Sadece görüştüğünü söylemiyorum Erdoğan, sen teröristlerin hamisisin! Madem kanıt istiyorsun, meydan okuyorum sana. Kendi televizyonun TRT’de, bu akşam, yarın ya da Cumartesi günü çık karşıma. Senin teröristlerle işbirliği yapan bir namert olduğunu herkese ispat edeceğim!
İkinci turda kimseyi manipüle edemeyecekler. Tüm maskeler düştü, her şey gün gibi ortada. Gençler, kendilerini sahte muhalifle manipüle eden Erdoğan'ın hesabını kesecek. Cehennemin kapılarını kimin kapayacağı da artık netleşmiştir. Seçim sıfırdan başlamıştır. Haydi Sandığa!
Kimin bu güzel vatandan kimin bu güzel vatanı satandan yana olduğu belli! Biz bu ülkeyi terörden ve mültecilerden kurtarmaya geliyoruz. Bu bir referandumdur; artık kimse kimseyi kandıramayacak. Sandığa gelmeyen 8 milyon vatandaşımızı ve tüm gençlerimizi sandığa çağırıyorum!
Genç arkadaşlarımın mesajını da aldım. Başım üstüne. Onların kaygılarını gidereceğim ama onların da beni duymasını istiyorum. Öyle bir noktada ki her şey, domuz bağcılar yüce Meclis’e gönderildi! Kadınları cansız birer eşya gibi sahiplendirmek isteyenlere bütün yolları açtılar.
61 avukat meslektaşımla birlikte başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bakanlar, valiler ve müteahhitler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Dilekçemiz Hasan Tahsin’in attığı ilk kurşun kadar değerli.
61 avukat, deprem ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun,bakanlar,depremin yaşandığı kentlerin valileri ile belediye başkanları,GSM operatörleri, müteahhitler ve yapı denetim büroları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Depremzedelerin derdine bir nebze derman olmak için bağış toplamak da bağış yapmak da saygıdeğer ve şahane bir iş ama zaten kamuya ait olan kurumların ve bankaların kamuya ait paraları bir televizyon kampanyası aracılığı ile yine kamuya bağışlamaları ne kadar makul ya da yasal