İran’a yapılan ve pek çok masum çocuğun ve sivilin katledilmesiyle sonuçlanan hayasız saldırılar hiç bir vicdanın meşru sayamayacağı müteselsil bir azgınlık,zorbalık ve ahlaksızlığın tezahürüdür.
Ümmet, fikren ve siyaseten mutlak şer kötülük ve ifsadın devletleşmiş savaş ve sömürü makineleriyle kuşatılmaya çalışılırken bu mübarek günlerde Rabbimizden rahmet, vahdet, mağfiret, kuvvet, kudret, basiret ve muzafferiyet niyaz ediyoruz.
اللهم ن��وذ بك من شرورهم
[Allah'ım şerlerinden sana sığınırız!]
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olun” denilince yerinize çakılıp kaldınız; yoksa âhiretten vazgeçip de dünya hayatıyla yetinmeye razı mı oldunuz? Halbuki dünya hayatının sağladığı fayda âhiretinkine göre pek azdır.
Eğer toplanıp seferber olmazsanız Allah sizi elem veren bir azapla cezalandırır, yerinize başka bir topluluk getirir ve siz O’na zerrece zarar veremezsiniz. Allah’ın her şeye gücü yeter.
Siz peygambere yardımcı olmasanız da önemli değil. Nitekim inkârcılar onu, iki kişiden biri olarak yurdundan çıkardıklarında Allah ona yardım etmişti: Hani onlar mağaradaydılar; arkadaşına “Tasalanma! Allah bizimle beraberdir” diyordu. Derken Allah ona kendi katından bir güven duygusu indirdi, sizin göremediğiniz askerlerle onu destekledi ve inkârcıların sözünü değersiz hale getirdi. Allah’ın sözü ise en yücedir. Çünkü Allah mutlak galiptir, hikmet sahibidir.
Gerek yaya gerek atlı olarak sefere çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğinizedir.
Kolay elde edilecek bir kazanç ve kısa bir yolculuk olsaydı mutlaka peşinden gelirlerdi; fakat o meşakkatli yol onlara uzun geldi. Bir de kalkıp, “Gücümüz olsaydı inanın ki sizinle beraber sefere çıkardık” diye Allah’ın adına yemin edecek, böylece kendilerini helâke sürükleyecekler. Oysa Allah onların yalan söylediklerini elbette biliyor.
Allah seni affetti de, doğru söyleyenler sence belli olmadan ve kimlerin yalancı olduğunu bilmeden niçin onlara izin verdin?
Allah’a ve âhiret gününe iman edenler, kendilerini mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten muaf tutman için senden izin istemezler. Allah, buyruğuna karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilir.
Senden (savaşa çıkmamak için) izin isteyenler sadece, Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyenler ve şüpheye kapılmış olanlardır; onlar şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yapabilirlerdi; fakat Allah da onların sefere çıkmalarını istemedi, onları geri koydu, onlara “Oturun bakalım diğer oturanlarla beraber!” denildi.
Şayet onlar sizinle beraber sefere çıkmış olsalardı, size bozgunculuktan başka katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek istedikleri için aranıza sokulacaklardı; içinizde onlara kulak asacak olanlar da vardı. Allah zalimleri çok iyi bilir.
Tevbe 38-47
israil Katar’daki HAMAS yetkililerine saldırı düzenlemiş gibi görünüyor. Bu ahmaklar da diğer bütün korkak ahmaklar gibi hala ülkelerindeki Amerikan üslerinden israile kargo uçakları göndermeye devam ediyor. Bir diğeri de petrol göndermeye devam ediyor. Kasabının bıçağını yalayan koyun gibi, inşaAllah hepiniz helak olursunuz !
Bu beddua netenyahu veya trump için değil, bizim için. Ne durumda olduğumuzun, nereye düştüğümüzün farkında mıyız? Tebük’te geri bırakılmışlardan ne farkımız var? Münafık olmaktan korkmamız gerekmiyor mu?
Ebrehe’yi ebabillerle, firavun’u suyla, Karun’u yerin dibine batırarak helak eden, görmediğimiz ordulara sahip olan Rabbim, senin rızan ve mazlum kulların için yola çıkan bu bir avuç samimi Müslümanı hedeflerine ulaştır. #GazzeİçinSonÇıkış
Sırf bunun m��cadelesini verdiği için bir avuç Filistin dostu, göz altına alındı, linç edildi, yalancılıkla suçlandı ve olmadık etiketler vurularak itibarsızlaştırmaya çalışıldı. Eğer bugün bu karar alınıyorsa bu kardeşlerimizin emeği bunda büyüktür. Tabii ki uygulanması halinde olumlu bir adım. Ancak bu kararın 2 sene sonrası gelmesi ise mahcubiyet vericidir. Önemli olan bunun kalıcı hale gelmesi ve İsrail'le ilişkilerin her alanda tamamen kesilmesidir. Sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Ta ki siz İsrail diye bir "devleti" tanımadığınızı ilan edinceye kadar.
