Vecihi Hürkuş, gökyüzüne kanat açan bir öncü, nesillerimize cesaret aşılayan büyük bir idealistti.
Hayal kuran, üreten ve vazgeçmeyen bir milletin evlatları olarak onun bıraktığı mirasa sahip çıkıyor; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile öğrencilerimizi merak eden, araştıran, üreten ve hayallerini gerçeğe dönüştürebilen nesiller olarak yetiştiriyoruz.
Ülkemizin ilk yerli uçak hayalini gerçeğe dönüştüren Vecihi Hürkuş’u vefatının yıl dönümünde rahmet ve saygıyla yâd ediyorum.
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
❝ O gece İstiklâl Savaşı'nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük.
O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk.
O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik.❞ 🇹🇷
#15Temmuz
#ZaferBizim
Aziz Milletimize ve Kamuoyuna Saygıyla,
Tarih, emperyalist güçlerin kendi siyasi ve ekonomik çıkarları söz konusu olduğunda; demokrasi, insan hakları, özgürlük ve uluslararası hukuk gibi evrensel değerleri nasıl araçsallaştırdıklarının sayısız örneğiyle doludur.
Kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece demokrasiyi ve halk iradesini savunduğunu iddia eden güç odakları, sonuçlar beklentilerine uymadığında aynı değerleri bir kenara bırakmaktan çekinmemektedir. "Demokrasi getirme", "barış ve istikrar sağlama" söylemleriyle gerçekleştirdikleri askeri müdahaleler ve destekledikleri darbeler; başta Irak, Afganistan, Libya ve Suriye olmak üzere pek çok ülkede milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine, milyonlarcasının göç etmek zorunda kalmasına, şehirlerin harabeye dönmesine ve toplumların derin yaralar almasına neden olmuştur. Bunun yanında farklı dönemlerde Mısır, Sudan ve birçok Müslüman ülkede yaşanan darbeler ve dış müdahaleler de halk iradesini zedelemiş, uzun yıllar sürecek siyasi ve toplumsal krizlere yol açmıştır. "Barış" ve "demokrasi" vaatlerinin ardından geriye çoğu zaman gözyaşı, yıkım, istikrarsızlık ve acı kalmış; bütün bunlar dünyanın gözleri önünde yaşanmıştır.
Bu çifte standardın en çarpıcı örneklerinden biri Filistin'de yaşanmıştır. 2006 yılında gerçekleştirilen demokratik seçimlerde Hamas'ın sandıktan birinci parti olarak çıkmasının ardından, seçimlerin sonucunu kabullenmeyen ABD, Avrupa Birliği ve bazı Batılı aktörler Hamas hükümetine yönelik siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulamış, Filistin halkının demokratik tercihi fiilen cezalandırılmıştır. Ardından Gazze'ye yönelik ağır abluka ve kuşatma politikaları hayata geçirilmiş; iki milyondan fazla insan yıllardır temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılarak adeta açık hava hapishanesinde yaşamaya mahkûm edilmiştir.
Bugün de uluslararası hukukta sivilleri açlığa mahkûm etmek açık bir savaş suçu olarak kabul edilmesine rağmen, Gazze'de yaşanan katliamlar, zorla yerinden edilmeler ve sistematik yıkım karşısında küresel güç merkezlerinin sergilediği tutum, uluslararası sistemin adalet anlayışını sorgulanır hâle getirmektedir.
Aynı küresel tahakküm anlayışı, taşeronları ve kullanışlı aparatları aracılığıyla ülkemizi de hedef almıştır. 15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ terör örgütü, milletimizin vergileriyle alınan silahları yine bu milletin üzerine doğrultmuş; Türkiye halkının kardeşliğini ve milli iradesini hedef alan kanlı bir darbe girişiminde bulunmuştur.
Milletimiz ise o gece, siyasi görüşü, yaşam tarzı ve kimliği ne olursa olsun ortak bir iradeyle meydanlara çıkarak bağımsızlığına sahip çıkmış; çıplak elleriyle tankların karşısına durmuş, canı pahasına darbe girişimini bertaraf etmiştir. Bu direniş, milletimizin iradesinin hiçbir vesayet odağına teslim olmayacağının bütün dünyaya ilanı olmuştur.
Bu vesileyle, vatan uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Ömer Halisdemir başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlık ve afiyet diliyoruz.
Ankara Filistin Dayanışma Platformu olarak;
15 Temmuz gecesi milli iradeye sahip çıkarak destansı bir direniş sergileyen tüm halkımızı saygı ve şükranla selamlıyoruz.
Vatan, bayrak ve mukaddes değerler uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Mekânları cennet, makamları âli olsun.
Gazilerimize sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler diliyoruz.
