Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfımız (TASAV) tarafından düzenlenen “Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık” Sempozyumu’na katılım sağladık.
En mühim toplumsal bir problemimize dair böylesi kıymetli bir çalışmayı düzenleyen MHP Genel Başkan Yardımcısı ve TASAV Başkanımız Sayın İsmail Faruk Aksu başta olmak üzere; emeği geçen bilim insanlarımıza, akademisyenlerimize ve tüm paydaşları tebrik ediyorum.
@ifarukaksu
13,52’LİK ARTIŞ MEMURA REFAH DEĞİL ALIM GÜCÜNDE DÜŞÜŞ GETİRİYOR
TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verileriyle birlikte kamu görevlileri ve emeklilerinin yılın ilk altı ayında bir kez daha alım gücü kaybettiği resmen tescillenmiştir.
Haziran ayında enflasyon %0,99, altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşılık kamu görevlileri ve emeklilerine ocak ayında yalnızca %11 oranında maaş artışı yapılmış, maaşlar bu dönemde de enflasyon karşısında %6,09 oranında erimiştir. Şimdi bu kaybın üzerine %7'lik ikinci dönem artışı eklenecektir.
Buna göre;
Bekâr (15/1) en düşük dereceli memur maaşı 56 bin 731 liradan 64 bin 367 liraya,
Ortalama memur maaşı ise 68 bin 460 liradan 77 bin 715 liraya yükselecektir.
En düşük dereceli memurun maaşındaki artış 7 bin 636 lira, ortalama memurun maaşındaki artış ise 9 bin 255 lira olmuştur.
Bu rakamlara memurun evli olup eşinin çalışmaması durumunda 3 bin 581 TL eş yardımı ve çocukları için 394 TL ile 788 TL arasında çocuk parası eklenmektedir.
Ancak bu rakamlar refah seviyesinin yükseldiğini değil alım gücünün erdiğinin göstergesidir. Bu zamlar ve maaş seviyesiyle kamu çalışanlarımızın altı ay boyunca geçimini sağlaması mümkün değildir.
Yapılan bu artışların gerçek anlamda bir refah sağlaması için bütünüyle enflasyona dayalı sistemden vazgeçilmedikçe bu erime her dönem sürecektir. Gerçek zam; enflasyonun üzerinde yapılan, çalışanı büyüyen ekonomiden pay sahibi yapan artıştır.
Ne yazık ki mevcut sistem kamu görevlilerini her altı ayda bir aynı kısır döngünün içine mahkûm etmektedir. Önce maaşlar enflasyon karşısında erimekte, ardından oluşan kayıp "zam" olarak sunulmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece kamu çalışanlarının alım gücünün korunması mümkün değildir.
Üstelik açıklanan resmi enflasyon ile vatandaşın günlük hayatında karşı karşıya kaldığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki fark her geçen gün daha da hissedilmektedir. Kira fiyatları, gıda harcamaları, enerji giderleri, eğitim masrafları ve ulaşım maliyetleri ortadayken kamu çalışanlarına yapılan toplamdaki %13,5’lik artış hayatın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.
Türkiye ekonomisi büyüyor.
Milli gelir artıyor.
Vergi gelirleri rekor seviyelere ulaşıyor.
İhracat yükseliyor.
Ancak bu büyümenin yükünü omuzlayan kamu görevlileri ve emeklileri, ortaya çıkan refahtan hak ettikleri payı alamıyor.
Çağrımızı yineliyoruz:
Kamu görevlileri ve emeklileri artık sadece enflasyon kadar artış istemiyor.
İnsanca yaşayacak ücret istiyor.
Büyüyen Türkiye'den hak ettiği payı istiyor.
Alın terinin karşılığını eksiksiz istiyor.
Bu nedenle;
• Temmuz ayında maaşlara ilave zam yapılmalıdır.
• Kamu görevlileri ve emeklilerine mutlaka refah payı verilmelidir.
• Maaşların aylarca enflasyon karşısında erimesine son verecek eşel mobil sistemi hayata geçirilmelidir.
• Toplu sözleşme sistemi yeniden düzenlenmeli; gerçekleşen enflasyonun peşinden koşan değil, enflasyonu öngören ve çalışanı koruyan bir ücret politikası oluşturulmalıdır.
• Özellikle son yıllarda görev aylıkları ile emekli aylıkları arasındaki makas kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması milyonlarca kamu görevlisini emeklilikten korkar hâle getirmiştir. Bu adaletsizlik de vakit geçirilmeden giderilmelidir.
