@umitozdag@zaferpartisi Hocam, bazı internet sitelerinde 2025 tarihli haberlerde, 2026 için böyle bir yardım yapılacağı yazılmış.
https://t.co/rpR881tng7
https://t.co/i9BDRhQ5NY
33 YAŞINDA TÜMGENERAL 33 yaşında bir kaymakam, MSB’de Genel Müdür oluyor ve makam karşılığı Tümgeneral rütbesi de alıyor. Harp Okulu mezunu bir subay ise o yaşlarda ancak üsteğmen ya da yüzbaşı…
Bir subayın Tümgeneral olabilmesi için; takım, bölük, tabur, alay, tugay komutanlıkları yapması, operasyon bölgelerinde görev alması ve yaklaşık 30 yıl boyunca TSK’nın her kademesinde emek vermesi gerekiyor.
Yüzbaşılık, binbaşılık, yarbaylık, albaylık ve tuğgenerallik süreçlerinden geçmeden o rütbeye ulaşılamıyor.
Bugün ise yıllarca sahada görev yapmış albaylar ve generaller, askerî komuta geçmişi olmayan genç bir bürokratın emrinde çalışıyor.
Bu durum TSK personelinde nasıl bir ruh hali oluşturuyordur? Motivasyon mu, aidiyet mi, yoksa ciddi bir kırgınlık mı?”
#TSK #MSB #Asker #Subay #TürkSilahlıKuvvetleri #Liyakat #Kariyer #Devlet #Gündem #Türkiye
Denizli’de zeytinliğine el konulup, ağaçlarının sökülmesine direnen
75 yaşında, 1.50 cm boyundaki 8 çocuk annesi Hatice Kocalar, kömür şirketi Avdan AŞ’nin 5 erkek görevlisini darp ettiği iddiasıyla yargılandığı davada para cezasına çarptırılmış.
Trajikomik işleri olağanlaştırdılar.
HaticeKocalar anamızı dinleyin…👇👇👇
#ZeytinimeDokunma
Atalarımız boşuna söylememiş:
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür (İnsan hafızası unutma ile kusurludur.)
Ama öyle bir dönem yaşandı ki bu millete unutturmaya çalıştıkları şeyler unutulmayacak.
Kumpas yıllarında yaşanan acılar sıradan bir unutulmaya sığmaz.
Yok olan hayatlar, atılan iftiralar, dijital dellilerle çalınan yıllar, tasfiye edilen binlerce yurtsever, düşmana teslim edilen savaş planları ve 15 Temmuza giden FETÖ yapılanması…
Bu millet unutmaz artık.
@mustafaonsel ... Aleviler, bu devletin kurulmasında ve her alanda savunulmasında can veren insanların en önünde yer almışlardır. Her toplumdan olduğu gibi onların içinden de hainler çıkabilir. Ama o toplumun genelinin bölücü bir kimlikle birlikte anılmasını doğru bulamadım.
1 - @mustafaonsel Komutanımızın, bugüne kadarki tüm paylaşımlarında noktalarına virgüllerine varıncaya kadar gözüm kapalı imzamı basabilirim. Lakin bu paylaşımda, bölücülük yapan birinin neden Alevi olduğunu yazma ihtiyacını hissettiğini anlayamadım. 👉👉
Kendisi Samandağlı Alevi bir aileye mensup olan DEM'li Tülay Hatimoğulları, "İktidara ve devlete sesleniyorum. Kürt halkı, ÜLKELERİNİN BAŞKENTLERİYLE entegrasyona hazırdır!" demiş!
Birkaç soru;
1.Bu kadın, "ülkelerinin başkentleriyle" diyerek söz konusu etnitisenin yaşadığı diğer ülkeleri de kastettiği açıkken, neden sadece Türkiye devletine sesleniyor?
2.Gerçekten entegrasyondan neyi kastediyor?
3.Kendisi Kürt olmayan bu kadının vb.lerinin gerçek motivasyonu nedir?
@öne çıkar
CHP YÖNETİMİ FARKINDA Ml? CHP AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KAYBETTİ…
CHP’li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, bir yolsuzluk soruşturması kapsamında Ankara’da gözaltına alındı. Yalım’ı gözaltına almaya giden polisler, oteldeki odada çok genç bir kızın olduğunu da gördü.
