Bugün tam 2466 gündür, toprağa hayat veren, ağaç eken babam #HurmüzDiril'den haber yok.
Babamın akıbeti ortaya çıkarılmadan, tüm failler, onları koruyanlarla birlikte yargılanıp cezalandırılmadan susmayacak, davanın peşini bırakmayacağız.
Cinayeti aydınlatmakla yükümlü herkes cinayeti araştırıp delillendirmek yerine , bir sanığın ağızından çıkacak itirafa baktı. Sanık itiraf etmedi ve gerçekler açığa çıkmadan dosyanın üzeri kapatıldı.
Katiller halen dışarıda, aranızda hayatlarına devam ediyorlar.
@SirnakValiligi@sirnakjandarma@beytkaymakam@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@tcbestepe@jandarma@kubrayigitbasi
#HurmüzDiriliBulun
Hepsi bu cinayetin, neden, nasıl, kimler tarafından işlendiğini çok iyi biliyorlar.
Bir taş çekilse yıkılacak duvarın altında kalanlar çok olacak.
Cinayete bir türlü bir kılıf uyduramadılar.
Bugün tam 2464 gündür, toprağa hayat veren, ağaç eken babam #HurmüzDiril'den haber yok.
Babamın akıbeti ortaya çıkarılmadan, tüm failler, onları koruyanlarla birlikte yargılanıp cezalandırılmadan susmayacak, davanın peşini bırakmayacağız.
Cinayeti aydınlatmakla yükümlü herkes cinayeti araştırıp delillendirmek yerine , bir sanığın ağızından çıkacak itirafa baktı. Sanık itiraf etmedi ve gerçekler açığa çıkmadan dosyanın üzeri kapatıldı.
Ömrümüz tutulmamış bir yas, bir belirsizlikle tükeniyor.
@SirnakValiligi@sirnakjandarma@beytkaymakam@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@tcbestepe@jandarma@kubrayigitbasi
#HurmüzDiriliBulun
Kadim Keldani inancına bağlı yaşadıkları köylerini tüm hayatlarının geçtiği o toprakları terketmedikleri ve terketmeye zorlandıkları için Diril Ailesi 8 Ocak 2020’de öldürüldü.
20 Mart 2020’de annenin cenazesini oğlu buldu, cenazesi 17 saat sonra alındı.
6 yıldan fazladır babanın cenazesini bulamıyor aile.
-Etkili, donanımlı bir arama yapılmadı.
-10-11 Mayıs 2021’de kayanın içinde oyulu tarihi kiliseleri dağıtıldı, içindeki maneviyatlar kayalıklardan aşağıya atıldı.
-2024’te asılsız bir ihbarla evlerine zorla girilip, evin tüm kapılarını kırdılar.
-Bu yaşananların hiçbiri biribirinden bağımsız değildi.
-Hepsi cezasızlığın verdiği cesaretti.
-Ailenin can ve mal güvenliğinden kim sorumlu ?
#HurmüzDirilNerede
Bugün tam 2463 gündür, toprağa hayat veren, ağaç eken babam #HurmüzDiril'den haber yok.
Babamın akıbeti ortaya çıkarılmadan, tüm failler, onları koruyanlarla birlikte yargılanıp cezalandırılmadan susmayacak, davanın peşini bırakmayacağız.
Cinayeti aydınlatmakla yükümlü herkes cinayeti araştırıp delillendirmek yerine , bir sanığın ağızından çıkacak itirafa baktı. Sanık itiraf etmedi ve gerçekler açığa çıkmadan dosyanın üzeri kapatıldı.
Ömrümüz tutulmamış bir yas, bir belirsizlikle tükeniyor.
@SirnakValiligi@sirnakjandarma@beytkaymakam@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@tcbestepe@jandarma@kubrayigitbasi
#HurmüzDiriliBulun
Bugün tam 2462 gündür , toprağa hayat veren, ağaç eken babam #HurmüzDiril'den haber yok.
Babamın akıbeti ortaya çıkarılmadan, tüm failler, onları koruyanlarla birlikte yargılanıp cezalandırılmadan susmayacak, davanın peşini bırakmayacağız.
