Brent petrol yükselince benzin ve motorine zam yapmakta kimse bir dakika bile gecikmiyor.
Ama Brent petrol düştüğünde aynı hızla indirim göremiyoruz. 3-4-5-6 liralık zamlar peş peşe geliyor, ardından %20’lik düşüşe karşılık sembolik 1 liralık indirim yapılıyor.
Bu tablo ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Zamlar neden bu kadar hızlı yansıtılırken, indirimler aynı şekilde pompaya yansımıyor?
Vatandaşın aklıyla alay etmeyi bırakın. Şeffaf ve tutarlı bir fiyatlandırma sistemi istiyoruz.
Gaziantep Milletvekili :
@melih_meric
"POLİS, memur değildir. Devletin güvenlik hattıdır.
Zorunlu tayini vardır, silah taşır, hayatı risk altındadır. Bayramı, tatili,gece-gündüzü yoktur. Senelik izni dışında hiçbir hakkı doğru düzgün tanınmaz. Her sokakta görev, her köşe başında risk. Ama söz konusu maaş olduğunda, yok sayılan yine polis olur.
Soruyoruz:
Günde 12 saat çalışan polisin emeği neden görmezden geliniyor?
Zorunlu angarya görevlendirmeler neden hâlâ sistematik hale geldi?
Yıpranma hakkı neden sadece kâğıt üzerinde kaldı?
Fazla görev varsa, fazla ücret de olmak zorunda!Fazla risk varsa, fazla sosyal hak da verilmek zorunda! Bu ülkenin güvenliği fedakârlıkla değil; adaletli ücret politikasıyla sağlanır.
#PolisinHakkıTeslimEdilsin "
https://t.co/QkJ2Cjqj1V
Yolunuz açık olsun @urasdeniz Bey.
Emniyet Teşkilatının sorunlarını duyurma noktasında yaptığınız çalışmalar, gönlümüzde bir ömür yer edinecek.
İlkeli ve tutarlı yaklaşımınızla nice 4 yıllara, başarılar sizle olsun.
İstanbul’un meşhur kebapçılarından biri
Tehdit ediliyormuş polisten yardım istemiş
15 gündür sabah daha o açmadan polis ekibi dükkanın önünde
Şimdi baktım dükkan kapanmış ama polisler hala orada
İnanamadım‼️
15 gündür polislere bir dürüm ayran bile ikram etmemiş
.…. …..‼️
HAKLI TALEBİMİZ KARŞILIK BULDU!
ANKARA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDE TÜM PERSONELİN TALTİF İLE ÖDÜLLENDİRİLMESİ SAĞLANDI!
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi sürecinde yalnızca sahada görev yapan personelin değil; artan iş yükünü omuzlayan, izinleri iptal edilen, teşkilat hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi adına büyük fedakârlık gösteren tüm teşkilat mensuplarının taltif ile ödüllendirilmesini talep ettiğimiz yazışmalarımız, görüşmelerimiz ve takiplerimiz olumlu sonuçlanmıştır.
Yaptığımız girişimler neticesinde, sadece sahada görev alan personelin değil, iş yükünü birlikte sırtlayan, izinleri kapatılan ve organizasyonun başarıyla tamamlanmasına görünmeyen emekleriyle katkı sunan tüm teşkilat mensuplarının ödüllendirilmesi yönündeki talebimiz olumlu karşılanmış, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından tüm personelin taltif ile ödüllendirilmesine yönelik süreç tamamlanmıştır.
Bu karar, teşkilatımızda birlik, beraberlik, adalet ve hakkaniyet anlayışını güçlendiren ,ortak emeğin karşılığını bulması bakımından önemli bir örnek olmuştur.
Başta sürece gösterdiği destek ve yapıcı yaklaşım nedeniyle İçişleri Bakanlığımıza, teşkilat mensuplarımızın haklı taleplerine duyarlılık gösteren Emniyet Genel Müdürlüğümüze, taleplerimizin karşılık bulmasına katkı sağlayan Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve sürece katkı sunan tüm yöneticilerimize teşekkür ediyoruz.
Bu vesileyle , 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında personel görevlendiren veya organizasyon süresince kendi illerinde teyakkuz hâlinde görev yapan diğer il emniyet müdürlüklerinde de aynı hakkaniyet anlayışının hayata geçirilmesini, görev alan ve artan iş yükünü omuzlayan tüm personelin hizmet sınıfı ayrımı gözetilmeksizin taltif ile ödüllendirilmesini temenni ediyoruz.
