Festivaller, güreş turnuvası finalleri,ekoturizm kıskacanda "millileştirilen parklar" ve talan edilen ekoloji. Sömürgeci tahakküm eko turizm vasıtasıyla geçmişi yok ederken geleceğimizide ipotek altına almaya çalışıyor. Bunu eko turizmin talan kültürüyle yapıyor.
Kemal Okuyan diye bahsettiklerinde ben de Kemal diye birinin kitaplarını okuyan kişiler diye bahsediyorlar “Kemal okuyan” sanıyordum zamanında. Ne zaman Kemal Okuyan ile ilgili bir şey görsem o zamanki cahilliğim karşında utançtan başımı eğiyorum
O kadar yapılan rezilliğe iftiraya arkadan atıp tutulmalara sanılıyor ki hiç biri duyulmuyor. Tepkisizlik umursamama ve yakıştırılmamasından dolayıydı bu da onca aylar içinde verilen ilk ve son tepki şimdi yazılıp çizilmeye devam edilebilir
Kendi yaptıklarında etik ahlak çizgisini hiçbir şekilde umursamayıp her şeyi kendine mübah gören insanın başka kişileri her noktadan eleştirip,yeren ve bir çizgi bekleyen,bazen çizgi aşıldığında(ki insanız aşarız da)yer gök bırakmayan problematik kişilerin mentalitesi şok ediyor
Bazen de insan üzerindeki kibir örtüsünü bir kenara çekip karşıdaki kişilerin de haklı olabileceğini anlayıp kendi haksızlığını kabul ederek özeleştiri vermesi gerekiyor, biraz gözlem üzerine naçizane fikrim
Kibir yaşamdaki tüm güzellikleri görünmez kılıp ben merkezci anlamsız bir yaşama sürüklüyor oysa yurtseverlikte ben değil “biz” anlayışı var yurtseverlikte kibire yer yok
İnsanlar ya görselin büyüsüne kapılıp uyuşuyor, ya da görselliğin etkisiyle delirerek saldırganlaşıyorlar. Bu uyuşma ve çılgınlaşma ibadeti, görselliği besleyerek büyütüyor.
Bazı arkadaşların beni günlük/anı defteri olarak görmesi.. gün içinde random şekilde o an akıllarına geleni yazmaları, bazı yaşadıkları anları anlatmaları, sinir üzüntü mutlu tüm hislerini paylaşmak istemeleri çok çok hoş hissettiriyor