17 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Bakanlığımızda bir araya geldik.
Başta FETÖ bağlantısı iddiası olmak üzere, olaya ilişkin tüm şüpheler yeniden ve kapsamlı biçimde incelenecek; hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacaktır.
Behçet Oktay’ın şüpheli ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için süreci yakından takip edeceğiz.
Olayda kimin dahli bulunursa bulunsun, gerçeğin ortaya çıkarılması için bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Merhum Behçet Oktay’a bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet; ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum.
Dağların ardını yakın eden tünellerimizle Türkiye’nin dört bir yanında yollara yeni ufuklar açtık. ⛰️
50 kilometreden 868 kilometreye ulaştırdığımız tünel ağımızla milletimizin yolunu kısalttık, Türkiye’nin hızına hız kattık. 🚘
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın @HibrahimASGIN'dan Yeni Partili belediye meclis üyesine ince ayar:
-"Çıplaklık özgrlük değildir.
Müstehcenliği,çıplaklığı normalleştirme düşüncesinde olan sanat gruplarıyla ilgili... Belediye olarak biz getirmeyeceğiz'.
Mesela siz yeni parti olarak ilk etkinliğiniz Çorum'da bu olsun.
Yeni parti olarak Manifest'i getirin.
Getirin.."
Terörsüz Türkiye; milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve ortak geleceğimizi esas alan millî bir devlet politikasıdır.
Bu tarihî iradeye liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, katkı sunan siyasi partilere, paydaşlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Kanun teklifinin ülkemize, milletimize ve ortak geleceğimize hayırlı olmasını diliyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, çalışma ziyareti gerçekleştirmek üzere bulunduğu Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.
Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız her toplantımızda terörsüz Türkiye konusundaki hassasiyetini ifade etmiştir, terörsüz Türkiye konusunda Cumhur İttifakı'nın bir ve beraber bir şekilde hareket etmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir. Devlet kurumlarına talimatlarını vermiştir. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız tarafından bu süreci yürütmekle görevlendirilmiş heyet olarak, sürecin her aşamasında kendilerine bilgi verdik, kendilerinin talimatlarını aldık, o talimatlar çerçevesinde sonraki adımlarımızı şekillendirdik. Dolayısıyla Zat-ı Devletleri bu sürecin olumlu bir şekilde işlemesi, provokasyonlara ya da sabotajlara karşı dirençli hale gelmesi, yolundan çıkmaması için gerçekten mesaisinin çok önemli bir bölümünü ayırdı ve heyetimizi kendisine arz ettiğimiz konularda net talimatlarla yönlendirdi.
Tabii milletimiz her şeyin karar vericisidir, hepimiz milletimizin talimatlarıyla iş yaparız. Bu sürece dönük provokasyonlar ve iftiralar karşısında Sayın Devlet Bahçeli'nin gerek grup konuşmalarıyla gerek diğer zamanlarda yaptığı stratejik müdahaleler, cesur ve net açıklamalar bir şeyi daha göstermiştir. Türk milliyetçiliği üzerinden bu süreçleri sabote etme isteyenlere karşı aslında Türk milliyetçiliğinin bir millet milliyetçiliği olduğunu, bir ırk milliyetçiliği olmadığını, bu basiretle ve bu dirayetle bu sürecin yönetilmesi gerektiği konusunda da Sayın Bahçeli'nin açıklamaları Cumhuriyet tarihine geçecek bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü burada esas olan milletin tamamının hukukunu devletin bekasını ve milletin geleceğini gözetmektir. Sayın Bahçeli'nin stratejik müdahaleleri bu sabotajların ve yoldan çıkarma çabalarının ortadan kaldırılması bakımından son derece büyük bir işlev gördü.
DEM Parti'den, CHP'den ve diğer partilerden bütün bu süreç boyunca sürecin sağlıklı işlemesi için yapıcı eleştirilerde bulunan, fikirlerini net bir şekilde açıklayan milletvekili arkadaşlarımızın çok büyük katkıları oldu. Tabii Meclis Başkanımız Sayın Kurtulmuş'un komisyona bizzat başkanlık etmesinin de hem Türkiye'deki sürecin yönetilmesi, Meclisin iradesinin ortaya çıkması bakımından, hem de dışarıya yüce Meclis adına verilen mesaj açısından da çok büyük bir kıymeti oldu, bütün bu destek bunu oturttu.