Cinayeti aydınlatmakla yükümlü herkes cinayeti araştırıp delillendirmek yerine , bir sanığın ağızından çıkacak itirafa baktı. Sanık itiraf etmedi ve gerçekler açığa çıkmadan dosyanın üzeri kapatıldı.
Ömrümüz tutulmamış bir yas, bir belirsizlikle tükeniyor.
@SirnakValiligi@sirnakjandarma@beytkaymakam@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@tcbestepe@jandarma@kubrayigitbasi
#HurmüzDiriliBulun
Bütün Uludereliler, Şenobalılar, Uzungeçitliler, Boğazörenliler, Doğanköylüler, isimlerini bilmediğim diğer çevre köyler, kendilerine ağa diyen, aşiret diyen Şırnaklı olan, kendine insanım diyen herkes utanmalıydı.
Ya da Yaşar Kemal’in dediği gibi, ESKİDEN…
"Eskiden bir insanın tırnağına taş değse, bir oymağın, bir aşiretin, bütün şu dünyadaki insanların yüreğine değmiş gibi olur, herkesin yüreği sızlardı. Şimdi ya, şimdi herkes biribirisinin ölüsüne basıp geçiyor, basıp geçiyor..."
#HurmüzDiril
Friendship is a voluntary bond between people, based on mutual respect, trust, sincerity, and shared values. It is valuable in itself, not because of its usefulness. Yet precisely for that reason, true friends help one another live fuller, more meaningful, and emotionally richer lives.
DÜŞMÜŞ MÜ, DÜŞMEMİŞ Mİ HALKA SORUN BAKALIM!
TÜİK, 2026 Eylül ayı enflasyon oranını %1.84 olarak açıklamış.
İnanan var mı? Hiç zannetmiyorum.
Okullar açıldı, öğrencilerin giyim, defter, kalem fiyatlarındaki gerçek artış oranı enflasyon rakamına yansıtıldı mı?
Neymiş enflasyon 57 ay sonra %30 altına düşmüş.
Düşmüş mü, düşmemiş halka sorun bakalım!
🌍🏂❄️ BU KIŞ NASIL GEÇECEK?: MEGA EL NIÑO GÖLGESİNDE 2026/27 KIŞ MEVSİMİ TAHMİNİ | İSTANBUL'DA SÜRPRİZ KAR İHTİMALİ %19 ⁉️
✍️ Geçtiğimiz ay kışa dair ilk sinyalleri sizlerle paylaştığımda, ufukta beliren genel şablonu az çok konuşmuştuk. Önümüzdeki Süper (Mega) El Niño süreci iyiden iyiye belirginleşirken, Ekim ayının gelişiyle birlikte uzun vadeli mevsimlik veriler de nihayet çok daha somut bir zemine oturmaya başladı.
🧭 Öncelikle belirteyim: Bu çalışma, aylardır merak edilen 2026/27 kış mevsiminin genel çerçevesini nesnel verilerle çizmek için hazırlandı. Vade henüz uzun olsa da sezonsal verilerimiz artık belirli bir olgunluğa ulaştı. Tabi yine de modellerin başarısı gitgide artacağı için çıktıları yeni verilerle beraber Kasım ve Aralık'ta tekrar revize etmeyi planlıyorum (biliyorsunuz, her sene olduğu gibi; Eylül'deki gelen ilk sinyallerin ardından toplam 3 kez güncelliyoruz: Ekim, Kasım, Aralık). Bugün sizlerle bu kış sezonuna dair masadaki tüm göstergeleri, verilerin doğrudan işaret ettiklerini ve perde arkasındaki fiziksel gerçekleri paylaşacağım.
🔍 Genelden özele doğru adım adım ilerleyelim.👇
1. Genel Çerçeve ve Küresel Dinamikler (Global)
🌊 Bu kış atmosferin direksiyonunda sıradan bir salınım değil, son dönemin en agresif okyanus-atmosfer anomalilerinden biri oturuyor: Süper (Mega) El Niño. Pasifik havzasındaki bu devasa ısı birikimi küresel rüzgâr paternlerini alışılageldik yataklarından saptırırken, mevsimlik modellerin kış genelinde nasıl bir zemin hazırladığını temkinli incelemek gerekiyor.
