“Şimdi daha da açız ve çıplağız. Çok bağırdık, artık susuyoruz…”
Polisler Ankara halkı biz görmesin diye gözaltı araçlarını önümüze çekti. Konuşmuyoruz, yemiyoruz ve görünmüyoruz. Tüm Ankara halkına çağrımızdır; bizi görün, duyun, yanımıza gelin. Size ihtiyacımız var.
#MadencininEliniTut
🔴Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz
📌Rojvelat Kızmaz 9 Şubat 2024 tarihinde Batman’daki evinden ayrıldı. Polis aramadı, kameralara bakmadı. 3 gün sonra cesedini ailesi buldu.
📌Otopsi doktoru, “Rojvelat evden ayrıldıktan 2 gün sonra öldü. Yani kayıp olduğu ilk iki gün hayattaydı” dedi.
📌Jandarma kulübesi ve müze binasının olduğu bölgede 2 gün hayatta kalan Rojvelat’ı kimse fark etmedi. Dosyada tek bir kamera kaydı yok.
📌Polisler hakkında ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verildi. Telefonu ve kamera kayıtları aileye verilmedi.
At the Berlin Film Festival, our director Emin Alper shared a message of solidarity and justice in his award speech. 🌍✨
Berlin Film Festivali’nde yönetmenimiz Emin Alper, ödül konuşmasında dayanışma ve adalet mesajlarını paylaştı.
#Berlinale2026#EminAlper#Kurtuluş
MKM'yi, Koma Amed'i var eden ve var ettiği için zor geçinen binlerce yurtsever olduğu halde bilet fiyatlarının bu kadar pahalı olmasının hiçbir açıklaması olamaz. Siz oraya çıkıp şarkı söyleyin diye insanlar bin türlü bedelle herşeyini ortaya koydular.
Eğer şartlar eşit olsaydı Kürt bir öğrenciye - müfredat ne derse desin- gençliğe hitabe okutmazdınız , eğer şartlar eşit olsaydı oradaki öğrencilere uyguladığınız şiddeti burada ballandıra ballandıra anlatamazdınız. Anadilinde eğitim bile alamıyorsa şartlar nerede eşit tam olarak
Herkese selamlar,
Sofrada bereket, sokakta selamet, insanda dürüstlük ve daha niceleri gibi dertlerimiz varken,
başka bir derdimiz yokmuş gibi günlerdir yazdığım şarkı sözleri sosyal medyada konuşuluyor. Kasıtlı, son derece art niyetli ve aklıselim biri tarafından algılanması imkansız olacak şekilde bambaşka bir yerlere çekiliyor. Şaşkınlıkla izliyorum.
100’ü aşkın eserin söz yazarı olarak, ilk ve son kez, Perperişan şarkısı özelinde kafaları biraz netlemek gereğini görüyorum. Şarkılarım her zaman hayatın pek çok alanından ilham almış ve hayatın kendisini anlatmıştır. Benim yazım tarzımla ortaya çıkmış bir üründe herkes, her dinleyen, kendine ait, kendine dair kişisel anlamlar bulabilir. Sanatın ve edebiyatın çekici ve güzel yanı da budur zaten.
Bu şarkı halk edebiyatı geleneğine öykünerek, metaforlar üzerinden bir aşk hikayesini anlatıyor.
Dinleyenlerimin son derece aşina olduğu muzip bir anlatım tarzı. Misal, kuş dediğin yuva da kurar göklere de uçar. Artık nereden almak istersen.
Sadece bir noktayı son derece net olarak ifade etmem gerekir ki, şarkıda geçen “toy bebe”, “kelek / ham / hayattan derslerini almamış ruh” manası taşımaktadır. (Kuşkusuz biçimde ve de tabii ki!)
Benim bu hikayenin neresinde olduğumun yorumunu ise sizlerin temiz kalplerine bırakıyorum. En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan “ozanlık” gereği, bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim.
Son olarak, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum.
Büyük bir üzüntüyle duyuruyoruz:
Cesaretiyle, ısrarı ve kararlılığıyla hakikat ve adalet mücadelemizin en güçlü sesi Emine Ocak’ı kaybettik.
Cenaze törenine ilişkin bilgiler ayrıca duyurulacaktır.
Ocak Ailesi
Cumartesi Anneleri
İnsan Hakları Derneği