Bir Filistinli gencin Dünya Kupası’nı coşkuyla izleyen dünyaya insanlığını hatırlamaya çağıran sarsıcı mesajı:
"Umarım Dünya Kupası'nın keyfini çıkarıyorsunuzdur. Biz ise 3 yıldır en önemli maçımızı oynuyoruz. Özür dileriz; birçoğumuz ölüyoruz ama sanırım artık izlenmesi sıkıcı hale geldik."
Stadyumlar doluyor, milyonlar ekranlara toplanıyor... Ama Gazze'de çocuklar, kadınlar ve siviller her gün bombardıman altında ölüm-kalım mücadelesi veriyor.
🔴 Bilal Erdoğan:
Eşcinsellerin bile evlendiği Amerika'da evlilik dini bir kurumdur. Evlilik deyince akla kilise gelir.
Ülkemizde imamlar nikah kıyabiliyor olmasına rağmen herkes belediye memuruna kıydırıyor.
Bizde 'Allah'ın emri, peygamberin kavli' lafı sadece slogan.
UYARI/YORUM:
AİLE ÇÖKERSE NÜFUS DİBE VURUR, ÜLKE UÇURUMUN EŞİĞİNE SÜRÜKLENİR…
İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında bizim “varoşlarımızda” bir mahalleye gider, bir eve misafir olur.
JOHN BERGER: “TÜRK EVİ: CENNET”
Muazzam bşr makaleyle döner ziyaretinden, gözlemlerini enfes bir makaleye döker: “Türk evi: Cennet”: makalesinin başlığıdır Berger’in.
Nasıl başlık ama!
Muhteşem, değil mi?
Nereden nereye?
Şimdi Türk evi’nin yerinde yeller esiyor: Aile çökmenin eşiğine geldi. “Cennet”, cehenneme dönüşmek üzere…
AİLE BAKANLIĞI: AİLE’NİN ALTINI OYAN DİNAMİT!
Dürüst olalım ve hakikati ifade edelim: Ailenin çöküşünün gerisinde hükümetin son derece yanlış aile ve kadın politikalarının rolü var.
Hükümet, kadının iş hayatındaki rolünün artırılmasıyla övünüyor ama ailenin çökmesinden yakınıyor!
Ne yaman çelişki: Ak Parti muhafazakâr parti, seküler-liberal bir parti değil, değil mi? Yanlış mı biliyorum?
Ak Parti, aileyi koruyacak stratejiler geliştirmek zorunda: Kadının iş hayatına değil ev hayatına atılmasının yollarını bulursa anlamlı bir politika izlemiş olur.
@MahinurOzdemir bakanımız, en yetkin, en donanımlı ve aile üzerinde özenle titreyen Aile bakanımız, bence. Nafaka konusundaki gayretleri, sosyal medya kullanımının yaşının düşürülmesi konusundaki özel çabaları güzel icraatları. Ama onun da nefesi yetmiyor bazı radikal kararların alınmasına, diye düşünüyorum.
Ama bakanımızın gelişinden önce bakanlığın aileyi çökerten türlü feminist şebekelerin kontrolüne girdiği görüldü.
Bakanlığın aile ile ilgili aldığı kararlar, AB uyum yasaları vesaire çerçevesinde yapılan düzenlemeler, kadının beyanının esas olması, haksız / zorba nafaka uygulaması, vb gibi uygulamalar, ailenin daha fazla kan kaybetmesine, yuvaların dağılmasına, boşanmaların hızla artmasına yol açtı…
Sonuçta, Aile bakanlığı, ailenin altını oyan dinamite dönüştü!
AİLENİN ÇÖKESİNE YOL AÇAN DİĞER FAKTÖRLER…
Ailenin çökmesine yol açan başka faktörleri şöyle özetlemek mümkün:
• Medyaların hedonizmi ve egoizmi kutsayan, aileyi aşağılayan, boşanmayı kışkırtan ve aileleri kurşuna dizen çarpık ilişkileri ve sapkın kişileri süblime eden iğrenç dizileri,
• Reytinge tapan ruhsuz televizyoncuların Anadolu inanını aşağılayan, aileyi karalayan ve boşanmaları kışkırtan kadın kuşağı programları,
• Popüler kültürün yoz ve yozlaştırıcı ürünleri etkili oldu.
AİLEYİ KURTARAMAZSAK ÜLKEYİ KURTARAMAYIZ!
Nüfusunu yitiren bir ülke nüfûzunu da yitirir.
Dünyada demografi savaşları yaşanıyor pandemi’den bu yana!
Ailenin çöktüğü bir ülkede nüfus da çöker.
Aileyi kurtaramazsanız, nüfusu aslâ kurtaramazsınız.