Dünyanın neresinde olursa olsun darbeye, işgale, zulme ve halk iradesinin gasp edilmesine karşı aynı ilkeli duruşun sergilenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor; Filistin halkının adalet ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla ilan ediyoruz.
Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!
Saygılarımızla,
Ankara Filistin Dayanışma Platformu
@aebilgili@binalimurtaza 2.Öneri; yavruların uçmasını sabırla beklerseniz yuva bu yıl için işlevini tamamlar.Lâkin gelecek yıl için tedbir alınmaz ise aynı kumru ailesi aynı yere yeniden yuva yapacaktır.😊Rabb'ime emanet olunuz.
@aebilgili@binalimurtaza 1.Saygıdeğer Hocam,
Fıkhi yönünü bilmemekle birlikte, kumru yavrularını yumurtadan çıkarıp uçuruncaya kadar müdahalede bulunulur ise (taşıma dahil), şüpheniz olmasın ki kumru bir daha yuvaya uğramaz ve yavrular ölür.
Milli Eğitim yöneticilerinden oluşan heyet, Yetimhaneler Birimi ve İstanbul Yetim Birimi ile birlikte, Hubeyb Vakfı Başkanı Sn. Nedim Khan’ın ev sahipliğinde Pakistan’da faaliyet gösteren Hubeyb Vakfı’nı ve yetimhanelerimizin bulunduğu Haripur Yetim Kompleksi’ni ziyaret etti.
Ziyarette, vakfın yürüttüğü çalışmalar ile Haripur Yetim Kompleksi’nde gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi paylaşımında bulunulurken, yetimlere yönelik eğitim ve bakım hizmetleri yerinde incelendi.
Milli Eğitim camiasından farklı il ve ilçelerde görev yapan yöneticilerden oluşan heyet, Yetimhaneler Birimi ve İstanbul Yetim Birimi ile birlikte İHH Pakistan Temsilciliğini ziyaret etti.
Ziyarette, bölgede yürütülen insani yardım ve yetim çalışmaları hakkında bilgi paylaşımında bulunularak istişarelerde bulunuldu.
Arnavutköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürü Ertan Saygın, Gaziosmanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Fatih Mustafa Topsakal, Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Özen, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Uzmanı ve İYS Ankara Koordinatörü Osman Kanca, Kahramankazan İlçe Milli Eğitim Müdürü Coşkun Yener ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Destek Hizmetleri Şube Müdürü Berat Sarıkaya, İHH Yetimhaneler Birimi ve İHH İstanbul Yetim Birimi ekibimizle birlikte T.C. İslamabad Büyükelçimiz Sn. İrfan Neziroğlu’nu makamında ziyaret etti.
Ziyarette, Pakistan’da yürütülen yetimhane çalışmaları, eğitim alanındaki iş birlikleri ve yetim çocuklara yönelik projeler hakkında değerlendirmelerde bulunularak fikir alışverişi gerçekleştirildi.
Nazik ev sahipliği ve misafirperverlikleri dolayısıyla Sayın Büyükelçimize teşekkür ederiz.
@TC_IslamabadBE@ineziroglu
Ey Mümin erkekler !!!
Dünya kupası aklınızı başınızdan mı aldı !!!
Mümine kadınların iffetine hala kafir isr*il hakaret ediyor !!!
Yoksa, kör mü oldunuz da sesiniz kesildi !!!
Uyanın #gazzedezulümarşadayandı
Wenn Du als friedlicher Bäcker in Palästina auf Arbeit bist, geschieht das hier:
Terroristen eines fremden Landes überfallen Dich, misshandeln oder ermorden dich.
ARD ZDF Staatsfunk berichtet dann:
"Der Bäcker ist der Terrorist und die Angreifer sind die Opfer".
🇪🇬 Avustralya'yı eleyerek tarihinde ilk kez Dünya Kupası'nda son 16 turuna yükselen Mısır Milli Takımı, soyunma odasında topluca Fatiha ve İhlas surelerini okudu. Tüyler ürpertici bu tarihi ana tanıklık etmek ve destek olmak için paylaşmayı unutmayın!
#Mısır#DünyaKupası #WorldCup #Egyp
@barisyarkadas Hımmmm.Hay Allah! Ne kadar komik, ne kadar https://t.co/OfFQ2RJrW6 kadar sifnik bir değerleme...Sanki bu zurna, karakolda değişik değişik sloganlar atıyrdu. Biz mi yanlış duyduk, gördük komik olduğunu sanan kişi.
Turkish tennis player Zeynep Sonmez:
“I used to wear a pin before. The tournaments no longer allow me to wear it. They allow the Ukrainian flag, but not Palestine. We had a brief discussion with the officials about it, but in the end, they told us they definitely wouldn't allow it. So I can't wear the pin. I can use the vibration dampener, and they can't say anything about that. That's why I put the watermelon symbol on my racket.”
