Avukat olmasam ve çok sayıda boşanma davası görmemiş olsam;
1. Erkeklerin düzenli nafaka ödediğini,
2. Erkeklerin yüksek tutarlarda nafaka ödediğini,
3. Çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını düzenli olarak yatırdığını
düşünebilirdim.
Gelin görün ki uygulamadaki tablo çok farklı. Yaşlı müvekkillerim dışında, eşinden düzenli yoksulluk nafakası alan neredeyse hiç müvekkilim yok. Çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını da çoğu zaman rızasıyla ödeyen olmuyor; ödemeleri ancak icra yoluyla tahsil edebiliyoruz.
Üstelik nafaka miktarları da sanıldığı kadar yüksek değil. Aylık 100 bin TL geliri olan bir baba için bile çocuğa 6 bin TL iştirak nafakasına hükmedilebildiği dosyalar görüyoruz.
Bu konuda sürekli şikâyet eden kişilerin dosyalarını gerçekten merak ediyorum.
10 yıldır aile hukuku alanında çalışan biri olarak size birkaç nafaka öyküsü anlatayım. Müvekkilin boşandığı kişi kuyumcuydu, 2017 den beri gelirini tespit etmeyelim diye banka hesabı kullanmıyor. Dosya 2024'te bitene dek iki çocuk için tedbir nafakasi olarak 2 bin tl ödedi.
Müvekkil adaylarından yediğim ghostingler artık canımı sıkmıyor. Güvenli bağlanacaksan gel kardeşim. Aksi takdirde ben senin manipülatif davranışlarınla uğraşamicam ya.
@septisista Çok kazanıyoruz diyen avukat şov yapıyordur. Piyasada eski avukatların hegamonyası var. Kendi yetiştirdiklerini bile kontrol altında büro açtiriyorlar. Avukat para ve dava kazanıyorum diyerek reklam yapıyorsa bi s.k bilmiyordur bu meslekte reklam yasağı da var
bunun öylesine bir olay şeklinde geçiştirilmesi akıl almaz bir şey. 160 "beyaz" çocuk öldürülmüş olsa üç hafta tüm dünya salya sümük sokaklara dökülürdü. böyle dünyanın düzenini sikeyim.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in katıldığı A Haber yayını neredeyse beş saat kadar sürdü. Yayının sadece ilk bir saatinde dahi bazı hatalar dikkatimi çekti.
Örneğin:
1-) Bakanların Anayasa md. 81 uyarınca yemin ettiğini söyledi.
Bu doğru değil. Söz konusu hüküm milletvekili yeminini düzenler. Bakanlar, bu hükme atıf yapan md. 106/4 uyarınca yemin ederler.
2-) Soruşturmanın "yeterli şüphe" ile başladığını ifade etti.
Bu doğru değil. Soruşturma "basit şüphe" ile başlar.
3-) Soruşturmanın CMK md. 170 uyarınca başlatıldığını iletti.
Bu doğru değil. Söz konusu hüküm, soruşturmanın tamamlanmasından sonraki "kamu davasını açma" aşamasını düzenler. Soruşturma, CMK md. 160 uyarınca başlar.
4-) Savcıların suç şüphesi ortaya çıktığında kişilerin makamına, mevkiine, unvanına bakmayacağını ileti.
Bu doğru değil. Savcı, suçun niteliğine göre, özellikle "görev suçu" kapsamı gündeme gelmişse şüphelinin statüsüne bakar. Kişinin avukat, kamu görevlisi, belediye başkanı olmasına göre farklı makamlardan "soruşturma izni" alınır.
Gerçekten de söz konusu soruşturmada makama bakılmadı ve bazı bağlamlarda sorun ortaya çıkmıştı.
5-) Tutukluların avukatlarıyla rahat biçimde görüşebilmesi, şahsi evraklarını verebilmesi konusunda "hukuki boşluk" olduğunu söyledi.
Bu doğru değil. Ortada bir "boşluk" yok. Hukuki boşluk, bir olay veya uyuşmazlık hakkında uygulanabilir bir hukuk kuralının bulunmaması demektir. CMK md. 154'e göre "Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz."
Bu konuda OHAL döneminde keyfiliğe neden olacak kısıtlamalara gidildi. Fakat bu kısıtlamalar İHAM tarafından ihlal olarak görüldü.
6-) Bakan, sıklıkla bir yandan isim zikretmek istemediğini söyleyip diğer yandan henüz sonuçlanmamış davalarda isim zikrederek analiz yaptı. Bunun anayasal teminat altındaki "masumiyet karinesi" ilkesini zedeleyebileceğini kaydetmek gerekiyor.
Üstelik analizlerinde da savruk ifadeler kullanıyor. Örneğin dört günde 3 kilo kokain (3.000.000 mg) çekildiğini söylemek, 600 mg'ın genelde aşırı doz (overdose) sayıldığı dikkate alındığında kesinlikle gerçekçi değil.
7-) Hakeza bakan sürekli "yasal düzenleme yapacağız" diye kesin vurgularla konuşuyor.
Yasal düzenlemeyi TBMM yapar. Adalet Bakanlığı'ndan gelen her önerinin kanun kılınacağından emin olunması bize erkler ayrılığının düzeyi açısından bir şeyler anlatıyor.
8-) Gazetecilerin genellikle güdümlü sorular sorduğunu gördük. Örneğin Gürlek'in devir teslim töreni sırasında şu anda görevde olan bazı yargı mensuplarının veya suç şüphelilerinin hazır bulunduğuna dönük iddialar es geçildi. Bu hukuken olmasa da bildiğimiz gazetecilik faaliyetleri açısından sorunlu olsa gerek.
Bu notlar uzatılabilir...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, tutukluların avukatlarıyla 24 saat görüşebildiğini, bu konuda mevzuatta bir açık olduğunu ve çalışma yürüttüklerini ifade etti.
Tutukluların avukatlarıyla 24 saat görüş yapma hakkı konusunda mevzuatta hiçbir açık yok. CMK’nın 149 ve 154. maddeleri çok açık.
Daha önce fiili olarak kısıtlanmaya çalışılan bu hak konusunda İstanbul Barosunun açmış olduğu iptal davasının kabulü neticesinde, tutukluların avukatlarıyla 24 saat görüş yapabilmesinin yolu açılmıştı.
Tutukluların avukatlarıyla yapacağı görüşmeleri kısıtlamaya dönük bir düzenleme, savunma hakkının ağır ihlali olur.
Mekke’de doğmuş, Kabe görmüş, Peygamber aleyhisselamın hayatına şahit olmuş amcası Ebu Leheb’e iman nasip olmazken, Peygamberden asırlar sonra gelen sana iman nasip olmuşsa bu Allah’ın seni sevdiğini gösteriyordur. Sıkma canını. Biraz yorul, biraz yoğrul, sabret ve cennete koş.