Ailem adına sağladığım karşılıksız burs programının 7. senesine geldik. Son dönemde 1 öğrencimiz daha intern doktor oldu, 1 öğrencimiz de diş hekimliğini bitirdi. Bu sene de 12 yerine 15 öğrenciyle devam ediyoruz.
Çevrenizde aşağıdaki kriterlere uyduğunu bildiğiniz kişiler varsa ulaştırabilirsiniz, öncelik verdiğimiz durumlar:
- Deprem mağduriyeti
- Ebeveyn kaybı + hastalık durumları
- Herhangi bir fiziki engel
Ayrıca tıp - diş hekimliği fakültesi + bilindik üniversitelerin mühendislik / hukuk gibi bölümlerinde okuyan arkadaşlara öncelik tanıyorum. Kız öğrencilere %60-70 daha fazla yer açıyorum ama yine de hakkaniyet önceliğimiz. Burs meblağı güncel KYK bursu seviyesinde oluyor genel olarak.
Burslar Ekim ayından itibaren başlayarak Haziran ayında son buluyor. Başvurmak için [email protected] adresine kendinizi tanıtan bir mail gönderebilirsiniz. Yukarıdaki kriterlere göre liste tamamlandıktan sonra olumlu / olumsuz en geç 30 Eylül'de herkese dönüş yapacağım.
Türkiye’de illere göre otomobillerin yaş ortalaması ile illere göre kaçak elektrik kullanımını yan yana koyunca ortaya bu tablo çıkıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde kimse etnik kökenibden ötürü mağdur değil. Mağduriyet ekonomik nedenler ile oluşuyor.
Eğer Türk Milletini etnik kategorilere hukuki olarak bölerseniz o zaman Türkler kendilerinin mağdur olduğunu düşüneceklerdir. Ve bugün olmayan etnik sorun o zaman çıkacaktır. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet doğru esaslar üzerine kurulmuştur. Seçim kazanmak için bu esaslar ile oynanmamalıdır. @zaferpartisi
This story is actually insane:
• dude drops $2000 on a DJI robot vacuum like a lunatic
• refuses to use the normal app like a peasant
• Sammy Azdoufal fires up Claude to crack the API so he can drive it with an xbox controller
• Claude delivers the goods
• pulls an auth token from their servers, connects successfully
• except the system thinks he controls 7000 vacuums
• checks again
• yep, seven thousand
• DJI built authentication with zero device ownership verification
• any valid token works for any unit on the planet
• Sammy now has eyes inside homes across 24 countries
• live vacuum camera feeds everywhere
• full floor plans from the mapping data
• some guy in germany eating cereal at 3am, unaware his roomba is snitching
• one API call away from being the most informed burglar in history
• all he wanted was to steer his vacuum with a joystick
• does the right thing and reports it
• DJI fixes it in two days
• back to normal life with his stupidly expensive floor cleaner
• IoT companies stay undefeated at shipping garbage security
Markanız Türkiye'ye geldiğinden beri dünyanın en iyi dublaj işleri ile bölgede ciddi bir başarı yakalamışken, mesleği bu şekilde itibarsızlaştırmanız size doğru geliyor mu? Partnerleriniz, iş ortaklarınız, çalışma arkadaşlarınız ve seyirciniz hakkındaki tutumunuz bu mu? Platforma ödeme yapıp, hizmet satın almış seyircinizi bu şekilde aşağılamak, marka iletişimi adına ne ifade ediyor?
Gerek yönettiğim, gerek çalıştığım projelerde, yaklaşık 40 senemi geçirdiğim şu sektörde sizin işleriniz için verilen emeği çok iyi bilen insanlardan biriyim. Seyircinin takdiri ise ortadadır. Platforma, "Türkçe Seslendirme" özelliğinin kattığı değer ortadadır. Türkçe dili sadece "Türkiye" kullanıcıları tarafından değil, Türkçe izlemeyi tercih eden sayısız bölgede tercih edilmekte ve yaklaşık olarak 200 milyon insan için önem arz etmektedir.
