Tüzel Kişilere "TANINMIYOR" Şerhi İle Yapılan Tebligatın Akıbeti (Haziran 2026 HGK Kararı)
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu konuda yapılan tebligatın usulsüz olduğunu söylüyordu.
"Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu şirket adına çıkarılan ve “tanınmıyor” şerhiyle bila tebliğ iade edilen tebligat üzerine TK’nın 35. maddesi gereğince yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun kabulü ile TK’nın 32. maddesi gereğince tespit edilecek öğrenme tarihine göre imza itirazının süresinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/6154 Esas 2025/255 Karar)
Bu karara karşı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi direnme karar vermiş ve konu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gitmiş.
(12. HD'nin dosyayı HGK'ye gönderme kararı: https://t.co/uk4OIP19ml)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.06.2026 Tarih 2025/629 Esas 2026/385 Karar sayılı kararla Bölge Adliye Mahkemesi'nin direnme kararının ONANMASINA karar vermiş.
📌 Hayat sigortalı kredi borçlusu ölürse banka doğrudan mirasçıyı takip edebilir mi?
Yargıtay HGK — E. 2021/416, K. 2022/1767
Vaka: 25.000 TL bireysel kredi kullanan ve lehine hayat sigortası yapılan borçlu, dört ay sonra vefat etti. Sigorta şirketi "önceden gelen kanser teminat dışı" diyerek ödemedi. Banka, sigortacıya dava açmak yerine doğrudan mirasçılar ve kefil hakkında icra takibi başlattı. Mahkeme davaları reddetti, Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
Gerekçe: Krediye bağlı hayat sigortasında sigorta bedelinin asli alacaklısı bankadır. Banka, sigorta bedeli için sigortacıya karşı dava dâhil tüm hukuki yolları tüketmeden mirasçılara başvuramaz; tüketilmeden açılan dava erken açılmış olup hukuki yarar şartı yoktur (HMK m.114/1-h).
Hüküm: Direnme, değişik gerekçeyle oy çokluğuyla ONANDI — mirasçılara açılan davalar reddedildi (kesin).
"Krediye bağlı hayat sigortalarında, sigorta bedelinin asli alacaklısı olan kredi kuruluşunun, talebinin reddedilmesi hâlinde sigorta şirketine karşı dava açmak ve sigorta bedelinin ödenmesi için gerekli tüm yolları tüketmesi, olumlu sonuç alınamaması hâlinde mirasçılara başvurulması gerekir."
→ https://t.co/qFziSlzUct
#hayatSigortası #bankaHukuku
Plajda şezlonglar ile kıyı çizgisi arasında bulunan kumsala eşyasını bırakan katılanları tehdit etmek suretiyle işletmenin hizmet ve eşyalarından faydalanmayan katılanın deniz kıyısında oturmasına ve eşyasını bu alana koymasına engel olan sanıkların eylemlerinin khyk suçu
@ridvanaksu@AsYadigar Kardeşim seni seviyoruz ama kankası Okan olanların bunu demeye yüzü olmaması lazım. Ya kendisini değiştirecek ya da yakamızdan düşecek.
① Redbreast 12 🇮🇪
→ Pot still irlandés, triple destilado, sin turba y con una textura cremosa que no necesita hielo para brillar. Quien lo pide sabe que Irlanda hace whisky de altísimo nivel, no solo Escocia.
② Aberlour A'bunadh 🇬🇧
→ A cask strength, sin diluir, sin filtrar en frío. Cada lote es distinto, numerado, y no está pensado para combinarse con refresco. Es una experiencia, no un mixer.
③ Yamazaki 12 🇯🇵
→ Whisky japonés de culto, criado en clima húmedo que acelera una maduración distinta a la escocesa. Cada vez más difícil de encontrar, y eso ya dice bastante.
④ Glendronach 15 Revival 🇬🇧
→ Envejecido en barricas de jerez oloroso y Pedro Ximénez. Dulce, profundo, sin nada que ver con el whisky "para mezclar" que vende la publicidad.
⑤ Un single malt de una destilería pequeña de la que nadie ha oído hablar
→ El que de verdad entiende no pide la etiqueta más cara. Pide la que casi nadie conoce, y sabe explicarte por qué.
Miras hukukunda uygulamada en fazla karıştırılan kurumlardan biri hiç kuşkusuz gizli bağıştır.
Peki gizli bağış muris Muvazaası mıdır?
