Ömrümüz Türk dünyası için çalışmakla geçti; Allah nasip etti Ruşan Abbas'tan, Abdülcemil Kırımoğlu'na kadar birçok isimle tanıştık, ellerini öptük, videolar çektik. Doğu Türkistan'daki kamp mağdurlarıyla, Ukrayna'daki Kırım Taburu komutanıyla röportajlar yaptık. Kerkük'te, Tebriz'de dostlarımız var, elimizden ne geliyorsa yaptık, onlar için bir çöp kaldırabiliyorsak kaldırdık, haber yapabiliyorsak yaptık.
Ama Allah kahretsin ki sözde Kürdistan bayrağıyla poz veren, AKP'ye yanlayan, oradan oraya çıkarı neredeyse ona kapılanan Serkan'ın dedikleri hiç aklımıza gelmedi ya. Biz nasıl düşünemedik bunları?
Hayatımızda Türk milliyetçiliğinden şaşmadığımız için olabilir belki, sonuçta Serkan oradan oraya gitti herkesi gördü, herkesi tattı. Bizden daha iyi biliyordur. Biz Türk milliyetçiliği dışında ne biliriz ki?
olm ne güzel iş ya. 1 asırlık cumhuriyetin çeyreğini tek parti, tek adam olarak yönetiyorsun ve hiçbir şeyin sorumluluğunu almıyorsun. "şunu yaptılar, bunu ettiler" e sen? senlik bir şey yok tabii.
İstanbul’da Atatürklü/ Türk bayraklı tek başına yürüyen birine yapılan müdahale emri veren,
Doğubeyazıt’ta PKK terör örgütünün paçavraları ile yürüyenlere eskort yapın emri veren kim, kimler?
Türk milleti devlet refleksi göstermek zorunda değil... Türk milleti denge gütmek zorunda değil... Türk milleti bölücüler gocunmasın diye sessiz kalmak zorunda değil...
Bu ülke bizim. Sahibi biziz. Uyum sağlaması gereken biz değiliz...
Hayır. Ses çıkararak tepki vermenin bir şeyi düzeltmediği görüldü. Siyasete güvensizlik arttı. Herhangi bir itiraz cezaya dönüşebiliyor.
Yani hassasiyet yok değil, tahammül ediliyor her şeye. Tepki vermenin farklı yollarını kullanacaktır insanlar.
Erdoğan: “Kendi evlatlarını Paris’e Londra’ya, Brüksel’e Washington’a gönderip en iyi eğitim kurumlarında okutup lüks ve şatafat içinde yaşattılar;
Anadolu ve Trakya’nın pırlanta gibi çocuklarını ise fakirliğe, cahilliğe hatta ölüme ittiler.”
İki gündür Suriye'nin batı şeridinde son derece tehlikeli bir süreç yaşanıyor. Aralık ayında iki kez uyarıda bulunmaya çalıştım. Birisi aşağıda yer alıyor. Sonrasında birkaç kez bölgeyi dolaşarak gözlem yaptım. Ayrıca arkadaşlarımla Aralık sonlarından beri gün gün güvenlik olayları kronolojisi tutuyoruz. Yarın veya pazartesi sizlerle basitleştirilmiş istatistikleri paylaşacağım. Sanırım daha sertleşecek bir çatışma sürecinin ilk ciddi dalgasını yaşıyoruz. Umarım bu süreç başta sivillerin korunması olmak üzere kontrol altına alınır. Yoksa göç, dış müdahale, siyasi istikrarsızlık, toprak bütünlüğünün tehlikeye girmesi gibi bir dizi sorunla karşılaşacağız. Suriye ve Suriyeliler yeterince zarar gördü. Ülke dahasını kaldıramaz. Kısa sürede görüşmek üzere
Artık emekli olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim. Dünyadaki küresel değişmeler ve Türkiye içindeki demografik ve kültürel değişimler bizi çok karmaşık, sofistike ve çok farklı şiddet ve radikalleşme dalgalarıyla karşı karşıya bırakacak. Üç yıla yakın Terör dairede resmi görevlendirilerek "radikalleşme uzmanı" olarak mutfakta çalıştım ve bu sürede kaç kez bu dalganın gelmekte olduğunu söyledik, bir çok ülkenin nasıl mücadele ettiğini araştırdık.
