Bisey dicem tesettürlü bir kadının kadyınpederinin yanında başı açık şekilde durmasının dinen sakıncası yok ama nedense bana yanlış gibi geliyor. İlk öğrendiğimde de çok tuhaf gelmişti. Ben tesettürsüz rahat edemem muhtemelen ya kayınbabamın yanında başımı örterim yani ne bileyim
Ege Kökenli:
"Dedemi kaybettim, düğünümdeki fotoğrafımızı paylaştım. Altına 'Ey para sen nelere kadirsin, yaşlı adamların koynunda' yazmışlar.
Yanlış anlaşılmasın özellikle belirtiyorum; bunu yazan da kapalı bir kadın. Senin inandığın dinin ilk emri 'oku'. Bir paragraf 'canım dedem' yazmışım, onu okusana."
(DanlaCast)
Modern zamanların en tuhaf alışkanlıklarından birisi de şu; bir metni tarihsel bağlamıyla okumayı yalnızca “din” söz konusu olduğunda “iptal edici” bir argüman sanmak.
İlginç olan şu ki aynı insanlar iş tasavvufa, şiire ya da antik mitolojiye gelince sembol okumasında bir anda Derrida’ya dönüşüyor. Amma Kur’an söz konusuysa google translate pozitivizmi bir tık uzaklarında.
Kaldı ki “Kur’an’da saçını kapat yazmıyor” cümlesi de yeni bir keşif değil. Modernist yorumların yaklaşık yüz yıllık ezberi.
Ben bu tür insanlardan uzak dururum bak. Düşünsene milyonlarca insanın asırlardır aptallık ettiğini ima etmeyi entelektüellik sanan bir kafa bu.
Ve bu kafadaki hermenötik çözümleme: “Arabistan sıcak, herkes başını örtüyordu.” Bu mantıkla gide gide ya bir söğüdün dalına dayanırız ya da Vikinglerin bere takmasını Norse teolojisine bağlamayız da “hava soğuktu, sinüzit oluyorlardı” deriz 😂
Peygamberimizin böyle şeyler yapmamalarına dair hadisleri de mevcut, bu hadislerin peygamberliğin kaçıncı yılında söylendiğini vs. bilmek gerekiyor zira o coğrafyada sahabenin de bundan nasibini almaması pek mümkün değil bana göre, putperestlik de sanıldığı gibi cisim olan taşa+
İnsanların cehaleti yüzünden koca bir sünneti ve sahabe geleneğini pputperestlik diye yaftalamak.. abi kusura bakma ama usul bilmezliktir. Fatih’te yanlış uygulama gördüysen gider o yanlışı eleştirirsin ama Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’in bizzat kendi elleriyle saçlarını dağıtarak başlattığı o mirasa 'put' diyemezsin. Bu mantığa göre, Kâbe'yi tavaf ederken ağlayan veya izdiham çıkaranlar var diye kâbe'yi mi yıkacağız? Ya da hacerül esved'i öpmek için birbirini ezenler var diye o mübarek taşı oradan mı kaldıracağız? Hele hele O bir insandı diyerek meseleyi basitleştirmenin vahimliğine nasıl değinelim bilemiyorum. Sahabe-i kiram radıyallâhu anhum efendilerimiz, O’nun sallallâhu aleyhi ve sellem abdest suyunu yere düşürmemek için yarışırken, senin kadar O da bir insan, abdest suyu işte mantığı kuramıyorlar mıydı? Sünnet-i Seniyye sadece kuru kurallardan ibaret değildir. O’nun sallallâhu aleyhi ve sellem hatırasına ve asârına duyulan muhabbet, sünnetin tam kalbidir. Sırrı anlamayan, sünnetin ruhunu da sadece şekilcilikten ibaret sanır.
Yani iş sahibi olmak için çalışmak gerekmiyor mu, o da nasip değil mi, sadece evliliğe nasip gibi bakılması romantik islamcılıktan geliyor olmasın kız, çalışana genelde Allah’ın bahşetmesi tesadüf nasipler silsilesi mi yani?
Kabe’ye gelirsek,belki Allah’ın içimizdeki maddi olana tapınma ihtiyacımızı bildiğinden belki putperest bir toplumun putunun dönüşmesini sağlamak istemesinden farz kıldı bilemiyorum.Sonuçta ona da aşırı maddiyat yüklemek bana asıl olan maneviyatına zarar vermek gibi geliyor.