A health care CEO was assassinated on a Manhattan street. Publishing the names and addresses of people who own second homes in New York City is beyond reckless. Frankly, it’s indefensible and could act as an assassin’s target list.
Haberi içim yanarak okudum.
Çok üzgünüm.
Bu güzel ülke, yıllarca çalışıp prim ödemiş emeklisine barınmayı dahi sağlayamayan bir ülke olmamalıydı.
Böyle haberler bize neden gece gündüz çalıştığımızı tekrar tekrar hatırlatıyor.
Biz emeklimiz için çalışıyoruz. Çocuk yaşta iş cinayetlerine kurban giden gençlerimiz için, siftah yapamayan esnafımız için, ay sonunu getirmekte zorlanan çalışanlar, ev hanımları için çalışıyoruz.
Umutsuzluğa yer yok. Günü geldiğinde her bir sorunu tek tek düzeltecek; ülkemizi yeniden müreffeh bir ülke kılacağız.
Çünkü biliyoruz... Bu ülke bundan çok daha fazlasını hak ediyor.
2023 seçimlerinden bu yana tam iki buçuk yıl geçti. Faiz de, enflasyon da hala %30’un üzerinde.
O günden bu yana enflasyonla mücadele adına yaptıkları; yüksek faiz, yüksek vergi ve baskılanan ücretler ile maaşlardan ibaret.
Halkımızın feryadı büyük: Geçinemiyoruz!
Hep söyledik, söyleyeceğiz: Adalet olmazsa, şeffaflık olmazsa, liyakat olmazsa; ekonomi olmaz.
2026 bütçesinde faiz ödeneği 2 trilyon 742 milyar liraya çıkartıldı.
2017'deki sistem değişikliğinden ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığını kaybetmesinden sonra faiz ödemeleri katbekat arttı.
2026 bütçesinde sosyal yardımlara ise 917 milyar lira ayrılmış; faize ödenecek rakamın üçte biri.
Yani bu yılın bütçesi yine yardıma muhtaç olanların değil, parası olanların bütçesi oldu.
Komisyon bugüne kadar yeterince dinleme yaptı.
Artık somut adımlar atmanın vakti geldi, geçiyor.
Sayın Erdoğan ve AK Parti bu işin sorumluluğunu açık bir şekilde üstlenmeli.
Bu iş doğruysa, çıksınlar toplum önünde savunsunlar, gerekçelerini de açıklasınlar.
Çekinceleri varsa, bunu da söylesinler.
Bir ülkenin iktidar partisi, sorumluluğu komisyona havale ederek bu süreci yönetemez.
Türkiye eğer ekonomisiyle, demokrasisiyle, hukukuyla güçlü olursa; çok geniş bir coğrafyayı da etkileme gücü olur.
Biz bunu yaşadık. Türkiye ekonomide destan yazarken, Avrupa Birliği sürecinde hızla ilerlerken, aynı zamanda İslam coğrafyasında da büyük ilgi odağı oldu, ilham kaynağı oldu.
Türkiye'nin dış politikasının çok yönlü olması gerekiyor.
Ali Babacan: “1 Ekim'de bir kare çektiler ya, belli bir güruh, ‘Bunlar tamam, Anayasayı geçirecek, 400'ü geçti, eyvah’ dedi.
Ya biz ona buna boyun eğecek bir parti miyiz? Hamdolsun biz kimsenin karşısında boyun eğmeyiz. Doğru neyse onu yaparız.”
Son 10 yıldır çok kaygı verici ve tehlikeli bir gelişme var:
Dünyada teknoloji yoluyla elde edilen servet, az sayıda kişinin ve şirketin elinde toplanıyor. Bunların aynı zamanda sosyal medya şirketleri de var.
Sosyal medya şirketleriyle doğrudan toplumsal kanaati, servetleriyle de siyaseti ve siyasetçileri etkiliyorlar.
Hem toplumu, hem de siyaseti etkileyerek devletlere kendi çıkarlarını besleyecek kararları aldırıyorlar. Böylece servetlerine servet katıyorlar.
Zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyor; orta direk çöküyor.
Ülkemizde taksiler eskidi ancak mevcut vergilerle araçların yenilenmesi çok pahalı.
Taksi olarak kullanılacak TOGG marka elektrikli otomobillerin ÖTV ve KDV'den muaf bir şekilde ve ödemesi kolay uygun taksitlerle satılmasını öneriyoruz.
Taksici esnafımız yeni araç alamadığı için, devlet zaten ÖTV ve KDV tahsilatı yapamıyor.
Basit bir devlet desteği düzenlemesiyle “alınamayan verginin alınmayacağı” ilan edilebilir ve finansman kolaylığı sağlanabilir.
Bakım, onarım ve yakıt masraflarının çok düşük olduğu; çevreyle dost bir taksi ulaşımı Türkiye'de gerçekleşebilir.
Yayının tamamı: https://t.co/vbPAZQsEpv
Ali Babacan: “İktidardakiler, size sesleniyorum:
Kulağınızın üstüne yatmaktan bir türlü vazgeçmiyorsunuz. Ben size vazifelerinizi tekrar hatırlatayım.
Vatandaşın yükünü hafifletmek sizin göreviniz.
Enflasyonu tek haneye düşürmek sizin göreviniz.
İnsanımıza huzur vermek, güven vermek, umut vermek…
Hepsi sizin göreviniz.”
Yeter artık! Her yer kirlendi, her yer çürüdü.
İktidarı defalarca uyardık, her kürsüde haykırdık. "Tedbir alın, daha ne bekliyorsunuz" dedik.
"Cep telefonundan kolayca erişilen sanal bahis-kumar sızdığı her yeri kirletir, her yuvayı yıkar" dedik.
Emeğin görmezden gelindiği bu düzeni kabul etmiyoruz.
Sahada da, masada da insanların emeğiyle kazandığı temiz bir Türkiye mümkün… Ve inanın çok kolay. Yeter ki ülkeyi yönetenler net bir irade sergilesin.
Bizim hedefimiz “Temiz Türkiye”. Bahis ve kumar bataklığı tamamen kuruyana kadar bize rahat yok.
Futbolu kirleten herkes hesap vermeli. Sürecin takipçisi olacağız.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi gururla, minnetle anıyorum.
Bir ülkenin gücü nasıl ölçülür?
1) Ekonomik gücüyle
2) Askeri gücüyle
3) Sözünün gücüyle
Ekonomimiz büyük ve güçlü olmalıdır.
Savunma sanayimize ve teknolojiye daha çok yatırımla caydırıcı gücümüz pekiştirmelidir.
Güven ve itibar kazanarak sözümüzün gücü artırılmalıdır.
Ali Babacan: "Bizim hem kendi kadromuz var hem de Türkiye'de hangi alanda isterseniz isteyin o alanda uzman olan kadroları harekete geçirme gücümüz var.
Bugün hangi konuda olursa olsun bir konunun uzmanı, ben 'Şu konuda bir desteğe ihtiyacımız var, gelin bir görüşelim' dersem beni kırmaz. Çünkü bilir ki bu memleket içindir.
Bizim vatanseverliğimizi herkes tescil etmiş, herkes biliyor.
Haber alma hakkı, milletin hakkıdır. O hakka göz dikmek, milyonların hakkına girmektir; milyonların sesini kısmaktır.
TELE1 çalışanlarına, habercilerine ve yöneticilerine dayanışma duygularımı ifade ediyor, bu haksız ve yersiz uygulamanın bir an önce son bulmasını diliyorum.