🔴 ABD'li emekli Albay Douglas Macgregor:
▪️Türklere İsrail ile savaşa girmemeleri için F-35 rüşveti veriyoruz.
▪️Onların kenarda oturmasını istiyoruz. Onları kavgaya dahil etmek istemiyoruz.
▪️Erdoğan, "Bana F-35'leri verin barış olsun" diyor. Sorunumuz şu ki, dostumuz Erdoğan, Donald Trump'tan çok daha zeki.
▪️Çünkü Erdoğan sadece 'Tamam kenarda duruyoruz, karışmayacağız' demekle yetinmez. Bu geçici bir süre için böyle... Bunu İsrailliler de çok iyi biliyor.
▪️Yıllar önce İsrail'de yaptığım bir askerî sunumda şunu söylemiştim: Bölgede İsrail için tek gerçek varoluşsal tehdit Türk Devleti'dir.
▪️Herkes bana deliymişim gibi bakmıştı. Sonra şöyle demiştim: Şimdi siz İran ile birbirinize füze ve bomba atabilirsiniz. Ancak İranlılar İsrail'i işgal edemez. İsrail'i Türkler işgal edebilir. Sizler Osmanlıların yüzlerce yıl boyunca yönettiği topraklarda yaşıyorsunuz.
▪️Trump savaşı önlemeye çalışıyor ama bunun işe yarayacağını sanmıyorum. Çünkü bence İslâm bir bütün olarak birleşiyor.
▪️Arap Yarımadası'ndaki zengin, varlıklı elitleri unutun. Asıl Müslümanlardan bahsediyorum. 'İslâm evi'nin içinde yüzlerce yıldır görmediğimiz ölçekte büyük bir ittifak ortamı var.
Firari FETÖ’cüler “Hicret ettik” diye ABD’de rahat hayatına devam ederken hapisteki örgüt üyelerini “Yusufiye medresesi” diye avutuyor….
FETÖ 2014 yılından itibaren üst düzey yöneticilerini kademeli olarak yurtdışına kaçırdı. Örgüt yöneticilerinin rahat yaşamları için öncelikli tercihleri Batılı ülkeler oldu. Örgütün yönetici kadroları ve ailelerinin kısa zamanda daimi aldıkları oturum izinleri, konforlu yaşam tarzları, gösterişli düğünleri, villaları, farklı ülkelere seyahat ederken isim değişikliği yapmaları birçok kez gündeme geldi.
FETÖ’nün üst düzeyleri 15 Temmuz sonrası geride bıraktıkları mensuplarının geçirdikleri hukuki süreçleri, hapis cezalarını ve gaybubet evlerinde saklanmalarını “imtihan” gibi lanse etti. Geride kalan ve kaçak hayatı yaşayan örgüt mensupları gördükleri bu ayrım karşısında bağlılıklarını yitirdi. Örgüt yöneticileri ise bu konforlu yaşamı sürdürmeye devam etti.
ABD’de örgüt yöneticileri, mahrem birimlerin yöneticileri, 15 Temmuz darbe girişimine karışan sivil imamların aileleri ve rütbeli askerler örgütün finansmanı ile mevcut yaşam standartlarına ulaştı. FETÖ çatı iddianamesinde yargılanan ve örgütün icra heyetinde bulunan firari Barbaros Kocakurt ve aynı davada yargılanan firari İsmail Büyükçelebi ailesiyle ABD’de New Jersey’de yaşıyor.
15 Temmuz başarısız darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz’ün ailesinin oturduğu New Jersey’deki evde FETÖ’nün yönetimi tarafından örgütün parası ile alındı. Hattı işlemleri Adil Öksüz’ün ABD’de yaşayan kayınbiraderi Abdülhadi Yıldırım gerçekleştirdi.
Darbenin sivil imamlarından Hakan Çiçek’in ailesi de ABD’de örgütün kasasından yaşamını sürdürenlerden. Çocukların okul ve eğitim masraflarına kadar örgüt darbeci Hakan Çiçek’in ailesini finanse ediyor.
FETÖ Mensuplarının Yolladığı Paralarla Ticaret Yapıyorlar
FETÖ’nün mahrem yöneticileri ABD’de örgütün finansmanı ile çeşitli ticari faaliyetler yürütüyor. Bilişim şirketleri, mobilya ve gıda işlerine kadar çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyorlar. ABD’de yaşayan üst düzey mahrem imamlar Temel Alsancak, Osman Hilmi Özdil, Hamza Sevinç, Özcan Aytuluner, İsmail Kokuroğlu gibi isimler kurdukları şirketlerle burjuva hayatı sürüyor. FETÖ’nün finansmanı ile kurdukları şirketlerini gizleyen bu isimler refah içindeki yaşamlarına devam ediyorlar.
FETÖ’nün ABD’de yaşayan yöneticileri örgütten maaş da alıyor. Tavan maaş miktarı 10 bin dolar, en düşük maaş ise 2 bin 500 dolar. Maaş miktarı kademeye göre değişiklik gösteriyor. En yüksek maaşı alanların başında ise örgütün sekreterya olarak adlandırılan İcra Heyeti’nde yer alan 12 isim ve 40 kişilik İstişare Heyeti’nin bazı üyeleri var.
Bugün, ülkemizde yapılan en önemli operasyonlardan biri olan Adnan Oktar Cinsel İstismar ve Silahlı Suç Örgütüne yönelik operasyonun 8. Yıl dönümü.
Uzun yıllardır gençliği dejenere eden, kadınlar ve çocuklar için büyük tehlike arz eden, aileleri bitiren ve o dönem sokaklarda rahatça cirit atan o leş yapılanmanın bitirildiği bu tarihi unutmamak gereklidir.
Adnan Oktar ve örgütünün cirit atamadığı ve var olmadığı ülkemiz sokaklarının bir tık daha huzurlu olduğunu bilelim.
Özetle ailelerin, kadınların ve çocukların huzuru için sokakların her zamankinden bir tık daha güvenli olduğunu 8 yıldır hep birlikte müşahade ediyoruz.