“SURİYELİLER DEFOLSUN GİTSİNLER” diyenler UTANACAK MI?
Eyyübiye’de kanala düşen araçta 2 bayanı kurtarmak için hiç düşünmeden kanala atlayan ve bayanları kurtaran Suriyeli Mezar El Mehmet maalesef hayatını kaybetti.
Kanal kenarında duran bir sürü Türk vatandaşı kılını kıpırdatmazken canını hiçe sayıp suya atlayan Mezar Suriyeli.
İnsanlığın milliyeti, mezhebi, dini olmaz.
Suriyeli kardeşimiz bizlere şucu- bucu değil “İNSAN” olmanın önemini gösterdi.
Bize misafir olan Suriyeliler defolsun gitsin diyenler bu durum karşısında biraz olsun utandı mı?
İki canı kurtarırken suda boğulan Suriyeli Mezar kardeşimize Allah’tan rahmet ailesine ve tüm insanlığa baş sağlığı diliyorum.
OKULLARDA MEYDANA GELEN SALDIRI OLAYLARINDAN HEPİMiZ SORUMLUYUZ…
Okullar, yalnızca bilgi aktarılan yerler değil; aynı zamanda bireylerin karakterinin şekillendiği, değerlerin öğrenildiği ve geleceğin temellerinin atıldığı önemli eğitim yuvalarıdır. Bu yuvalarda yetişen öğrenciler, hem akademik bilgiyle donanır hem de topluma faydalı bireyler olma yolunda önemli adımlar atar.
Eğitim kurumları, öğrencilerin düşünme becerilerini geliştirdiği, hayal kurmayı öğrendiği ve potansiyelini keşfettiği ortamlardır. Burada edinilen bilgi ve deneyimler, sadece bugünü değil, yarının dünyasını da şekillendirir. Öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde kendilerini geliştirirken aynı zamanda sorumluluk bilinci, saygı ve dayanışma gibi değerleri de öğrenirler.
Bu nedenle okullar, geleceğimizi emanet ettiğimiz öğrencilerin yetiştiği en kıymetli yerlerdir. Güçlü bir toplumun temeli, iyi eğitim almış bireylerden oluşur ve bu temelin atıldığı yer ise okullardır.
@Yusuf__Tekin@ebubekirsavasci@mebpgm
📍 ŞANLIURFA
Şanlıurfa gezisi kapsamında Şanlı şehrimizi ziyaret eden Önceki dönem KKTC Cumhurbaşkanı Sn. @ErsinrTatar ’ın da katıldığı sıra gecesi programına kıymetli başkanımız @msaitardan ile birlikte konuk olduk. Bu güzel geceden kalan güzel hatıralar için Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederiz. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz!
@Akparti@akpartiurfa@BulentSunay
Akıl hastanesinin duvarına yazılan şiir;
Başkasına yara açılır,
Gelir kanı benden akar,
Başkasının gönlünde insanlar ölür
Selâsı aklımda verilir,
Ölen kim olursa olsun,
Gelir benim gönlüme gömülür.
En büyük hatan ne?" diye sorsalar,
"İnsan olmak" derim,
Lakin çevreme sorsanız,
Ben insan olmayı bile beceremedim!
Dostum dediğim insanlara göre en büyük sorunum,
Çok merhametli olmam!
Lakin merhameti söküp alırsanız benden,
İşte zaman ben insan olamam!,!!
Başkasının derdi ile dertlenmeyeni,
Zaten ben insan yerine koymam!
Başkasının günahlarını şeytan üstlenirken,
Benim günahlarımın sebebi yine benim,
Siz elimi kanlı gördüğünüz için
"Katil" sandınız beni,
Lakin sırtımdaki bıçakları çıkarırken kesildi ellerim...
Aklımın içinde bilmem kaçıncı dünya savaşı,
Kötüler galip gelmesin diye yitirdim ben aklımı,
Daha ne kadar?
Daha ne kadar
Daha ne kadar yakabilirsiniz ki canımı?
Ben kendi uçurumlarımdan atlayıp,
Kendi denizime düşerek boğuldum,
Canımı acıtmaz artık,
Ne ihanet,
Ne de "seni seviyorum" yalanı...
Sizi hayata bağlayan
Sizi hayata bağlayan çelik zincirler,
Beni ise bağlayan örümcek ağı,
Lakin size yağmur çiselese sel olur,
Bana ise fırtına kopsa,
Eteklerimden anca toz uçurur...
Dışarıdan bakınca bende gördüğünüz
Gördüğünüz o çiçekler,
İçimi dolduran mezarların üstüne dikili,
Bakmayın suskun durduğuma,
Yıkık minarelerimde yankılanıyor hâlâ selâ sesleri,
Kırk farklı dereye girip,
Kırk kere yıkansam bile,
Bedenimden silinmiyor,
Bana layık gördüğünüz o ihanet izleri...
Size göre aptallık bu yaptığım,
Bana göre ise Allah vergisi,
Lakin inatla çiçeklendireceğim,
Ellerimin dokunduğu her yeri!
Kimine leş kokacak çiçekler,
Kimine akşam sefası..
Mutluluğun bir anlamı olur mu hiç?
Çekilmez ise cefası...