🌐 Küresel ölçekteki bu termodinamik enerji transferi, gezegensel Rossby dalgalarının salınım boylarını zorlayarak kutupsal soğuklar ile tropikal sıcak hava kütleleri arasındaki bariyerleri yeniden şekillendiriyor. Bu devasa makro paternin (ve tabii ki NAO, QBO vb. dinamiklerin) Avrupa kıtasına ve oradan Türkiye'ye -dolaylı- olarak nasıl yansıdığına bakalım.
⚠️ En önemli ipucu: Bu sene blokaj yılı olabilir ve Grönland Blokajı ihtimali İskandinav Blokajı ihtimaline göre daha yüksek.
🔸 Kuzey Atlantik S. NAO'da da son dönemdeki verilerde biraz değişiklik emareleri var ve zamanla hafif negatiften hafif pozitife yönelim olabilir ama bu şimdilik detayları pas geçiyorum.
2. Avrupa Projeksiyonu: Islak, Ilık ve Bölünmüş Bir Kıta
🇪🇺 Kar konusuna girmeden önce kıtanın genel ahvalini doğru okumak lazım: Avrupa geneline baktığımızda; ılık, hareketli ve siklonik aktivitesi nispeten yüksek bir tablo karşımızda duruyor. Sıcaklıkların normallerin üzerinde seyretmesi beklenirken yağış rejimi oldukça dinamik; yani Atlantik siklon koridorları açık kalacak ancak güneyde Akdeniz havzası için sonbahardan sonra aynı şeyi söyleyemeyeceğim; kışın değişecek patern nedeniyle dönem dönem yağış eksikliği olan periyotlar görülebilir. Dolayısıyla ana kıtada kuru ve dondurucu bir kıtasal ayazdan ziyade; yağış bütçesi genel olarak dolgun, ancak taban ılık olduğu için ağırlıklı olarak yağmur karakterli bir kış atmosferi öne çıkıyor.
🗺 İşte bu sinoptik zemin üzerinde kar dağılımı coğrafi olarak belirgin biçimde ikiye bölünüyor (1. görsel):
❄️ Kuzeydoğu Kuşağı: İskandinavya ve Kuzeydoğu Avrupa hattında karlı sinyaller parıldıyor. Nitekim Moskova’da kış mevsiminde normalden fazla kar birikimi olasılığı %41 seviyesinde hesaplanmış durumda. Şehir, normallerinin %104’üne ulaşarak sezonu medyan 153 cm (136–172 cm bandında) taze karla kapatmaya aday. Ayrıca kıtanın kuzeybatısında, İskoçya tarafında da dönemsel kar yağışları görülebilir.
🍂 Orta ve Güney Kuşak: Orta Avrupa'da anlamlı sinyal zayıf ve Güney Avrupa ile Akdeniz havzası normallerin altında bir kar birikimi sinyali veriyor. Mesela...
🇩🇪 Berlin: Normallerinin %96’sı seviyesinde kalarak medyan 30 cm (26–36 cm) kar vadediyor.
🇦🇹 Viyana: Normallerinin %96’sı düzeyinde, medyan 34 cm (26–38 cm) civarında bekleniyor. Her iki kent de aslında normallere oldukça yakın bir çizgide duruyor.
3. Türkiye Genel Görünümü: Doğu ile Batı Arasındaki Kar Dengesi
🇹🇷 Kıtanın güneydoğusuna, yani Türkiye projeksiyonlarına baktığımızda da haritalarda genel anlamda kahverengi tonların, yani normal altı kar sinyallerinin hâkim olduğunu görüyoruz. Kar yağışının mevsim normallerinin altında kalma olasılığı Ankara için %52, Erzurum için %45, Kars için %43 seviyelerinde hesaplanmış durumda.