Beşincisi* : Eğitim ve Akademik Kurumlar:
🔸 Gazze Şeridi'ndeki okulların %100'ü, doğrudan ve dolaylı bombardıman ve hedef alma sonucu maddi hasar gördü.
🔸 Okul binalarının %81'i yeniden inşa veya büyük onarım gerektiriyor.
🔸 Okul binalarının %40'ı sarı hat içinde yer alıyor.
🔸 Okul binalarının %80'i doğrudan bombalandı.
🔸 İşgal tarafından tamamen veya kısmen yıkılan yükseköğretim kurumu sayısı: 17.
🔸 "İsrail" işgali tarafından öldürülen öğrenci sayısı: 20.051'in üzerinde.
🔸 Savaş sırasında Gazze Şeridi'nden ayrılan öğrenci sayısı: 19.886.
🔸 "İsrail" işgali tarafından eğitimden mahrum bırakılan okul çağındaki öğrenci sayısı: 620.000.
🔸 "İsrail" işgali tarafından eğitimden mahrum bırakılan üniversite çağındaki öğrenci sayısı: 90.000.
🔸 Savaş sırasında "İsrail" işgali tarafından öldürülen öğretmen ve eğitim personeli sayısı: 830.
🔸 Savaş sırasında "İsrail" işgali tarafından öldürülen bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı sayısı: 194.
*Altıncısı* : İbadethaneler ve Mezarlıklar:
🔸 Toplam 1275 camiden 1.047'si tamamen yıkıldı.
🔸 210 cami kısmen yıkıldı.
🔸 "İsrail" işgali tarafından birden fazla kez hedef alınan kilise sayısı: 3.
🔸 İşgal güçleri tarafından öldürülen imam, hatip, Kur'an hafızı ve davetçi sayısı: 312.
🔸 İmam, davetçi, hatip ve Kur'an hafızlarından tutuklu ve kayıp olanlar: 37.
🔸 İşgal tarafından öldürülen Hristiyan cemaati mensubu sayısı: 20.
🔸 Toplam 60 mezarlıktan işgal güçleri tarafından tahrip edilenler: 40.
🔸 İşgal güçlerinin mezarlıklardan çaldığı ölü ve şehit cenazesi sayısı: 2.450'nin üzerinde.
🔸 İşgal güçlerinin hastaneler içinde oluşturduğu toplu mezar sayısı: 7.
🔸 İşgal güçleri tarafından öldürülen ve hastaneler içindeki toplu mezarlardan çıkarılan şehit sayısı: 529.
*Yedincisi* : Barınma, Zorunlu Göç ve İskân:
🔸 Toplam hasarlı bina sayısı: 227.703.
🔸 Toplam hasarlı konut birimi sayısı: 510.000.
🔸 İşgal güçleri tarafından tamamen yıkılan bina ve konut birimi sayısı: 335.000.
🔸 İşgal güçleri tarafından kısmen yıkılan ve yaşanmaz durumda olan bina ve konut birimi sayısı: 75.000.
🔸 Tamamen yıkılan ve yaşanmaz durumdaki toplam bina ve konut birimi sayısı: 410.000.
🔸 İşgal tarafından kısmen yıkılan ve yaşanabilir durumdaki konut birimi sayısı: 100.000'in üzerinde.
🔸 Barınmaya ihtiyaç duyan Filistinli aile sayısı: 350.000'in üzerinde.
🔸 Toplam 135.000 çadırdan tamamen yıpranmış ve yaşanmaz durumda olanlar: 132.000.
🔸 Zorunlu göç politikası nedeniyle yerinden edilen sivil sayısı: 2 milyonun üzerinde.
🔸 İşgal güçleri tarafından bombalanan iskân ve zorunlu göç merkezi sayısı: 346.
Birincisi : Nüfus Verileri ve Genel Bağlam:
🔸 Gazze Şeridi'nde 2,4 milyon insan soykırıma, açlığa ve etnik temizliğe maruz kalıyor.
🔸 1000 gündür sivillere yönelik soykırım ve etnik temizlik devam ediyor.
🔸 İşgalin güçlerinin Gazze Şeridi'nde yol açtığı toplam yıkım oranı %90'ın üzerinde.
🔸 Gazze Şeridi'nin %80'inden fazlası; işgal güçlerinin saldırıları, yoğun ateş hattı ve zorunlu göç politikalarıyla ele geçirildi.
🔸 İşgal güçleri, sözde "güvenli insani bölge" ilan ettiği Mevasi bölgesini 241 kez bombaladı.
🔸 İşgal güçleri, Gazze Şeridi'ne 223.000 tonun üzerinde patlayıcı attı.
