letişim Başkanı, “Türk sinemasında dindar tiplemeleri yıllarca sahtekâr tanıttılar” dedi.
Biz mi dedik Cübbeli Ahmet’e Jet Fadıl’ın reklamını yap diye?
Kemal Sunal mı dedi, Şener Şen mi dedi?
Almanya’daki camilerde İslami Holdinglerin hisse senetlerini satın diye, Konya’da helikopter fabrikası kuruyoruz diye?
İhlaszedeleri Türk sineması mı çıkarttı?
Devremülk üzerinden dolandırılan on binlerce dindar var bu ülkede. Siz bize ne anlatıyorsunuz?
#THF'ye "yeni #TLY" diyenler var.
Olamaz. Beceriyle ilgisi yok, matematiksel olarak imkânsız! izahnamesi izin vermiyor.
İki fon aynı şirketten çıkıyor ama aynı yolun yolcuları değiller...
Farkı 4 maddede anlatayım 👇
1. Portföy Kilidi
#THF bir Hisse Yoğun Fon. Portföyünün en az %80'i sürekli yerli hisse senedinde durmak zorunda. Yönetici piyasayı ne kadar iyi okursa okusun, çıkabileceği maksimum nakit %20. #TLY serbest fon: bugün %100 nakde geçebilir, yarın türeve girebilir esneklik doğasından geliyor.
2. Ölçüt farkı
#THF'nin karşılaştırma ölçütü BIST 100 Getiri Endeksi. Yani hedefi endeksi yenmek. #TLY'nin eşik değeri BIST-KYD 1 Aylık Mevduat Endeksi. Hedefi mutlak getiri. Biri göreli, diğeri mutlak yani aynı terazide tartılmazlar. Borsa %30 düşerse #THF'nin başarı tanımı "%25 düşüştür.
3. Araç kutusu
#TLY'nin serbest fon statüsü kaldıraç ve türev kullanımında çok daha geniş alan tanıyor. #THF'de bu alan yok. #TLY'nin 1 yıllık yüksek getirisi bu esnekliğin ürünü ve aynı esneklik ters yöne de çalışabilir!
4. Yatırımcı tabanı
#TLY nitelikli yatırımcı istiyor. #THF herkese açık. Düzenleyici, herkese açık bir üründen #TLY riski almasını zaten beklemez değil mi?
#THF'nin #TLY olamaması kötü haber değildir. #TLY'nin getirisi serbestlikten geliyor, serbestlik de riskten. #THF'ye bakarken sormanız gereken soru "#TLY olur mu" değil, "BIST 100'ü sürdürülebilir şekilde yeniyor mu" olmalıdır...
Son bir söz : #THF %0, #TLY %17,5 stopajlı.. Evet bir #TLY olamaz ama vergi tarafında elinde bir kozu var…
Beğenip takip etmeyi unutma ki seni yormayan kafanı bulandırmayan bilgileri hap gibi verebileyim.
-Foncu Baba
🔴 Fatih Altaylı, Muhittin Böcek’in Ekrem İmamoğlu’na adaylık için 15 milyon euro verdiği yönündeki iddiasına ilişkin dikkat çeken bir soru yöneltti:
“Bir adam belediye başkan adayı olabilmek için niye 15 milyon euro rüşvet verir diye soruluyor.
Ancak bana göre çok daha önemli bir soruyu kimse sormuyor:
Böcek, sen bu parayı nereden buldun? Bu para nerede duruyordu?
Bir banka hesabında mıydı, dev bir kasada mıydı, birinden borç mu alındı, bir gayrimenkul satılarak mı elde edildi?
Benim asıl merak ettiğim mesele bu. Bunca para neredeydi?”
⚠️ “Tarikatların tepesine başkası binemezdi!”
Fatih Altaylı, son dönemde Furkan Vakfı ve Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’e yönelik soruşturmaları değerlendirdi:
• Yıllardır cemaat ve tarikatların kamu kurumlarında örgütlenmelerinin ne kadar tehlikeli olduğunu yazıp anlattık.
• Bundan tam 20 yıl kadar önce o zaman adı Gülen Cemaati olan grubun kamu kurumlarında örgütlenerek kendi hiyerarşisini yaratmasının sakıncalarına dikkat çektiğim bir yazıdan sonra, bazı önemli isimlerle “Sen inançlara saygı göstermiyorsun” tartışması yaşadım.
• Cemaatler din alanı dışına çıkıp örgütlendiği için eleştiriyorum, ibadet ettikleri için değil dedim ama inandıramadım.
• Daha sonra FETÖ felaketi yaşandı ama yine de hiç kimsenin aklı pek de başına gelmedi.
• Ve şimdi bir kez daha görüyoruz ki, bu yapıların devlet içinde, kamu kurumlarında örgütlenmesi devletin temel görevlerini yapmasını engeller hale gelmiş.