Öyleyse işe aileden başlanacak…
Zorunlu alanlar dışında kadın anne olacak, yuva kurulacak, anne anne, baba baba rolünü oynayacak. Ev cennet olacak yeniden.
Dünyada ailenin en güçlü olduğu ülke Türkiye idi, hâlen de öyledir. Ama aile büyük darbe yedi: toplum sekülerleşti, plansız kentleşti: ruhsuz, kimliksiz, kişiliksiz kentler ve aileleri apartman dairelerine hapseden yerleşim hücreleri, kafesler yapıldı.
Ülkenin en zor zamanlarında, kriz ve âfet zamanlarında güçlü aile yapımız, toplumun ve ülkenin çökmesini önledi.
ASIL DEPREM, AİLEDE YAŞANAN DEPREM!
Ama 6 Şubat Kahramanmaraş Depremi, ailede yaşanan depremin, toplumun sekülerleşmesinin toplumu nasıl uçurumun, çıkmaz sokağın eşiğine getirip bıraktığını gösterdi. 6 Şubat Depremi, jeolojik değil, sosyolojik deprem olarak büyük yıkıma yol açtı: Büyük şehirler başta olmak üzere, kira fiyatları vahşice arttı, ülkede ürpertici bir iskan-mesken sorunu zuhûr etmesine yol açtı: Sosyolojinin çöküşü!
Hâsılı kelâm: Aile korunmadığı sürece, evlilik oranlarının ve nüfusun aşağıya doğru fırlaması, aile içindeki çatışmaların zıvanadan çıkması ve yuvaların yıkılması, çocukların annesiz-babasız büyümesi, şiddete sürüklenmesi önlenemez.
Vesselâm.
@RTErdogan@iletisim@adalet_bakanlik@TC_icisleri
UYARI / YORUM
• Aile çöküyor…
• Sosyoloji allak bullak oldu.
• Boşanma oranları tavan yaptı.
• 1+1 evler’de aile nasıl korunur ve nasıl yaşar?
• Toplum yaşlanıyor…
• Genç nesil uyuşturucu ve sanal kumarla çürütülüyor…
Türkiye, enerji ve kan kaybediyor…
Gençler 30 yaşından önce evlenemiyor. Bunlar nasıl çocuk yapacak?
Herkes okumak zorunda değil.
12 yıl zorunlu eğitim hem ülkedenin sanayisini çökertti, hem diplomalı işsizler ordusu icat etti, hem de çocuklarımızın zihnini ve ahlâkını tarumar etti.
Zorunlu eğitimin sorunlu eğitim olduğu anlaşılamadı mı hâlâ?
Türkiye, aileyi, nesli ve toplumu korumak için Avrupa uyum yasaları çerçevesinde önlem almaya kalkışırsa mahvoluruz.
Türkiye sadece enerji be kan kaybetmiyor, ruhunu da kaybediyor!
Not:
Bu eleştirilerim ve uyarılarım elbette öncelikle hükümete.
İkincisi de, her zaman doğruya doğru, yanlışa yanlış dedim.
Külliyeye bile gitmedim.
Lütfen ezbere konuşmayalım.
Kayınvalidesiyle kaçanı mı, maaşını sevgilisine yedireni mi, DNA sonucuyla baba olmadığını öğrenince dans edeni mi dersiniz...
Cahil insanların kepazeliğinden reyting devşirip 'hayatın gerçeği' diye pazarlayarak toplumun ahlakını bozuyorlar.
Bu program acilen kapatılmalı!
Susma! Müslüman’a Reva Görülen Bu Zillete Sessiz Kalma!
Ünlü bir benzin istasyonundayım; marketi, tuvaleti, tabelaları pırıl pırıl ama namaz kılmamız için bize reva gördükleri şu yere bakın.
“Temizlik imandandır” diyen bir inancın mensupları olarak bu manzara canımızı yakmalı. 😔
İşletmenin her köşesi tertemizken mescidin bu halde olması, bize verilen değerin göstergesidir. Bizim üzerimizden para kazanan bu işletmelere tepki vermedikçe bu rezalet bitmeyecek.
Allah rızası için bu farkındalık hareketine destek olun. Gittiğiniz yerlerdeki kirli mescitlere, bakımsız şadırvanlara sessiz kalmayın; şikayet edin, yetkilileri çağırın, uyarın. Gerekirse bizzat çektiğiniz videoları bana gönderin. Mescitlerimize ve şadırvanlarımıza yapılan bu saygısızlığa karşı birlik olalım.
#MescidimiTemizTut
A Haber yeni yıla böyle girdi
🇹🇷 Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sesinden Kur’an-ı Kerim tilaveti...
“Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
Âl-i İmrân Sûresi 193. Ayet