şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
nasibim için endişelenmiyorum artık. çünkü kadere tam iman ediyorum. öyle ki benim için yazılana kim erişebilir? Allahin benim için seçtiğini, benim elimden kim alabilir? o yüzden çok rahatım. nasıl, ne zaman veya kim diye düşünmüyorum, çünkü Rabbim bilir, Rabbim kafidir.
Sosyal medyanın en kötü özelliği cidden maruz bırakılmak. Gitmediğimiz ülkeye, yemediğimiz yemeğe, okumadığımız kitaba, yaşamadığımız olaya, hiç tanımadığımız insanlara, taraf olmadığımız kavgalara maruz kalıyoruz. Bu yüzden hepimiz bu kadar yorgunuz. Maruziyet yorgunluğu bu.
@hamdiakyol_ Böyle bir yıkım varsa karşı tarafın hayatında, yok öyle bir iki cümleyle helalleşip, vicdan rahatlatıp, devam etmek. Zaten hatalı taraf genelde maddi manevi kaybın altına hiiiç girmez. O yüzden İlahi Adalet bu dengeyi en güzel şekilde halleder.
@lugmus Yorulup yorulup birbirimize mi sarıyoruz ? 😄 Sürekli CEO görünümlü derken ? Ya kadın çalışırken zaten CEO ise 😄 işte CEO evde pelerinsiz kahraman & İç işleri bakanı olamıyor muyuz ? Burda tam olarak erkeklere değil de neden kadınlara laf geliyor 😄
Biri, İmam Şafii’ye dedi ki: “Zorluk ve sıkıntı anında etrafımızda hiçbir insan kalmıyor.”
İmam Şafii dedi ki: “Eğer insanlar zorluk anında senden kopuyorlarsa bil ki senin işini Allah üstlenmek istiyor ve unutma ki vekil olarak Allah yeter.”
Hem bilesiniz ki Allah sevdiği kulunu rastgele kişiye sevdirmez. Çünkü Allah’tan başka kimden ne bekliyorsanız hepsi sizi hayal kırıklığına uğratacak.
“Eee neden böyle oluyor?” diye düşünmeyin. Çünkü hayat sonsuz mükâfat için bir ön eleme. Elek altı kalmamaya çalışmalıyız.
Allah’a bize vermedikleri için ettiğimiz dua kadar, bize verdikleri için şükretsek; vermediklerini de verirdi belki.
Ona güvenmek ve O’na kul olmak ne büyük bahtiyarlık…