TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
#MemuraRefahPayı İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket edilerek bütün kamu çalışanlarının insanca yaşayabileceği bir ücret politikası hayata geçmelidir
Biz de bu vatan için, bu millet için, bu devlet için bekâmız için and içtik..
Diyor ya merhum Namık Kemal:
“Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten”
SENDİKAMIZ 32 YAŞINDA
18 Haziran 1992’de kurulan sendikamız Türk Sağlık-Sen’imiz; gerçek sendikacılığın tek adresi, milli duruşun kalesi ve örnek hak mücadelesi bugün 32 yaşında.
32 yılda ortaya koyduğumuz sendikal duruş ile sendikacılık tarihine adımızı altın harflerle yazdırmanın gururunu yaşıyoruz
“Türkiye Sevdamız Ekmek İçin Kavgamız” diyerek hissiyatını “Dik Baş, Tok Karın, Mutlu Yarın” düsturu ile bakışını ortaya koyduğumuz şanlı mücadelemizde bayrağı daha yükseklerde ve daha gür bir şekilde dalgalandırma azmimizden de asla vazgeçmeyeceğiz.
“ Türkiye Kamu-Sen’e Türk Sağlık-Sen’e omuz vermek, Türk Milletinin geleceğine omuz vermektir” çağrımızı her daim dile getireceğiz.
Çalışanın gür sesi olarak her zaman ve şartta gerekeni yapmaya, hakkı savunmaya, mağduriyetleri sonlandırmaya devam edeceğiz.
Bu inanç ve azim bu güçlü teşkilatın her bir ferdinde mevcuttur.
Kurulduğu günden bugüne sendikamıza destek veren tüm üyelerimize ve bu mücadelede sorumluluk alan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Ebediyete irtihal edenlere de Allah’tan rahmet diliyoruz.
32. yılımızın vatana, millete, sendikal harekete, kamu çalışanlarına ve teşkilatımıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
32. Kuruluş yıl dönümümüz kutlu olsun.
https://t.co/WZF0KdaJmX