🚨 4.000 unutulmuş notla uyudu... Sabah uyandığında ise ikinci bir beyni vardı! 🤯🧠
27 yaşındaki bir genç, Obsidian'da yıllardır biriktirdiği 4 bin notu, yarım kalan fikirleri ve yüzlerce kitap özetini artık hiç açmıyordu. 📚💭
Sonra bir program kurdu:
💡 Obsidian sadece Markdown dosyalarından oluşuyor. Claude Code ise bunların hepsini okuyabiliyor.
Tek seferlik bir kurulum yaptı... ⚙️
Ertesi sabah yapay zekâ onun yerine gece boyunca çalışmıştı. 😳👇
✅ 4.000 notu taradı
🔗 340 kopuk fikri birbirine bağladı
⚠️ 2021 ile 2025 arasında yazdığı 18 çelişkiyi buldu
✍️ Unuttuğu notlardan 6 yeni makale oluşturdu
CBDC MODERN KÖLELİĞİN YENİ ADI !!
2021 yılında Çin Dijital Yuan testini başlattı. Shenzhen'de milyonlarca insana dijital para dağıttı.
Medya "teknolojik ilerleme" dedi. Kimse gerçek testleri araştırmadı.
İlk etapta normal görünüyordu. Market, kafe, restoran harcamaları. "Pratik" dediler.
Sonra bazı kullanıcılara mesaj geldi: "Bu paranın süresi 30 gün, sonra otomatik silinecek."
Önemsemediler. 30 gün geçti. Para silindi. Geri verilmedi.
Test başarılıydı.
5 yıl sonra Şubat 2026. Almanya Merkez Bankası Başkanı Nagel açıklama yaptı:
"Dijital Euro Avrupa için stratejik önem taşıyor. Programlanabilir Euro sunacağız."
Programlanabilir.
Çin'in test ettiği sistem. Aynı kelime.
Size Çin'in ne test ettiğini anlatacağım. Programlanabilir paranın ne anlama geldiğini göstereceğim. Almanya'nın neden aynı sistemi kurduğunu açıklayacağım. Ve neden modern kölelik olduğunu kanıtlayacağım.
Çin 4 kontrol mekanizması test etti. Her biri başarılı oldu.
Zaman damgası: 1,000 yuan verildi ancak "30 gün içinde harca yoksa silinir" şartıyla. Bazıları biriktirmek istedi. 30. gün sonra sistem otomatik sildi.
Kategori sınırı: "Sadece gıda alınabilir" kuralıyla para verildi. Markette geçti. Elektronik mağazasında sistem "bu kategori için yetkiniz yok" diyerek reddetti.
Coğrafi kısıtlama: "Sadece Shenzhen'de geçerli" şartıyla dağıtıldı. Başka şehre gidince sistem "bu bölgede geçersiz" dedi.
Sosyal kredi: Dijital para sosyal kredi puanına bağlandı. Düşük puanlı vatandaşların limiti düşürüldü. Tren bileti alamadılar. Lüks restoranlar ödemeler reddedildi.
Her test sorunsuz çalıştı. 2026'da 230 milyon Çinli dijital yuan kullanıyor.
Şubat 2026. Almanya Merkez Bankası "programlanabilir merkez bankası parası sunacağız" dedi.
Programlanabilir para ne demek?
Devlet isterse:
"Bu parayı biriktiremezsin."
"Bu parayı sadece gıdaya harcayabilirsin."
"Bu parayı sadece yerli ürüne harcayabilirsin."
"Bu parayı belirli tarih içinde harcamalısın."
"Sosyal limitin mi düşük? Paran kısıtlandı."
"Vergi borcun var? Otomatik kesildi."
"Ambargo uygulanan ülke ürünü? İşlem reddedildi."
Paranız artık sizin değil. Devletin kontrol ettiği elektronik bir kupon.
Çin test etti. Almanya "yapacağız" dedi. Sistem küresel oluyor.
Neden Almanya bunu istiyor?
Nagel açıkladı: "Dolar stablecoin'leri Avrupa'da baskın hale gelmemeli. Para politikası riski."
Ne demek? Amerikan şirketlerinin dijital parası Avrupa'da kullanılmasın. Çünkü kontrol Amerikada olur.
Çözüm: Kendi euro CBDC'lerini kurmak. Kontrol Avrupa'da olsun.