📊 Ancak sadece kategorik olasılıklarla yetinmeyip doğrudan modele yansıyan kümülatif kar miktarlarına baktığımızda, haritalardaki kahverengi görüntünün ardında bambaşka iki coğrafi gerçek dikkat çekiyor:
🏔 Kuzeydoğuda Kar Dengesi: Özellikle Türkiye'nin kuzeydoğusunda; Kars, Ardahan ve Erzurum dolaylarında belirgin bir kar eksikliği yaşanacağını düşünmüyorum. Sayısal model verileri de bu görüşümü açıkça destekliyor.
Erzurum: Normallerinin %93’ü gibi son derece güçlü bir oranla medyan 199 cm (171–226 cm) kar potansiyeli taşıyor.
Kars: Normallerinin %92’si ile medyan 157 cm (128–191 cm) seviyesinde modellenmiş durumda.
Doğu Anadolu'nun yüksekleri normallerinin %90–95’ini çok rahat yakalayacak ve geçmiş kışlardaki gibi zengin bir kar örtüsü depolamaya devam edecek gibi görünüyor.
🏛️ İç Kesimler: Ankara için model medyanı 46 cm (34–58 cm) ve normallerin %82’si düzeyinde öngörülüyor.
📉 Toroslar’da Belirgin Düşüş: Benim gördüğüm en bariz ve yapısal farklılık güney enlemlerimizde saklı. Akdeniz’e bakan Toroslar kuşağımız, bu kış kar açısından ne yazık ki geçen seneki o olağanüstü ve bereketli miktarları yakalayamayacak gibi duruyor. Açığın en bariz hissedileceği alan bu güney hattı olabilir.
🌪️ Masadaki Uç Potansiyel (Tail Risk): Model verilerinin arka planında saklanan normalin üzerindeki ekstrem kar ihtimalleri Kars’ta %28, Erzurum’da %21 seviyesinde duruyor.
🌀 Batı ve iç kesimlerdeki açığın sadece %15–18 bandında kalması, kışın peşinen kapandığı anlamına asla gelmez. Süper El Niño koşullarında bu ufak farkı kapatmak son derece olasıdır: Rotasını sadece 150 km güneye kıran derin tek bir Akdeniz siklonu, bu açığı tek bir hafta sonunda fazlasıyla telafi etmeye yeter de artar.
‼️Niye mi? Geçtiğimiz yıldan %5-7 daha yüksek bir sürpriz ihtimali var...
4. Türkiye Sistemlerinin Odak Noktası ne durumda?
🏛️ Türkiye’yi etkileyecek soğuk hava ve kar sistemlerini incelerken, rota ve sınır katman hassasiyeti gereği her zaman olduğu gibi kadim kent İstanbul’u temsilci bir laboratuvar olarak baz alalım. (İstanbul'da yaşamasanız bile Türkiye'nin genel gidişatıyla ilgili çıkarım yapmak adına burayı okumanızı özellikle tavsiye ederim.)
A. Detay Tahminlere Geçmeden Önce: İklim Hafızası ve Kar Dinamikleri
🔍 İstanbul için 2026/27 kışına dair sayısal model çıktılarını ve olasılıkları konuşmadan önce, kentin iklim hafızasını ve istatistiksel trendlerini doğru kavramak gerektiğine inanıyorum👇
📋 Size göre normal Bir Kış Ne Demek? (1981–2010 Referansı): İstanbul’un normallerinde (eski yıllarda) kış boyunca yaklaşık 41–44 mm su eşdeğeri kar yağışı vardır yani kabaca 40+santim kar... (normal bant 25–56 mm). Sezon genelinde ortalama 6–11 kar günü ve yerde kar örtüsünün korunduğu 2–8 gün yaşanır.
📉 Farklı Hızda Düşen Değişkenler (EN önemli KONU):
🔸 Kar günü sayısı: Onyılda yaklaşık -0,6 gün (-%7) ile istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş trendinde.
🔸 Kar yağışı miktarı: Onyılda -%5 azalıyor; ancak bu istatistiksel açıdan sınırda bir anlamlılığa sahip.
🔸 Karla örtülü gün sayısı: En sert düşüş burada karşımıza çıkıyor: Onyılda -%18!