Anladığımız;
-Türk bayraklı gemilerin israile gitmesi yasak değildi.
- israile mal götüren gemiler Türk limanlarına giriyordu.
- israil bağlantılı sevkiyatlara izin veriliyordu.
Sonuç; bunların hayatı yalan, dinleri para!
Gazze’nin sesini dünyaya duyuran bir güzel insandı Enes… Adını taşıdığı Hz. Enes gibi Gazze’nin gözleri olmuştu. Geriye iki yavrusunu bırakarak Rabbine yürüdü. Şehadeti mübarek olsun…
Reel politiğe inananlar bu ayetlere, Rabbinin gökte ve yerde orduları olduğuna, görünmeyen ordularıyla zalimleri kahretmek için Müslümanlara yardım edeceğine imanı eksik adamlardır. Allah’ın ayetini görmezden gelen israili de Gazzeyi de görmezden gelir!
Arkadaşlarımız ve abilerimiz Gazze’deki açlığa dikkat çektikleri için gözaltına alınıyorlar! Yetkililer, ya adam gibi kippanızı takın ya da Müslümanlar üzerindeki elinizi çekin! @AliYerlikaya
🔴 SON DAKİKA: Galata Kulesi’ne “Gazze’deki açlığı durdurun” yazılı pankart asmak isteyen Filistin gönüllülerine müdahale edildi
6 kişi gözaltına alındı
Eğer ABD, İsrail'in oyununa gelip İran'a saldırınsa,
Coğrafyamız için bir utanç tarihi daha başlayacak.
Afganistan işgal edilirken utandık.
Irak işgal edilirken utandık.
Libya parçalanırken utandık.
Milyonlarca insan katledilirken utandık.
Gazze'de soykırım yapılırken utandık.
İnsanlarımız esir kamplarında tutulurken utandık.
Müslüman gençler CIA uçaklarında kaybolurken utandık.
Bağram'la utandık, Ebu Gureyb'le utandık.
Siz bunu Şii-Sünni işi mi sanıyorsunuz!
Siz bunu İran meselesi mi sanıyorsunuz?
Siz bunu nükleer meselesi mi sanıyorsunuz?
Yüz yıldır ülkelerimiz, şehirlerimiz, değerlerimiz, kaynaklarımız aşağılanıp talan edilirken utandık.
İstanbul güzel de Kahire değil mi?
Şam, Bağdat güzel de İsfahan değil mi?
Bunlar bizim şehirlerimiz değil mi?
Daha ne kadar utanacağız?
Bu utanç daha ne kadar bu coğrafyanın kaderi olacak?
Siz, İran'dan sonra parçalanma sırası
Türkiye'ye gelmeyecek mi sanıyorsunuz?
Tahran'ı vuranların İstanbul'u
vurmayacağını mı sanıyorsunuz?
Kudüs'ü işgal edenlerin Mekke'yi
vurmayacağını mı sanıyorsunuz?
Siz, Osmanlı'yı dağıtanların, yüz yıl sonra bile, bizi Anadolu'dan sürmeye çalışmadığını mı sanıyorsunuz?
Bu coğrafyanın insanları;
Ülkeler, mezhepler, kimlikler ötesini düşünün!
Bu İran meselesi değil, coğrafya meselesi, tarih meselesi, bir büyük hesaplaşma meselesi, anlayın!
İsrail ile savaşmak bu coğrafyada
yaşayan her bir fert için farzdır.
Vatanlarımız için, şehirlerimiz için,
gelecek nesillerimiz büyük görevdir.
Rejimleriniz ne olursa olsun, etnik kimliğiniz ne olursa olsun, mezhebiniz ne olursa olsun, bu ertelenemez.
Bize ne diyorsunuz?
"Helak olma sıranızı bekleyin" mi diyorsunuz.
Bu topraklar keyifle, konforla bugünlere taşınmadı.
Herkes yapması gerekeni zamanında yaptığı için buradayız. Büyük bedelleri ödediği için bugündeyiz.
Peki bizler, yarına ne bırakacağız, hangi sözü, hangi vaadi, hangi vatanı bırakacağız?
İsrail evinde avlanmalı!
Herkes İsrail'i kendi vatanında vurmalı!
Birilerinin hataları için vatanlarımızı imha edemeyiz.
Coğrafyamızı ABD, İsrail işgaline açamayız.