Fatih Altaylı öyle güzel yazmış öyle güzel yazmış ki mutlaka okuyun derim…
“Neymiş, Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına Anayasa’ya aykırı bir yargı kararıyla getirilmesine tepkiler düşünüldüğü kadar çok değilmiş de, Kılıçdaroğlu CHP’si başlarda 2 puan kaybeder ama sonra toparlarmış da, CHP seçmeni başka yere gitmezmiş de, kızsa da sonunda yine CHP’ye oy verirmiş de!
Bu kafa, önümüze aday diye, AK Parti’nin bile “Ya bu fazla radikal bir karar olur” diyerek aday göstermeye çekineceği bir adayı, “Bahçeli’nin ricası” üzerine aday yapıp, sonra da CHP seçmenine “Tıpış tıpış oy vereceksiniz” diyen aşağılık siyaset kafasının devamıdır.
Ve Kılıçdaroğlu cephesinde zerre değişiklik olmadığının kanıtıdır. Bu kafadan “cacık olmayacağını” Türkiye çoktan gördü, anladı da, seçenek yok diye, çaresizlikten oy verdi.
Bunların güvendiği de zaten bu çaresizlik, bu AK Parti karşıtlığı.
Bu tipleri, Kılıçdaroğlu’nun etrafında birikmiş bu utanmazları dinleyip okudukça, “Ha” ile başlayan bir küfür edesim geliyor da, yazmıyorum, size ayıp olur diye.
Ama merak etmeyin, millet ediyor, hem de alasını ediyor.
İki gündür yollardayım.
Öyle böyle 1000 kilometreden fazla yol yaptım. Dura dura. Kah bir benzincide, kah bir köftecide, kah saptığım bir Anadolu ilçesinin kahvesinde.
Benim burada edemediğim küfürleri millet, halk, seçmen, adına ne derseniz deyin, vatandaş öyle güzel, öyle sunturlu bir şekilde ediyor ki inanamazsınız.
Öyle “Ha” ile başlayan basitini değil hem de. Okkalısını. CHP’lisi de, AK Partilisi de, sağcısı da, solcusu da…
Palavradan anketler ne söylüyor bilemem ama dillerin ne söylediğini kulağımla duyuyorum.
Pek çoğunun elinde cep telefonu, benim 1 yıl hatta 2 yıl önce yaptığım bazı konuşmaları gösterip, “Abi, o gün sana kızdık ama haklıymışsın” diyenler, “Az bile demişsin” diyenler o kadar çok ki!
CHP’nin başına yasal olmayan bir yargı kararıyla çöreklenenler, moda tabiriyle “çökenler” halkın çaresizliğine güveniyorlar. “Dün tıpış tıpış verdiler, bugün de …. …. verecekler” diye düşünüyor, umuyorlar.
“CHP’den çıkan partiler yaşamıyor.”
Atatürk’ün adına hürmeten CHP’ye de hürmetimiz var elbet ama bu tez hiç geçerli değil.
Ecevit’in kurduğu DSP cikletten mi çıktı, yoksa CHP’den mi! CHP iktidar olamadı ama DSP oldu. CHP 2024 seçimleri öncesinde hiç 1. parti olamadı ama DSP oldu. Yani oluyor.
Zaten ben uzun zamandır şunu söylüyorum, “AK Parti olmasa Kılıçdaroğlu CHP’si barajı bile geçemezdi” diye. CHP’ye oy veren seçmenin büyük bölümü Kılıçdaroğlu’nun partiye doldurdukları ile aynı sofraya bile oturmazdı.
Bugün artık durum daha da vahim.
Kılıçdaroğlu’nun bir aparat olduğu iyiden iyiye ayyuka çıktı.
Keşke AK Parti’nin aparatı olsa, AK Parti bildik bir parti.
Onur Öymen kitabında daha vahim bir şey söylemişti vaktinde. Artık bence de öyle.
Şimdi seçmenin önüne bir seçenek getirilebilir. Özgür Özel yarın yeni bir parti kursa CHP’nin kifayetsiz muhterisi, Türk siyasetinin aparatı barajı bile geçecek oyu alamaz.
Olur mu demeyin.
Bu CHP’nin baraj altı kalmışlığı vardır yeter ki seçenek olsun.
Utanmayı bilmediği için piroluktan piyonluğa terfi eden de görür tıpış tıpışın ne olduğunu.
Tıpış tıpış evine giderken.”
Beni CHP den ihraç edeceklermiş.
Ne yaptım ben?
Cumhuriyete sahip çıktım.
Sarayın zulmüne boyun eğmedim.
Emekliye,Çiftçiye,esnafa,mağdur her kesime sahip çıktım.
Susan dilsiz şeytan olmadım.
ATATÜRK dedim.
LAİK TÜRKİYE dedim.
Beni CHP den atacaklarmış.
Atmazsanız adam DEĞİLSİNİZ.
Cumhuriyet ateşini yakanların, teslim olmayanların, boyun eğmeyenlerin memleketi güzel İzmir…
Yine omuz omuza, yine meydan meydanayız.
Partimizi, irademizi, milletin meydanında savunuyor; yarın Cumhuriyet Meydanı’nda buluşuyoruz.
İzmir Cumhuriyet Meydanı | 26 Mayıs Salı |12.00
Bir gecede kapatılan üniversiteyi, öğrenciler direnişiyle unutturmadı.
Ve bugün kazandılar.
Bilgi Üniversitesi yeniden açıldı.
Çünkü bu ülkede gençlik geri adım attığında değil, direndiğinde tarih değişiyor!
Kemal Kılıçdaroğlu beni ve bazı Milletvekili arkadaşlarımı İHRAÇ edecekmiş.
Etmezsen hatırım kalır Kemal bey!
Ben CHP saflarına senin için katılmadım.
ATATÜRK,Cumhuriyet,Adalet,Özgürlük ve Erdoğan’ı göndermek için katıldım.
Özgür Özel’in yanındayım.
Ne bildiğiniz varsa yapın.
LİDERİM ÖZGÜR ÖZEL.
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
CHP veya bir başka parti zerre umrumda değil. Sadece şu iki yüzlülüğü söylemek istiyorum.
Dava eden CHP’li davalı CHP’li diyen arkadaşlar.
Bülent Arınç, ‘Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı’ dediğinde kim bunu soruşturdu, kaçınız sordu?
Türkiye’deki insanlar hayattan soğudu aynı şekilde ben de öyle. Ben gelecek yıllar için buraya not düşsün diye yazıyorum. Bu yapılan adalet değildir.
AK Parti’ye veya DEM Parti’ye de yapılsa doğru bulmam. Özgür Özel ile de 2 sene önce Mavi Vatan hakkında danışmanının yaptığı bir açıklama nedeniyle tartışmıştım ve sonrasında bir kez bile konuşmadım. Şahsı umrumda değil.
Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlıktır.
ŞİMDİ, GEÇ OTUR BAKALIM
Eğer...
Demir kesme makası,
Cop,
Kalkan,
Biber gazı,
Plastik mermi,
TOMA eşliğinde gidip, seçilmediğin bir makama oturmak içine siniyorsa...
Buyur, geç otur bakalım.
Ne geçti eline?
İftihar mı ediyorsun, 3 gündür yaptıklarınla?
Diyelim ki partinin mührünü eline geçirdin.
Bu manzarayla mı oy isteyeceksin vatandaştan?
Yazıklar olsun!