⚠️ Özellikle 1940–1960 döneminde etkili bir kar yağışından sonra kar ortalama ~10 gün yerde kalırken, bugün bu süre ~2,4 güne inmiş durumda.
✍️ Yani yağan kar miktarı benzer kalsa bile kentsel ısı adası ve genel ısınma örtüyü hızla eritiyor (elbette erken dönem ERA5 verilerindeki istasyon kısıtlarının oluşturduğu farkları da akılda tutmak lazım).
🌪️ Büyük Kar Günleri Azalmıyor! İşte ezber bozan en kritik veri: Günde ≥ 5 mm su eşdeğeri bırakan büyük kar fırtınası günleri hâlâ kış başına ortalama ~2 gün ve buradaki trend neredeyse sıfır. Azalan şey fırtınaların kendisi değil; hafif ve orta kuvvetteki geçişlerin taban sıcaklığı nedeniyle yağmura dönmesi.
🔄 Kışlar Arasında Anlamlı Hafıza Yok: Atmosferin önceki kışa dair bir hafızası bulunmuyor. Geçen kışın az karlı geçmiş olması, bu kış hakkında tek başına hiçbir şey söylemiyor ama topluca beraber bakıldığında anlam ifade edebiliyor. Sürekli değişen deniz yüzeyi sıcaklıkları ve sınır katman şartları nedeniyle iki kış arasında doğrudan korelasyon aramak yanıltıcıdır. O yüzden "en çok bu kışa benziyor" konusunu faydalı bulmadığımı söylemiştim daha önce.
🗓️ Mevsim İçinde Kronolojik Kayma: Kar toplamındaki düşüşün ana omurgasının Ocak ayından geldiğini görüyoruz (aylık ortalama 20,5 mm'den 13,1 mm'ye gerilemiş durumda). Kasım karı neredeyse tamamen silinirken, Aralık karında şaşırtıcı şekilde hafif bir artış gözleniyor. Genel eğilim, kış başlangıcının ötelenmesi ve sürpriz kar potansiyelinin biraz daha Mart ayına sarkması yönünde.
📊 Son Dönemin Dikkat Çeken Tablosu: Son dört kışın dördü de hem kar miktarında hem de kar gününde "alt dilimde" kapandı. Kent hafızasında yer eden son kapsamlı sistem ise 2022 yılındaydı. Tabii Türkiye için de durum kabaca böyle. Tekrar edeyim: Kışlarımızı kaybediyoruz.Bununla birlikte, istatistiksel modeller en az 1 tane akılda kalıcı kar fırtınası senaryosunun 2030 yılına kadar mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, bunun doğadaki döngüsel sürecin bir parçası olması gerektiğini söylüyor. (Tabii ki aksi de mümkün; fakat böyle bir durum, küresel ısınmanın kar fırtınası senaryolarını tamamen rafa kaldırmış olması anlamına gelir ki bu denli keskin ve ani bir seyrelme İstanbul için oldukça sıra dışı olur.)
B. 2026/27 İstatistiksel Modelleri Türkiye ve İstanbul İçin Ne Söylüyor?
🧮 İklim hafızasını arkamıza aldıktan sonra şimdi masadaki güncel 2026/27 projeksiyonuna bakalım. 1940–2026 veri setiyle harmanlanan 7 bağımsız modelin eşit ağırlıklı ensemble simülasyonu (30 yıllık klimatoloji, OCN modelleri, GLM trendleri ve lokal durum-uzay analizleri) İstanbul için şu net rakamları veriyor:
🏙️ Beklenen Taze Kar Miktarı: Şehir normallerinin %84’ü seviyesinde modellenmiş durumda; beklenen medyan taze kar miktarı 15 cm (11–18 cm çekirdek bandı). Kategori olasılıklarında ise normal altı %48, normal %33 ve normal üzeri %19 olarak hesaplanıyor.
💧 Mevsimlik Kar Yağışı (Su Eşdeğeri): Medyan değer 25 mm seviyesinde öngörülüyor. Yani kabaca 25 cm kar diyebiliriz. Modelin %25–75 çekirdek aralığı 11–47 mm, %10–90 geniş belirsizlik bandı ise 4–67 mm aralığında. Kategori bazında sezonun normalin altında kalma olasılığı %50, normal bandında geçme ihtimali %34, normalin üzerine çıkma şansı ise %16.
