Benzin istasyonlarında ve yol kenarlarında satılan zeytinyağları ve Zeytinyağı sabunlarının %90'ı sahtedir.
Köylü pazarlarında satılan ürünlerin büyük kısmı halden alınmadır,
Karadut pekmezi vs hepsi fabrika çıkışlı sonradan kavanozlara doldurulmuş ürünlerdir,
Ballar çoğunlukla sahte, gerçek olanlar ise olabilecek en kötü kalitedir.
Yol kenarında durup alışveriş yapan, Kazığı yağsız yutmayı kabul etmiştir.
Yol kenarında sizi bekleyen TV'de izlediğiniz saf Anadolu insanı değil, Kurnaz tüccarlardır.
Yol kenarında Bir kez denk gelenin %99 ihtimalle bir daha gelmeyeceğini bilen bir esnafın size neler yapabileceğini az çok tahmin edersiniz 😅
@mehmetozel33@cemkucuk55 Yanındaki Gürsel tekin Mehmet sevigen gibileri gördükçe dürüst olduğu net anlaşılıyor,kendisi yapmasa ama yetkisi dahilinde yapılanlara karşı çıkmaması onu dürüst yapmaz
Birde yeğen meselesi var
Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın en keyifle güldüğü espiri:
Harf İnkilabı yapmışız, onu yaptığımız için de eski mirasımız gitmiş, bir gecede cahil kalmışız!
Asıl bunu söyleyenler cahil...
Siz hiç Türk Tarihini anlatan Osmanlı Kroniği gördünüz mü? Hattileri, Frigleri, Urartuları, veya Sakaları/İskitleri, Hunları, Etrüskleri, Çoban kralları, Medleri yahut Hazarları Göktürkleri, Türgişleri, Büyük Selçukluları anlatan Osmanlı kroniği gördünüz mü? Osmanlı tarihini bile Avrupalılar yazmıştı, sonradan da Cumhuriyet müverrihleri yazmıştır.
Dil Devrimiyle Türkler eğitime katıldı, okudu yazdı, meslek sahibi oldu, işi gücü oldu, Osmanlı'daki gibi cahil kalmaktan kurtuldu. Dertleri milleti tekrar cahil yapmak ve Araplaştırmak .
Gençler bilmez (!)
M.Kemal ve arkadaşları için idam fermanı çıkaran, "Bir millet var, koyun sürüsü. Buna bir çoban lazım, o da benim" diyen Vahdettin'in ömrünün sonuna kadar perperişan halde yaşadığı San Remo'daki 40 odalı fakirhanesi ....
➖“Kemal Bey bağış paraları ne oldu, açıkla!”
⭕️Fatih Altaylı, cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde milyonlarca lira bağış toplayan ve banka hesabına aktarılan Kılıçdaroğlu’na bu paraların akibetini sordu:
⭕️“Şimdi kamuoyu bir başka paranın akıbetini sormak istiyor.
⭕️Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı sırasında toplanan “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Bağış Kampanyası”nda toplanan paranın akıbetini.
⭕️Biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında adaylar bağış toplayabiliyorlar.
Muharrem İnce adayken farklı bankalarda açtığı hesaplarda bağış topladı.
⭕️İnce son derece şeffaf biçimde 143 bin vatandaştan 25,9 milyon TL bağış topladığını açıkladı.
⭕️Bu o günkü kurla 4 milyon 700 bin dolar ediyordu.
(Ali Tarakçı’nın araştırması)
⭕️Kemal Kılıçdaroğlu da bağış kampanyası yaptı.
⭕️İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ta açtığı hesaplarda bağış topladı.
⭕️Ancak Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin aksine, maliye müfettişi Kemal Kılıçdaroğlu bu bağışların ne kadar olduğunu, nereye nasıl harcandığını, tamamının harcanıp harcanmadığını hiç ama hiç açıklamadı.
⭕️Muharrem İnce 4,7 milyon topladı ise Kılıçdaroğlu büyük ihtimalle bunun birkaç katı bağış toplamış olmalı. Ama biz bunu öğrenemedik.
🔴Her yerde arınmadan, temizlikten bahseden Kayyum Kemal Bey, bu halkın Cumhurbaşkanı seçilmesi için ona yaptığı bağışları hiç ama hiç açıklamadı.
⭕️Hesabını vermedi.
⭕️Büyük ihtimalle “tıpış tıpış” mantığı ile “Bana bağışladınız, size mi hesap vereceğim?” diye düşündü.
⭕️Tıpkı benim iki yıldır sorduğum, “Kemal Bey bunca ofis, bunca çalışan, bunca lüks araç, bunca masrafın finans kaynağı ne?