Gizli bağışın tenkis ve denkleştirme davaları ile ilişkisi nedir?
👇
Taşınmazın satış ilanının yerel gazetede mi yoksa yurt genelinde dağıtılan bir gazetede mi yapılacağı hususu taşınmazların toplam muhammen bedeline göre belirlenmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2026/2412 Esas
2026/2951 Karar
@tsinemozsaygili Sonuçta bam ilamında yeni bir yargılama giderine hükmedilmemiş. O sebeple ilk derece yargılama gideri geçerli. Zaten yeni gider olsaydı güncel tarife olmalıydı. Güncel tarifeye uygun yargılama gideri yoksa ilk derece ilamını dayanak almak gereklidir.
Yeni dava açacaklara uyarılar ve öneriler:
1) Torba Yasa Resmi Gazete’de yayınlanıncaya kadar
belirsiz alacak davası biçiminde dava açabilirsiniz.
2) Torba Yasa Resmi Gazetede yayınlandıktan sonra da,
belirsiz alacak benzeri bir dava açabilirsiniz.
Ancak:
a) Dava dilekçenizde dava türü belirtmeyiniz.
Yalnızca olayı anlatıp, ne istediğinizi belirtiniz.
b) Asla kısmi dava açmayınız ve kısmi istekte bulunmayınız.
c) Örneğin, trafik veya iş kazasında ölüm ve yaralanma nedeniyle açacağınız tazminat davası dilekçelerinin konu başlığında“ Yargılama sonunda belirlenecek tazminat tutarının tamamının (harcı tamamlanmak suretiyle) h��küm altına alınması dileğiyle,
(kısmi istek anlamına gelmemek üzere) harca esas değer
bildiriyoruz” açıklaması yapınız.
d) Dilekçenin içeriğinde de kimler için ne tür tazminat istediğinizi (destekten yoksunluk, beden gücü kaybı, yaşam boyu bakım gideri vb)istek kalemlerini açıklayınız.
e) Manevi tazminat isteğini (şimdilik) erteleyiniz veya maddi tazminat davasında kusur, beden gücü kaybı ve tazminat tutarı belli olduktan sonra ayrı bir dava açarak manevi tazminat isteyebilirsiniz.
3) İşçi alacakları için açacağınız davalarda da:
Dava dilekçesinin konu başlığında: “İşveren tarafından işçiye gerekli belge ve bilgiler verilmediği
ve işçi. alacağının tamamını “belirleyemediği” için, yargılama sonunda belirlenecek alacak tutarının tamamının (harcı tamamlanmak suretiyle) hüküm altına alınması dileğiyle, (kısmi istek anlamına gelmemek üzere) harca esas değer bildiriyoruz” açıklaması yapınız.
Açıklamalar ve Öğretiden destek:
1) Bunlar birer öneri olup, denenirse, ısrarla ve sabırla üzerine gidilirse, adil bir yargı düzeni gerçekleşebileceği
umudunu taşıyorum. Bu umudu veren Muhammet Özekes ve Hakan Pekcanıtez hocalarımızın görüşleri
şöyledir:
2) Muhammet Özekes hocamız diyor ki:
“Bir dava türünü kanundan çıkarmak ve kaldırmak, onun gerçekte de kalkması, yok olması anlamına gelmez. Bu nedenle, belirsiz alacak davası kanundan çıkartılsa dahi, biri ben belirsiz alacağım var, tam belirleyemiyorum, benim bu hakkımı koruyun ve arayın dediğinde, illa hakkını belirleyip geleceksin diye zorlarsanız onun hak arama hürriyetini elinden almış olursunuz.”
3)Hakan Pekcanıtez hocamız özetle:
“Belirsiz alacak davasının Kanun’dan kaldırılması, uygulamadan kaldırılması sonucunu doğurmayacaktır. Bir dava türünün Kanun’da açıkça düzenlenmemiş olması, bu dava türünün uygulanmayacağı anlamına gelmez; uygulanması için kanunla-rda açıkça düzenlenmesine ihtiyaç yoktur. Alman hukukunda yasal bir düzenleme bulunmayıp, Federal Mahkeme, dava dilekçesinde talebin miktarı rakamsal olarak gösterilmeden de dava açabileceği kabul edilmiştir. Bizde de, belirsiz alacak davasının Kanun’da açıkça düzenlenmediği dönemde dahi Yargıtay ve Danıştay, belirsiz alacak davası benzeri kararlar vermekte idi. 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu dönemde, tenkis davaları, belirsiz alacak davasının bir türü olarak uygulanmakta idi. Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 1983 yılında verdiği kararla, tam yargı davalarında, kamu görevlilerinin miktar göstermeksizin iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri kabul edilmişti. Görüldüğü üzere, belirsiz alacak davasının Kanun’dan kaldırılması, uygulamadan kaldırılması sonucunu doğurmayacaktır” demektedir.
