Eğer bir şey olmak istiyorsanız
Doğru ve güzel insan olun...
O kulvarda pek yarış yok...
🩷💜
Allah'ın seni kendi zikri 📿
Ve tefekkürüyle meşqûl ettiğini qörürsen
ßunu sana O'nun sevqisinin müjdesi bil
£rzurumlu İbrâhim Hakkı Hz. (k.s) Mârifetnâme
Geceniz aşkola huzurla 🌹💙
@632_busra Bismillah
Ey Rabbimiz! ❤️
Bizi, İnkar Edenlerin Zulmüne Uğratma
Bizi Bağışla
Ey Rabbimiz!
Şüphesiz Sen Mutlak
Güç Sahibisin, Hüküm ve Hikmet Sahibisin
Elhamdülillah
HasbünAllahu ve Ni’mel Vekîl
Kudüs İslam'ındır🫶
Ulu Önder Tektir
O’da Hz.Muhammed
[SAV]’dir ❤️
Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu cennet vatanda milletimiz özgürce yaşasın diye bedel ödeyen, kendilerine çok şey borçlu olduğumuz tüm gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin Gaziler Günü’nü tebrik ediyorum.
Hayatta olan gazilerimize bereketli ömürler diliyor, ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Dünya üzerinde
sahip olduğumuzu düşündüğümüz hiçbirşeyin bize ait olmadığını ölmeden uzun süre evvel idrak edebilseydik Allah'a kul olurduk...
Ne zaman ki Küçük evlerde kalabalık aile olmayı bırakıp kocaman evlerde birbirimizi arar hale geldik, o vakit kaybettik benliğimizi...
Hafta sonu Ahmet Davutoğlu’nun evledının düğününde Bülent Arınç mikrofonu aldı.
Tebrik etti, güzel dileklerde bulundu ve sonra…
Siyasete girdi.
Hem de öyle iki cümleyle değil.
Tam 13 dakika.
Davutoğlu’nun ifadeye çağrılmasına tepki gösterdi. “Eski başbakan” vurgusu yaptı, yapılanı ağır buldu.
Ben ise konuşmayı dinlerken başka bir yere takıldım:
Bu 13 dakika gerçekten o anda mı doğdu?
Davutoğlu’nun bu konuşmadan haberi var mıydı? Arınç’ın siyasete gireceği biliniyor muydu? Yoksa Davutoğlu eski yol arkadaşlarından kendisine destek verecek yeni sesler mi arıyor?
Bilmiyorum.
Bilmediğimi olmuş gibi yazmam.
Ama 13 dakikalık siyasi bir konuşmanın ardından bu soruları sormak da herhalde ayıp değil.
Çünkü mekân düğün salonu olsa da ortaya çıkan fotoğraf düpedüz siyasiydi.
Bir tarafta AK Parti’den ayrılmış, kendi partisini kurmuş eski Başbakan Ahmet Davutoğlu…
Diğer tarafta AK Parti’nin kurucularından Bülent Arınç…
Peki “Eski başbakan nasıl ifadeye çağrılır?” meselesi?
Orada da biraz ölçü lütfen.
Bu ülke eski başbakanların ifadeye çağrılmasını değil, başbakanların darağacına gönderilmesini gördü.
Adnan Menderes’i astılar.
Türkiye’nin demokrasi tarihindeki o utanç hâlâ önümüzde duruyor.
İfade vermek başka şeydir, siyasi zulüm başka, darağacı bambaşka.
Eski başbakanlık da kimseye ömür boyu hukuki dokunulmazlık sağlayan bir unvan değildir.
Ama benim asıl meselem Davutoğlu değil.
Arınç.
Çünkü Arınç’ın artık karar vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Madem hâlâ bu kadar siyaset yapmak istiyor…
Madem AK Parti’nin bugünkü çizgisine bu kadar itirazı var…
Madem mikrofonu aldığında eski yol arkadaşlarına destek verecek kadar açık konuşuyor…
O zaman Davutoğlu’nun gösterdiği cesareti göstersin.
Davutoğlu ne yaptı?
Ayrıldı.
Partisini kurdu.
Tabelasını astı.
Milletin karşısına çıktı.
Başarılı oldu, olmadı; ayrı mesele.
Ama siyasi tercihinin arkasına kendi adını yazdı.
Arınç da yapsın.
Partisini kursun.
Programını açıklasın.
Meydana çıksın.
Hatta Davutoğlu’yla aynı siyasi yerde duruyorsa onu da açıkça söylesin.
Bunda yanlış bir şey yok.
Yanlış olan başka:
AK Parti’nin kurucu ağabeyi olmanın ağırlığını taşımaya devam edip, her kritik dönemde aynı partiye yeni bir tartışma bırakmak.
Bir zamanlar Meclis Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı yapmış, partinin en güçlü isimlerinden biri olmuşsunuz.
Elbette konuşacaksınız.
Kimse “Arınç sussun” demiyor.
Ben tam tersini söylüyorum:
Konuşun ama siyasetin bedelini de üstlenin.
Çünkü mikrofon siyaseti kolaydır.
Tabelayı asmak zordur.
Eleştirmek kolaydır.
Sandığa gidip “Ben buradayım” demek zordur.
Davutoğlu bunu yaptı.
Arınç neden yapmasın?
İşte AK Parti’nin de artık kendisine sorması gereken soru burada başlıyor:
Bu vefa mı, yoksa artık taşınan bir siyasi yük mü?
Bir siyasi hareket geçmişine elbette sahip çıkar.
Ama geçmiş, bugünün üzerinde sürekli konuşan bir gölgeye dönüşüyorsa orada vefanın sınırı da tartışılır.
O yüzden benim aklım hâlâ o düğündeki 13 dakikada.
Tesadüf müydü?
Dost desteği miydi?
Yoksa eski yol arkadaşları arasında başlayan yeni bir siyasi yakınlaşmanın küçük bir işareti miydi?
Göreceğiz.
Ama Bülent Arınç’a söyleyeceğim cümle kısa:
Madem siyaset yapmak istiyorsunuz, gölgeden çıkın.
Davutoğlu gibi tabelanızı asın.
Milletin karşısına çıkın.
Çünkü güneşe çıktığınızda insan yanmayabilir.
Ama bir şey kesin olur:
Artık hangi tarafta durduğu çok daha net görünür.
@Akparti@RTErdogan@06melihgokcek@bulent_arinc@Ahmet_Davutoglu