Emniyet Teşkilatı Sendikası olarak bundan sonra da teşkilat mensuplarımızın haklı taleplerini kararlılıkla takip etmeye, ortak emeğin karşılığını bulması için mücadele etmeye devam edeceğiz.
@mustafaciftcitr@ValiFidan@Maksutyuksek
Sayın @EmniyetMersin kendini savunamayacak, koruyamayacak bir çocuğu açıkça öldürmeye teşebbüs eden bu şahıs hakkında gereği yapılmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Böylesi caniler toplumdan soyutlanmalıdır.
https://t.co/Rpsn4qPwUv
Güne Merhaba
Dikkat çekmeyen ama önemli bir konuyu gündeme taşıyarak yetkilileri bu konuda tekrar düşünmeye davet edelim
Yaz Geldi, Eğlence Mekânları Doldu…
Neden güvenlik yükü
Türk Polisinin Omuzlarında?
Yaz mevsimi geldi.
İnsanların tercihleri olan eğlence kültürü esaslı sahiller dolup taşıyor, eğlence merkezleri,gece kulüpleri, mekânlar yoğun şekilde faaliyet gösteriyor.
İnsanlar eğlenirken, kapıda Türk Emniyet Teşkilatı mensupları bu işletmelerin önünde sabaha kadar güvenlik nöbeti tutuyor.
Peki neden?
Elbetteki vatandaşımızın can ve mal güvenliği Türk devletinin himayesi altındadır tartışılmaz.
O mekandaki insanlar can güvenliklerinin devletin himayesi altında olduğuna inançla oradadırlar saygı duyarız olması gereken de budur ki hayatın bütün alanlarında iç güvenlik esastır.
Ancak burada mesele yükün tek başına büyük ölçüde polisimizin üzerine yüklenmeyerek,özel işletmelerin bu anlamda üstlenmesi gereken önemli sorumluluğunda üstlenmeleri noktasında iradenin düzenleyici tedbirleri alması gerekir üzerine konuşuyoruz
O zaman soralım.
Neden özel işletmeler kâr ederken, onların oluşturduğu güvenlik ve asayiş yükü devletin, yani Türk polisinin omuzlarına yükleniyor?
Artık bu konuyu yeniden değerlendirme zamanı gelmiştir.
Özel işletmeler ticari kazanç sağlıyorsa, güvenlik sorumluluğunun da önemli bir bölümünü üstlenmek zorundadır.
Devletin asli görevi, her işletmenin kapısında nöbet tutmak değil; toplumun genel güvenliğini sağlamak, suçla mücadele etmek ve kamu düzenini korumaktır.
Bu nedenle 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile belediyelerin ruhsat mevzuatı günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden ele alınmalıdır.
Belirli bir kapasitenin üzerindeki gece eğlence mekânları için;
* Yeterli sayıda eğitimli özel güvenlik görevlisi bulundurma,
* Yüksek çözünürlüklü CCTV kamera sistemi kurma,
* X-Ray cihazı ve metal dedektörü kullanma,
* Girişlerde etkin güvenlik kontrolü sağlama,
zorunlu hâle getirilmelidir.
İşletme içerisinde veya girişinde meydana gelen olaylarda güvenlik zafiyeti tespit edilmesi durumunda, işletmelere ağır idari para cezaları uygulanmalı; ihlalin devamı hâlinde ruhsatın askıya alınması ve gerekirse iptaline kadar uzanan yaptırımlar devreye girmelidir.
Türk Polisi, gece kulüplerinin veya eğlence mekânlarının kapısında sürekli nöbet tutan bir güvenlik görevlisi konumunda olmamalıdır.
Polis; olaylara müdahale eden, bölgesel asayişi sağlayan, suçla mücadeleyi yöneten ve kamu düzenini denetleyen asli görevine odaklanmalıdır.
Hem kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hem de polisimizin asli görevlerini daha etkin yerine getirebilmesi için bu sistemin yeniden ele alınması artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.
@tcbestepe
EMNİYET TEŞKİLATI PERSONELİNİN BEKLENTİLERİ;
1-Maaşlarda emeğin karşılığı olacak iyileştirme,
2-Polis Meslek Kanunu,
3-Sendika
4-Fazla Mesai Ücreti
5-Gece Çalışma Tazminatı
6-Kanuni güvenceli 12/36 çalışma sistemi
7-25 yılda emeklilik hakkı
#PolisGeçinemiyor
Kamu işçisi fazla mesai ücreti 607 TL.
