Kendini doğurmuş insanlara bayılıyorum. Maddi manevi içinde bulunduğu koşulları aşan, aileden ya da başka destekler olmadan kendini var eden, sadece kendine minnet duyan, ahlak duygusunu hiç yitirmeyen, yıpranmışlığının kıymetini bilen insanlar. İkinci kez doğabilmek çok değerli
en verimli döneminiz 20'li yaşlarınız değil, en verimli döneminiz, sizi kurtarmaya kimsenin gelmeyeceğini ve her işi kendi başınıza halletmeniz gerektiğini anladığınız andır..
“Biri seni suçlayacaksa bütün yaptıklarını delil diye okur”. Biri seni yanlış anlayacaksa bütün beyanlarını tersinden yorumlar. Biri istediğini söyleyecekse senin tüm ifadelerini kendi düşüncesine çekmeye çalışır.
Niyeti saldırmak değil, anlamak olan insanlarla hemhal olasınız.
En büyük hata, standartlarınızı düşürmektir. Verilen ilk taviz, en tehlikelisidir. Standartlarınızı korumak zordur, ama kaybetmek daha zordur. Sizi aşağı çeken insanlardan ve ortamlardan uzaklaşın. Ucuz zaferlerin peşine düşmeyin. Kazandığınızı sandığınız an, kaybettiğiniz andır.
Toplumda bir hafiflik var, sanki herkes yerçekimini unutmuş gibi. Sözcükler daha hızlı, ilişkiler daha yüzeysel, kararlar daha rastgele. Herkes uçuşuyor, havada savruluyor. Bu hafiflik bir özgürlük gibi sunuluyor ama aslında köksüzlük.