📅 Kar Yağışlı Gün Sayısı (≥ 1 mm): Medyan beklenti 5 gün (çekirdek aralık 3–9 gün, geniş aralık 1–13 gün). Dağılım ise %52 normal altı, %29 normal ve %19 normal üzeri.
❄️ Karla Örtülü Gün Sayısı (≥ 1 cm): Medyan beklenti 3 gün (aralık 1–6 gün). Burada dikkatimi çeken nokta; modelin %52 ile en yüksek olasılığı "normal civarı" (2–8 gün) bandına vermesi; %35 normal altı ve %13 normal üzeri olarak hesaplanmış durumda.
💡 Bu rakamlar bize şunu anlatıyor: Model tabanı ILIMAN bir zemin çiziyor, evet; ancak mevsim boyunca yerde örtü görebileceğimiz 1–6 günlük sistem ihtimallerini de asla masadan silip atmıyor‼️
5. Büyük Resmin Mantığı: Kurak Kış mı, Yoksa Ilık Kış mı?
❓ Peki Türkiye genelinde ve İstanbul özelinde kar toplamı modellerde neden normallerin bir miktar altında (%82–84 bandında) çıkıyor? Meteorolojik olarak bunun iki temel sebebi olabilir:
🏜️ Kurak Kış Senaryosu: Yüksek basınç blokajı hâkimdir. Hava dondurucu derecede soğuk olsa bile nem açığı nedeniyle yağış yoktur; kuru ayaz çekeriz.
🌧️ Ilık-Dinamik Kış Senaryosu: Siklonik aktivite veya yukarı seviye soğuması dönemsel olarak yerindedir, toplam yağış bütçesi normaller civarında hatta bazen yer yer üzerindedir; ancak atmosfer tabanı yeterince soğuyamadığı için o yağışın ezici çoğunluğu yağmur olarak düşer.
🌡️ Elimizdeki veriler ve okyanus-atmosfer etkileşimleri, bu kış yaşayacağımız tablonun ağırlıklı olarak ikincisi, yani "Ilık-Dinamik Kış" olacağına işaret ediyor.
⚠️ Bu sebeplerle; sıcaklıkların Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasının 1,5–2 °C üzerinde seyretmesini bekliyorum. Ancak yağış tarafına dikkat: Ülke bazında geçen seneki gibi normallerin üzerinde bir yağış beklemiyorum; sonbahar bittikten sonra o alıştığımız "bol yağış" ezberine bu kış için biraz ara vermemiz gerekebilir!
❄️ Yani kar miktarının az görünmesinin asıl sebebi kuraklık değil; yağış bütçesinin ağırlıklı olarak yağmur hanesine yazılacak olmasıdır. Ancak tam da bu yüzden oyun bitmiş sayılmaz: Yağışın ve nemin her şeye rağmen pek eksik görünmediği bir kışta, sıcaklığın kritik 0–1 °C bandına ineceği tek bir 48 saatlik salınım, şehirlere 2017 veya 2022 benzeri etkili bir örtü bırakmak için fazlasıyla yeterlidir.
Peki, atmosfer tabanının genel olarak ılık kaldığı bir sezonda bu kritik salınımı masaya hangi dinamik getirebilir?
6. Dinamik Tetikleyici: 15 Ocak – 28 Şubat Penceresi ve Sibirya desteği ihtimali‼️
🎯 İşte tam bu noktada, şimdilik modellerin açıkça ilan etmediği ancak sinoptik arka planda en güçlü rezonansı üreten o can alıcı döneme odaklanıyoruz: Şu ana kadar hep kış genelini konuştuk. Bu sizinle paylaştığım haritalarda da aylık detaylar gözükmüyor çünkü Aralık’tan Mart’a kadar "overall" değerlendirdik. Detaylarda ise Ocak ortasından Şubat sonuna kadar uzanan o 1,5 aylık süreç ise bu kez en yüksek şans olan periyot.
