Düşmanlarım bana ne yapabilir ki; Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum. Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem seyahat, öldürülmem şehadettir.
Elhamdülillah. 💖
Tarım ve Orman Bakanlığı, Mart 2022’den beri yayımlanmayan taklit-tağşiş listelerini artık anlık olarak paylaşıyor fakat listede bir eksik var: Pestisit analizleri.
Limitlerin üzerinde pestisit kullananların da açıklanması için sen de harekete geç: https://t.co/ZAkC2HSE3p
Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Temel Prensipleri’nin 8. maddesi şu şekildedir:
“Durum ve şartlar ne olursa olsun teslim olmak, esarete düşmek düşünülemez.
Şehadet esastır.”
Şu fatura yeni zam (!) gelmiş hali ile 8 kişilik grubun, Meclis'teki lokantada çorba, kuzu şiş, köfte, salata ve tatlı yiyerek toplamda 1082 lira hesaba ait…
Bu vekilleri seçen halkın yarısı ise, açlık ve yoksulluk sınırlarının altında bir hayat sürmeye kendilerini mahkum etmişler.
Neden kendilerini diyorum ?
Çünkü Rabbimiz şöyle buyurdu ki ;
Başınıza gelen her musibet, ellerinizle kazandığınız (günahlar) sebebiyledir.(Şûrâ, 30)
Kendilerini islama nispet ettiği halde, küfür nizamları ile hükmeden yöneticilere destek veren de bu insanlar değil mi ?
Bakın herkesin bildiği sahabe hayatından bir kıssa ile günümüzün liderleri ile halkın durumunu kıyaslayalım :
Üzerindeki elbisenin hesabını ver ey Ömer!
Hazreti Ömer’in hilâfeti zamanında İran seferinde bol miktarda ganimet elde edilmişti. Ganimetler arasında kıymetli kumaşlar da vardı ve ashab arasında dağıtılmış ve herkes hissesine düşeni almıştı.
Hazreti Ömer, kendisinin ki ile oğlu Abdullah’ın kumaş hissesini birleştirerek diktirdiği yeni hırkasıyla ilk Cuma hutbesini irad ediyordu.
_ “Ey mü’minler beni dinleyin ve bana itaat edin” diye seslendiği zaman, ashabtan biri ayağa kalktı ve:
_ “Üzerindeki elbisenin hesabını vermedikçe seni dinlemiyor ve sana itaat da etmiyoruz. Çünkü ganimetten bize düşenle bir elbise yapmak imkânsızdı. Sen nasıl oluyor da elbise olabilecek kumaş alabiliyorsun” dedi.
Hazreti Ömer o ashabın konuşmasını dinledikten sonra, oğlu Abdullah’a:
_ “Ey Ömer’in oğlu kalk cevap ver” dedi. Abdullah bin Ömer, ayağa kalktı:
_ “Allah’a yemin ederim ki, babamın üzerindeki kumaşın yarısı benim hisseme düşen kumaştır. Babam ikimizinkini birleştirdikten sonra elbise yaptı” diyerek meseleyi izah etti.
Hazreti Ömer’in oğlunu dinleyen sahabe tekrar ayağa kalkarak:
_ “Ya Ömer, şimdi konuş. Hem seni dinliyor ve hem de itaat ediyoruz” dedi.
Dünya tarihinin en değerli yaratılmışı olan Nebi (sav) in ashabı böyle idi. Tebası da yöneticileri de…
Rabbim bu ümmete tevhidi bir bilinç ile liderlerini sorgulama yetisi versin .
-Allahumme amin-
……………..
Van Büyükşehir Belediyesi'ne Abdullah Zeydan Kassam Tugayları Abdullah Öcalan TÜSİAD Ali Koç Merve Taşkın Kronik Morata İnnâ İleyhi Raciûn
Eğer beldelerimiz, yüceltilmek istenen modern şirk unsurlarıyla cahiliye Mekke'sine dönüştürülmeye çalışılıyorsa şirk ehlini çaresiz bırakan sarsılmaz bir inanç ve çelik gibi bir iradeyle her mümin de birer Bilal (Allah ondan razı olsun) olmalıdır!
Temmuz ayında yapılacak ara zamla hem emekli hem milletvekili olan milletvekillerinin maaşı 230 bin TL'den 280 bin TL'ye çıkacak.
Daha ilginç olanı ne biliyor musunuz ?
Bu milletvekillerini seçen halk, açlık ve yoksulluk içinde muzdarip.
Serveti kendi aralarında zenginler ve yöneticiler paylaşır iken, zam ve vergilerle borcun kendi sırtlarına yüklenmesine karşı çıkmayan bu halk, sıkıntının sistemden değil, parti ve kişilerden kaynaklandığını zannettiği müddetçe, elbetteki bu zulüm devam edecek.