21 yaşındaki bu genç kızın UŞAK BELEDİYESİ’nde “ÇALIŞTIĞI” ve odaya “kayıt dışı” bir yöntemle yani “gizlice” getirildiği ortaya çıktı.
Yapılan inceleme sonucu adı geçen genç kızın Yalım’ın seçimi kazandığı 2024 yılından beri İŞE GİTMEDİĞİ ve kamuoyunda “BANKAMATİK” olarak adlandırılan sistemle tam İKİ YILDIR DÜZENLİ MAAŞ ALDIĞI anlaşıldı. (Şimdi bu maaşlar faiziyle birlikte geri alınacak.)
Kısacası; CHP’li Özkan Yalım, aralarında bir “rıza ilişkisi”nin bulunmadığı gün gibi ortada olan bu genç kızı, makamının ve parasının gücünü kullanarak ilişkiye zorlamış.
Yalım, “makam ve para gücü”nü kullanarak yani kamunun kendisine emanet ettiği bir görevden kaynaklanan gücünü istismar ederek zevk yaşıyor.
Bu arada Yalım’ın diğer sevgilisi ise CHP’li başka bir belediyede “istihdam” ediliyor. Bu sevgili de 2024 yılından bu yana birçok kez kez yurt dışına gidiyor .
Hangi parayla?
Bitmedi…
2. sevgilinin istihdam edildiği İzmir’deki belediyenin başkanı da UŞAK’ta bir ilişkisini istihdam ettiriyor.
Yani bir “değişim” yapılıyor.
Şimdi panikle “değişim elemanları”nı hızlıca işten çıkarmaya çalışıyorlar.
Bunun benzer örnekleri o kadar çok ki…
Tek tek yazsam buraya sığmaz..
Özkan Yalım’ın kendisinden 37 yaş küçük “sevgilisi” ile otelde basıldıktan sonra ortaya çıkan görüntülerin SERVİS EDİLMESİ YANLIŞTIR.
Ancak ne yazık ki; bu görüntüler birçok acı gerçeği de ortaya koymuştur.
CHP’li yöneticilere; yolsuzluk ve hırsızlık iddialarına kol kanat germek yetmemiş; bu tip ahlaksızlıkları da SİPER olarak hepimizi utandırmışlardır.
Sahi; siz tam olarak neyi savunuyorsunuz eski arkadaşlarım? Eski yoldaşlarım…
Neyi?
Siz 103 yıllık çınarımızı yolsuzluk, hırsızlık ve ahlaksızlıklara kol kanat geren bir hale getirdiğiniz için hiç mi utanmıyorsunuz?
Bu mudur CHP’mizin ahlakı!
Kamunun parasıyla 2 “sevgili”sinin tüm masraflarını ödetmek ne zamandan beri altı okun ilkesi oldu?
“Belediye Başkanı” kentin en güvenilir insanı demektir.
Bu mudur “kentin en güvenilir” insanı?
Evet Özkan Yalım’la CHP Genel Merkezi’nin karşısında yapılan binadan aldığınız daireleri biliyoruz. Hangi işleri çevirdiğinizi de… Kimlete hangi hediyelerin gittiğini de..
Ama bunları “CHP” çatısı altında yapmayın.
Şöyle bir durun; akşam eve gittiğinizde çocuklarınıza son yaşananları savunun bir bakalım… Bakın hangi cevapları alacaksınız..
Farkında mısınız?
Hiçbirinizin çocukları o mitinglere gelip yolsuzlukları savunmuyor.
Bazılarınız ise dejenerasyonun artık dibine vurmuşsunuz.
“Efendim böyle bir dönemde otele gidilir mi” diyor ve Yalım’a “malzeme verdiği için” kızıyorsunuz
Tek sorun “yakalanmak” mı size göre?
Evli ve 3 çocuklu bir siyasetçi dünyanın neresinde olursa olsun böyle bir rezalete karıştıysa çıkar istifa eder ve toplumdan özür diler. Partidinden de hemen İHRAÇ edilir.
Peki siz ne yapıyorsunuz?
Bu SEKS SKANDALI’nı savunmakla yetinmiyor üstüne bir de miting yapıyorsunuz. Uşak’ta çadır kurup adına da “Demokrasi Nöbeti” diyorsunuz.
Farkında mısınız?
103 yıllık partimize kara bir leke çalıyorsunuz.
Farkında mısınız?
