Hayvan sağlığının, gıda güvencesinin, çevre ve halk sağlığının; kendine yetebilmenin, sağlıklı nesillerin ve ekonomik refah düzeyinin teminatı Veteriner Hekimlik mesleğinin mensupları ülkesine hizmet etmek istiyor. Hizmetlerin asgari düzeyde sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan atamayı bekliyor. Atama Şart.
#BütçedeVeterinerHekimeAtama
Hayvan sağlığının, gıda güvencesinin, çevre ve halk sağlığının; kendine yetebilmenin, sağlıklı nesillerin ve ekonomik refah düzeyinin teminatı Veteriner Hekimlik mesleğinin mensupları ülkesine hizmet etmek istiyor. Hizmetlerin asgari düzeyde sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan atamayı bekliyor. Atama Şart.
#BütçedeVeterinerHekimeAtama
Hayvan sağlığının, gıda güvencesinin, çevre ve halk sağlığının; kendine yetebilmenin, sağlıklı nesillerin ve ekonomik refah düzeyinin teminatı Veteriner Hekimlik mesleğinin mensupları ülkesine hizmet etmek istiyor. Hizmetlerin asgari düzeyde sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan atamayı bekliyor. Atama Şart.
#BütçedeVeterinerHekimeAtama
Hayvan sağlığının, gıda güvencesinin, çevre ve halk sağlığının; kendine yetebilmenin, sağlıklı nesillerin ve ekonomik refah düzeyinin teminatı Veteriner Hekimlik mesleğinin mensupları ülkesine hizmet etmek istiyor. Hizmetlerin asgari düzeyde sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan atamayı bekliyor.
#BütçedeVeterinerHekimeAtama
Hayvan sağlığının, gıda güvencesinin, çevre ve halk sağlığının; kendine yetebilmenin, sağlıklı nesillerin ve ekonomik refah düzeyinin teminatı Veteriner Hekimlik mesleğinin mensupları ülkesine hizmet etmek istiyor. Hizmetlerin asgari düzeyde sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan atamayı bekliyor.
#BütçedeVeterinerHekimeAtama
#YasayıGeriÇek
2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bu tarihe kadar sokaklarda itlaf edilen ve hedef gösterilen sahipsiz hayvanlar 2004 yılından itibaren yasa ile korunmaya başlanmıştır. Hayvanların varlıklarının, yaşamlarının ve haklarının etkili bir şekilde korunması, hayvanlara yönelik haksız eylemlere karşı caydırıcılığın sağlanması amacıyla 2021 yılında yasanın revizyonu ile birlikte de hayvanlar mal statüsünden çıkartılmış, Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmıştır. Geldiğimiz noktada Kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılından beri yetki ve görevlerin farklı birimlerde olması kavram karmaşasını da beraberinde getirmiş ve kanunun uygulanması konusunda eksiklikler ve denetimsizlik bugünlere zemin hazırlamış, merkezi yönetim, belediyelerin ve İl Özel İdarelerinin görevlerini yapmamasının faturası sahipsiz hayvanlara kesilmiştir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, taşıdığı bilimsellikten uzak, muğlak ve yaşam hakkını korumayan ifadeleri ile hem hukukun evrensel ilke ve esasları hem de evrensel hekimlik değerleri ve veteriner hekimliği etik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ne yazık ki bu olumsuzlukları dile getiren meslek örgütleri, STK’ların görüşleri ve bilimsel veriler dikkate alınmadan kanun 30.07.2024 tarihinde kabul edildi.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un kabul edilmesi ile birlikte sahipsiz hayvanlara karşı şiddet dili daha da körüklenerek, sokaklarda hayvanlara karşı uygulanan şiddetin dozu arttı. 20 yıldır uygulanmayan bir kanun toplumun hukuka güvenini sarsarken, hukuka, akla ve vicdana aykırı değişikliğin kabulü ile birlikte bazı kesimlerin “Kanunun son hali, özellikle sahipsiz hayvanları öldürmeye, işkenceye, her türlü istismara izin veriyormuş” algısına kapılmasına sebep olmuş, bazı kesimlerin de algıyı bilinçli olarak bu tarafa yönlendirmesi ile sahipsiz hayvanlara karşı şiddeti harekete geçirmiştir. Maalesef bu durum artarak devam etmekte ve toplum vicdanını derinden yaralamaktadır.
