İyisin, değilmi?
Neden hep sorarsınız bu basma kalıp, esktilmekten delik deşik olmuş, neye benzediği, ne anlama geldiği bile artık anlaşılmayan soruyu? Başka ve gerçekten anlamlı ama bir o kadar da sorumluluk yükleyen sorulardan kaçmak için mi?
Ahmet Cemal / Kıyıda Yaşamak
"Kitap okuyarak, şiir okuyarak, şarkı dinleyerek veya bir fincan kahve içerek keyfi yerine gelen biri, kimse tarafından yenilmez; hayat bile onun karşısında kaybeder."
— Halil Cibran
“Empati kursan da, anlayışlı olsan da, kendini onun yerine defalarca koysan da aklına yatmıyor. Çünkü sen onun yerinde olsan tüm zor şartlara rağmen öyle yapmazdın.”
Hakkını yediğiniz, üzdüğünüz, kalbini kırdığınız insanların ahı, er ya da geç çıkar. Bunu bir kenara not edin, paylaşın, hatta yedi cihana duyurun. Dünya büyük gibi görünür ama insanlar onun içinde sandığınız kadar kaybolmaz. Hayatın bir adaleti vardır; yaptığınız iyilik de kötülük de bir gün dönüp sizi bulur. Bu yüzden kimsenin kalbini kırmayın, kimsenin hakkına girmeyin. Çünkü bazı hesapları insanlar değil, zaman kapatır. Dünya seni yutmak için büyüktür.
Bazı insanlar kırdıkları kalbin zamanla sürekli unutulacağını sanır. Oysa insanın içinde taşıdığı vicdan, çoğu zaman en ağır mahkemedir. Derler ki; hakkını helal etmediğin kişinin ruhu, içtenlikle affedilene kadar büyük bir sıkıntı ve hesap duygusuyla bekler. Bu inancın doğruluğu kişiden kişiye değişse de, şu bir gerçek: Bir insanın ahını almak hafife alınacak bir şey değildir. Çünkü yapılan her haksızlık, söylenen her kırıcı söz ve dökülen her gözyaşı bir yara bırakır. İnsan bazen mahkemeden kurtulur, insanlardan uzaklaşır, yıllar geçer; ama vicdanından kaçamaz. En ağır yüklerden biri de hak etmediği halde birini incitmiş olmanın yüküdür. Bu yüzden kimsenin kalbini kırmayı küçümsemeyin. Birinin duasını almak nasıl insanın önünü açıyorsa, ahını almak da insanın içine çöken görünmez bir azapa dönüşebilir. Ahı hafife almayın; bazı hesaplar dünyada kapanmasa bile insanın içinde ömür boyu sürer.
"Sanki beni seyrediyorlarmış gibi özenle yaşadım... Oysa sahne bomboştu, beklediğim seyircilerse hiç gelmedi." diyor Osamu Dazai.
Dünyanın tek cümlelik özeti bir cümle.
Elâlem ne der korkusu, aşık ve beyhude bekleyişler, hiç olmayacak idealin ve hiç var olmayacak o insanın imkânsız hasreti, bitimsiz bir dünya koşturmacası, hırs ve rekabetin gürültüsü ve sayısız ukde & keşke sızısı ve çoğusu hiç olmayacak sayısız tûl-i emel planları içinde; kendisi olmaya cesaret edemeden, öyle ansızın yaşamı kayıp gidiyor milyonlarca insanın elinden.