ateş ritüeli, kötü ruhları kovma ritüeli gibi bulunan buluntular ile inançları hakkında da fikir vermektedir.
Daha önce yine Kazakistan'da İskit Dönemi Türklerine ait 3 bin 800 yıllık altıgen kurgan bulunmuştu,
Yine geçen ay 3.400 yıllık da bir Piramit bulunmuştu.
Esik Kurgan buluntuları,
Altın Elbiseli İnsanlar+Pazırık Halısı dahil pek çok altın objelerin birleştirildiğinde,
Konar-göçerlik kavramının anlamı da değişmiş oluyor.
Çünkü bu büyük yapıtlar ve daha önce Moğolistan tarafında kuzeyde bulunan 7 ayrı antik şehrin varlığı da Eski Çağlarda sadece at üstünde koşmadığımızı, aynı zamanda yüksek bir medeniyet kurduğumuzu da gösteriyor.
Tarihci Herodot'un aktardığı gibi yaptıkları eserlerin Yunan gibi komşu halklar tarafından taklidinin dahi yapılamaması ne kadar ileri bir seviyede olduğumuzu göstermektedir.
"Bazı sersem ve kötü niyetli mankurtlar", yok İskitler İranidir, yok Türkler de barbardır demeye devam etsin! (sanki İran Türk toprağı değilmiş gibi)
Anlayan anladı bu mankurtların kim olduklarını. Şimdi keyifle izleyelim paylaşalım, Atalarımızla gururlanalım,
Bilge Atatürk'ün Türk Tarih Tezini okullara geri getirmeye odaklanalım.
Sık sık paylaşıp hatırlatalım .
NARDUGAN (GÜN DOĞAN) BAYRAMI
1—Çam süslemek Türk adetidir
Dünyaca ünlü Sümerolog ve tarihçi, Dr. Muazzez İlmiye Çığ açıklaması
Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Noel adeti kabul edilen çam süslemeyle ilgili olarak çarpıcı açıklamalar yaptı.
@ProfSFindik Süper iletken olarak kullanılan grafen oksitin, sv40 kanser geni ile turbo kanserlerde ki etkisi, önümüzde ki dönem yapılacak araştırmalarda net şekilde ortaya çıkacaktır.
@ProfSFindik Süper iletken olarak kullanılan grafen oksitin, sv40 kanser geni ile turbo kanserlerde ki etkisi, önümüzde ki dönem yapılacak araştırmalarda net şekilde ortaya çıkacaktır.
⁉️KIBRIS’TA “2 DEVLETLİ ÇÖZÜM” POLİTİKASINDAN DA MI VAZGEÇİLİYOR?
İNANMAK İSTEMİYORUZ‼️‼️
‼️ KKTC yıllardır onaylamadığı BM kişisel temsilcisine bir anda onay verdi..
📌Bu durum akla “Kıbrıs’ta 2 devletli çözüm politikasından” da çark edilmiş olabileceğini ve federasyon görüşmelerine yeniden başlanabileceğini akla getiriyor.
‼️ Zira gelen bazı haberler arasında;
📌 “AB Komisyonu Türkiye ile yeni bir başlangıç ve stratejik iş birliği için Gümrük Birliği'nin modernizasyonu ve vize kolaylığı önerdiği
📌 Komisyon, bunun karşılığında Ankara'dan Kıbrıs müzakereleri ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusunda adım atmasını istediği” hususları iddia ediliyor.
‼️Tüm bunların yanısıra, “GKRY sözde Cumhurbaşkanının Türkiye’ye davet edildiğini” iddia eden haberler de GKRY ve ona dayanan KKTC medyasında çıkıyor.
📌 GKRY’de yayınlanan Alithia gazetesinin bugünkü sayısında manşete çektiği haberde “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki hafta Dubai’de ayaküstü gerçekleşen görüşmeleri sırasında Nikos Hristodulidis’i Türkiye’ye davet ettiği, Hristodulidis’in saklamaya çalıştığı bu bilgiyi sadece bir elin parmak sayısını geçmeyecek sayıda çalışma arkadaşıyla paylaştığı yolunda olduğunu” iddia etti.
Prof Dr Osman KARATAY: Türk kültüründe Nardugan Bayramı var mı? Eee, kutlandığına göre var. Geçen yıl icat edilse bile, sonuçta var. Ki, öyle değil. Şimdi, insanlar kutluyor; başkaları neden kutluyorsun diyemez. Herkes istediği kutlamayı yapar. Hayatımızdan bayram eksiltmek iyi bir şey olmasa gerek.
2 yıl önce Sümer Kraliçesi Muazzez İlmiye Çığ'dan dinlemiştik Nardugan kültünü.
TekrarEN Güncelleyelim Hafızalarımızı.
Türk tarihine ışık tutan ve değiştiren
Kazakistan, 'Esik Kurganı'nda bulunan İlk Türk yazısı ve Altın Elbiseli İnsanlar çok yakında orijinalleriyle birlikte Ankara'da sergilenecek.
Son yapılan kazılardan çıkan buluntulara göre erkeklerin yanında
2 kadın Hakan ve Atlarınında Altın elbiseli olduğu ortaya çıktı. Toplam sayı 12 yi buldu ve daha çok artacağı varsayılıyor. İcadçı İskitlerin bu muhteşem işleri nasıl başardığını başta Homer, Herodot ve Hipokrat olmak üzere eski çağ kaynaklarıyla kitabımda aktarmıştım.
Şimdi düşünün bu eserleri Kürtler Ermeniler Yunanlar, Persler vs etnikler yapsaydı ne olurdu? Dünya'yı başımıza yıkarlardı değil mi? ama bizde tıs yok... Buna rağmen onlar medeni biz barbarız öyle mi???..