⭕️Emekli maaşınızla mı karşılıyorsunuz, birileri destek oluyorsa kim ve ne için destek oluyor?” sorularıma yanıt vermediği gibi.
⭕️Ve kim bilir belki de Kayyum Kemal Bey o bağışlarla gelen parayı cumhurbaşkanı seçilmek için değil, CHP’nin başına yeniden geçme yolunda kullanmayı tercih etti.
⭕️Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyum’a.
⭕️“Bağış paraları ne oldu? Açıklayın.”
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu:
Vahdettin gerçek bir haindir. Zaten İstanbul halkı da bunun farkına varıp sarayı kuşatmış, Vahdettin’e linç girişiminde bulunmuştur. Sarayın duvarlarına, tramvaylara “KAHROLSUN VAHDETTİN” yazılmıştır.
Vahdettin korkuya kapılır ve İngiliz işgal kuvvetleri komutanı Harrington’dan kendisini saraydan sağ salim çıkarması için plan yapmasını ister; “Hayatım tehlikededir, beni İstanbul’dan çıkarın efendim” diye mektup yazar. HMS Malaya ile kaçırıldığının resmi evrakı ve fotoğrafı da mevcuttur. Ve İngilizlerin planıyla İstanbul’dan kaçırılır.
1.6 milyon kilometrekare toprak kaybeden 2. Abdülhamid ise bunlara göre hiç toprak kaybetmemiş, İngiliz büyükelçisini tokatlamış ; ama gerçekte Kıbrıs’ı vermiştir.
Padişah Vahdettin’in İngiliz gemisiyle kaçtığı ders kitaplarından çıkarılmış.
Kaçmadı da tatile mi gitti? Diyecekler...
Türk milletinin hafızası silinmez.
Hainlerden kahraman çıkmaz.
Nutuk'ta herşey yazıyor zaten.
İzlanda başbakanı Kristrún Frostadóttir hakkında bir sürü boş muhabbet yapıldı ama gerçekte nasıl bir birikime sahip olduğu nedense hiç konuşulmadı? Güzelliği, kıyafeti, yok efendim Külliyeye hayran hayran bakışı falan konuşuldu , halbuki 38 yaşındaki bu genç hanımefendi ekonomi ve uluslararası ilişkiler alanlarında oldukça güçlü bir akademik kariyere sahip:
Lisans: İzlanda Üniversitesi'nde eğitimini tamamladı.
Yüksek Lisans (Uluslararası İlişkiler): Yale Üniversitesi'nin Jackson Küresel İlişkiler Okulu'ndan (Jackson School of Global Affairs) mezun oldu.
Yüksek Lisans (Ekonomi): Boston Üniversitesi'nde ekonomi alanında yüksek lisans derecesi aldı.
Yani lafta değil, gerçek bir ekonomist kendisi. Sarayda “danışman” diye veya mecliste “vekil” diye gezen çoğunu cebinden çıkartır. Ama bizim aklımız şeyimizde olduğu için ona sadece “güzel kadın” olarak baktık.
İstanbul'a girişlerde Türk'e vize uygulanmasına dair bir belge!(süre, kefil ve borcu olmamak).
Amasya'da ikamet eden Sare Hanım'ın kızlarını görmek amacıyla 6 ay izin istemesi, geriye döneceğine dair kefil göstermesi ve ayrıca borcunun olmadığına dair mazbata! (16 Eylül 1850).
Türkiye’yi işgal eden devletler, pikniğe geldikleri için 4 yıl kaldılar. Mesela Yunanlar çelik çomak oynarken 130 bin kayıp verdiler ve yenildikleri için tarihlerinin en büyük felaketi olarak adlandırdılar; 6 devlet adamını da kurşuna dizdiler. İşgalciler 4 yıl sonra, sıkıldıkları için Anadolu’dan ve İstanbul’dan ayrıldılar. Kurtuluş Savaşı değilmiş Milli Mücadeleymiş. Tarihte hiç bir ülke, kahramanlarına bu denli sırt çevirmemiştir. Kurtuluş Savaşı/ İstiklal Savaşı’nda şehit düşen kahramanların ahını almak kolay değil…
Yıl 1937. Atatürk dönemi. Gazete manşeti.
"Bu sene bütçede 17 milyon lira fazlalık var. Ne bir vergi arttırılacak ne de yeni vergi konacak.
Bütçe fazlasının 2,3 milyonu eğitime, 1,5 milyonu sağlığa, 900 bini ormanların ıslahına, 8 milyonu da sanayileşmeye ayrılacak." ...