Enfal sure; 65
Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi olursa iki yüz kişiyi yener. Eğer sizden yüz kişi olursa inkar edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Atatürk vasiyeti ile İş Bankası'ndaki nakit para ve hisse senetlerini şartlı olarak CHP'ye devretmiş.
Vasiyetinde ileri sürdüğü şartlar;
CHP'nin nemaya dokunmaması,
nemanın Türk Tarih ve Türk Dil Kurum'larına aktarılması.
Asıl önem verdiğinin, devamlılığını istediğinin bu iki kuruluş olduğu çok açık.
İkili mekanizma ile bir nevi sağlama yapmış, bu kurumların ve gelirlerininin hep var olması için. Hisselerin asıl sahibi bu iki kurum sayılır.
O nemadan çeşitli mirasçılarına ödemeler yapılmasını istemiş, o kişiler şu anda yaşamıyor.
Yani Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisseleri konusunda asıl istediği
CHP'nin yalnızca gözlemci olması ve
günümüzde tek kalan gözlem nemanın Türk Tarih ve Türk Dil Kurum'larına aktarılması.
Belli ki bir gün CHP'nin yanlış kişilerce yönetilebileceğini öngörmüş
ve ne kadar yerinde bir karar verdiği şu anda anlaşılıyor.
Bugün CHP İş Bankası'na 4 tane yönetim kurulu üyesi veriyor,
Atatürk'ün böyle bir vasiyeti yok.
Kendisi İş Bankası yönetim kurulunda değildi.
Partinin de İş Bankası yönetiminde söz sahibi olmasını belirtmemiş.
Tam tersine para işine hiç karışmamasını şart olarak koşmuş, hatta paranın harcanacağı yeri çok net belirtmiş.
O zaman yalnızca paranın sözü geçen bir işyerinde genel başkanının sözünden çıkması mümkün olmayan kişilerin işi ne?
Bu bir zorunluluk deği, Atatürk'ün vasiyeti değil, tamamen bankanın tasarrufu.
Hatta Atatürk'ün yapılmamasını istediği bir konu, yani siyaset para ilişkisi, yapılır hale gelmiş oluyor.
Siyaset ile bankacılığın içiçe geçmesi çok yanlış,
hatta bugün yaşadıklarımıza bakarak bir felaket.
Necm, 38. Ayet
اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ
Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.
Sadakallhül azim: muhakkak Allah doğru söyledi.
Ankebût, 17. Ayet
"Siz Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz."
Haşr, 16. Ayet
كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَ
Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkar et" der; insan inkar edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.
Rad: 16
gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."
Sadakallhül azim: muhakkak Allah doğru söyledi.
Rad: 16
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki, "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki, "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı
. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Sadakallhül azim:
Mâide, 54.
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler.
A‘râf, 34. Ayet
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
Sadakallhül azim:
Tüm aziz dostlardan, takipçilerden bu talebin yükseltimesi ve duyurulması için "ben de varım, biz de varız diyecek" vicdanlı ve asil insanlardan, Filistin dostlarından, Antisiyonist şuuru uyanmışlardan RT ile destek olmalarını rica ediyorum.
Haşr, 19. Ayet
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
Gazze'ye bir damla su, bir lokma ekmek sokmayan İsrail…
Suriye'nin Süveyda kentindeki Dürzilere insani yardım, tıbbi ekipman ve ilaç ve ilaç adı altında silah gönderiyor.
Demek ki sorun İsrail’de değil...
Sorun bizde, biz Müslümanlarda!
UTANÇ VERİCİ
#GazzeAçlıktanÖlüyor
İnsanı kendisinden... kelimeyi bulamıyorum, seçemiyorum. Şu hakikat karşısında geri kalan ve önemli addedilen hiç bir kavrama tutunamaz haldeyim.
Çaresizim.