Ama kontrol kimde? Halkta mı? Hayır. Merkez bankasında. Devlette.
Programlanabilir sistem Çin'in test ettikleriyle aynı potansiyele sahip.
Nakit ile bunlar yapılamaz. Dijital para ile hepsi otomatik.
1800'lerde kölelik vardı.
2030'da elektronik zincir olacak. Ancak bu kölelikten çok daha etkili.
Her gün paraya ihtiyacınız var. Para olmadan yaşayamazsınız.
Dijital para gelince sadece bir tür para kalır ve devlet onu kontrol eder.
Muhalif olursanız: Dondurulur, aç kalırsınız.
Biriktirirseniz: Paranız silinir.
Yanlış kategoride harcarsanız: Limit düşer.
Fiziksel köle 1800'lerde kaçabilirdi. Özgür topraklar vardı.
Finansal köle 2030'da kaçamaz. Para olmadan yaşayamazsınız. İlerleyen dönemde her ülke dijital para kullanacak.
Kanada 2022 protestolarında hesapları mahkeme kararı olmadan dondurdu. İnsanlar paralarına erişemeyince protestodan çekildi.
Tam dijital para olsaydı merkez bankası bir tuşla milyonlarca cüzdanı dondururdu.
Siz CBDC hakkında ne düşünüyorsunuz?
İnsan hayatını değiştiremiyor çünkü hayatını değil, kendini değiştirmesi gerektiğini fark etmiyor.
Ama burada küçük bir sorun var.
Bu makaleyi okuyanların %99’unun hayatı yine değişmeyecek.
Son günlerde 160 milyon etkileşime ulaşan bu makaleyi nihayet sakin kafayla okuma fırsatım oldu.
Okurken şunu düşündüm:
Biz çoğu zaman “hedef koyduğumuzu” sanıyoruz ama aslında sadece okumuş oluyoruz.
Okuyoruz, hak veriyoruz, hatta heyecanlanıyoruz.
Sonra hayat aynen devam ediyor.
Çünkü insan, bildiğini uygulayan bir varlık değil.
Alıştığını savunan bir varlık.
Yeni yıl kararları, motivasyon patlamaları, disiplin fantezileri…
Hepsi aynı yerden çıkıyor
"Olmak istemediğimiz kişiyle, olmak istediğimiz hayatı inşa etmeye çalışıyoruz."
Makale bu noktada çok doğru bir yerden vuruyor.
Ama aynı zamanda en zor yeri de burası.
Makalenin en sert ama en dürüst söylediği şey şu:
Sen orada değilsin çünkü orada yaşayacak insan değilsin.
Bu cümle insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.
Ama dürüst olmkta fayda var:
Bu tokadı yiyip gerçekten yerinden kalkan insan sayısı çok az.
Çünkü mesele irade değil.
Daha çok çalışmak değil.
“Neden” de değil.
Mesele kimlik.
Ve kimlik, okumayla değişmiyor.
Bir vücut geliştirmeci sağlıklı beslenmek için kendini zorlamaz.
Bir lider sabah kalkmak için disiplin kasmaz.
Onlar için bu hayat “zor” değil, doğaldır.
Zor olan, başka türlü yaşamaktır.
Biz ise çoğu zaman şunu diyoruz:
“Bir hedefe ulaşayım da sonra rahatlarım.”
Ama gerçek şu:
Seni oraya götüren hayatı sevmiyorsan,
oraya vardığında da tutunamazsın.
Makale şunu çok net anlatıyor ve burada Dan Koe bence tamamen haklı:
Davranışlar hedefe değil, korunmaya hizmet eder.
Ertelemek tembellik değildir.
Risk almamak korkaklık değildir.
Çoğu zaman bunlar
yargılanmaktan,
başarısız görünmekten,
başkalarının gözünde “düşmekten”
korunma çabasıdır.
Yani aslında değişmek istemiyoruz.
Güvende kalmak istiyoruz.
Ve işte makalenin sessizce söylediği ama herkesin yüzleşmekten kaçtığı gerçek:
Çoğu insan değişemiyor çünkü değişmenin bedelini ödemek istemiyor.
Bu yüzden hayatlarımız;
bize ait olmayan hedeflerle,
aileden, kültürden, toplumdan ödünç alınmış
“başarı” tanımlarıyla dolu.