Son zamanlarda takipçi arkadaşlardan İş Bankasından peşin Faizli ve ilk taksit peşin şeklinde kredi ürünleri geliyor degerlendirenler ciddi sayıda varmış.
Sizde bakmak isterseniz. Beğenip takip etmeyi unutmayın.
100.000 TL %1.99 faiz 10 ay vade var
250.000 TL %1.99 faiz 10 ay vade var
500.000 TL %1.99 faiz 10 ay vade var
Bazıları şubelere özel bazıları tüm kamuya özel bazıları tüm İşbankalılara özel ihtiyacı olanlar bakabilir.
Peşin ödemeli veya ilk taksit ödemeli şeklinde olunca aslında faiz daha yüksek olmuş oluyor dikkat ediniz.
Reklam, tanıtım ve işbirliği degildir
YARGITAY’DAN ORTAKLIKTAN ÇIKMA PAYININ DEĞERİNİN TESPİTİNE İLİŞKİN EZBERLERİ BOZAN DERS NİTELİĞİNDE İKİ KARAR
Yrg. 11. HD, T. 18.11.2025, E. 2025/1337, K. 2025/6816
11. HD, 27.12.2022, E. 2021/8100, K. 2022/9536
2022 TARİHLİ KARAR BİR BOZMA KARARI OLDUĞU İÇİN ÇOK AYRINTILI BİR GEREKÇE İÇERİYOR. DAİRE BU GÖRÜŞÜNÜ 2025 yılında GÜNCEL BİR ONAMA KARARI İLE TEYİT ETMİŞTİR
11. HD, 27.12.2022, E. 2021/8100, K. 2022/9536
“İşletmenin gerçek değeri; şirketin tüm aktif ve pasifleri, gelecek dönemde elde edeceği kazançlar ve karşılaşabileceği riskler, açık ve gizli yedekleri, depo malları ve müşteri çevresi, bulunduğu bölge sahip olduğu şöhret gibi goodwill faktörleri dikkate alınarak hesaplanacaktır. Yani işletmenin tümüyle satılması halinde şirketi almak için ödenecek değer, yaşayan şirket değeri olarak şirketin gerçek değerini yansıtacaktır. Ayrıca ayrılma akçesi karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanacaktır ( Dairemizin 19.06.2015 gün, 2014/18653 Esas-2015/8544 Karar ve 09.11.2015 tarih, 2015/4748 Esas-2015/11693 Karar sayılı ilamları)”
11. HD, güncel bir kararı ile bu görüşünü teyit etmiştir.
Yrg. 11. HD, T. 18.11.2025, E. 2025/1337, K. 2025/6816
“Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, hukuki imkansızlık sebebiyle mevcut delil durumuna göre karar verilmiş olup, mahkemece tespit edilen bedelin YAŞAYAN ŞİRKET DEĞERİ olarak değerlendirilmiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.”
KİŞİSEL DEĞERLENDİRMELERİM
Şirket ortağının çıkma payının değeri maalesef yerel mahkemeler tarafından çok hatalı tespit ediliyor. Yargıtay’ın bu kararları bu hataları düzelten ders niteliğinde kararlardır.
Bu kararlar hem doktrindeki görüşlere hem de kanunun gerekçesinde açıkça belirtilen kanunun amacına da uygundur.
