(Resul-i Ekrem Aleyhissalatu Vesselam) nakl-i sahîh-i kat'î ile
سَتُفْتَحُ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَنِعْمَ الْاَمِيرُ اَمِيرُهَا وَنِعْمَ الْجَيْشُ جَيْشُهَا
deyip, İstanbul'un İslâm eliyle fetholacağını ve Hazret-i Sultan Mehmed Fâtih'in yüksek bir mertebe sâhibi olduğunu haber vermiş. Haber verdiği gibi zuhûr etmiş.
Mektubat
"bu hayat ve bu dünya bizi kovmadan evvel ve haydi dışarıya demeden, biz kemal-i izzetle, Allah'a ısmarladık deyip izzetimizle bu fâni zevklerimizi bırakmalıyız."
|| Risale-i Nur
"Bu hakikata binaen, bu şehre bir kutub, bir gavs-ı a'zam gelse, seni on günde velayet derecesine çıkaracağım dese, sen Risale-i Nur'u bırakıp onun yanına gitsen, Isparta kahramanlarına arkadaş olamazsın."
|| Bedîüzzaman Said Nursi r.a
Gençler;
"Eğer terbiye-i Kur’âniye ve Nurun hakikatleriyle kendini muhâfaza eylese, tam bir kahraman genç ve mükemmel bir insan ve mesud bir Müslüman ve sâir zîhayatlara, hayvanlara bir nevi sultan olur."
|| Risale-i Nur'dan
Ne mutlu sizlere ki; hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti; ücret almağa gidiyorsunuz.
Asa-yı Musa - 230.sayfa / Bediüzzaman Said Nursi
Görme engelli olan kardeşimizin Risale-i Nur'la tanıştığında geldiği itikâd derecesi.
Risale-i Nur'un ışığında, hayatın her karesinde, Kadir-i Zülcelal'in imzasını okuyan bir teslimiyet dersi. Ondan geldiğini bilmek ruhun en kemâl dercesidir.
Yüzlerce âlim ve binlerce talebe yetiştirmiş ülkemizin sayılı alimlerinden ve meşayihinden büyük alim Molla Bedreddin Sancar k.s buyurur ki;
Eğer Bedîüzzaman olmasa idi Türkiye gitmişti. En karanlık Halk Partisi zamanında Cenab-ı Allah, Bedîüzzaman'ı lütfetti Türkiye'ye.
Cübbeli Ahmet Hoca:
Ben de Said Nursi gibi 'zaman imanı kurtarmak zamanıdır' diyorum.
Mahmud Efendi Hazretleri k.s bu zamanda Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin bu hükmene gelmişti çünkü zaman onu gösteriyor.