CHP’mizin hepimizin gururlandıran ahlaki üstünlüğünü “değişim” adı altında ortadan kaldırıyor ve toplumu dejenerasyona sürüklüyorsunuz.
Siz aslında CHP’mize düşmanlık ediyorsunuz.
26 Mart 2026 sabaha karşı, İstanbul Boğazı yaklaşma sularında, karasularımızın hemen dibinde, kıta sahanlığımız içinde Türk sahipli ALTURA isimli kolay bayraklı, 1 milyon varil ham petrol yüklü bir tankere Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen bir insansız deniz ve hava aracıyla saldırı yapılmıştır.
Bu hadise artık bardağın taştığını göstermektedir.
Burada verilen mesaj son derece açıktır.
Birincisi, dünyanın en kritik su yollarından biri olan, Montrö rejimiyle Türkiye’nin kontrolündeki Türk Boğazları trafiğine, Türkiye’ye en yakın noktada müdahale edilebileceği gösterilmiştir.
İkincisi ve daha da önemlisi, dolu bir ham petrol tankerine saldırı yapılarak, gerekirse Türkiye’nin çok büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakılabileceği mesajı verilmiştir.
Bugüne kadar çoğunlukla boş tankerlere yönelik saldırılar görülürken, dolu bir tankere yönelik bu saldırı Türkiye’yi artık sadece söylemde değil, eylemde de harekete geçmeye zorlayacak niteliktedir.
Türkiye, 2004 yılından bu yana Karadeniz’de başlattığı Karadeniz Uyumu Harekâtı ile gerekirse tek taraflı olarak kendi deniz yetki alanlarında (kıta sahanlığı/MEB) denizde güvenliği sağlama, terörle mücadele ve beklenmeyen olayları önleme sorumluluğunu üstlenmiştir.
Türk Donanması unsurları bugün Somali’de görev icra etmekte, bazı unsurlarımız NATO görevleri kapsamında son iki aydır, Kuzey Denizi ve Baltık’ta faaliyet göstermektedir.
Buna karşılık Karadeniz’de, kendi kıta sahanlığımız içinde, Türk Boğazları’nın hemen dışında gerçekleşen bu tür saldırıları engelleyemiyor oluşumuz ciddi bir güvenlik açığıdır.
Türkiye derhal Karadeniz Uyumu Harekâtı’nı tek taraflı olarak en üst seviyede aktive etmeli; bölgede su üstü unsurları, insansız deniz araçları ve insansız hava araçları ile 7/24 kesintisiz karakol faaliyetine başlamalıdır.
Türkiye’nin tam da talihsiz bir şekilde güneydoğu Anadolu’da NATO için müşterek kolordu karargahı kuracağı haberlerinin medyada yer aldığı bir konjonktürde NATO destekli Ukrayna’nın Türkiye’ye gözdağı veren bu küstah hamlesi cevapsız kalmamalıdır.
Donanmamızın varlık nedeni, Türkiye’nin Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerini korumaktır
Bugün öncelik; uzak coğrafyalarda başkalarının çıkarlarını korumak değil, Türk Boğazları’nın dibinde ortaya çıkan bu yeni nesil deniz terörüne karşı derhal tedbir almaktır.
Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
Alon Mizrahi isimli gazeteci ve daha pek çok batılı kaynak, ABD'nin çok fazla darbe aldığını, bunun, sonuçları bakımından Pearl Harbor baskınından daha ağır olduğunu söylüyorlar...
Ve dikkat ediyor musunuz, İran'a, tersine bir göç söz konusu ve çoğunluğu konuşmalarından Türk olduğu anlaşılan rejime muhalif bir çok insan İran'a dönüyor...
Vatanseverlik işte bu!
Rejim sorunluysa onu, er ya da geç o ülkenin insanı değistirir, haydutlar değil!
Dünyada genç yaşta (27) profesör ünvanını alan, 60 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını çözerek adını matematik tarihine yazdıran, DNA sarmalının açıklamasını en sağlam şekilde açıklayan, katıldığı tüm konferanslarda iyi derecede İngilizce bilmesine rağmen sunumunu Türkçe yapıp Türklüğünden taviz vermeyen, bilim dünyasında ismi tüm dünyada şöhretle anılan, "Türk Einstein"ı olarak adlandırılan kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu....
Rahmet ve minnetle...🇹🇷