• Üstelik sadece FETÖ de değil, al birini vur öbürüne durumu var.
• İşte son olay. Bir cemaatin lideri, yerini almak isteyen bir başka grup tarafından öldürülmüş.
• Öldürülen kişi Adli Tıp’ta incelenmiş ve ölüm normal raporu verilmiş.
• Şimdi 10 yıl sonra fethi kabir yapılıyor.
• Ceset çıkarılıyor, yeniden inceleniyor, eski inceleme fotoğrafları yeniden gözden geçiriliyor ve 10 yıl sonra “Galiba boğularak öldürülmüş.” diye yeni bir tespit yapılıyor.
• Peki 10 yıl önce bu tespit yapılamaz mıydı!
• Muhtemelen yapılmıştı ama Adli Tıp ve muhtemelen Adalet Bakanlığı içinde örgütlenen bu cemaat, gerçeğin ortaya çıkmasını engelledi.
• Benzer bir durumu BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde de gördük.
• Bunlar gördüklerimiz. Bu kurumlarda bu kadar etkili olan cemaatler, kimbilir başka neler yaptılar.
• Hangi hukuk davaları, hangi ticari davalara bu şekilde müdahil oldular; hukuku, adaleti kimbilir başka nerelerde kendi menfaatleri doğrultusunda eğip büktüler.
• Bu nedenle bugün bu mücadele önemlidir.
• Bu mücadeleyi AK Parti iktidarında, Erdoğan niteliklerinde biri ülkeyi yönetirken yapmak önemlidir.
• Çünkü bunu başka bir iktidar yapsa “Dindarlara saldırıyorlar” diyerek örtbas etmeye kalkışır ve suç örgütü haline gelmiş cemaatleri korumak için her şeyi ve herkesi devreye sokarlardı.
• Bugün bu mücadele önemlidir. AK Parti’nin kendinden sonraya kalacak en önemli mirası belki de bu mücadele olacaktır.
@aykiri Bütün kuralları çiğnemiş laf salatası yapıyor hanzo, yediğin ceza az bile yanar döner kafa seni. Gittğin yerde kurallara uy sonra vatan sevgisinden dem vur. Yürü git.....
@SuzanCevik7x5 Eski Keçiören belediye başkanı Turgut Altınok döneminde pazarcılara anlayacağı dilden ders verilmişti. Pazarcılar vatandaşa hile ve hakaret edemiyordu. Eden olursa A takımı gereğini yapıyordu.
Siyasal iktidar bu yaşadığımız haftada attığı adımlarla ekonomide inanılması güç riskler yaratmış bulunuyor: Borsadaki şirketlerin piyasa değeri kabaca 2 trilyon lira düştü. Piyasadan yabancı çıkışları oldu, yerli yatırımcılardan da dövize geçişler hızlandı. Gösterge Faizinin oranı yüzde 37,09’dan yüzde 44,60’a yükseldi, dolayısıyla Hazinenin borçlanma maliyeti 7,51 puan arttı. Türkiye’nin risk primi (CDS primi) 250 baz puandan 328 baz puana yükseldi. Bu artış, dış borçlanma maliyetimizi ciddi şekilde artırmış oldu. TCMB, bu türbulansta kurun fırlayıp gitmesini önlemek için piyasaya sürekli döviz satışı yaptı ve bu nedenle rezervlerinde 25 milyar dolara yakın azalma oldu. Bu gelişmelerden en olumsuz etkilenen kesimlerden birisi olan bankacılık kesimi yaklaşık yüzde 25 oranında değer kaybına uğradı. TCMB Para Politikası Kurulu, rezervlerdeki erimeyi ve CDS primindeki yükselişi frenleyebilmek için olağan dışı bir toplantı yaptı ve gecelik borç verme faizini yüzde 44’den yüzde 46’ya yükselterek faiz koridorunu genişletmek zorunda kaldı. Bu bir haftalık sürede kamu bankaları ve kurumları aracılığıyla boyutunu tam olarak belirleyemediğimiz bazı müdahaleler daha yapıldı. Yurt dışından Türkiye’deki yatırım ortamına yönelik ağır eleştiriler geldi. Bu gelişmeler ileride Türkiye’nin kredibilitesi hakkında karar verecek olan reyting kuruluşlarının kararlarını da olumsuz etkileyecek gibi görünüyor.
Son 3 günde yaklaşık 23 milyar dolar satılmış görünüyor. (Varsayımlara göre bunun biraz altında veya üstünde gerçekleşebilir.)
Kabaca, yarısının Çarşamba, kalanının Perşembe-Cuma satıldığını söyleyebiliriz.
Melih Gökçek’in, 801 milyon dolar 💵 harcadığı Ankapark'taki dinozorlar için gerçek fiyatının tam üç katı ödeme yaptığı ortaya çıktı.
(Sözcü Deniz Ayhan) https://t.co/ALZnW2y2iG