Kamu görevlileri enflasyonun gerisinden gelen maaş artışlarını değil, enflasyonun önünde giden bir ücret politikası istemektedir.Çünkü refah, enflasyon farkıyla değil; hakça bölüşülen büyümeyle sağlanır.
Mücadelemiz; kamu görevlilerimizi ve emeklilerimizin maaşlarınınher altı ayda bir erimesine yol açan bu ücret anlayışı değişinceye, ek zam, refah payı ve eşel mobil sistemi hayata geçinceye kadar aynı kararlılıkla devam edecektir.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ederek Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği (UAESEB)’mizin faaliyetleri hakkında bilgi arz etttim.
Ayrıca Kerkük’te Türkmen gençlerimize yönelik düzenlediğimiz Türkçe Yeterlik Sertifikası programımızın süreci ve sonuçları hakkındaki raporumuzu da kendisiyle paylaştım.
Programın üçüncü fazının tamamlanmasıyla birlikte eğitime katılan 321 soydaş kardeşimiz sertifika almış ve böylece YTB bursuna başvurma ve ülkemizde yüksek öğrenim imkanına kavuşmuş oldular.
Sayın Genel Başkanımız, tüm soydaşlarımıza ve özellikle Türkmen gençlerimize tebrik ve başarı dileklerini ilettiler.
Türkmeneli’ndeki çalışmalarımıza her daim destek ve takdirlerini esirgemeyen sayın Genel Başkanıma hürmet ve saygılarımı arz ediyorum.
Bu vesileyle Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği ve Kerkük Ülkü Ocakları Başkanı Murad İmadeddin Türkmen kardeşime de gayretlerinden ötürü tekraren teşekkür ediyorum.
MHP Kahramanmaraş İl Başkanımız Mansur Metehan, Kahramanmaraş Kamu-Sen İl Başkanımız Hasan Yurdagül, Türk Eğitim-Sen Kahramanmaraş 1 No’lu Şube Başkanımız Hakan Hiçyılmaz, Türk Eğitim-Sen Kahramanmaraş 2 No’lu Şube Başkanımız Bayram Doğan, Türk Sağlık-Sen Kahramanmaraş İl Başkanımız Mehmet Özer, Türk Büro-Sen Kahramanmaraş İl Başkanımız Abdulkadir Demirdöğen ile birlikte, Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ederek Kahramanmaraş’ımızın ihtiyaçlarını, şehrimizde görev yapan kamu çalışanlarımızın taleplerini ve memleketimizin öncelikli meselelerini arz ettik.
Türk milliyetçiliğinin fikri ve ahlaki çizgisinden beslenen, sendikacılığı siyasi çıkarlara göre şekillendirmeyen, kamu çalışanlarının emeğini istismar etmeyen, hakkı ve hakkaniyeti gözeten konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen’in ve çatı olduğu sendikalarımızın ortaya koyduğu duruş; kamu görevlilerimizin sendikacılıkta yegane sesi ve sözüdür.
Çalışanlarımızın hakkını her şartta savunan, Türk milletinin üstün yararını sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçası gören bu anlayışın güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.
Liderimiz Sn. Devlet Bahçeli’ye kabulleri, destekleri ve kıymetli değerlendirmeleri dolayısıyla şükranlarımızı sunuyoruz. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
NORM FAZLASI RE’SEN ATAMADA KONYA İDARE MAHKEMESİNDEN 16 İPTAL KARARI
Sendikamız üyelerinin, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle re’sen atanmaları üzerine açılan davalarda, Konya İdare Mahkemeleri 16 farklı kararla idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Kararların gerekçesinde;
“Bu itibarla, hukuka aykırılığı Danıştay kararıyla tespit edilerek yürütmesi durdurulan ilçe grubu düzenlemesine dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel atama işleminin, hukuki sebep unsurunun ortadan kalktığı kuşkusuzdur. Zira idari işlemlerin sebep unsuru, işlemin tesisine dayanak teşkil eden maddi ve hukuki nedenlerin yürürlükte ve geçerli olmasını gerektirmekte olup, işlemin dayanağını oluşturan düzenleyici işlemin hukuka aykırı bulunması ve yürütmesinin durdurulması halinde, bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin hukuki temelinin de çöktüğünün kabulü gerekir. İdare hukukunun yerleşik ilkeleri uyarınca, üst normatif düzenlemeye aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan ve uygulanması durdurulan bir düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bağlı bireysel işlemlerin hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceği açıktır.” denilmiştir.
https://t.co/etPVG1nSmg @Türk Eğitim Sen aracılığıyla
MEB bünyesinde 123.724 öğretmenimiz, emekli olma hakkını elde ettiği halde fiilen göreve devam ediyor.