Ve gelinen nokta, yürüyeceğimiz yol budur, silahlı terör örgütünün ortadan kalkmasından sonra Türkiye bir kere daha şimdiye kadar olduğu gibi tarihdaşlıkla yol yürüyecektir, kaderdaşlıkla yol yürüyecektir ve yüksek demokrasi standartlarında vatandaşlık ilkelerini daha ileriye taşıyarak yol yürüyecektir.
Bütün bu çerçevede baktığımızda, önümüzdeki dönemde bu bahsettiğim aşamalara, hedeflere ulaşıldığında vatandaşlık ilkelerinin güncellenmesi, siyasi sisteme, demokratik sisteme daha çok oksijen pompalanmasıyla mümkün olacaktır. Bunu her seferinde söylüyoruz, bugün bu daha da geçerlidir, böyle tarihi bir gündeyiz. Adlarımız farklı olabilir, ama adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Esas mesele silahlı tehdidin ve terör örgütünün gündemden çıkmasıdır. Türkiye çok uzun zamandır silahlı terör örgütünün tehdidiyle karşı karşıyadır, buna karşı mücadele etmiştir. Kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin eşsiz fedakârlıklarıyla bu terörün ve terörün arkasındaki siyasi projelerin hedefine ulaşması engellenmiştir. Bugün gelinen noktada yapılan yasal düzenleme, PKK, KCK terör örgütünün Türkiye'deki, Suriye'deki, Irak'taki, İran'daki, Avrupa'daki legal ve illegal bütün unsur, şube ve uzantılarıyla gündemden çıkmasını ve sona ermesini hedeflemektedir. Bu son derece açık bir şekilde şimdiye kadar ifade edilmiştir, bundan sonrasında da takip edilecek husus budur.
Terör örgütünün gündemden çıkması, devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri çerçevesinde, hukuk devleti ve demokrasinin imkân ve kabiliyetleri çerçevesinde ortaya koyduğu seçenekler sayesinde gerçekleştirilmektedir.
Geçmişte AK Parti’den önce de Millî Güvenlik Kurulu tavsiyeleriyle terör örgütünden ayrılmak isteyenlere bir zemin oluşturulması gündeme getirilmiştir. Bugün gelinen noktada ise bütün bu tecrübelerden yola çıkarak son derece güvence veren, güveni ve güvenceyi bir arada gösteren bir çerçeve yasa ortaya çıkmıştır. Tabii PKK, KCK terör örgütünün Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Avrupa’daki bütün illegal unsurlarıyla sona ermesi, silah terör unsurunu demokrasimiz üzerinde bir yük olmaktan çıkaracaktır. Türkiye bu silahsızlanmayla birlikte bu tehdidin sona erdiğini, bu süreç başarıya ulaşırsa, ki başarıya ulaşması için hepimiz gayret etmeye devam edeceğiz, hep beraber görecektir.
Tabii bu terörün gündemden çıkmasıyla birlikte esasında yepyeni bir iklim doğacaktır. Bu yepyeni iklim demokrasimizin üstündeki yükün kalkması, demokrasimizin üzerindeki bu stresin kalkmasıyla birlikte aslında demokrasimizin ölçeğini büyütecek. Demokrasimizin derinleşmesine daha çok imkân verecek. Demokratik birtakım adımların atılması için daha güçlü bir siyasi ve demokratik iklimin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Dolayısıyla terör örgütünün yükünden Türkiye'nin kurtulması demek aynı zamanda demokrasisinin ölçeğini büyütecek, siyasi iklimine daha çok oksijen yükleyecek bir zemine kavuşması demektir. Demokrasinin ölçeğinin büyümesi demek, siyasi iklimin daha çok oksijene kavuşması demek, Türkiye'nin Türkiye Yüzyılı hedeflerine giderken, bölge barışına katkı yaparken, küresel barışa katkı yaparken çok daha yüksek bir performans ortaya koyması demektir.
Bugün bu yasal çerçeveyle atılan adım esasında bu açıdan bakarsanız bir başlangıcı oluşturacaktır. Bunun Meclisimize, ekonomimize, sivil toplum hayatımıza yansıması, bunun bugün aralarında birtakım mesafe olduğunu düşünen toplumsal kesimlere yansıması çok büyük, çok pozitif ve çok değerli olacaktır. Onun için her birimizin burada bahsettiğim çerçevede bu sürecin başarıyla tamamlanması ve bu silahlı tehdidin ve terör örgütünün gündemden çıkması, bütün bu sürecin başarıyla sonuçlanması için katkısı, esasında Türkiye'nin geleceğine atılmış bir imza olarak düşünülebilir.