Doktor 252 TL
Hemşire 157 TL
Diğer bakanlıklardaki memurlar ise ücretsiz mesai yapıyor.
Özellikle polis ve güvenlik memuru bayramlarda mesai ücreti almadan çalışıyor.
#memur
Göç İdaresi'nin mültecisini polise yık...
Adalet Bakanlığı'nın denetimli serbestlik imzasını polise kitle...
Lojmanını polise korut...
Sağlık ve Adalet Bakanlığı'nın psikiyatrik hastasını polise taşıt...
Nüfus Müdürlüğünün evrak kürek işlerini polise kitle...
Belediyenin kaçan danasından başıboş köpeğine polisi koştur...
Yetmesin, zengin mekanların kapısına polisi badigart yap...
Bir de masa başındaki amirlerin bilgi notu saçmalığıyla ilgili elli kere yazdırıp adamın ömrünü çürüt..
Polisi devlete bedava amele, kurumlara joker, zengine kapı kulu yaptınız..
Teşkilatı angaryayla felç edip sokağı suçluya teslim ettiniz...
Beceriksiz ve, sorumluluktan kaçan kurumlar ve kişiler polisin sırtından defolun gidin artık..! YETER..!
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerin maaşlarında iyileştirme yapabilmek adına formalite bir sınav ile uzman öğretmen, baş öğretmenlik ünvanları getirdi
10/20 yıl arasında görev süresi olan uzman öğretmenler 7400 tl ile 9000 TL
20 yıl ve üstü baş öğretmenler ise 14900 tl ile 17900 tl arası maaş artışı yapıldı
Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan , Sayın bakanım @mustafaciftcitr bu şekilde bir düzenleme ile polislerin de maaşlarında iyileştirme yapılmasını bekliyoruz
#PolisGeçinemiyor
🌏Bursa - Mudanya'da halk plajını işgal eden bir hırt işletmeci, zabıta şezlongları toplarken zabıtalara küfür, beddua ve hakaret ediyor. "AKP 11 yıldır ceza kesip göz yumuyordu" diyor.
‼️Hırt oğlu hırt, Bursa'ya gelip plajı işgal etmiş ve bunu kendine hak olarak görüyor.
⚠️Bugün Bursa ve Balkesir'den güzel haberler geldi bu konuda. Bursa ve Balıkesir'in sahil bölgelerinde zabıtalar hırt işgalcilere operasyon düzenleyip şemsiye ve şezlongları topladılar.
Aynı hareketi, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir zabıtalarından da bekliyoruz.
Kıyılardaki işgaller son bulacak, plajlara konan her bir şezlong kanunsuzdur. Kıyılar ve Plajlar tamamen halka açık olmalıdır.
#Bursa #Mudanya #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #pazartesi #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu
Almanya’da polisin gölgesini görünce ceketinin önünü ilikleyen bu ezikler, Türkiye’ye gelince polise kafa tutacak cesareti buluyor!
Kimlik vermeye tenezül etmeyen bu serserilere, Türk polisinin ve kanununun gücü en ağır şekilde hissettirilmelidir...
Had bilmeyene haddini bildirmek şart!
KAMUDA ÜCRET ADALETİ TARTIŞMASI
Taşerondan kadroya geçen birçok kamu işçisi;
• Sınavsız kadro, • Kamu işçisi statüsü, • Kendi memleketinde çalışma, • Yüksek emeklilik primi, • Maaş + 4 tediye + 2 ikramiye + denge ödemesi + yemek + yol ile toplam 90-100 bin TL gelir.
Devlet memuru ise yaklaşık 70 bin TL maaş alıyor.
Sizce kamuda ücret adaleti sağlanabiliyor mu?
@mkulunk Yorumlarınızın dahi hepsini okudum, çok güzel özetlemişsiniz inşallah sizler sayesinde bu sorunların çözüme kavuştuğunu görürüz.Polis bahsettiğiniz sorunlardan dolayı kendini çok aciz hissediyor.Aciz kişinin vatandaşa nasıl faydası olur.Bir vatandaş olarak sizi tebrik ediyorum👏🏼
Akşama not.
Dikkat!
Sokaktaki asayişin, evlerimizdeki huzurun, iş yerlerimizdeki güvenliğin ve siyasette rahat hareket edebilmenin temel şartlarından biri, polis teşkilatımızın güçlü olmasıdır.