Şiddet ve radikalizmle mücadele sadece kolluğa ait değildir. Milli Eğitim, YÖK, Aile, Gençlik, Diyanet ve yerel yönetimler gibi birçok kurum sorumluluk almalı ve Türkiye Radikalizm ve Şiddet ile mücadelede artık yeni bir evreye geçmelidir. Üzülerek söylemeliyim ki bu konuyu İç İşleri Bakanlığı dışında kimseye anlatamadık. Bu ülkede klinik terör psikoloğu bile yetiştiremiyoruz. Şiddet dalgası çeşitlenecek ve artacak. Güvenli kentler ve sokaklar daha önemli hale gelecek.
Ben bu kelimeyi Yağmur Atsız’dan öğrenmiştim. Okurken de kahkahaya boğulmuştum: 😃
Yağmur Atsız’ın Ömrümün İlk 65 Yılı adlı hatıralarında geçen bu “komiksel” olay şöyle:
Atsız bir gün diline “Bağımsız Bayırbucak Devleti”ni dolamış... Bayırbucak, Suriye sınırında bir yer, malum, ahalisi de Türk... Atsız buraya baskın yapacak, ele geçirecek, devleti ilan edecek, sonra Türkiye Cumhuriyeti’ne savaş açacak, Türk halkı onun kurduğu bu “devletten” yana olunca, “gerçek Türk devleti” kurulacak. Atsız'ın Maltepe’deki evinin sürekli misafirlerinden biri Şevki Paşa’ymış, Şevki Mutlugil... Emekli olmadan önce İstanbul MİT başkanlığı da yapmış... Atsız, bir gün kuracağı devleti Şevki Paşa’ya anlatmış ve böyle bir harekât için ne gerektiğini sormuş. Paşa da derin derin düşündükten sonra, "kuvve"yi sıralamış: “Bir takviyeli piyade kolordusu, altı ile sekiz sahra bataryası, otuz da zırhlı araç, bir de hava bombardıman filosu tedarik edilirse şansımız daha da yükselir.” Atsız dehşetle irkilmiş: “Bu kadar asker ve mühimmatı nereden bulacağız?” “Bilmem, siz nasıl düşünmüştünüz?”Atsız’ın düşündüğü şudur: Kırk “atik ve tetik” genç, ellerinde sopalarla Bayırbucak’ı basacaklar, telgrafhaneyi ele geçirip devletin kurulduğunu dünyaya ilan edecekler. Atsız’ın kurulacak devletin genelkurmay başkanlığını teklif ettiği Şevki Paşa der ki: “Atsız, Atsız! Size kurmay başkanı değil, deli güllabicisi lazım!”
İstanbulun fethinin kutlamaları ile ilgili az bilinen gerçek;
1) Fethin 450. yılında Abdülhamid "rum" tebaama ayıp olur diye kutlamamış
2)Fethin 500.yılında Menderes Yunanistan'a ayıp olur diye kutlamamış
3-) Nihal atsız size Ayasofya'da arkadaşlarıyla birlikte Namaz kılarak kutlamak istemiş
Not: Yani İslamcılar her zaman tavrını başka milletlerden yana koymuştur. Türk'ün yanında olmamışlardır.
Ama "ırkçı-tengrici" diye küçümsedikleri Atsız hoca fethin ruhuna uygun bir kutlama yapmak istemiş.
Bu kıssada çok ama çok büyük dersler var
Son günlerde toplumda bilinirliği yüksek şirketlerin vergi matrah ve ödenen vergi tutarları sıkça paylaşılmaya başlandı.
