Şeyh Seyid Sultan Muhammed Saki Elhüseyn Hz Buyurdular:
On muharrem huzun ve hasret gunudur huzun ve hesretimiz hep olmalidr bayramimiz vuslat gunudur
hayirli hasretler ve vuslatlar
https://t.co/9DfrvNSUgf
Dursun Ali Erzincanlı
https://t.co/g5rh0voP8b
https://t.co/NzPflmnHS3
Yusuf Ziya hoca adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Elhamdülillah..
Zora düşen Müslümanı gündem yapmamızın; işin peşini bırakmamamızın önemini anlayalım..
57 lider, 2 mlyon pardon 2 milyar ümmet ve yeryüzü zenginliklerini elinde bulunduran islâmi cemiyet, bu delikteki çocuğa bile et uzatamıyor. Ölmüşüz, defnedenimiz yok.
Çocukları nişangâh olarak kurşuna dizen alçaklardan intikam alamadığımız sürece rahat uyku haram bize!
Elleriniz kurusun!
Hesabınız bizim elimizden olsun!
Bütün dünyanın nefretini kazanmayı başarmak sizin gibi aş@ğılık mahkluklara özgü olabilir ancak!
Muhterem kardeşlerim,
Peşinden gidenlere avanak diyen Ehli Sünnetin yüz karası, uydurma hadislerle milleti kandırmaya çalışan kezzab, insanı şirke götüren elfazları direk ve sarahaten kullanarak ve iddia ederek Ümmeti Gazze gibi büyük cepheden çekip kendi fitnesiyle meşgûl ediyor.
Bu nedenle bu fitnebazın fitnesini söndürürken; en az günde bir paylaşım da olsa Gazze ile ilgili felaketi hatırlatalım lütfen. Böylece bu sinsi düşmanların oyunlarını da bozmuş oluruz. İnşaAllah.
Yusuf Ziya Gümüşel Hocayla ilgili ürpertici bir iftira yaşandı.
Davada, kararı, Yargıtay oybirliğiyle bozdu, savcı tahliye istedi.
Yalan dolan iftira ile bir âlimin hayatı cehenneme dönüştürüldü. Mahkeme de isnat edilen suçların hepsini delilleriyle reddetti.
Yusuf Ziya Hocanın suçsuzluğu tescil edilmesine rağmen bölge adliye mahkemesi (istinaf) heyeti, bazı vicdansız ideolojik yapıların baskısıyla yargıtayın bozma kararına direnme ve tutuklulukların devamına karar verdi.
Çok büyük bir zulüm var.
Bu zulmün durdurulması gerekiyor.
#YusufZiyaHocayaAdalet
@abakingurlek@adalet_bakanlik@TC_icisleri
İbn Teymiyye'ye Soruldu: Ölüler Ziyaretçilerini Tanır mı?
Soru: “Ölüler, kendilerini ziyaret eden dirilerin ziyaretini bilirler mi? Ayrıca yakınlarından veya başkalarından bir kimsenin öldüğünü de öğrenirler mi?”
Cevap: “Elhamdülillah, evet. Rivayetlerde onların birbirleriyle görüştükleri, haberleştikleri ve dirilerin amellerinin kendilerine arz edildiği sabittir.
İbnu’l-Mübârek (rah), Ebû Eyyûb el-Ensârî’den (r.a) şöyle rivayet eder:
‘Müminin ruhu kabzedildiğinde, Allah’ın rahmetine mazhar olmuş diğer mümin ruhları onu karşılarlar. Dünyadaki bir müjdenin gelişine sevindikleri gibi ona sevinirler ve birbirlerine sorarlar:
— Falan kişi ne yaptı?
Bazıları der ki:
— Biraz bekleyin, o daha dünyadaki sıkıntı ve meşakkatten yeni kurtuldu.
Sonra ona sorarlar:
— Falan kimse ne yaptı?
— Falanca ne durumda?
— Evlendi mi?
Bunlar hakkında kendisine sorular yöneltirler.’”
Ölülerin, kendilerini ziyaret eden kimseyi bilmesine gelince; bu hususta İbn Abbas’tan (r.a) rivayet edilen hadiste Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse, dünyada tanıdığı mümin kardeşinin kabrinin yanından geçip ona selam verdiğinde, o ölü onu tanır ve selamına karşılık verir.”
İbnu’l-Mübârek (rah) da şöyle demiştir:
“Bu rivayet Nebî’den (s.a.v) sabit olmuştur ve hadis âlimlerinden bazıları da onu sahih kabul etmiştir.”
Allah Teâlâ’nın şehitlerin hayatı ve rızıklandırılması hakkında haber verdiği hususlar ile sahih hadislerde geçen, ruhların cennete girmesi meselesi sebebiyle bazı kimseler bunun sadece şehitlere ve sıddıklara has olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Fakat Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğunun benimsediği sahih görüş şudur: Berzah hayatı, rızıklanma ve ruhların cennete girmesi yalnızca şehitlere has değildir. Bunu gösteren pek çok sahih nas bulunmaktadır. Şehitlerin özellikle zikredilmesinin sebebi ise insanların onların öldüğünü zannetmeleridir. Çünkü bu zan, insanı cihattan ve şehitlik arzusundan alıkoyabilir. Bu yüzden Allah Teâlâ, onların gerçekte diri olduklarını özellikle haber vermiştir ki bu zan ortadan kalksın ve insanlar cihat ile şehadete daha istekli olsunlar.
Nitekim Allah Teâlâ'nın, “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin” (İsra 31) buyurması da bu kabildendir.
Çünkü çocukları öldürmeye sevk eden sebep genellikle fakirlik korkusudur. Yoksa insanlar normal şartlarda böyle bir korku olmaksızın çocuklarını öldürmezler.
Kaynak: Mecmuatul-Fetava, 24/331-332
"Altı kişi vardır ki aşağılanırsa, kendisinden başkasını kınamasın:
- Davet edilmediği sofraya giden.
- İki kişinin konuşmasına izinsiz karışan.
- Ev sahibine kendi evinde emir veren.
- Seviyesini aşan meclise oturan.
- Âlimlerin önüne geçmeye çalışan cahil.
- Kendisine izin verilmeden iki kişinin arasındaki sırra giren."
@haki_payi@sabriakkaya5416 Peki Seyyid saki hz ne cevap vermişti o sofiye onuda söylesene
Yada x yerde toplantıda bunlar sizin battanriyeleriniz bunlar sizin .... dediğinde sofiler şahıs ne cevap vermişti . Yapmayın etmeyin artık yuh ya