Makalenin bana göre en çarpıcı tarafı, zihni bir oyun sistemi gibi ele almasıydı.
Ama burada da acı bir gerçek var
"Kaybetmek istemediğin bir şey yoksa, kazanmak için de savaşmıyorsun."
Bir anti-vizyonun yoksa
yani asla yaşamak istemediğin hayat net değilse
vizyon da bulanık kalıyor.
Ve çoğu insan, o karanlık tabloya bakmaya bile cesaret edemiyor.
Ben bu makaleyi okuduktan sonra şunu fark ettim,
Hayatımda gerçek ilerleme yaşadığım tüm dönemler,
artık kendime katlanamadığım anlardan sonra gelmiş.
Bir noktada insan şunu diyor:
“Böyle yaşamaktansa, bilinmeyene razıyım.”
Bu makaleyi sadece okumadım.
NotebookLM ile 6 dakikalık sesli/video özetini de hazırladım.
Okumaya vakti olmayanlar için değil sadece
okuyup geçmemek isteyenler için.
Çünkü bu yazı “okuyup geçilecek” türden değil.
Ama şunu da dürüstçe söyleyeyim:
Bu yazıyı okuyanların çoğu için yine öyle olacak.
Eğer şu aralar içten içe
“daha fazlası olmalı” diyorsan
ama ne olduğunu tam koyamıyorsan…
bu makale sana iyi gelecektir değerli insan.
Okumayanlar için mutlaka bu şekilde dinleyin.
Ama bilin:
Bazı fikirler vardır;
okunduğunda değil, bedeli ödendiğinde yerine oturur.
Araç Sayısı Patlıyor, Trafik Kilitleniyor
2025’te trafiğe kayıtlar % 8,9 düşse de 2,37 milyon yeni taşıt eklendi.
Toplam araç sayısı 33,6 milyona çıktı.
Artış yavaşladı ama stok devasa: trafik sorunu büyüyecek.
New York'taki birçok restoran, asgari ücreti ödememenin bir yolunu buldu.
Filipinler'den sanal kasiyerler işe alıyorlar ve onlara saatte sadece 3,25 dolar ödemeleri gerekiyor.
Asgari ücret arttıkça bu tür uygulamaları Türkiye’de görmeye başlayacaksınız.
KATERİNA KÖŞKÜ!
Çar Nikola Av Köşkü 1914 yılında yapılmış olup Sarıkamış Harekâtı'nın bir bölümünü Ruslar buradan yönetmiştir.
Yetki kargaşası yüzünden tarumar edildi, oysa bir zamanlar burası dağcı komando eğitim birliği binası olarak kullanıldı, çevresi doğal güzellik ve mesire alanı idi, yanı başında şehitlik var.
Savaş sonrası, 1925 yılında Ankara Anlaşması ile geri alınana kadar Ruslara Savaş tazminatı olarak verilmişti.
Bu güzelim binaya Valilik, Kaymakamlık neden sahip çıkmadı, neden tarumar olmasına göz yumdular anlamak zor...
Sümerbank ayakkabı fabrikası,
Devlet Demiryolları lojmanları, yüzlerce subay lojmanları,
9. Tümen'in karargah binaları gibi pek çok yapı kaderine terk edilip metruk hale getirilmiştir.
Milli servet israfı budur.
Oysa bölgede turizmi canlandırmak için her biri hazine bu yapıların. Umarım ilgililerine ulaşır. ...
🔴Almanya’da bir süpermarkete kurulan robot mutfak, saatte 120 yemek pişirip servis edebiliyor.
▪️İki robot kol, malzemeyi topluyor, pişiriyor, servisi yapıyor ve bulaşığı yıkıyor.
▪️Yemekler ekran ya da sesle sipariş ediliyor, fiyatlar 6 €’dan başlıyor.
▪️Askeri üsler, hastaneler ve fabrikalar için de test edilmeye başlandı.
ben 17 yaşına kadar babamın durumu epey iyiydi.
bu sayede arkadaş çevrem hep durumu iyi olan insanların çocuklarından oluşuyordu ve en hayırlı alışkanlıklarımı bu çevrem sayesinde edindim.
>3.sınıf arkadaşım şu an (4-5 senedir ABD'de yaşıyor) amazon’u öğretti ve başlattı.