⏱ "Türkiye’de kış zaten o tarihte olur" deyip geçmeyin derim. Geçen yılı hatırlayalım; "Ocak sonundan önce kar gelmez" ezberleri havada uçuşurken, Aralık sonunda faz kilidinin kırılacağını belirtmiştim. Nitekim yılbaşına soğuk ve karlı bir sistemle girmiştik; Ocak oldukça hareketli geçerken, Şubat tam aksine sakin ve durağan kapanmıştı. Çünkü atmosfer takvim yapraklarına göre değil, faz açılarına göre çalışır. (Amacım "ben demiştim" demek değil, yeni dönem sıradışılığı vurgulamaya çalışıyorum.)
🌊 Kaldı ki bu sene denklemde çok daha agresif bir aktör var: Süper (Mega) El Niño!
🌪️ Pasifik’teki devasa ısı birikimi troposferik üst seviye jet akımlarını kuvvetlendirerek Rossby dalga boylarını uzatıyor. Bu durum atmosferde uzun süreli yüksek basınç blokajlarına (blocking), hemen ardından da kutup ve Sibirya kökenli sistemlerin derin oluklar halinde güneye inmesine zemin hazırlayabilir. İşte o 1,5 aylık pencere, tam da bu tür sert kış fırtınası koridorlarının açılabileceği en elverişli aralık olabilir. Tabii o süreçte tren kaçarsa, "berbat ılık bir kış geçirdik" de diyebilirsiniz. Onu şimdiden söyleyemeyiz; sebebi ise eldeki anlamlı veriler burada tükeniyor.
⚠️ Ancak anlatmaya çalıştığım şey; bu sonbahar her ne kadar kısa/serin dönemlerle dalgalı geçse de, gerçek kış koşulları biraz geç oturacak bu yıl...
Sonuca gelelim...👇
📌 Özetle; Türkiye genelinde sert bir kış beklemiyorum; kar miktarları bu sezon -rakımdan- her zamankinden çok daha fazla etkilenecek ve yağışlar ağırlıklı olarak yağmur fazına kayabilir. Bu sebeple yüksekleriyle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'da eski kışlara yakın hatırı sayılır bir kar birikimi öngörürken, kuzeyden güneye inildikçe enlemsel bazda şansın hızla düşeceğini (örneğin Toroslar kuşağındaki belirgin açığı) net şekilde görüyoruz.
☃️ Ama ne öğrendik? Kışların ılık geçmesi hatırda kalıcı karlı sistemlere hala engel değil. Dolayısıyla haritalardaki kahverengi tonlara aldanıp kışı peşinen "karsız" ilan etmeyi de, sansasyonel biçimde "efsane kış geliyor" çığırtkanlığı yapmayı da doğru bulmuyorum. Dinamizmin ve yağışın olduğu bir atmosferde fırtına potansiyeli her daim masadadır; hele ki devrede ilk kez bu seviyede deneyimleyeceğimiz, gezegensel dalga boylarını zorlayan bir Mega El Niño varken... Genel ılıman seyre rağmen kışın asıl kaderini, 15 Ocak – 28 Şubat aralığında açılacak koridordan inebilecek ani kutup/Sibirya kökenli salınımlar belirleyecek.
✍️ Son söz: İstatistiksel modeller 2030'a kadar Marmara özelinde Türkiye'yi hafızalara kazınacak bir kar fırtınasının vurması gerektiğini söylüyor; döngüsel olarak ibre daha çok 2028 veya 2029 kışını işaret etse de, bu modellerin küresel ısınmanın ulaştığı vehametten pek haberi yok ve pek anlamlı değil.
❄️🌨️ Yine de kaybettiğimiz kışların hatırına böylesi bir fırtınanın teknik olarak bu sene yaşanması tamamen imkânsız değil: Bu ılık kış görüntüsünün içinden "sürpriz bir kar fırtınası" çıkma ihtimali geçen seneye kıyasla %5–7 daha yüksek konumlanmış durumda. ✍️
🔚
Bugün tam 2459 gündür babam #HurmüzDiril'den haber yok.
