🔥 Her bilgisayarda çalışan, tek dosyalık bir "Orman Yangını Tehlike ve Karar Destek Panosu" geliştirdik.
FWI/Haines/HDW endeksleri + 16 yönlü arazi, meltem–fön ayrışımı, yayılma simülasyonu, LCES personel güvenliği ve tahliye zaman marjı — hepsi canlı veriyle.
Ne oluyor'dan "ne yapmalıyız"a. 🧵👇
Kısa dizi (thread):
1/ 🔥 Orman yangınlarında saniyeler hayat kurtarır. Meteorolojiyi sahadaki karara çeviren, tarayıcıda çalışan bir Orman Yangını Karar Destek Panosu geliştirdik. Canlı veri, kurulum yok. 🧵
2/ 📊 Bilimsel omurga: Kanada FWI ailesi, Haines, HDW, VPD, Rothermel/McArthur yayılma, 16 yönlü arazi analizi ve FIRMS uydu tespitleri — hepsi tek ekranda.
3/ 🧭 Rüzgârı bileşenlerine ayırıyor: sinoptik + deniz/kara meltemi + dağ–vadi (anabatik/katabatik) + fön. Meltem cephesi ve fön, aşırı yangın davranışının habercisi.
4/ 🟢 Sahadaki ekip için: LCES (gözcü–iletişim–kaçış–güvenli alan), geri çekilme tetik marjı, yerleşimler için tahliye zaman marjı ve 1–5 tahliye öncelik skoru.
5/ ⚠️ İlke: pano karar VERMEZ, karar DESTEKLER. Her çıktı belirsizlik aralığı ve "saha doğrulaması şart" uyarısıyla. Resmî karar OGM/AFAD.
— Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği
KOSKOCA TRABZON BU SORUNU ÇÖZEMİYOR
Trabzon’da yıllardır gündeme gelen çözülemeyen bir sorun var.
Özellikle futbolcuların en çok zorlandığı ve dilden düşürmediği eğitim meselesi.
Şehirde halen küçük çocukların tamamen Ana dilde İngilizce eğitim alacağı bir model yok. İngilizce eğitim veren kolejler var ama bu sıfırdan bir eğitim değil.
Bu da yabancı futbolcuların şehri tercih etmesinde negatif bir etken.
Son olarak şehirden ayrılan Zubkov yine bu sorunu gündeme taşıdı. Malinovski de bu sorunu yaşıyor. Ondan öncekiler de yaşadı ve yaşamaya devam edecek.
Zubkov, Zaten şehre geldiği ilk günden itibaren bu sorunu dilden düşüremeyen bir isimdi.
Yunanistan ekibi AEK’ya transfer olan Zubkov, Trabzonspor taraftarı ile sohbetinde bu sorunu yineledi.
‘Şehirde İngilizce konuşan sayısı çok az, çocuklarım oraya gelemedi çünkü eğitim alamadı’ açıklaması ile hem sitem etti hem de dert yandı.
Trabzonspor Koleji için yaklaşık 2 yıl önce Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzalanmıştı.
Fakat gelinen süreçte somut bir adım atılmadı.
Hoca üzerinde çok durmamış ama bence Trabzonsporlu olmanın bedeli meselesini daha fazla konuşmamız gerekiyor. Trabzonsporlu olmanın görünmeyen bir bedeli, maliyeti var. Ama tek başına Anadolu'dan çıkmış olmak, İstanbul'a karşı mücadele etmekten ibaret falan da değil. Trabzonspor'un yaşadığı şey tam burada ayrılıyor diğerlerinden. Ben buna "rağmen bedeli" diyorum. Çünkü bu bedeli başarısız olduğun için ödemiyorsun, bilakis defalarca şampiyon olmana rağmen, kupalar kazanmana rağmen, kaliteli olmana rağmen, onların koyduğu başarı ölçülerini bile fazlasıyla karşılamana rağmen ödeniyor. Yani "iyi değilsin" denmiyor sana. "İyi olsan da..." deniyor. Bunu teknik direktör yaşıyor, futbolcu yaşıyor, taraftar yaşıyor. Milli takımda yaşanıyor, basında yaşanıyor, yedek kulübesinde yaşanıyor, mikrofonun önünde arkasında yaşanıyor. Her yerde.
İşte o yüzden bazı insanlar da bu yükü taşımak istemiyor. Malum kaleci örneğinde olduğu gibi... Gidiyor aynı oyuncu bir anda başka bir formayla çok daha rahat kabul görüyor. Oysa değişen futbolu değil ki yahu, üzerindeki forma, taşıdığı kimlik. "Rağmen bedeli" tam da bu.
