Ustazım Süleyman Hilmi Tunahan hz.nın Torunu Ve Talebelerinin Abisi olan Alihan Bey masumdur...✍️
Dinimiz Devletimiz ,
Vatanımız ve Milletimiz için mücadele eden BÜTÜN Şehitlerimizin, Gazilerimizin ve KIYMETLİ AİLELERİ için okunan hatimler var...
Hz. Allah kabul eylesin
🤲🤲🤲
Hakikaten çok ilginç:
1959’da Süleyman Hilmi Tunahanın Fatih Camiine defnini engelleyip "KaracaAhmet’e bir çukur kazın gömün" diyen Namık Gedik’in mezarı;
2026’da Süleymanlılara operasyon yapılırken İçişleri Bakanı tarafından Anıt Mezara taşınıp taltif edileceği söyleniyor
WHY?
Cenaze Namazı ve Defin Hadiseleri
Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nin gasil işleri, Kısıklı’daki evlerinde yapıldı. Naaş-ı şerifleri, Fatih Camii avlusunda dersiamların bulunduğu bölüme tevdi edilecekti.
Kısıklı’da cenaze merasimine katılmak üzere mahşerî bir kalabalık toplanmıştı. Bir kısım insanlar da Fatih Camii’nde beklemekteydi.
Planlanan merasime göre Süleyman Efendi'nin naâşı, Kısıklı’dan Üsküdar’a götürülecek, oradan karşıya geçirilerek Fatih Camii avlusunda, dersiamlara mahsus bölüme defnedilecekti. Bunun için Bakanlar Kurulu’ndan gerekli izin de alınmıştı.
Ancak cenaze alayı, son anda Bakanlar Kurulu kararına rağmen, İçişleri Bakanı Namık Gedik’in "Kazın bir çukur, gömün" diye pervasızca konuşup polislere talimat vermesiyle durduruldu.
Polisler, cenazenin Karacaahmet Mezarlığı’nda kendileri tarafından açtırılan yere defnedilmesi konusunda ısrar ettiler. Cenaze sahipleri ise feraset ve dirayet göstererek herhangi bir hadise çıkarmadan, istemeyerek de olsa bu zorlamaya rıza göstermek mecburiyetinde kaldılar.Böylece Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nin mübarek naaşları, Karacaahmet Kabristanı’ndaki makamına tevdi edildi.
Fatih’te bekleyen kalabalık, bu hadiseyi duyar duymaz karşı tarafa geçti. Ancak kalabalığın büyük bir kısmı defin merasimine yetişemedi.
Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, vefatlarından seneler önce bir vesileyle şöyle buyurmuşlardı:
-“Bizim dünya hayatımızdan korktukları gibi, vefatımızdan da korkacaklar.”
Cenazelerinin defnedilmesini engelleyenlerin akıbetleri ise ayrıca incelenmeye değer bir konudur.
Namık Gedik’in, 1960 ihtilalinde Harbiye talebeleri tarafından öldürülmesi ve ardından alelade bir çukura gömülmesi; diğer mesul şahısların da iki sene sonra, yine 16-17 Eylül tarihlerinde vefat etmeleri, tarihî bir hadise olarak dikkat çekmektedir.
Ne acıdır ki, din düşmanlarına bugün muhafazakar olarak kendisini tanımlayan bir iktidarın döneminde hizmet ediliyor ve taçlandırılıyor olması çok manidardır. Hele hele hafız bir İçişleri Bakanı’nın, din düşmanına hizmeti kendine şiar edinmesi ayrı bir anlam taşıyor.
Cenab-ı Allah din düşmanlarına hizmet edenlerden olmayı bizlere nasip etmesin.
Rabbim bu mübarek zatın şefaatlerine nail eylesin.
Amin. 🤲
Ankara Cumhuriyet başsavcılığı bu vesile ile tüm tarikat ve cemaatleri suç örgütü sayabilecek bir karara ve soruşturmaya daha imza atmış durumda.
