Erkan Baş: Herkes şunu bilsin:
Bir avuç asalak daha fazla para kazansın diye biz ormanda, madende, otelde, hastanede, depremde ÖLÜYORUZ
Bize ait bir devlet yok ama tarikatların yandaşların, sermayenin bir devleti var
Vatanımızı bu çakallara bırakmayacağız. Mücadeleye hazırız
Özgür Özel CHP Genel Başkanı oldu da toplum, ana muhalefetin ve CHP'nin Genel Başkanlığı nasıl olurmuş gördü.
Meğer CHP seçmeni Ecevit'ten bu yana rol yapmayan, vefakâr, mücadeleci ve sahici bir lidere ne kadar hasret kalmış.
@eczozgurozel
Bir zamanlar ülkemize 366 dünya klasiğini kazandıran milli eğitim bakanı Hasan Ali Yücel'in koltuğunda, "geri zekelıya anlatır gibi anlatayım" diyen bir "seviye" oturuyor.
İstanbul’da deprem kadar su kaynaklarının korunması da beka meselesidir. Umarım İSKİ Genel Müdürü bir an önce vazifesinin başına dönerek hayati öneme haiz bu uğraşını sürdürür. Sevgiyle
Tüm Türkiye’ye ilan ve ifşa ederiz ki:
“Kanal İstanbul gündemimizde yok” açıklamaları yalandır.
“Hükümet Kanal İstanbul’dan vazgeçti” ifadeleri tamamen aldanmadır, aldatmacadır.
19 Mart darbe girişiminin siyasi hedefi
İMAMOĞLU
Maddi hedefi
KANAL İSTANBUL’dur.
Tarih 27 Şubat 2025.
İşte Erdoğan, işte kayıt, işte kanıt!
Sayın Bakan'ın açıklamasına bir örnekle cevap vermek istiyorum: İlkokuldan liseye kadar tüm eğitim hayatım yatılı okullarda geçti. Devlet bana tüm eğitim sürecinde üç öğün sıcak yemek verdi. Şu anda ise okullarda çocukların açlığından ve yemek hakkından söz ediyoruz. Devlet bana yazları, yazlık kıyafet; kışları için, kışlık kıyafet verdi. İç çamaşırından tutun, çorabına kadar her ihtiyacımızı karşıladı. Hiçbir sorunumuz yoktu; hatta daha da ötesini anlatayım; bize o dönem kantinden alışveriş yapabilmemiz için harçlık verirlerdi. Durumu iyi olan arkadaşlarımız kantinden alışveriş yapardı; biz de alışveriş yapabilelim, mağdur olmayalım diye maaş gibi harçlık verirlerdi. Öğrencisine maaş veren o devlet bugün geriye giderek; şu anda yerine aile koruma birliklerinden para topluyor!
Neymiş bu Kanal İstanbul sevdanız, nasıl bir “aşk” bu?
Bu ihanet için gözünüz nasıl kararmış?
Kimlere, ne vaat ettiniz?
Depremle ilgili sadece aklıma gelen 4 kalem işinizi paylaşıyorum;
📌Deprem fonunda buharlaştırdığınız kaynak tam 42 milyar dolar!
📌İstanbul’da 2004-2019 yılları arası 15 yılda 130 projede kamu alanlarından ve imar hareketliliğinden yarattığınız rant tam 85 milyar dolar!
📌İstanbul’a ihanet olduğunu herkesin bildiği “çılgın projeniz” Kanal İstanbul’un tahmini maliyeti tam 100 milyar dolar!
📌19 Mart sabahı milletin iradesine karşı emrinle gerçekleşen darbe girişiminin ülke bütçesine maliyeti tam 50 milyar dolar!
Sadece yukarıda saydığım dört kalemde millete ve devlete 277 milyar dolar zarar yüklediniz!
Bu kaynak İstanbul dahil bütün ülkeyi ihya eder, depreme dayanıklı hale getirir ve bütün ülkemizi düze çıkarırdı.
Gözü dönmüş hırsınızı ve ihtirasınızı önce yüce Allah’a sonra da milletimize havale ediyorum.
Aziz milletim, bu çarpık düzenden acilen kurtulmalıyız. Sizlere güveniyorum.
Milletimiz büyüktür!
- 560 Milyar TL yolsuzluk iddiası patladı. İBB bütçesinin o kadar olmadığı ortaya çıktı.
- Saray gibi evde oturuyor iddiası patladı. İBB konutu çıktı.
- Rüşvet olarak ev alıyor iddiası patladı evlerin paralarının ödendiğine dair dekont ortaya çıktı.
- Gencecik PM üyesine "1 milyon almış." iddiası patladı. Patlayınca elden alıyor olabilir evresine geçtiler.
- Bavul bavul para alıyor iddiası patladı. Bavulların jammer olduğu ortaya çıktı.
-Demokratik bir ülkeyiz balonu patladı. Sandığı ortadan kaldırmak istedikleri ortaya çıktı.
-Adil yargı balonu patladı. Avukatlar adliyeye sokulmadı, avukatlar gözaltına alındı.
-Adalet ve Kalkınma Partisi balonu patladı. Nitekim ortada ne adalet ne kalkınma kaldı...
Merhabalar, ben Furkan, 25 Nisan cuma günü, saat 20.00'de Ankara'daki Üniversitelerin Konur Sokak'ta düzenlemiş olduğu yürüyüşe katılan alelade bir liseliyim.
Yaşım 16.
Elimden geldiğince ve hatırladığımca yaşadığım polis zulmünü sizlere anlatacağım.
++
Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın?
Aziz Milletim;
Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler.
16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek.
Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun.
Kıymetli Vatandaşlarım;
Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar.
Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!”
Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak.
Aziz Milletim;
Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Milletimiz büyüktür.
kendisine gelen torpil ricası mesajını ilgili yere göndermeye çalışırken mesajı whatsapp durumunda paylaşan adamlar tarafından yönetilmek çok zoruma gidiyor…