Şenol hoca da bunun büyük örneklerinden biri. Trabzonspor'da ödemediği bedel kalmadı. Ne zamanki Beşiktaş'la şampiyonluklar yaşadı, Avrupa'da başarı elde etti o bedel tamamen peşini bırakmasa da en azından bir kısmı kırıldı. Fatih Tekke'nin teknik adamlık kariyerinde yolu henüz uzun ama futbolculuğunda Trabzonsporlu olmanın bedelini nasıl ödediğini hepimiz biliyoruz.
Bunlar istisna değil. Örnek çok. Tabii burada irade de devreye giriyor biraz. Bedeli ödemeyi göze alanlarla bu kıskaçtan çıkıp varlığını kabul ettirmeyi seçenler arasında bir nefis sınavı da yaşanıyor. Yanlış anlaşılmasın. Trabzonspor'dan ayrılan ya da rakip takımda çalışan herkes bu bedelden kaçmıştır demiyorum. Kastettiğim bu değil. Ama böyle bir bedelin varlığını da inkâr etmek mümkün değil.
Yani bunu da fazla romantize etmek istemiyorum öte yandan zira insanın onay görme ihtiyacı gerçek bir ihtiyaç. Belki asıl mesele de burada, insanlara o onayı dışarıda aratmayacak bir iklim oluşturabilmek de gerek bir yandan. Bedel ödeyenlerin hakkını zamanında teslim edebilmek yani. Çünkü sen kendi insanını öteler, örseler, yalnız bırakırsan o da günün sonunda başka yerde kabul görmek istiyor, zayıflık deyin ne derseniz deyin. Bu sadece futbolun değil bütün ilişkilerin de özeti aslında.
Şövalyelik çağında yaşamıyoruz.
Bakın daha dün 3 Temmuz'un yıldönümünü geride bıraktık. O süreçte ödenen bedellerin hesabını çıkarmaya kalksak kalem kağıt yetmez. Ama sen dava sürecinde kendi avukatına bir bardak suyu bile ulaştıramazken, karşı tarafın uzattığı suyu dahi kabul etmeyen, "ben bunu içmem" diyen insanları görmezden gelir, madden hak istemeyenlere manen de hakkını teslim edemezsen, bilakis itibar suikastı yapılmasına yardım ve yataklık edersen, hatta gidip karşı taraftan isimleri kulübün avukatı yaparsan mesela... İşte o zaman olmaz.
Dışarıdaki mücadele ne kadar zor olursa olsun kulüp ya da daha genel ifade edelim "camia" kendi bedel ödeyenlerine sahip çıkmazsa bu döngüyü en çok kendisi beslemiş oluyor, hep öyle oldu.
Dışarıdaki "rağmen bedeli"ni değiştiremeyiz. Denedik, olmuyor. Ama kendi insanına ödediği bedelin karşılığını vermek senin elinde. Trabzonspor'un en büyük sınavlarından biri de bu.
Twitter köşe yazısı gibi oldu gene ama umarım anlatabildim derdimi. Bedel ödemeyi göze alanlarla alamayanların mücadelesinde biz bedeli hayatının rutini haline getirmiş olan sevdalı enayilerle yola devam diyelim...
Dünya Kupası'ndan elenen Almanya'nın teknik direktörü Nagelsmann da istifa etti.
🇩🇪 Almanya: Teknik direktör istifa etti.
🇳🇱 Hollanda: Teknik direktör istifa etti.
🇺🇾 Uruguay: Teknik direktör istifa etti.
🇸🇦 Suudi Arabistan: Federasyon Başkanı istifa etti.
🇰🇷 Güney Kore: Teknik direktör istifa etti.
🏴 İskoçya: Teknik direktör istifa etti.
🇨🇿 Çek Cumhuriyeti: Teknik direktör istifa etti.
🇪🇨 Ekvador: Teknik direktör istifa etti.
🇹🇳 Tunus: Teknik direktör ile yollar ayrıldı.
🇹🇷 Türkiye: Hiçbir şey olmadı.
Tüm ifadelerinizde, söylemlerinizde, mahkeme salonlarında itiraf ettiniz!
Milyonlarca insanı kandırmaya çalıştınız!
Radara (!) yakalandınız!
“Mağduruz” diye ağladınız.
Bizi hiç tanımadınız!
Bu şehir, bu camia, bu coğrafya; unutmaz!
Kupamız Orada Oldukça Yüzünüz Gülmesin!
Fenerbahçeli yöneticinin 6 Temmuz 2011 tarihinde yaptığı şike itirafından:
“Birileri aracılığıyla Eskişehirspor’a teşvik primi gönderildiğini duydum.”