Şimdi bir topluluğu seçim konusunda yönlendirmek eğer suç teşkil ediyor ise aşağıda belgeleri ile beyan etmiş olduğum ismailağa cemaati Yahyalı cemaati ve benzerleri gibi Alenen AKP'ye oy vereceklerini bir basın açıklaması yöntemi ile ifade edenlerin durumu nedir..Bu yol müebbet hapse kadar gider mi?
Yine buradan anlaşılıyor ki zorlama suç uydurma çalışmaları her ne kadar sonuç vermemiş olsa da halkın nezdinde artık bu hukuk başlığı adı altında söylemlerin uydurma suç isnatlarının sonraki bir açık bir eksik bulmanın karşılığının kalmadığı da ortaya çıkmıştır.
@ankaracbs@abakingurlek@mustafaciftcitr
Süleymancıların suçu en alt parafrafta “seçim sürecini etkileme” diye yazılmış,
Akp’ye kaybettirmek!
Menzil, İsmailağa “Akp’ye oy verin” derken etkileme olmuyor mu?
Sizi gidi münafıklar siziiiiiii
Herkes dostunu da düşmanını da iyi bilir!?
O bir masondu,dini eğtime şiddetle karşıydı,o zamanın tek tedrîs işini yapan S.Efendi'ye olmadık eziyetler yaptı, yetmedi kendisi komplo uydurup suçu o zâta yükledi.
Yetmedi S.Efendi'ye cenazesinde bile râhat vermedi.İğrenç bir tahfîf...
Mukaddesata hürmet imandan bir cüzdür.
Bakın burada hafız olan İçişleri bakanı ütülü elbisesi bozulmasın diye yüce Kur'an azimüşşan karşısında yüksekte duruyor ve Kur'an-ı Kerim aşağıda kalıyor.
Kur'an-ı Kerim olan odada ayaklarını uzatmayan, yüksek sesle konuşmayan, kendi oturmadan Kur'an-ı Kerim'in rahle'ye koymayan, içerisinde ayeti kerime ve hadis-i Şerif var diye takvim yapraklarını dahi yere koymayan, bu konuda azami derecede dikkatli ve mukaddesaat'a hürmetli olan, ve bunu ümmeti Muhammed'in evladına aşılayan Süleymanlılara olmadık itham ve asılsız iddialarla operasyon yap, sonra hafızım diye medreseleri gez Kur'an-ı Kerim'i ve mukaddesatı hiçe say sonra siz dindar siz muhafazakar olun ehli sünnet cemaatler suç örgütü olsun öyle mi?
Sayın bakan yarın mahkeme-i kübra'da bunları sorarlar size...
Ahmet Arif Denizolgun'un vefatından sonra şu açıklamayı yapacak kadar vatan sevgisi ve iman abidesi Alihan Kuriş abiyi Alman ajanı olmakla suçlayıp zındana kapattılar ya AKP'den her şey beklenir abi...
Ahmet Arif Denizolgun'un irtihalinin ardından Süleymancıların lideri olan Alihan Kuriş'in 2016 yılında yaptığı ilk açıklama ortaya çıktı. #AlihanKuris "Vatan hainlerine, din düşmanlarına, bozuk akımlara, devleti yıkılışa götüren üzeri örtülü planlara set olmaya devam edeceğiz."
"Muhalifseniz başınıza bunlar gelir" algısı toplumda yer etmiş vaziyette!
İşte bu algının toplumda yer etmesi, bu topluma yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir!
Yanlışlara muhalefet etmeyen bir toplum çürümeye mahkûmdur!
Biz bugün bu çürümüşlüğü iliklerimize kadar hissediyoruz !
#YargıEliyleZulüm
Ozgürlük IçinMeydandayız
FurkanGönüllülerine Ozgürlük
Fatih Erbakan'dan Süleymanlıların lideri Alihan Kuriş Beyefendi'ye ve Alparslan Kuytul Hoca efendiye yapılan operasyonlarına ilişkin değerlendirme yaptı:
"Süleymanlılar ( Alihan Bey) ve Alparslan Kuytul muhalif oldukları ve iktidara oy vermedikleri için operasyona uğradı.
Muhalifseniz başınıza bunlar gelir algısı toplumda yerleşti."