En başa dönüyoruz ama bu sefer merhametimi kullanıp salak yerine koyduğunuz günlere değil en ufak bir ses yükseltmenizde bile masayı kafanıza geçireceğim günlere.
Benim şartlarım farklı,terbiyem farklı,düşüncelerim farklı,tecrübelerim bambaşka… ve o tecrübelerin bedelini de kendim ödedim. Bu yüzden ne kendimi biriyle kıyaslamayı severim,ne de başkasının hayatına odaklanmayı.
Elin evladını boğduğunuz iple,kendi evladınıza salıncak kurmuşsunuz. Sizi hangi vicdan affetsin o dar ağacındaki urgan elbet ayağınıza dolanacak eden bulur geç olur belki ama zamanından ne bir saniye önce ne bir saniye sonra tam zamanında.
Zor günlerimde elini aradığım birinin;iyi günümde kolu kopsa umrumda olmaz. Bazı şeylerden bu kadar keskin vazgeçtim ben sen değiştin değil artık hakkedene hakkettiği gibiyim.
herkesin hamurunda yok. gerçekten yok. vefa yok, senin kadar sevmek yok, hissetmek yok, mutluluk ya da üzüntü yok, empati yok, insan formundalar ama insanı insan yapan her şeyden mahrumlar. sadece mekanikler. algıları bir yere kadar.