Muhterem Kardeşlerim,
Hizmet kamuoyunda Vasiyet Davası olarak bilinen davada son gelişmeler şu şekildedir:
Taraflar arasında bilgi alma (discovery) çerçevesinde 22 Haziran ve 8 Temmuz 2026 tarihlerinde yüzlerce soru sorularak benim ifadem, 9 Temmuz ve 6 Ağustos 2026 tarihlerinde de Cevdet Türkyolu Beyin ifadeleri alındı. Bu ifade alma işlemi tarafların, avukatların, eyalet savcısı temsilcisi ve mahkeme raportörünün de hazır olduğu bir ortamda kayıt altına alınarak yapıldı.
28 Ağustos 2026'da Herkul Vakfı, eldeki bilgi ve delillerin karar vermek için yeterli olduğu iddiasıyla, duruşmaya gitmeden mahkemeye 113 sayfalık "esastan özet karar" (motion for summary judgment) talebi sundu. Bu talep, kısaca, davanın hiç duruşma yapılmadan, eldeki delillerle kapatılmasına yönelik bir talep manasına geliyor. Talebi sunan Herkul Vakfı mahkemeye "eldeki bilgi ve delillerden sonra tartışmaya mahal başka bir gerekçe kalmadığından davanın reddini" talep etmiş oluyor. Bu talep mahkemeye verildikten sonra cevap verilmesi için 1 ay süre veriliyor.
22 Eylül 2026'da avukatlarımız bu talebe şiddetle karşı çıkarak 135 sayfalık cevabımızı mahkemeye sundular. Cevap dosyasına, delil toplama sürecinde elde ettiğimiz tıbbi kayıtlar, adli el yazısı uzman raporu (imza incelenmesi), diğer uzman raporları, vasiyet uygulayıcısı Cevdet Türkyolu Beyin yeminli ifadesi ve noter Ahmet İdil Bey hakkında New Jersey eyaletinin yaptığı iptal işlemi gibi belgeler de eklendi. Bunlarla ortaya konmak istenen, mahkemenin bir duruşma ortamında dinlemesi gereken tartışmalı konuların olduğu, dolayısıyla duruşmaya gitmeden karar verilme talebinin reddedilmesi ve duruşmaya gidilmesinin gerekliliği istendi. Mahkeme bu talep hakkında henüz kararını vermedi.
Ayrıca, çok önceden kararlaştırılmış 14 Eylül 2026 tarihli taraf avukatlarının hazır olacağı takvim görüşmesi (scheduling conference), mahkemenin kendi takvimindeki çakışmalar nedeniyle 24 Eylül 2026'ya alındı. Bu görüşmede, mahkemeden mümkün olan en erken duruşma tarihi talep edildi. Duruşma için Mahkemenin 2026 yılında açık günü olmadığından takvimdeki en erken dönem olan Nisan 2027'nin ilk iki haftası şimdilik takvime işlendi. Görüşmede bu zaman ayırma yapılmış olsa da resmi mahkeme kararı henüz bize ulaşmadı.
Nisan 2027'nin uzak olduğunun farkındayız ve sürenin uzamasını istemediğimizi mahkemeye en açık şekilde ifade ettik. Mahkeme takviminin yoğun olması, duruşmanın günler sürebileceği, birden fazla yeminli tercüman ihtiyacı gibi sınırlamalardan kaynaklanan bu durumu takdir edersiniz ki bizim değiştirme durumumuz yok. Duruşma tarihi resmi olarak belirlendiğinde her zaman olduğu gibi Hizmet kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz inşallah.
Bu davaya sahip çıkan bütün Hizmet gönüllülerine her zamanki gibi şükranlarımızı sunuyoruz.
Mesih Gülen
6 Ekim 2026
@EmreUslu Adamın söylediği 100 şeyi görme 1 şeye odaklan cambaza bak oyunu ile içinde olmadığın(!) cemaatin yanlışlarını canhıraş savunmaya devam et. Manipulatörlerin şahısın. Yeter artık. Yemezler. Uslu durun Emre bey. Soyadınız gibi.
Dalkavuk olacağına yalnız ol.
Yalan dolanla birilerinin gözüne girmek için çabalayacağına doğruyu, hakkı dosdoğru söyle Allahın gözünde değerli ol.
O senin için hep bir sebep yaratır.
O, dalkavukların el açtığı sahtekarlara karşı bile cömert. Endişelenme.