Babamın akıbeti ortaya çıkarılmadan, tüm failler, onları koruyanlarla birlikte yargılanıp cezalandırılmadan susmayacak, davanın peşini bırakmayacağız.
Cinayeti aydınlatmakla yükümlü herkes cinayeti araştırıp delillendirmek yerine , bir sanığın ağızından çıkacak itirafa baktı. Sanık itiraf etmedi ve gerçekler açığa çıkmadan dosyanın üzeri kapatıldı.
Ömrümüz tutulmamış bir yas, bir belirsizlikle tükeniyor.
@SirnakValiligi@sirnakjandarma@beytkaymakam@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@tcbestepe@jandarma@kubrayigitbasi
#HurmüzDiriliBulun
🔴 Altın Koza'da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü alan Hazar Ergüçlü:
💬Benim nenem, dedem kömür işçisiydi. Dedem bakır madenlerde çalıştı. Her madenci gördüğümde gözümün önüne kendi dedem, kendi nenem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için, çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor
💬 Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum. Bunu vicdanımı rahatlatmak veya bir şeyin sözcüsü olmak niyetiyle de yapmıyorum şu an. Sadece bu adaletsizlikler bana fazla geliyor ve ne yaparsam yapayım bu üzüntüyü içimden atamıyorum
Babamın bu köyü, topraklarını sevmesinin birçok haklı nedeni vardı. Boşaltılmış köyü yeniden onarmak, toprakların sahipsiz kalmasını engellemek, emekliliğini huzur içinde geçirmek istiyordu. Tüm mücadelesi bunun içindi. İlk, topraklarını bırakmak zorunda kalıp Fransa’ya yerleşenler güldü ona, değişmeyen zihniyetle yaşanır mı diye. Sonra yokluğumuzda arazilerimizi işletenler yada üzerinde planları olanlar rahatsız oldu.
Ocak 2020de annem babam burada öldürüldü ve kimse dönüp de merak etmedi, ziyarete gelmedi. Halbu ki orada bu durumlara ‘Hawar’ derler.
Kimse tarafından bir taziye sunulmadı ama festival düzenlenebildi.
5-10 kişi hariç aramalarımıza katılan olmadı.
Ama bu kilise, hristiyanların altınları vardır diye birçok defa talan edilmek üzere ziyaret edilebildi.
Canları pahasına girebildikleri her mağarasına girdiler.
Kötü günler de, kimler tarafından yalnız bırakıldığını da unutmuyor insan.
En azından ben hafızamdan silemiyorum.
#HurmüzDiriliBulun
Video; https://t.co/JohMy7pioD sayfasından alınmadır.
Şimdi de imar müdürünün 591 milyon liralık mal varlığı ortaya çıkmış. Düşünün, bir memurdan söz ediyoruz! Üç lüks araç, Bodrum’da 300 milyon liralık villa, 110 milyon liralık yat, 68 milyon lira değerinde Porsche ve Mercedes G serisi araç... Maşallah, maşallah!
Şimdi “İmar müdürlüğünde yıllarca çok çalışarak kazanmış Ömer Bey, sen de ne fesat adamsın” diyeceksiniz, değil mi? Şu kepazeliğe bakın! Yatı, katı, Porsche’si ortaya çıkıyor; iktidar bunları görmüyor bile. Olacak iş değil arkadaşlar.
Bugün tam 2458 gündür babam #HurmüzDiril'den haber yok.
Babamın akıbeti ortaya çıkarılmadan, tüm failler, onları koruyanlarla birlikte yargılanıp cezalandırılmadan susmayacak, davanın peşini bırakmayacağız.
Cinayeti aydınlatmakla yükümlü herkes cinayeti araştırıp delillendirmek yerine , bir sanığın ağızından çıkacak itirafa baktı. Sanık itiraf etmedi ve gerçekler açığa çıkmadan dosyanın üzeri kapatıldı.
Ömrümüz tutulmamış bir yas, bir belirsizlikle tükeniyor.
@SirnakValiligi@sirnakjandarma@beytkaymakam@adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr@tcbestepe@jandarma@kubrayigitbasi
#HurmüzDiriliBulun