Arkadaş çevremdeki yozlaşmayı, bozulmayı gördükçe hayretler içerisinde kalıyorum. Bu kadar pisliğe batmış bir toplumu daha evvel görmedim. Sonumuz hayrolsun.
Bir Müslüman “Yalnızım” diye çığlık atamaz. Bir Müslüman, yalnız olduğunu haykırdığı anda bütün şeytanları başına toplar ve dünyanın en büyük cemaatini kurmuş olur. Yalnızlık, modern dünyanın üretip bize de kakaladığı züppe bir gevelemedir.
Rahmetle
https://t.co/PTLqpBtDqa
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. hissediyorum… Ama anlatamıyorum…
—Martin Eden, Jack London
Kierkegaard'nun tespiti yerindedir: Bütün kayıplar, örneğin bir miktar paramızın, bir uzvumuzun ya da eşimizin kaybı büyük bir patırtıya sahne olurken; asıl büyük kayıp, yani kendimizin kaybı muazzam bir sessizlikle gerçekleşir ve asla fark edilmez.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vakıa bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Hatta çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.” derken ne demek istediğini anlamakla kalmıyor, artık iliklerime kadar hissediyorum.