Bu meslektaşlarımızın kahır ekseriyeti, haklı olarak, ekonomik gerekçelerle emekli olmaktan imtina ediyor.
Çünkü hali hazırda emekli olduklarında alacakları maaş, çalışırken elde ettikleri ücretin neredeyse %45’ine tekabül ediyor.
Oysa ki, emekli koşulları iyileştirilmiş olsa, yıllarca Türk eğitimine hizmet etmiş bu öğretmenlerimiz, hayatlarının son deminde huzur ve rahatlıkla emeklilik yaşamına devam edebilecekler.
Yıllardır söylüyoruz: Ek ders ücretleri, uzman ve başöğretmenlik tazminatları, yani her türlü ilave ödeme emekliliğe esas kazanca dahil edilmeli ki, emekli maaaşları ve ikramiyesi makul seviyeye gelebilsin.
Düşünsenize; yüzbini aşkın öğretmenimiz emekli olabilse, bir o kadar genç meslektaşımıza istihdam imkanı doğacak.
500 bini aşkın fakülte mezunu öğretmen adayı atama beklerken, 10 binlik atama kontenjanlarıyla hangi derde derman olacağız?
@tcbestepe@tcmeb@HMBakanligi
MAAŞ PROMOSYON ANLAŞMALARI MERKEZİ YAPILSIN!
İller ve hatta ilçeler arasında belirlenen promosyon ücretlerinde büyük farklılıklar oluşmakta.
Örneğin Şanlıurfa’da yapılan banka maaş promosyon anlaşmalarında ilçeler arasında ciddi farklar oluşmuştur. Karaköprü’de yaklaşık 91.000 TL, İl Milli Eğitim’de 93.500 TL seviyesinde olan promosyonlar; Haliliye’de 74.000 TL, Eyyübiye’de ise 64.000 TL gibi oldukça düşük rakamlarda kalmıştır. Aynı ilde bu kadar farklılık nasıl izah edilebilecektir?
Bu tür arazların yaşanmaması için (sendika olarak daha önce de gündeme getirdiğimiz gibi) MEB tarafından, tüm personel adına merkezi şekilde banka promosyon anlaşması yapılmalıdır.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sayın @zuhal_karakoc hanımefendi, genel kurulumuz sonrası tebrik ziyaretine geldiler.
Türk eğitimine hizmetleriyle tanıdığımız kıymetli vekilimizin, memleket hizmetinde de gayretlerini takdirle takip ediyoruz.
Nezaketinden ötürü kendisine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Başta CİMER olmak üzere asılsız birtakım bildirimlerle, ihbarlarla soruşmalar açılıyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. CİMER’e düzen getirilmelidir. Mesnetsiz şikâyetlerin failleri hakkında mutlaka mali ve hukuki müeyyideler uygulanmalıdır.
2036’nın Ankara’sı; Türk Asrı’nın merkezi, Türk Dünyası’nın ve gönül coğrafyamızın kutup yıldızı, insanlığa yeniden huzur ve barış getirecek yeni bir medeniyetin inşa edildiği yeni yüzyılın yükselen değeri olacaktır!
Eğitim çalışanlarının beklentilerinin karşılandığı ve sorunlarının çözüldüğü yeni bir dönemin kapılarını aralaması dileğiyle yeni yılınızı kutluyorum.
2026’nın ülkemize, Türk Dünyası’na ve gönül coprafyamıza huzur ve sükunet getirmesini temenni ediyorum.
Anamur Çarıklar Rüştü Kazım Yücelen Ortaokulu müdürü Ender Kara, bir öğrencinin silahlı saldırısıyla ağır yaralandı.
Meslektaşımıza acil şifalar diliyorum.
Bu müessif olay, okullarımızdaki güvenlik problemini bir kez daha acı şekilde gösterdi.
12 yaşında bir öğrencinin dahi elinde tüfekle okula girebiliyor olmasının izahı yoktur.
Bu itibarla, her okulumuza güvenlik personeli tahsis edilmesi ve güvenlik tedbirlerinin eksiksiz alınması elzemdir.
Genç meslektaşlarımızla hasbihal ettik.
KPSS’de Türkiye 37. si olmuş öğretmenimiz dahi öğrencileriyle buluşamadı!
2024 KPSS’de yüksek puan almış fakat kısıtlı kontenjanlardan dolayı ataması yapılmayan öğretmenlerimiz 24 Kasım öncesinde ilave atama bekliyorlar.
Arkadaşlarımız, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan ’ın bu son derece haklı ve makul beklentiye kayıtsız kalmayacağına inanıyorlar.
@tcbestepe@tcmeb@HMBakanligi