@Saka_larr Ankara'ya gelmesi çok önemli, fakat bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekir. Tanıtımına tüm medya özen göstermeli.
Halâ, Saka/İskitler in adını duymamış insanımız var.
Erdoğan dün kentsel dönüşüm ve yeni yasa değişikliklerini anlattı. İstanbul’da pazartesi günü olan 5.1 depreminden yola çıkarak kentsel dönüşüme acilen ve hızla gidileceğine, bu yeni yasa değişikliklerinin de bu nedenle çıktığını söyledi. Evet haklı, deprem ülkesiyiz ve herkes bu konuda tedirgin. Lakin ‘rezerv alan’ hakkında bir laf dahi etmemiş, sadece deprem ve riskli yapı, riskli alan ve kentsel dönüşümden bahsetmiş. Yasayı eleştirenlere çok kızmış. Şimdi yasaya itiraz ve sorularımızı dile getirelim.
- madde 3/1’de yer alan riskli yapılarda tespitin bedelini vatandaşın ödemesi, bu tespitin bağımsız/akredite bir şirketçe yapılmaması
- madde 3/1’de tespite polisle ve çilingirle gelinmesi
- madde 3/4’e göre tescil dışı alanlar idareye bedelsiz olarak devredilmesi
- madde 3/7’ye göre rezerv talebinde bulunan vatandaşın (eğer öyle bir varandaş olursa) arsa mülkiyetinin %30’unu idareye vermesi
- madde 4/3’te idarenin tahliye/yıkım için elektrik, doğalgaz ve suyun kesilmesi
- madde 5/1’de geçen kira yardımı ve yapım bedelini devlet kesinlikle vatandaşa ödememesi ve kira geliri alan vatandaşlara da kira yardımı kesinlikle yapılmaması
- madde 5/4’e göre riskli ve devamı yerlerdeki tespit, yıkım, tahliye bedellerini de vatandaşın ödemesi ve yıkım yapıldığında vatandaş karşı çıkarsa polisin getirilmesi
- madde 6/1’e göre vatandaşa sadece arsa payı verilmesi, ayrıca yıkılan bina bedeli de (risksiz hali hesaplanarak) verilmemesi
- madde 6/1’de dendiği üzere anlaşamayan vatandaşların payları sattırılması, vatandaşın satış bedeli eksikliği nedeniyle dava kazanması halinde malını geri alamaması ve satış bedeli haricinde iptal kararını alırsa da payın satıldığı https://t.co/lBdHe42phkşiden malı geri alamaması
- madde 6/2’deki idarenin kamulaştırma hakkı
- madde 6/3’te oturma hakkının çocuklara miras kalmaması
- madde 6/5’te bulunan riskli alan ve rezerv yapı alanlarında devletin toplulaştırma, satma, ön alım, trampa, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarma (anladığım kadarıyla rezervle yapılacak imar transferi), menkul değere dönüştürme, inşaat yaptırmaya, arsa paylarını keyfiyeten belirlemeye, payları ayırma/birleştirme, sınırlı ayni hak tesis etme, gelir ve hasılat getirecek her türlü uygulama yapma, ortaklık payı kesintisi yapma haklarının olması, özellikle imar transferi hakkının (vatandaşı toprağından sürmek) ne şekilde ve hangi sınırlamayla yapılacağının açıklanmaması
- madde 6/6’da bulunan devletin kentsel dönüşüm projeleri yapma hakkı (vatandaşın onayı olmadan yapılması)
- madde 6/11’de geçen yeni taşınmazın vatandaşa devrinde idarenin isteği zorunluluğunun olması
- madde 6/A’da geçen: ‘ağır hasar görme riski bulunan yapılar’ ibaresinin geniş anlamlı olması, bu tahliye kararının acilen 2 günlük sürede verilmesi, vatandaş karşı çıkarsa polisin gelmesi
- madde 6/A’daki: tespitin, tahliyenin, yıkımın toplamda aşağı yukarı 7 günde devlet tarafından yapılması, tahliye kararının sadece yapı üzerine 2 günlük süreyle asılması ve muhtarlıkta ilanla yapılması, buradaki tüm müteahhitlerin sözleşmelerinin otomatik şekilde feshedilmesi
- madde 6/A/7’de geçen yapılacak konut ve işyerlerinin niteliği ve büyüklüğünün devlet tarafından tekel şekilde belirlenmesi, değerlemelerin bağımsız bir kuruluş tarafından yaptırılmaması
- madde 8/3’te açıkça riskli yapı tespiti, tahliye ve yıkıma karşı çıkan vatandaş hakkında cezai soruşturmanın başlatılacağı
- Ek madde 1’de geçen kamu düzenini bozan olaylar neticesinde planlama veya altyapı hizmetlerinin kesintiye uğranılan yer, imar mevzuatına aykırı ve sonradan yapım/iskan ruhsatı alan yerlerin riskli alan sayılması,
- Ek madde 1’in 2. Fıkrasında riskli alanlardaki yıkımdan sonra bu karara karşı dava açılamayacağıdır.
Sonuç olarak bu gibi önemli maddelerin yürürlükten kaldırılması veya vatandaş lehine değiştirilmesi gerektiyor. @zaferpartisi
Laikliği Fransızların icat ettiği ve Atatürk'ün laikliği Fransızlardan aldığı bir uydurmadır.
Vahye dayalı dinsel toplumlarda laiklik devrimi dünyada ilk kez 1050-1060 yıllarında Türkler tarafından, Tuğrul Bey
tarafından gerçekleştirilmiştir.
(Foto:Anadolu Selçuklu Bayrağıdır)