Polis teşkilatımız elbette güçlüdür. Ancak bu gücün sürdürülebilir olması için polislerimizin moral ve motivasyonunun da aynı ölçüde güçlü tutulması gerekir.
Ne yazık ki polislerimizi çoğu zaman bir insan gibi değil, adeta bir makine gibi görüyoruz.
Üzerlerindeki üniformaya olan sadakatlerinden dolayı, “Nasıl olsa itiraz etmezler”, “Daha ne istiyorlar, polis olmuşlar”, “Yapamıyorlarsa istifa edip gitsinler” ya da “Mecbursunuz kardeşim” anlayışıyla hareket ediliyor. Eğer böyle düşünüyorsak, ciddi bir yanlış yapıyoruz.
Unutulmamalıdır ki polis de sokaktaki herhangi bir vatandaş gibi etten kemikten bir insandır.
Sinirleri vardır, ruhu vardır, kalbi vardır, aklı vardır.
Hayata dair beklentileri, ailesi, sevinçleri, üzüntüleri ve sosyal yaşamı vardır.
Son dönemlerde özellikle dikkat çekmemize rağmen, polislerimizin moral ve motivasyonunu yükseltecek adımların atılması konusunda yeterince ilerleme kaydedemediğimizi görüyorum.
Kusura bakmasınlar ama bu süreci yöneten arkadaşlara açıkça söylemek istiyorum: Arka koltukta oturup, karakolda görev yapan polisin,terör şubedeki polisin,Çevik Kuvvet’teki polisin, istihbarattaki polisin nasıl bir hayat yaşadığını anlamak kolay değildir.
Özellikle karı-koca her ikisi de polis olan ailelerin, birbirlerini haftada ancak bir kez görebildiği bir çalışma düzenini anlamak kolay değildir.
Amirinin iki dudağı arasından çıkacak bir emirle, günün ya da gecenin herhangi bir saatinde göreve gitmek zorunda kalmanın ne demek olduğunu anlamak kolay değildir.
Eve gelip üniformasını çıkarıp dinlenmeye fırsat bulamadan yeniden göreve çağrılmanın ne anlama geldiğini hissetmek kolay değildir.
Üzülerek ifade ediyorum ki bunu siyasetteki birçok arkadaşımızın da tam anlamıyla kavraması güçtür.
Özellikle mülki idare açısından da bunu anlamak kolay değildir.
Çünkü onların kapılarını açan da, güvenliğini sağlayan da yine polislerimizdir.
İşte bu nedenle bu konuyu yeniden ele almak zorundayız. Polislerimizin yaşadığı sıkıntıları, beklentilerini ve taleplerini samimiyetle dinlemek, çözüm üretmek ve onların moral-motivasyonunu güçlendirecek adımları vakit kaybetmeden atmak mecburiyetindeyiz.
Gelin, polislerimizin yaşadığı sorunları birlikte konuşalım.
Ne bekliyorlar, ne istiyorlar, hangi sıkıntılarla mücadele ediyorlar; bunları anlamadan güçlü güvenlik teşkilatımızın gücüne her zaman çok ihtiyacımız vardır
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli
#Polis
#Emniyet
* Yarın ya da birkaç gün sonra ek görev yazılıp yazılmayacağını bilmediği için ailesiyle veya sosyal hayatıyla ilgili sağlıklı plan yapamamaktadır. Yaptığı planlar ise çoğu zaman son anda iptal olmaktadır.
* Çalışma saatlerinin iyileştirilmesine yönelik dönem dönem genelgeler yayımlansa da bunlar yasal güvenceye kavuşmadığı için en küçük yoğunlukta yeniden eski düzensiz çalışma sistemine dönülmektedir.
* Bütün bu ağır çalışma şartlarına rağmen çoğu zaman hiçbir ek ücret veya ilave mali hak verilmemektedir.
* Belki de en acı olanı ise, bu şartları bizzat yaşamayan birçok kişinin polislerin karşı karşıya olduğu zorlukları yeterince önemsememesi ve görmezden gelmesidir.
Güçlü bir polis teşkilatı, yalnızca modern araç ve teçhizatla değil; moral ve motivasyonu yüksek, dinlenebilen, ailesine zaman ayırabilen ve emeğinin karşılığını alabilen polislerle mümkündür. Polisimizin yükünü hafifletmek, yalnızca onların değil; toplumun huzuru, güvenliği ve geleceği için de bir zorunluluktur.