Kız yurduna saldıran, bir kızın bacağına çivili sopayla vuran şeriatçılara "Arkadaşlar yapmayın Allah aşkına, münakaşa etmeyelim. 👉👈🥺" demişlerdi ve sadece uzaklaştırmışlardı saldırganları. Tweet bu kadar.
Yaşamını yitiren trans aktivist Deniz Soydam, arkadaşları ve LGBTİ+ hak savunucuları tarafından düzenlenen anma etkinliğinde anıldı.
Anmada transların maruz bırakıldığı ayrımcılık, trans intiharları,nefret politikaları ve toplumsal dışlanmanın yarattığı sonuçlara dikkat çekildi.
Haziran Onur Ayı
Onur Ayı, herkes için eşit, özgür ve onurlu bir yaşam hakkını hatırlatır. Çünkü insan hakları; kim olduğumuzdan, kimi sevdiğimizden ya da kendimizi nasıl ifade ettiğimizden bağımsızdır—evrenseldir, bölünemez ve vazgeçilemezdir.
LGBTİ+’ların maruz kaldığı ayrımcılık, nefret söylemi ve hak ihlalleri; yalnızca bireyleri değil, toplumun adalet duygusunu da zedeler. Bu yüzden Onur Ayı, bir kutlamadan öte; temel hakların korunması, eşit yurttaşlık ve insan onurunun savunulması için bir çağrıdır.
Hiç kimse kimliği nedeniyle dışlanmamalı, şiddete maruz kalmamalı ya da görünmez kılınmamalıdır. Herkesin güvenli, eşit ve özgür bir şekilde yaşayabildiği bir dünya mümkündür—ve bu, bir ayrıcalık değil, haktır.
Bugün ve her gün:
İnsan haklarıyla insandır ve LGBTİ+ hakları insan haklarıdır.
İhd Ankara Şube LGBTİ+ Komisyonu
HAZİRAN AYI BAŞLADI!
Yıl boyu heyecanla beklediğimiz o zaman geldi,,
Kimilerine Haziran sınav teslim stres, 🗒️
Kimilerine Haziran deniz kum güneş, 🌊🏖️🌞
Kimilerine Haziran sokak slogan lubunya 👩🏼🦽➡️👨🏼🦯➡️🚶🏽♀️➡️🚶➡️🏃🏽♀️➡️👭👬
Yıllar boyunca bizi manşetlere taşıdılar.
Hedef gösterdiler.
Yok saydılar.
Susturmaya çalıştılar.
Ama biz her defasında birbirimizi bulduk.
Birbirimize hayat olduk.
Birbirimizden yeniden doğduk.
Ve her seferinde yeniden doğuyoruz. 💜
#YenidenDoğuyoruz#TranslarlaEşitlikGünü
Dünya çok uzun zamandır bazı insanların hayatlarını diğerlerinden daha değersiz görmeye alıştı. Kimin yasının tutulacağına, kimin ölümünün birkaç satırlık habere dönüşeceğine, kimin sessizce unutulacağına karar veren bir düzen var.
"Başımız sağ olsun...
Arkadaşımız Deniz Soydam'ı kaybettik. Deniz; transfobik baskıyı hayatının her alanında derinden hisseden, tüm zorluklara rağmen hayatta kalmaya çalışan ve geçtiğimiz günlerde yaşadığı evi kundaklanmaya çalışılan bir trans kadındı. Ne yazık ki, maruz bırakıldığı bu sistematik şiddete daha fazla dayanamadı.
Deniz’in hesabını sormak, anısını yaşatmak ve trans cinayetlerine/intiharlarına karşı sesimizi yükseltmek için bir araya geliyoruz.
Tarih: 02.06.2026 Salı
Saat: 18.00
Yer: Mersin Diyalektik Kafe
Program: Basın Açıklaması ve Anma Programı"
https://t.co/Ao4wIKxgC9
Deniz Soydam’ın ardından...
İntihar ve cinayet, transların kaderi olmamalı. Başka bir yol var, biliyoruz. O yolu genişletmek için anlık pansumanlara gücü yeten bir avuç lubunyadan fazlasına ihtiyacımız var.
https://t.co/73bAjqHRqI
LGBTİ+ Gerçeği: Eşcinsel olmak doğaya aykırıdır.
YALAN: Eşcinsel olmak doğaya aykırıdır.
GERÇEKLER: Eşcinsellik, heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelimdir. Cinsel yönelim; kişilerin başka insanlara yönelik duygusal, romantik ve/veya cinsel çekim örüntülerini ifade eder.
Eşcinsellik, kendi cinsiyetinden kişilere yönelik duygusal, romantik ve cinsel çekim yaşayan kişileri tanımlar. “Homoseksüel” kelimesi bu kavramın Türkçeleştirilmiş karşılığıdır; ancak tarihsel olarak tıbbi bir terim olarak kullanıldığı için günümüzde birçok kişi ve kurum bu ifadeyi tercih etmemektedir.
Eşcinsellik bir seçim, tercih ya da sonradan edinilmiş bir özellik değildir. İsteğe bağlı olarak değiştirilemez. Avrupa Konseyi başta olmak üzere birçok uluslararası kurum, cinsel yönelimi insan çeşitliliğinin doğal bir parçası olarak tanımlar ve “tek doğru” bir yönelim modeli olmadığını vurgular.
Bilimsel araştırmalar, yüzlerce hayvan türünde aynı cinsiyete yönelik davranışların gözlemlendiğini ortaya koymuştur. Penguenlerden yunuslara, kuşlardan primatlara kadar pek çok türde bu çeşitlilik mevcuttur. Dolayısıyla eşcinselliğin “doğanın dengesini bozduğu” iddiası bilimsel temelden yoksundur.
Eşcinselliğin “insan soyunun sonunu getireceği” gibi söylemler ise bilimsel değil; korku üretmeye ve ayrımcılığı meşrulaştırmaya dayanan komplo teorileridir.
Cinsel yönelim çeşitliliği, insanlığın doğal çeşitliliğinin bir parçasıdır. Hiçbir yönelim diğerinden daha doğal, daha sağlıklı, daha üstün ya da daha “normal” değildir.
“Doğaya aykırı” ifadesi çoğu zaman iki varsayıma dayanır:
● “Doğada yoktur.”
● “��nsanın yaratılışına aykırıdır.”
Oysa “doğal” dediğimiz şey çoğunlukla “alışılmış” olandır. Solaklık da azınlıktır. Kızıl saç da azınlıktır. Ancak kimse bunları doğaya aykırı olarak nitelendirmez. İnsanlık, farklılıkların bir arada var olduğu bir çeşitlilik alanıdır. LGBTİ+ olmak bu çeşitliliğin karşısında değil, onun içindedir.
13 yıl önce Gezi Ayaklanmasında LGBT Blok’la parkın her bir köşesinde yankılanan seslerimiz, bugünkü mücadelemize ışık oluyor. Uğruna savaştığımız kavgada ölümsüzleşenler bugünümüzü aydınlatıyor!
Gezi Umuttur, Gezi Onurumuzdur!🏳️⚧️🏳️🌈✌🏼
12 yıldır öğretmenlik yapan vatandaş, mesleğini bırakma nedenini anlattı
•Öğrencimin arkadaşının tabletini tehdit ederek aldığını gördüm.”
•"Velisi üzerime yürüyüp ‘Haddini bil’ diye bağırdı."
•"Müdürümüz ‘Veli çok nüfuzlu, huzurumuz kaçmasın’ dedi.”