https://t.co/tPjdPeIEAl
Kamyonun altında d��mdüz olsunlar bu ve aynıgiller sülaleleri😡😠😈👹👹memlekette insan mı kaldı katilden sapıktan manyaktan başka adalet mi var ceza mı var?!
#SONDAKİKA
" Köpek abdestimi bozuyor " dedi.
15 yaşında ki kızı bıçaklayıp, Annesinin kolunu kırdı !
Olay İstanbul Pendik'te yaşandı. Edinilen bilgiye göre 15 yaşında ki kız çocuğu köpeği ile birlikte evlerinin olduğu sokakta gezintiye çıktı. Bu sırada yoldan geçen Cübbeli bir şahıs kız çocuğuna yönelerek,
" o hayvana dokunma haram, burda gezdirme abdestim bozuluyor "
şeklinde sözlü taciz de bulundu.
Kız çocuğu duruma tepki göstermesi üzerine Cübbeli şahıs çocuğa tokat atıp belinde ki bıçak ile sırtından bıçakladı. Olayı gören çocuğun annesi koşarak kızını almaya çalışırken , şahıs anneyi darp ederek kolunu kırdı.
@halktvcomtr Memleketin bunlardan vay haline hergün artıyo bu manyakların organlarını çıkaracaksın nasılmış görecekler bunlara hiç bir şey yapmayan #hükümet sonucu insanların kimlerden yardım istediği duruma bak #hükümet in vay haline ama zaten onlar hayvanların öldürülmesini istiyodu diymi
📍Kathimerini gazetesinde yayımlanan bir yazıda, güney Kıbrıs’ta artan İsrailli varlığın toplumsal ve siyasi tartışmalara yol açtığı belirtiliyor.
Yazıda, bu varlığın “yatırım” boyutunun ötesine geçerek ‘’kalıcı yerleşim’’ özellikleri kazanmaya başladığına dikkat çekiliyor ve “Kıbrıs’ın İsrail’le ilişkisinde büyük bir tuzak” olabileceği uyarısı yapılıyor.
Arazilerin hızla İsrail’in eline geçtiği belirtilen yazıda, ‘’ne kadar toprak el değiştiriyor, hangi kritik bölgeler satılıyor” sorularının gündeme geldiği kaydedildi.
Yazara göre tartışma, “İsrailli nüfuz” veya “yumuşak yerleşim” gibi nitelemelerle yürütülürken, bu nitelemelerin kolay genellemelere ve abartılara yol açmaması gerektiği vurgulanıyor. Aynı şekilde endişelerin “antisemitizme indirgenmemesi” gerektiği de belirtiliyor.
Çünkü gerçek sorunlar mevcut!
*Konut krizini büyüten güçlü gayrimenkul alımı.
*Arazilerin İsrailli sahiplerde toplanması.
*İsrailli iş insanlarına ayrıcalıklı muamele yapılması.
İsraillilerin Larnaka, Limasol ve Baf’ta en önemli yabancı alıcı gruplarından biri haline geldiği kaydedilirken, özellikle Larnaka’nın “bu değişimin en karakteristik laboratuvarı” olduğu ifade ediliyor.
Yazıda, Yahudi topluluğunun ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadet yerleri, işletmeler ve altyapıların kurulmasının, varlığın artık yalnızca yatırım veya turizm değil, “yerleşim ve daha büyük kalıcılık” karakteri kazandığı izlenimini güçlendirdiği vurgulanıyor.
Bu durumun bazı bölgelerde “kapalı topluluklar” oluşması ve bölgelerin karakterinin değişmesi endişesine yol açtığı aktarılıyor.
Asıl sorumluluğun Kıbrıs Rum devletine ait olduğu belirtilen yazıda, devletin yatırımları yalnızca ekonomik kazançla ölçtüğü, arazi yoğunlaşması, konut baskısı ve toplumsal değişimi yeterince hesaba katmadığı eleştiriliyor.
Yunanca “köpekler girsin, hasat etsin” deyiminin kullanıldığı yazıda, böyle devam edilirse İsrail’le ilişkinin toplumsal kabulünün zarar göreceği belirtiliyor.
Hakkıyla bakan olanlarda böyle birşey yok çünkü hakkıyla bakan olan yok🤭 çünkü daha bakan olduğunu bilmeden koltuğa otutturuluyo kendilerinin bile haberleri olmuyo🤭https://t.co/CCYkAhQB3O
“Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed açlıktan karnına taş bağlardı” diye anlatıp lüks Mercedes’inden iniyor, binlerce insan da şevk içinde kendinden geçiyor!
Allah bunlara akıl fikir versin!