Bu felaketler salt doğa olayı olarak algılanıyor ve "doğanın dengesi bozuldu" diye nitelendiriliyor.
Evet denge bozuldu doğru ama neden?
Dünyanın rahmani frekansını bozan tüm bu kötülüğün, zulmün, yaratıcıya isyan ve şirkin sonuçlarımı felaketler olarak görüyoruz.
Eski kavimlerin helakleri de bu şekilde felaketler ile oldu unutmayalım.
Hakedişimizi yaşıyoruz...
Bir eski bakanın araç,koruma ve şoför hizmetleri ile yakıt ve bakım giderleri devlete aylık ortalama 515 bin TL’ye mal oluyorsa,bu imkânlardan kaç eski bakanın yararlandığı ve devlete toplam aylık maliyetinin ne kadar olduğu TBMM Başkanı tarafından kamuoyuna acilen açıklanmalıdır
MODERN KONSERLER VE DİJİTAL BÜYÜNÜN SIRRI
*(Her Şeyden Habersiz Olanlar İçin Uyanış Rehberi)*
Konserleri sadece ışık gösterisi ve müzikten ibaret mi sanıyorsunuz? Zaman değişti, yapılan savaşların ve büyülerin metotları da tamamen evrimleşti. Artık eski kitaplar veya karanlık odalar yok; **bugünün büyüsü ses frekansları, elektrik, uydular ve hipnotik hologram görselleri üzerinden yapılıyor.** İşte o devasa sahnelerin arkasında çalışan sinsi metafizik sistem:
### 1. Sahnenin Tapınağa Dönüşmesi (Kolektif Trans)
Binlerce insanın aynı anda aynı sese, aynı ışığa ve aynı duyguya teslim olması sıradan bir eğlence değildir. O anda **müzik bir ritüele, sahne bir tapınağa, kalabalık ise tek bir zihne (kolektif transa)** dönüşür. İnsan beyni ve iradesi, yüksek frekanslı ses bombardımanıyla felç edilerek dışarıdan gelen komutlara açık birer hipnoz hücresine çevrilir.
### 2. Görünmez Enerji Hırsızlığı
İblis ve yeraltı orduları (ifritler) kendi başlarına güçsüzdür; onlar insanların yaydığı negatif enerjilerden, korku, trans, şehvet ve kaos frekanslarından beslenerek güç kazanırlar. O devasa konser meydanları, **gençlerin saf enerjilerini sömürüp yeraltı şeytani ordularına aktaran devasa birer "metafizik pompa"** vazifesi görür.
### 3. Zırhın Delinmesi ve "Ruhsat" Kapıları
İnsanı dış etkenlerden ve vesveselerden koruyan mukaddes bir **"aura" (manevi zırh)** kalkanı vardır. Kişi o sahnelerde kim olduğunu unutup kendinden geçtiğinde, bu koruyucu kalkanını kendi eliyle delmiş olur. Açılan bu "ruhsat gediklerinden" içeri sızan sinsi varlıklar, konser bitse dahi zihinde kalmaya ve kişiyi kendi sinsi emelleri doğrultusunda yönlendirmeye (depresyon, öfke patlamaları, inançsızlık) devam eder.
### 4. Neden Aziz İstanbul Hedefte?
Dünyaca ünlü okültist figürlerin (Kanye West, Anyma vb.) Mısır piramitlerinden sonra İstanbul’u mesken tutması tesadüf değildir. İstanbul, Tevhid’in son sancağı ve kâinatın en güçlü manevi muhafaza karakollarından biridir. Bu konserlerin yaydığı o simsiyah negatif titreşimlerle, **şehrin etrafındaki o nurlu Rahmani koruma kubbesini matkap gibi delmeye çalışıyorlar.**
---
### 🛡️ KORUNMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Düşmanın gözle görülmeyen bu siber-metafizik silahına karşı kendi koruyucu kalkanımızı çelikleştirmek zorundayız:
* **Uzak Durun:** Bu karanlık ortamlardan, onların yaydığı sinsi frekanslardan ve ekranlardaki subliminal içeriklerden kendinizi ve ailenizi kesinlikle uzak tutun.