Türkçe dili, Türk insanının ve Türk milletinin değeridir. Ülkemiz insanlarının birbirine olan bağlılığının mayasıdır. Türkçe dili, kimsenin alay edebileceği, dil uzatabileceği, değersizleştirebileceği bir unsur değildir. Bu topraklarda, bu değerler görüş farklılıklarımıza rağmen herkes tarafından savunulur ve korunur. Uzun yıllardır Türkiye'de hizmet veren bir marka muhakkak bunun farkındadır.
Biz işimizi yaparken -getirisi ne olursa olsun- elimizden gelenin en iyisini yapan insanlarız. Kendi değerimizin bilincinde olduğumuzu bilmenizi isterim. Ajansınız ve ajansınızda marka hesabını yöneten kişi farkında olmayabilir ancak biz "sanatçı" insanlarız ve kimseyi bu şekilde küçük düşüremezsiniz. Hesabı yöneten kişi hakkında gereken aksiyon alınmalıdır. Ciddi bütçelerle yönetilen bu kadar değerli bir hesabın çok daha "incelikli" düşünen insanların elinde olması beklenir.
Şu gönderi ile, markanızı "dublajlı içerik" izlemek için tercih eden insanları da küçük düşürdüğünüzü ayrıca belirtmek isterim. Marka iletişimi açısından bakıldığından bile son derece sıkıntılı bir durum.
Burada amaç, dünyanın en iyi dublaj işlerinin üretildiği ülkemizdeki işin profilini düşürüp, değersizleştirerek daha ucuza satın almak ise; ülkemizde dünyanın en ucuz dublaj bütçeleri ile çalışılıyor zaten. :)
Burada iyi niyetle, hesabı yöneten ajansın bir "kaza" yaptığını düşünmek istiyorum. Diğer yandan bu ilk değil. Periyodik olarak dönem dönem bu ve benzeri içerikler yayınlanıyor. Netflix gibi içerik zenginliği yüksek bir markanın sosyal medya hesabını yöneten kimseler "içerik üretim sıkıntısı" yaşamamalı diye düşünüyorum. Hesabı yöneten ajansın Türkçe ile, Türk insanı ile, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli değerleri ile ilgili "farklı" bir görüşü olabilir. Herkes fikirlerini ifade etmekte özgürdür. Ancak bunu "marka" hesabı üzerinden ifade etmek, marka iletişimi adına kabul edilebilir değildir eminim...
Bu "mizah" değil. Saygısızlığa hoşgörü göstermek zorunda değiliz. İncitici, bilinçli ve zaten sayısız sorunla savaşan bir sektöre yapılan haksız bir vuruş. Gönderiyi kaldırmanız bir şey ifade etmez. Bu iletişim kazası hakkında alınan aksiyon hakkında bilgilendirme yapmanız ve incittiğiniz insanlara bir özür yazısı yayınlamanız gerekmektedir.
Konu hakkında @oyuncusendika ve Ses Stüdyoları Derneği'ni (@ses_dernegi) göreve davet ediyorum. Mesleğimizin hakkını ise siz kıymetli seyircimize emanet ediyorum.
Saygılar.
Temu’nun ve Booking-Airbnb gibi sitelerin yasaklanması en çok şehirli seküler insanları etkiliyor. AKP, 2018’den beri planlı bir şekilde kendisine oy vermeyen şehirliden parasını alıp fırıldak esnafa dağıtıyor. Bakalım muhalif siyasetçiler bunu ne zaman ayıkacak.
Şuna nasıl müsade edilir!? Hangi çıkar uğuruna görmezden gelinir? Dünyayı verseler karşılığında ne olur mesela? Hangi kazanım bu görüntüyü telafi edebilir? Yazıklar olsun! Unutanın kanı kurusun!
🚨Yayıncı Jahrein milyonların hislerine tercüman oldu! Türkler için eşit vatandaşlık talep etti:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”