Bu rakamlar üzerinden değerlendirme yapmak neresinden baksak hatalı olur. Birkaç örnek verecek olursak;
👉 GMYO kazançları vergiden istisna.
👉 Holdingler için iştirakleri kar payı dağıtmazsa matrahsız olmaları gayet doğal.
👉 Faaliyet operasyonel sebeplerle bilinen marka/şirketler üzerinden değil de iştirak veya çatı şirketler aracılığıyla yürütülüyor olabilir.
👉 Yeni yapılan yatırımlar dolayısıyla faiz ve amortisman giderleri vergi matrahını aşındırabilir vb.
Bununla birlikte bu şekilde şirket vergi levhalarının kamuya açık ve ulaşılabilir olmasından memnuniyetsiz değilim.
Öyle ya da böyle bir şekilde kamuoyu denetimi gerçekleştirilmiş oluyor. Vergiye gönüllü uyum yönünden kesinlikle teşvik edici bir yöntem.
Tıpkı sosyal sorumluluk projelerini reklamlaştırdıkları gibi şirketler, vergi yükümlülüklerini ne ölçüde gerçekleştirdiklerini kısa ve basit ifadelerle açıklayabilirler.
Konunun fazlaca gündem olması umarım vergi levhalarına ulaşma yöntemlerini zorlaşmasına vesile olmaz.
Son günlerde toplumda bilinirliği yüksek şirketlerin vergi matrah ve ödenen vergi tutarları sıkça paylaşılmaya başlandı.
Bu rakamlar üzerinden değerlendirme yapmak neresinden baksak hatalı olur. Birkaç örnek verecek olursak;
👉 GMYO kazançları vergiden istisna.
👉 Holdingler için iştirakleri kar payı dağıtmazsa matrahsız olmaları gayet doğal.
👉 Faaliyet operasyonel sebeplerle bilinen marka/şirketler üzerinden değil de iştirak veya çatı şirketler aracılığıyla yürütülüyor olabilir.
👉 Yeni yapılan yatırımlar dolayısıyla faiz ve amortisman giderleri vergi matrahını aşındırabilir vb.
Bununla birlikte bu şekilde şirket vergi levhalarının kamuya açık ve ulaşılabilir olmasından memnuniyetsiz değilim.
Öyle ya da böyle bir şekilde kamuoyu denetimi gerçekleştirilmiş oluyor. Vergiye gönüllü uyum yönünden kesinlikle teşvik edici bir yöntem.
Tıpkı sosyal sorumluluk projelerini reklamlaştırdıkları gibi şirketler, vergi yükümlülüklerini ne ölçüde gerçekleştirdiklerini kısa ve basit ifadelerle açıklayabilirler.
Konunun fazlaca gündem olması umarım vergi levhalarına ulaşma yöntemlerini zorlaşmasına vesile olmaz.
Trump, Biden'a karşı zaten kazanacaktı.
Suikast girişimiyle, Biden yerine farklı bir demokrat adayın çıkması engellendi. Kaybedileceği keskinleşen yarışa artık kimse giremez.
Millî ruh, millî güç! 🇹🇷
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin korkusuz ve kahraman Mehmetçiklerinden, bu akşam Hollanda karşısında yarı final için mücadele edecek olan #BizimÇocuklar'a mesaj var. A Millî Futbol Takımımızın #EURO2024 'te sağlayacağı her başarı milletimizle birlikte engin dağlarda, amansız denizlerde ve hudutsuz göklerde görev yapan askerlerimizi de sevince boğacak. Haydi Türkiye, hep birlikte zafere! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
🔹Dövizdeki yükseliş durdu, fiyatlar neden durmuyor?
🔹Eylemsizlik Yasası vs. Ceteris Paribus
🔹Hayat pahalılığının sonuçlarını diğer aktörlere yükleme arayışı, genel ekonomik durumu daha iyiye götürmüyor.
👉 Bugünkü yazımda, Ekonomi Gazetesi’nde..
https://t.co/X6nLRUpo2l