Hayvanları Koruma Kanunu’nun değişen maddeleri “Hayvanlara karşı işlenen suçlar ve haksız eylemler için cezaları değiştirmemiştir.” 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Adli Cezalar başlığı altında 28/A maddesinde sahipli veya sahipsiz hayvanlara karşı işlenen suçlara karşı belirtilmiş cezalar geçerliliğini korumaktadır. Buna göre sahipsiz bir hayvanı kasten öldürmek, işkence etmek, acımasız ve zalimce muamelede bulunmak, hayvan dövüştürmek ve bir hayvana cinsel saldırıda bulunmak hapis cezası ile cezalandırılan fiillerdir. Bu suçların birden fazla hayvana karşı aynı anda işlendiğinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması hükmü 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda korunmuştur. Ayrıca bu fiillere azmettirenler de Türk Ceza Kanun’un 38. Maddesi uyarınca cezai yönden sorumlu olacaktır.
https://t.co/pBikSl4uvL
#YasayıGeriÇek
2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bu tarihe kadar sokaklarda itlaf edilen ve hedef gösterilen sahipsiz hayvanlar 2004 yılından itibaren yasa ile korunmaya başlanmıştır. Hayvanların varlıklarının, yaşamlarının ve haklarının etkili bir şekilde korunması, hayvanlara yönelik haksız eylemlere karşı caydırıcılığın sağlanması amacıyla 2021 yılında yasanın revizyonu ile birlikte de hayvanlar mal statüsünden çıkartılmış, Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmıştır. Geldiğimiz noktada Kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılından beri yetki ve görevlerin farklı birimlerde olması kavram karmaşasını da beraberinde getirmiş ve kanunun uygulanması konusunda eksiklikler ve denetimsizlik bugünlere zemin hazırlamış, merkezi yönetim, belediyelerin ve İl Özel İdarelerinin görevlerini yapmamasının faturası sahipsiz hayvanlara kesilmiştir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, taşıdığı bilimsellikten uzak, muğlak ve yaşam hakkını korumayan ifadeleri ile hem hukukun evrensel ilke ve esasları hem de evrensel hekimlik değerleri ve veteriner hekimliği etik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ne yazık ki bu olumsuzlukları dile getiren meslek örgütleri, STK’ların görüşleri ve bilimsel veriler dikkate alınmadan kanun 30.07.2024 tarihinde kabul edildi.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un kabul edilmesi ile birlikte sahipsiz hayvanlara karşı şiddet dili daha da körüklenerek, sokaklarda hayvanlara karşı uygulanan şiddetin dozu arttı. 20 yıldır uygulanmayan bir kanun toplumun hukuka güvenini sarsarken, hukuka, akla ve vicdana aykırı değişikliğin kabulü ile birlikte bazı kesimlerin “Kanunun son hali, özellikle sahipsiz hayvanları öldürmeye, işkenceye, her türlü istismara izin veriyormuş” algısına kapılmasına sebep olmuş, bazı kesimlerin de algıyı bilinçli olarak bu tarafa yönlendirmesi ile sahipsiz hayvanlara karşı şiddeti harekete geçirmiştir. Maalesef bu durum artarak devam etmekte ve toplum vicdanını derinden yaralamaktadır.