Tekinalp/Poroy/Çamoğlu’na göre, şirketin gerçek değeri, ayrılma payının çıkma tarihindeki adil, diğer bir anlatımla payın yaşayan işletme içindeki piyasa değeridir. (Bkz. Ortaklıklar Hukuku II, 13. Bası, İstanbul 2017, s. 448). Aynı görüş Tekinalp tarafından yayınlanan Ortaklıkların Yeni Hukuku kitabında da benimsenmiştir (Bkz. Tekinalp, Ünal; Ortaklıkların Yeni Hukuku, 2015, N. 21-54, Benzer görüşler için bkz. Çamoğlu, (Kollektif Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi ve Ortaklığın Haklı Sebeple Çıkarılması, 2008, İstanbul, s. 252; Sönmez Anonim Ortaklıklarda Pay Sahibinin Ortaklıktan Ayrılma Hakkı, İstanbul 2009, s. 119), Erdil, Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılma, 2. Baskı, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2010. s. 64 vd; Tatlı, Burçak; Limited Şirketlerde Çıkma, Çıkarma Ve Ayrılma Akçesi, Ankara Hacı Bayram Vel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XXV, Y. 2021, Sa. 1 s. 182 vd.).
İsv. Federal Mahk. (BGE 120 II 259) kararında, gerçek değerin, payın yaşayan işletme içindeki değer olması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıntılı bilgi için bkz. Necdet Uzel, Nama Yazılı Payların Satın Alma Teklifinde Bulunma Hakkına Konu Olması Halinde Gerçek Değer ve Faizin Tespiti ile Kar Payının Mahsup Edilmesine Dair İlkeler, Prof. Dr. Ersin Çamoğlu’na Armağan, İÜHFM C. LXXI Sa 2 2013, s. 555 vd.).
Ayrıca TTK’nın 141. Maddesinin gerekçesinde de yukarıdaki doktrin ve Yargı görüşlerine uygun olarak gerçek değer ifadesi ile payın “yaşayan bir şirket” içindeki değerinin kastedildiği belirtilmektedir.
UMARIM YEREL MAHKEME VE İSTİNAF DAİRELERİ BU KARARLARI EMSAL ALIR VE ORTAKLARIN MAĞDURİYETİ GİDERİLİR
Avukatlık Kanunu 35/A kapsamında düzenlenen uzlaşma tutanağının İİK 38 anlamında ilam niteliğinde sayılabilmesi için
Yargıtay’ın aradığı şartlar:
⏬
Yargıtay
2023/9434 E. , 2024/6109 K.
-via Ibrahim Eser
GÜNCEL MAYIS TARİHLİ HGK KARARI-İhalenin Feshine Yönelik Şikâyette Aktif Husumet(Yargıtay HGK, 06/05/2026, 2025/12-466 E., 2026/289 K.)
Paylaşım:Dr. İlhan Dinç
2004 sayılı İİK m. 134/2 hükmünde ihalenin feshini isteyebilecek kişiler sayılmıştır. Yargıtay 12. HD (Özel Daire) tarafından; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmlı takipte, ipotek veren şikâyetçinin kendi adına kayıtlı olmayan takip konusu diğer taşınmazın ihalesinin feshini talep etmesinde aktif husumeti bulunmadığı ve İİK m. 134/2 hükmü uyarınca ihalenin feshini talep edebilecek kişilerden olmadığı kabul edilmektedir. Bu kabulün sonucu olarak, ipotek veren şikâyetçinin kendi adına kayıtlı olmayan takip konusu diğer taşınmazın ihalesinin feshini talep ettiği takdirde, İİK m. 134/3-4 hükmünde belirtilen ilgililer dışında kalan kişilerden olduğu kabul edilerek peşin nispi harcın yatırılması ve teminat gösterilmesi şartı aranmaktadır.
Ancak Yargıtay HGK, güncel bir kararında;
■ Şikâyetçi ipotek veren şahsi sorumlu olmasa da taşınmazı ile sorumlu olduğundan takip talebinde borçlu tarafında yer almakta olup İİK'nın 134. maddesinin 2. fıkrasına göre ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden olduğu,
■ Bu nedenle şikâyetçinin, adına kayıtlı olmayan takip konusu ipotekli taşınmazın ihalesinin feshini talep edebileceği, dolayısıyla şikâyetçinin İİK'nın 134. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca nispi harç yatırmasının ve teminat göstermesinin gerekmediği,
■ Şikâyetçinin ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden olduğu gibi, ihale konusu taşınmazın daha yüksek bedelle alıcı bulmasıyla takip borcunun karşılanması sonucu kendi taşınmazını satıştan kurtarabileceği veya taşınmazının daha az borçtan sorumlu olabileceği durumu ortaya çıkabileceğinden ihalenin feshi isteminde hukuki yararı da bulunduğu, kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı onanmak suretiyle, Özel Dairenin görüşü benimsenmemiştir.