@HasanCucuk Tamam anladık insanlardan utanmıyorsunuz hala gerizekalı muamelesi yapmaya devam ediyorsunuz. Allahtan da mı korkmuyorsunuz? Hiç mi hesap kitap korkunuz yok. Tövbe haşa Allahı da mı kandıracağınızı sanıyorsunuz. Yuh olsun bize yıllarca adam yerine koyduk sizi
Diğer taraftan İsmail Büyükçelebi’yi grup içi hiçbir alengirli işte tavır alırken göremezsiniz.
Atlanta dolandırıcılığı kendisine şikayet edildiği zaman da, müfettiş olduğu halde, “Bu işler beni aşar, yukarıdakilerle görüşün” diyerek topu taca atmıştı.
Suya ve sabuna mesafelidir.
Üç maymuna yakındır.
Hayriye Hanımgiller’in Ali Rıza bey…
Yaralı parmağa asla su dökmez.
Ne kokma konusunda hevesi vardır ne bulaşma konusunda.
Nemelazım!
15 senedir kıyamet kopuyor, feryatlar başka galaksilere ulaştı, volkan gibi yüzlerce mesele senelerdir lav lav üstümüze akıyor ama bir kere bile inisiyatif alıp da bir şey dediğini duymadık.
Sadre şifa tek bir hamlesine tanık olmadık.
Ama şimdi kendi adını “kurtarmak” maslahatına düşünce, “Aman beni de falancayla yan yana görmesinler”, “Aman bu yaştan sonra bana da kulp takmasınlar” diye ivedilikle yazılı açıklama yapmış.
Aman duymayan kalmasın diye de farklı şekillerde duyuruyor.
Evet, hepimiz işittik ve idrak ettik; sizin, herkese yalan söylenerek gizlenmiş, Gülen’in adı ve imzası kullanılarak üretilmiş sahte vasiyetin mahkemede hesabının sorulmasına desteğiniz yok.
Evet, hepimiz gayet iyi anladık; yalan da söyleseler, sahte vasiyet de düzenleseler, “sevâd-ı a’zam” diye statükonun yanındasınız.
Duymayan kalmadı.
Rahat olabilirsiniz.
İsmail Büyükçelebi’nin izni ve bilgisi olmadan adının bir yerlerde kullanılması gerçekten ayıp ve yanlış.
Birileri neden hâlâ bu tür hokkabazlıklara başvuruyor, anlamak mümkün değil.
Diğer taraftan, kendilerinden habersiz adlarına telefon hattı alınıp mahrem işlerde kullanılarak hayatı karartılmış onlarca insanın;
kendilerinden habersiz, adları ve TC’leri listelenip bir yerlere servis edilerek hayatı kaydırılmış binlerce insanın; kendilerinden habersiz, sadece adları değil, bütün hayatları fişlenip SD kartlara yüklendikten sonra rejime kaptırılmış onbinlerce insanın düşürüldüğü kuyuyu hiç sorgulamayan, hatta bunun hesabını soranlara ağzına geleni sayan kişilerin şimdi birden, “kişinin izni olmadan, adını ….” bla bla bla diyerek “ahlak” şampiyonu kesilmesi sahtekarlıktan başka bir şey değil.
Bunlardan bir tanesinin bile, o zavallı mühendislerin adlarını kendilerinden habersiz olarak liste halinde darbeci askerlere kimlerin verdiğini, sonra “sohbet var” diye onları bir eve çağırıp pusuya düşürürken kendileri topuklayıp kaçanların kimler olduğunu sorguladığını göremezsiniz.
Göremeyeceksiniz.
@tuncayopcin dedi hocaefendiye Adil Öksüz videosu ile operasyon çeken operasyon çocuğu @tuncayopcin ve kendini nimetten sayıp ahiret hesap mizan yokmuş gibi yaşamaya devam etti
Bir insanın hayatını elinden almak için sadece fizikî bir engel gerekmez;
onu belirsizliğe mahkum etmek,
toplumdan dışlamak
ve sesini boğmak yeterlidir.
Kaç hayat yarım kaldı, kaç evde ışıklar söndü?
Yeter bunca zulüm..
#KHKRejimiUmuduTüketti
Evrensel ebedi İNSANLIK hizmet ailesi, insanlarını, kardeşlerini" kaybetmeye tahammül edemez, benim gibi çok üzüldüm” diyerek te, geçiştiremez.! AİLE büyükleri yapılması gerekeni” mutlaka yapmalı….Aksi” düşünülemez.!
1000 kişi destek olsa @asim_yildirim sadece yayın yapsa ne güzel olur...
Ben sembolik 1$ desteğimi 5$ yaptim...
999 kişi 5-10 dolar destek olsa bağımsız bir yayınıc hayatta kalır!
ZARURİ BİR AÇIKLAMA ve KISACIK BİR DERTLEŞME | Asım Yıldırım https://t.co/QckXRomOkK via @YouTube