Hayvanları Koruma Kanunu’nun değişen maddeleri “Hayvanlara karşı işlenen suçlar ve haksız eylemler için cezaları değiştirmemiştir.” 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Adli Cezalar başlığı altında 28/A maddesinde sahipli veya sahipsiz hayvanlara karşı işlenen suçlara karşı belirtilmiş cezalar geçerliliğini korumaktadır. Buna göre sahipsiz bir hayvanı kasten öldürmek, işkence etmek, acımasız ve zalimce muamelede bulunmak, hayvan dövüştürmek ve bir hayvana cinsel saldırıda bulunmak hapis cezası ile cezalandırılan fiillerdir. Bu suçların birden fazla hayvana karşı aynı anda işlendiğinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması hükmü 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda korunmuştur. Ayrıca bu fiillere azmettirenler de Türk Ceza Kanun’un 38. Maddesi uyarınca cezai yönden sorumlu olacaktır.
https://t.co/pBikSl4uvL
İtalya Kadın Veteriner Hekimler Derneği’nin mesajını meslektaşlarımız ve kamuoyu ile paylaşıyoruz
İtalya Kadın Veteriner Hekimler Derneği’ne destekleri için teşekkür eder, evrensel hekimlik değerleri ve veteriner hekimlik etiği çerçevesindeki bu dayanışmanın bize büyük güç verdiğini bildirmek isteriz.
**********
We are sharing solidarity message of Italian Veterinary Women Association (ADMV) with all of our colleagues and our public.
Many thanks to Italian Veterinary Women Association (ADMV) for supporting us, because of universal medical ethical values and with this context,we may say that solidarity empowers us.
**********
Condividiamo il messaggio dell'Associazione Donne Medico Veterinario Italiana con tutti i nostri colleghi e pubblico .
Grazie mille all'Associazione Donne Medico Veterinario per il loro supporto, i valori etica medica essendo universali, questa solidarietà ci rafforza di più.
#VeterinerHekim
#DoctorofVeterinaryMedicine
#MedicoVeterinario
#YasayıGeriÇek
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ UYARIYOR,
ÇÖZÜM ZOR DEĞİL!
5199 Sayılı Kanunda değişiklik yapılmasına dair tasarının görüşüldüğü Meclis Komisyonu toplantısına katılarak görüşlerimizi ilettik.
Tüm görüş ve önerilerimiz bilimsel veriler, yaptığımız çalıştaylar ve yerel yönetimlerde uzun yıllardır çalışan tecrübeli meslektaşlarımızın verilerinden oluşturuldu.
Hedefimiz başta hayvanlar olmak üzere tüm tarafları olumsuz etkileme potansiyeli olan sorunun çözümüne katkıda bulunmaktır. Tasarı komisyona geldiği haliyle geçerse karşı karşıya kalacağımız sorunlar ve çözüm önerimizi yetkililer ve kamuoyuyla tekrar paylaşıyoruz.
Tasarı bu haliyle kabul edilirse;
1.Bazı muallak ifadeler nedeniyle toplanan tüm hayvanların ölümüne neden olabilecek ve kontrol edilmesi imkansız bir süreç başlayacak, hem sorumlu kurumlar zor duruma düşecek, meclis tarihi bir vebal yüklenmiş olacaktır.
2.Sokak hayvanlarının sayısı 4 milyon olarak kabul edilirse, mevcut barınak kapasitesi ihtiyaç duyulanın yalnızca yüzde 3’üne yakın olduğundan (105 bin / 4 milyon) ve belediyelere bakımevi yapması için 2028 yılına kadar süre verildiğine göre, belediye yöneticileri “öldürmek veya hapis cezası” arasında tercih yapmak zorunda bırakılacaklar.
3. Dünyada yapılan tüm yeni bilimsel çalışmalarda kısırlaştırma köpek sayısını azaltmakta, itlaf ise etkisiz kalmaktadır. Kuduzdan korunmada da en yararlı yöntemin kısırlaştırma ve aşılama olduğu tüm yeni çalışmalarla gösterilmektedir. Tasarı gerekçesinde referans verilen çalışmaların tümü veteriner hekim sayısının az olduğu, kısırlaştırmanın henüz yapılamadığı veya tekniklerin gelişmediği eski tarihlere aittir.