Fakirlik ve yoksulluk, toplumların kaderi değil, kendi tercihlerinin sonucudur. Basit bir örnek verecek olursak, yüzde 38 zam yapılan elektrik, Hilafet devletinde ücretsizdir.
Çünkü Rasulullah (sav) Müslümanların su, ateş ve merada ortak olduğunu söyleyerek, bunların kamu mülkiyetine ait olduğunu belirtmiştir.
Her türlü yer altı ve yer üstü kaynakları gibi, enerji kaynakları da halkındır, devlet bunları mülk edinemeyeceği gibi, fertlere ve şirketlere peşkeş de çekemez.
Artık Hilafet’i talep etmenin ve bunun için çalışmanın vakti gelmedi mi ?
…
#EbuCehilTutuklansın Helikopter Yusuf Tekin Fahrettin Koca Kepçe Göktuğ #BatırdınızSeçimŞart
#cumartesi Elektriğe 38 ZAM
İnsanların bir ineğe tapıyor olması bizleri ne kadar hayrete düşürüyor değil mi ?
Oysaki Allah’tan başkasına tapılan/ibadet edilen varlığın bir put, hayvan veya insan olması arasında ne fark vardır ki ?
Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek hiçbir varlık yoktur.
Bir insan, Allah’tan gayrı, O’nun hükümlerine mukabil olmak üzere hüküm koyan insanların bu hükümlerine isteyerek tabi olduğunda, o yasa koyuculara kulluk ediyor demektir.
Hükmün Allah’a ait olması, iki şeyle irtibatlandırılmıştır: Allah’a kulluk ve dosdoğru bir din.
Hâkimiyet yetkisini Allah’a veren ve O’nun yasası dışında yasa tanımayanlar, Allah’a (cc) kul olan ve dosdoğru dinin mensuplarıdır.
Egemenliği kayıtsız ve şartsız olarak Allah (cc) dışında herhangi bir şahıs, ideoloji veya kurumda görenlerse Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği birtakım isimlere/düşüncelere ibadet edenlerdir.
Kur’an’da hüküm koyma ayetlerinde ibadetin de bir arada zikrediliyor olması, işte bu yüzdendir.
Rabbimiz şöyle buyurdu :
Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, kendisinden başkasına kulluk/ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”(Yûsuf 40)
….
#EvladınaSahipÇıkTürkiye
Hoşt Diamond Tema Kavga Emeklinin #Arda Dağıstan
Arda Güler
Bütün insanlar dikkate alınmaya değer ve evrenin bütün iyilik ve kötülük olanağının kökenlerine, çok sıradan bile olsa, tek bir insanı ve onun aklında olup bitenleri gözleyerek ulaşabiliriz.
Gazze, sadece Filistinlilerin değil, ümmetin imtihanıdır.
Filistin de, Doğu Türkistan da ancak Hilafet ile kurtulur.
Hilâfet; İslâm şeriatının hükümlerinin hakim kılınıp İslâm davetinin tüm insanlığa taşınması için yeryüzündeki tüm müslümanların önderliğidir.
Hilafet ne hayaldir, ne ütopyadır, o Allah azze ve Celle’nin iman edip salih amel işleyenlere vaadi, Nebi (sav) ‘in müjdesidir.
ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ “
Sonra nübüvvet metodu üzere (Raşidi) Hilâfet yeniden olacaktır.” [Ahmed bin Hanbel]
Şimdi, eskisinden daha gür sesle ve daha sık buna davet etmek, bunu haykırmak, bunun için mücadele etmek, hepimizin görevi ve kulluğumuzun gereğidir.
Allah azze ve celle şöyle buyurdu :
Ey iman edenler! Allah ve Rasûlü sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman onlara icabet edin. Şunu bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer. Sonra hiç şüphesiz, hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız. (Enfal 24)
İzzet Allah'ın, Peygamberinin ve müminlerindir (Münafikun 8)
Bu izzeti, kışlalarda ordularını harekette geçirmeyen liderlerin ve camilerde hakkı ortaya koymayan imamların zilletleri vakıanın kendisi iken, kuşanmak herkesin değil, sadece er kişimin işidir. O yüzden de Rabbimiz şöyle buyurdu :
Müminlerden öyle yiğitler vardır ki; Allah’la yaptıkları sözleşmeye sadık kaldılar. Onlardan kimisi adağını yerine getirdi (şehit oldu), kimisi beklemektedir. Kesinlikle (sözlerini) değiştirmemişlerdir. (Ahzâb, 23)
Rabbim bizleri de o yiğitlerden eylesin, intikamına memur kılsın.