Odyssey filmine gitmeden önce mutlaka yapmanız gerekenler:
On yıl savaşıp on yıl da eve dönmeye çalışın.
Dönüş yolunda karşınıza çıkan her adada bir tanrıyı gücendirin
ölüsü bile reddedilen trans kadına meslektaşları sahip çıkmış. ağlayarak dinledim. “yöneliminden ötürü bizden daha fazla mücadele etmek zorunda kaldı. arkadaşımız yaşamını yitirdiğinde cebinde 215 lira çıktı” diyor. insanlığınıza kurban olurum sizin. kurtuluş birleşmekte.
Fransız düşünür Luc Ferry bu harika konuşmasında, Homeros’un Odysseia destanını felsefenin temel sorularından biri olan "ölümlüler için iyi bir yaşam nedir?" sorusu üzerinden analiz ediyor.
Odysseus’un Troya Savaşı'nın kaosundan, nefretinden ve sürgününden kaçıp evi İthaka’daki sevgiye, barışa ve uyuma dönme çabasını felsefi bir yolculuk olarak nitelendiren Ferry, buna göre iyi bir yaşamın üç temel ölçütünü şöyle sıralıyor; başta ölüm korkusu olmak üzere tüm korkuları yenmek, geçmişin nostaljisi veya geleceğin umudu arasında kaybolmadan "şimdi"yi yaşamak ve kendini evrensel bir düzenin (kozmos) parçası olarak görerek dünyadaki doğal yerini bulmak.
Ferry bu açıdan bilge kişiyi şu cümleyle özetler: "Bilge kişi, daha az pişmanlık duyan, daha az uman ve daha çok seven kişidir.”
@ilker_kocael’in çevirisiyle;
#Odysseia: Kral Odysseus'un Ithake'ye Maceralı Yolculuğu - Luc Ferry https://t.co/BVrftri4Z9 via @YouTube
ölüsü dahi reddedilen trans bir kadının meslektaşları tarafından sahiplenilmesi o kadar kıymetli ki. “yöneliminden ötürü bizden daha fazla mücadele etmek zorunda kaldı. arkadaşımız yaşamını yitirdiğinde cebinde 215 lira çıktı”