4.Toplanacak hayvanlar genellikle aşılı ve toplumla uyumlu hayvanlar olacaktır. Boşalan sokaklara yakalanması daha zor, güçlü, üreme kapasitesi yüksek, aşısız hayvanlar gelecektir. İnsan merkezli olduğu söylenen bu uygulama bilakis daha fazla kuduz ve yeni saldırı risklerini getirecektir.
5.Kırsal bölgelerdeki hayvanlar toplanırsa yaban hayatıyla insan ve evcil hayvanlar arasındaki canlı bariyer ortadan kalkacak, kurt, domuz, çakal gibi zoonotik hastalık riski taşıyan hayvanlar yerleşim bölgelerine daha fazla gireceklerdir.
6.Şehirlerde kedi ve köpeklerin yerine sokakta, bahçede daha fazla kemirgen ve yılan gibi hayvanlarla kaşı karşıya geleceğiz.
7.Belediyelerde çalışan veteriner hekimler, ettiği yeminle idarecilerin baskısı arasında evrensel etik ve tıbbi ilkelere göre sağlıklı karar vermekte zorlanacaklar.
Yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz!
Gelin ortak çözümü birlikte yaratalım.
Bugüne kadar uygulanmayan 5199 sayılı kanunu uygulayaılım kısırlaştırma seferberliği ilan edelim.
Başta merkezi hükümet olmak üzere, belediyeler, 29 veteriner fakültesi, 11000 muayenehane/poliklinik/hastanede çalışan 20000 ‘e yakın serbest veteriner hekim ve STK’lar birlikte çalışarak sayıyı yönetilebilir seviyelere çekelim.
Bu çözümle 4 milyon hayvanın kademeli öldürülmesi yerine 1,5 milyon hayvanı kısırlaştırarak sorunu çözelim.
Üstelik bu çözüm etik, bilimsel, sürdürülebilirlik, sosyolojik ve ekonomik açıdan en avantajlı çözümdür.
Bu çalışmaya paralel olarak tarafların destek şekilleri (merkezi bütçe, belediyelerin , katkıları, STK’ların ve bireysel destekler) mikroçiple kayıt alınması ve denetlemesi, kent hayvanlarının tanımlanması, sahiplendirmenin özendirilmesi ve bakımevi standartlarının ele alınacağı ve tüm tarafların içinde olduğu bir mevzuat çalışmasını hemen başlatalım.
Yetkilileri ve kamuoyunu bir kez daha uyarıyoruz!
Mesleki birikimlerimiz ve bilimsel veriler ışığında yaptığımız öneriler yine dikkate alınmazsa, 20 yıldır yerine getirilmeyen sorumlulukların faturası hayvanlara, İtlafın getireceği yeni sorunlarla toplum sağlığına, yeni saldırılarla zarar görecek insanlara kesilmiş olacak . Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türk Veterineri Hekimleri Birliği Merkez Konseyi ve Veteriner Hekim Odaları
https://t.co/dw4OXlgHDp
#YasayıGeriÇek
TVHB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat ARSLAN Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda bugün görüşülecek olan sahipsiz hayvanlarla ilgili yasa tasarısı hakkında Sözcü TV’ye konuştu.
#İtlafVarsaVeterinerHekimYok#YasayıGeriÇek
Bilimsel ve vicdani tüm yolları tüketmeden çıkarılan bu yasa
uygulamaya konmadan geri çekilmelidir.
Veteriner Hekimler olarak katliam yasasına karşı hep bir ağızdan tek sözümüz:
#YASAYIGERİÇEK
Bugün X'te sesimizi duyuruyoruz. Bu akşam 21.00’de X’te TVHB hesaplarını takip edin.
Bi defasında doktor bir hasta yakınımız kedisinin burnu biraz kuru kulakları da sıcak geldi diye ateşi olduğunu düşünüp bebe aspirini içirmişti. Kediyi mide kanamasından kaybettik… “Bebe asprini olunca kullanabiliriz sanmıştım.” diye kendini savunmuştu…