*İkincisi* : Şehitler, Kayıplar ve Katliamlar:
🔸 Soykırım savaşının başlangıcından bu yana hastanelere ulaşan toplam şehit sayısı: 73.066.
🔸 Kayıp sayısı: 9.500 (enkaz altındaki şehitler veya akıbeti bilinmeyenler).
🔸 Şehit çocuk sayısı: 21.500'in üzerinde.
🔸 Şehit kadın sayısı: 12.500'ün üzerinde.
🔸 Şehit anne sayısı: 9.000.
🔸 Şehit baba sayısı: 22.500.
🔸 1.022'den fazla çocuk, bir yaşından küçükken şehit oldu.
🔸 Soykırım savaşı sırasında doğup şehit olan bebek sayısı: 520'den fazla.
🔸 "İsrail" işgali tarafından öldürülen sağlık personeli şehit sayısı: 1.700.
🔸 "İsrail" işgali tarafından öldürülen sivil savunma görevlisi şehit sayısı: 145.
🔸 "İsrail" işgali tarafından öldürülen gazeteci şehit sayısı: 262.
🔸 Gazze Şeridi'nde "İsrail" işgali tarafından öldürülen belediye çalışanı şehit sayısı: 194'ün üzerinde
(aralarında 4 belediye başkanı var).
🔸 "İsrail" işgali tarafından öldürülen polis ve yardım güvenlik görevlisi şehit sayısı: 2.800'in üzerinde.
🔸 Tüm spor branşlarından "İsrail" işgali tarafından şehit edilen sporcu sayısı: 928'in üzerinde.
🔸 "İsrail" işgalinden katliama uğrayan aile sayısı: 39.022'nin üzerinde.
🔸 Nüfus kütüğünden silinen (tamamen yok edilen) aile sayısı: 2.700'ün üzerinde (8.574 şehit).
🔸 Tüm fertleri katledilerek geride yalnızca tek bir sağ kalanı olan aile sayısı: 6.020'nin üzerinde
(12.917 şehit).
🔸 Şehitlerin %55'inden fazlası çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşuyor.
🔸 Açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle ölenler: 460 (bunlardan 164'ü çocuk).
🔸 Hatalı havadan yardım atışları nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı: 23.
🔸 Böbrek hastalarının %43'ü, gıda ve sağlık hizmeti eksikliği nedeniyle hayatını kaybetti.
🔸 Hamile kadınlarda gıda ve sağlık hizmeti eksikliği nedeniyle 12.000'den fazla düşük vakası yaşandı.
🔸 Zorunlu göç kamplarında soğuktan ölenler: 28 (bunlardan 25'i çocuk).
*Üçüncüsü* : Yaralılar, Tutuklamalar ve İnsani Durum:
🔸 Hastanelere ulaşan toplam yaralı sayısı: 173.514.
🔸 Uzun süreli rehabilitasyona ihtiyaç duyan yaralı sayısı: 19.000'in üzerinde.
🔸 Toplam ampütasyon vakası: 5.400'ün üzerinde (bunların %18'i çocuk).
🔸 Felç vakası: 1.500.
🔸 Görme kaybı vakası: 1.200.
🔸 Yaralı gazeteci sayısı: 433.
🔸 Sağlık personelinden tutuklananların sayısı: 362 (halen 83'ü tutuklu).
🔸 Soykırım savaşı nedeniyle dul kalan kadın sayısı: 26.370.
🔸 Yetim çocuk sayısı (ebeveynlerini veya birini kaybeden): 58.800 (2.700'ü her iki ebeveynini, 6.100'ü annesini, 50.000'i babasını kaybetti).
🔸 Zorunlu göç nedeniyle çeşitli bulaşıcı hastalıklara yakalanan kişi sayısı: 2,142 milyonun üzerinde.
🔸 Hepatit B hastalığına yakalanan kişi sayısı: 71.338'in üzerinde.
*Dördüncüsü* : Sağlık Sektörü:
🔸 Savaş sırasında işgal güçleri tarafından bombalanan, yıkılan veya hizmet dışı bırakılan hastane sayısı: 38.
🔸 İşgal güçleri tarafından bombalanan, yıkılan veya hizmet dışı bırakılan sağlık merkezi sayısı: 96.
🔸 "İsrail" işgali tarafından hedef alınan ambulans sayısı: 197.
🔸 Sağlık hizmetlerine (tesisler, araçlar, personel, tedarik zincirleri) yönelik saldırı sayısı: 788.
🔸 İşgal tarafından tamamen veya kısmen yıkılan ve bakıma ihtiyaç duyan sivil savunma aracı
(kurtarma ve itfaiye) sayısı: 84.
🔸 Tamamen yıkılan sivil savunma merkezi sayısı: 16.