Kararsız seçmen asla değilim.
Kürdofaşist bölücülere teröristlere karşı acımasızca duran en iyi lidere oy veririm.
Böyle lider çıkmazsa siyaseti boykot etmeyi de bilirim.
Benim için siyaset bu saatten sonra bitmiştir.
Ne parti ne parti başkanları umurumda değil. Biz de onların umurunda değiliz.
O kadar çok skandal ve dehşet olaylar yaşadık hep yalnız bırakıldık, sessiz kaldılar bizi de sessiz kalmaya alıştırdılar. Korkak siyasetçi istemiyorum.
Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı’na adeta kayyum atanmış. Geçen sene soğanlar tarlada kaldı, uyardım yapmayın seneye bunun acısı çıkar dedim ve nurtopu gibi bir soğan krizini kucağımızda bulduk. İyi seyirler
Haklarını arayan gazilerimize destek olmak için Ankara Güvenpark’a geldik.
Teröristler serbest bırakılırken, bebek katili Meclis’e getirilmek istenirken, canlarını hiçe sayıp bu vatan için gazi olan kahramanlarımızın haklarını aramak için eylem yapması bu düzenin ayıbıdır, ihanetidir.
Vatanseverlerin yanında görür merak edersiniz kim bu genç!? Gazi Erler ve ailelerine destek vermek için Şırnak'tan geldi. Kendisini ve kahraman babasını ( Sadık DÜZGÜN amcamızı) yakından tanırım. Size kısaca anlatayım kardeşimizi, Abuzeyt DÜZGÜN ile oturunca hissettiğimiz, Bir dokundum, bin ah işittim. Karşımda sadece bir insan yoktu Bir dönemin yükünü omuzunda taşıyan bir evlat vardı. Babasının ödediği bedelin gölgesinde büyümüş bir çocuk vardı...
Devletine küsmeden kırılmış bir neslin sesi vardı. Konuşurken insan şunu hissediyor. Bazı aileler gerçekten bu devlet için yaşamış. Öyle göstermelik değil. Öyle sosyal medya milliyetçiliği değil.Öyle mikrofon görünce yapılan hamaset hiç değil.
Gerçek anlamda bedel ödemişler.
Abuzeyt anlatırken insan sadece bir aile hikâyesi dinlemiyor. Türkiye'nin yakın tarihini dinliyor. Doğu'da devletin yanında durmanın ne demek olduğunu dinliyor. Terörün gölgesinde yaşamanın ne olduğunu dinliyor. Kumpasların nasıl aileleri parçaladığını dinliyor. Ve en çok da şunu hissediyor
Bu ülkede bazı insanlar gerçekten yalnız bırakılmış.
Ama bütün yaşadıklarına rağmen devlete düşman olmamışlar.
İşte asıl büyüklükte budur.
Var olasın Abuzeyt kardeş.
Ayrıca Abuzeyt doğan bebeklere TÜRK ismi verme konusunda çok başarılı 🧿🫡🇹🇷
#GazileriminYanındayım
#HainsizTürkiye
TERÖRLE MÜCADELE ER GAZİLER
ANKARA /KIZILAY/GÜVEN PARKTALAR
DESTEK BEKLİYORLAR
7/24 NÖBETTELER
HÜKÜMET VE YETKİLİ KURUMLAR HARİÇ
HER KESİMDEN DESTEK VAR
Ankara Güvenpark’ta zor şartlarda haklarını aramak için eylem yapan gazilerimizin sözleri:
“Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmayacak bir görüntü maalesef. Mülteci kampından daha beter.”
İçim sızlıyor
Gazileri nasıl yalnız bırakırsınız?
Gazi meclisinde üç beş kuruşa antrekot yerken içiniz rahat mı, ey 600 Hainler!
Onurunuz serefinizi ne ara kaybettiniz?
Gaziler namusumuzdur bu durumda olmaları bizim ayıbımız en çok da devletin
#GazileriminYanındayım
@YaarEri1079340 Gazileri bu meydanda toplanmaya mecbur bırakanlar utanmıyor aksine laf yarışına girmişler kendine yakışanı yapmışlar, pkklı Ahmet kaya şarkısına karşı bende yuh yuhhh derim. 🫡🇹🇷
#gazileriminyanındayım
VATAN UĞRUNA BEDEL ÖDEYENLERİN SESİ KISILMAZ, GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında göğsünü siper eden kahraman Gazilerimizin ve Âziz Şehitlerimizin emaneti olan ailelerinin sabrı tükenmiştir! Yıllardır süren vurdumduymazlığa, ötelenen haklarımıza ve görmezden gelinen taleplerimize karşı artık SUSMAYACAĞIZ!
Bu ne bir rica ne de sıradan bir çağrıdır; bu, hakkı gasp edilenlerin en gür haykırışıdır! Kahramanların onurunu ve Şehitlerin emanetini sahipsiz sananlar yanılıyor.
Kararlıyız, irademiz nettir:
📅 13 Temmuz 2026
📍 Ankara Güvenpark
Yapılacak basın açıklamasının ardından, HAKLARIMIZI ALANA KADAR o alandan kalkmayacağız, oturma eylemi başlatacağız! Gazinin onuru, şehidin hakkı satılık değildir, sahipsiz hiç değildir!
Tüm kamuoyuna sesleniyoruz: Ya bu haklı mücadelenin yanında dimdik durun ya da bu haksızlığa ortak olup sessizliğe gömülün.
#HainsizTürkiye
#ŞehitYakınları #Gaziler #Güvenpark #Haklarımızıİstiyoruz #SonunaKadar
Soyadı Arapça kökenli. “Yanmış” anlamına geliyor. Neden o soyadını taşıdığını ise şöyle anlatıyor:
“22 Haziran 1822’de büyükbabamın büyükbabasının babası, Kaptanı Derya Ali Paşa, Sakız Adası’nda şehit oldu. Rumların, Osmanlı’ya ilk büyük isyanı 1822 yılında İngilizlerin kışkırtmasıyla başlayan Sakız isyanıdır. Bu isyanı bastıran kumandan, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Kaptanı Derya Ali Paşa 5. kuşak büyük babamdır.
İsyan bastırıldıktan ve kontrol Osmanlı donanmasına geçtikten sonra, Osmanlıların amiral gemisini ateş kayıklarıyla düzenlediği saldırıda yakmayı başaran ve Yunanların ‘Kara Ali’ dediği büyük büyük büyük dedemi şehit eden Kanaris adlı gözüpek Yunan denizci, kendi ülkesinin milli kahramanlarından biridir. Bu olaydan sonra başbakanlık makamına kadar yükselmiştir. Sakız Adası’nın en büyük meydanındaki en büyük heykel, bu olayın anısına dikilmiş Kanaris’in heykelidir. Bu acı olaydan sonra Mahrukizade olan aile lakabımız, 1934 Soyadı Kanunu’yla birlikte, ‘ateşte yanmış’ anlamına gelen Mahruki olmuş ve ailemize şerefli bir miras olarak kalmıştır.”
Torun Ali Nasuh Mahruki’nin tutuklandığını duyunca aklıma şehit dedesi Ali Paşa geldi. Ne acı; iki asır önce Osmanlı’nın uçsuz bucaksız mavi denizlerini korurken şehit olan bir komutanın aynı adlı torunu, bugün “halkı düşmanlığa tahrik ediyor” denilerek bir avuç mavi gökyüzüne hapsedildi…