* **Sabah Oksijeni:** Sabah namazı vaktinde (güneş doğmadan önce) ayakta olup o taze havayı solumak, vücut frekansımızı en üst seviyeye çıkararak 24 saat boyunca kırılmaz bir manyetik zırh örer.
* **Besmele Şifresi:** Yediğimiz her lokmada, içtiğimiz her yudum suda mutlaka **Besmele** çekilmelidir. Besmele, o maddelerin içindeki şifa frekansını açarak bedendeki tüm yapay manyetik atıkları temizler.
* **Gece Fanusu:** Yatağa her gece abdestli girip **Ayetel Kürsi** okuyarak kendimizi ve yuvamızı nurdan bir koruma fanusunun içine almalıyız.
---
*Unutmayın; eğer bilenler susarsa, meydan sadece şeytana ve onun dijital uşaklarına kalır. Sessiz kalmayın, uyanın ve sevdiklerinizi koruyun!*
İdris Naim Şahin’in 2 aracının tahsisleri de iptal edildi.
Toplam 3 araç tahsisliymiş!
Akıl alır gibi değil, 1 olsa hadi diyeceğiz, 3 taneymiş!
Bu herif savcı karşısına çıkacak mı çıkmayacak mı?
Kamuoyunda ciddi homurdanma var!
Antalya Kemer'de değeri 10.000.000.000 TL olan 80 Hazine taşınmazının belirli kişilerin üzerine geçirilmiş
Milli emlak personeli ve tapu müdürünün de aralarında olduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen herkesi idam edin
Onaylayanlar
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Sizden biriniz beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (kâmil mânâda) iman etmiş olamaz.” (Buhârî, Îmân 8)
2021’de Nureddin Nebati diye bir adam geldi.
Enflasyon şimdi olduğu gibi %35’lerde gezerken o, %0,99’dan konut kredisi verdi.
Millet kredi çekip ev, araba, arsa aldı.
KKM geldi, parasını TL’de tutana kur farkı garantisi verildi.
Esnaf ucuz krediyle malını stokladı.
EYT çıktı, milyonlarca insan emekli oldu.
Asgari ücrete yılda iki kere zam yapılmaya başlandı.
Araba alan, birkaç ay sonra aynı arabayı daha pahalıya satmaya başladı.
Borsa coştu, borsacılar paraya para demedi.
O dönem borsada olanlar 1 ev parasını 3-4 ev parasına çıkardı.
Çünkü faizler düşüktü, enflasyon yüksekti.
Altının bir yılda %50-60 yükselmesi bile yetersiz geliyordu çünkü her yerden para akıyordu.
Halka arz furyası başladı, millet 10-15 hesaptan halka arza girip bir ayda 3-4 aylık maaşını kazanmaya başladı.
İhracatçı hem kurdan hem ucuz krediden faydalandı.
Ev alan kazandı, araba alan kazandı, borsaya giren kazandı, herkes kazandı.
Millet 10 yıllık kredi çekti, birkaç sene sonra enflasyon sağ olsun, taksiti kuş kadar kaldı.
Bugün o taksitleri öğrenci bile okul harçlığıyla ödeyebilir hâle geldi.
Borcu olanın borcunu enflasyon eritti, malı olanın malını enflasyon büyüttü.
Bir ara kredi bulabilen herkes ne alırsan al, yeter ki TL’de kalma kafasına girdi.
Ev alamayan araba aldı.
Araba alamayan arsa aldı.
Onu da alamayan borsaya girdi.
Borsaya girmeyen halka arza girdi.
Halka arza girmeyen gram altın aldı.
Millet resmen parayı bir yerden bir yere yetiştirmeye çalışıyordu.
Çünkü bugün 100 liraya aldığın şeyin yarın 120 lira olacağını herkes öğrenmişti.
Bu yüzden borçlanıp mal alan herkes parasını katladı.
O dönem borç kötü şeydir sözü bile tersine döndü.
Ne günlerdi be.
Ne kadar eleştirilse de Nebati döneminde kredi bulabilen ve o krediyi iyi değerlendiren herkes bugün rahat.
O dönem çok insan zengin oldu.
Bir daha her yerden paranın aktığı bu denli kazançlı bir dönem görmemiz çok zor.
Çünkü faturasını hâlâ ödüyoruz.