>lise arkadaşım, futbolu bıraktığımda boşluktayken beni fitnesse başlattı.
>bir diğeri ingilizce öğrenmem için gaza getirdi.
>biri baba batınca iş bulmama yardım etti.
birinin ailesi ticaretle uğraşıyorsa, kendisinin yapacağı girişimlere “ucube” gözlerle bakılmıyor.
bu vizyonun avantajı büyük.
@RadioEuropes A Russian plane was shot down when our relations with Russia were going well. We're good with Italy in the defense industry. Someone is doing something.
@elonmusk A Russian plane was shot down when our relations with Russia were going well. We're good with Italy in the defense industry. Someone is doing something.
(ÖZEL HABER)
TÜRKİYE'NİN HER TERÖR EYLEMİNDEN SONRA HABER KAMERALARININ OBJEKTİFLERİNE TAKILAN, HEPSİ DE BİRBİRİNİN AYNI GÖRÜNÜMDEKİ SIVASIZ ŞEHİT EVLERİ, 40 YIL SONRA İLK KEZ SİNEMA PERDESİNE TAŞINDI.
MİLLİYETÇİ YÖNETMEN İSMAİL GÜNEŞ'İN BÜYÜK TARTIŞMALARA ADAY FİLMİ "SIVASIZ EVLERDEN BİRİ" ÖNÜMÜZDEKİ EKİM AYINDA GÖSTERİME GİRİYOR.
---
Şu kesif yoksulluğun içinde, biraz olsun soluklanmak ve günü aç kalmadan tamamlamak mı istiyorsun ey köylü ve çaresiz Türk?
O hâlde, evinin direği oğlunu teröre karşı cepheye sür, karşılığında kamu bankasından ATM kartını al ve sana bağlanan aylıkla kalan ömründe rahat et.
...
Türk sinemasına son 40 yılda "Gün Doğmadan", "Çizme", "Beşinci Boyut", "Ateşin Düştüğü Yer", "Sözün Bittiği Yer", "Gülün Bittiği Yer", "Kervan 1915" gibi çok tartışılan eserler kazandırmış olan, Montreal Film Festivali büyük ödülü sahibi milliyetçi senarist-yönetmen İsmail Güneş, PKK yancısı ya da hükûmet kutsayıcısı sol ve sağ sanat çevrelerinin ele almayı yıllarca bir tabu olarak görüp ısrarla kaçındıkları "etnik teröre kurban verilmiş Türk şehitleri" olgusuna cesaretle eğilen ilk sinema filmini gerçekleştirdi.
"Sıvasız Evlerden Biri" filminin ikinci adı da bu yüzden "Kurban"...
Sakarya'nın Araklı kasabasında sıfırdan inşâ edilen bir ev ve çevre düzeninde, tamamı tiyatrocu olan güçlü bir oyuncu ekibiyle gerçekleştirilen, olağanüstü güzellikte bir sanat yönetimi ve iç burucu bir gerçekliğin egemen olduğu film, çok ciddi ekonomik zorluklar eşliğinde çekildi. Buna karşılık, şimdiye kadar sınırlı olarak gösterildiği festivallerde ayakta alkışlanan bir yapıt ortaya çıktı.
Belli bir kesimin ideolojik olarak parsellediği Türk sinema piyasasında, Türkçü düşünceleri nedeniyle, 40 yıldır tüm çarpıcı eserleri ve kazandığı ödüllere rağmen yok sayılan Güneş, elini bir kez daha taşın altına sokarak, Türkiye'nin son 40 yıldaki en can yakıcı sosyo-ekonomik sorununu beyazperdeye taşıdı.
Geçen yıl tamamlanmasına rağmen, uzun süredir arkasında kararlılıkla duracak bir dağıtımcı firma arayan film, nihayet önümüzdeki Ekim ayında ülke çapında gösterime sunulabilecek.
Biz de özel gösterimde izlediğimiz ve hayran kaldığımız bu filmin hem takipçisi, hem de destekleyicisi olacağız.
Filmle ilgili yeni haberler yolda...
"8 saat uyku" kuralı SIFIR kanıta dayanmaktadır.
Eski insanlar tek bir uzun dönem değil, iki ayrı evrede uyurlardı.
İşte gerçekte nasıl uyumanız gerektiğine dair şok edici gerçek: 🧵