Şu olay, UCL tarihinin en epik anlarından biridir. Icardi’nin bu seviyede panenka atması, Alman spikerin sessizliği, müziğin kesilip tribünlerin şarkıya girmesi, Tuchel’in kenarda şaşkın ve çaresiz oturup izleyişi. Müthiş.
Grand Kartal Otelin sahibi bir gün hastalanıpta otel yangınında vefat eden Ecz. Rümeysa Gültekin’in eczanesinden ilaç almak isteseydi ve Eczacı hanım yanlış ilaç verip kendisinin ölümüne neden olsa idi;
TCK 85. maddeye göre taksir*le insan öldürme suçu işlemiş ve 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktı.
2 yıldan daha yüksek bir ceza alacağı için ise hemen tutuklanıp cezaevine girecekti.
78 kişinin ölümüne o, bu, şu şekilde neden olanlar ise dışarıda geziyor.
Ne güzel dünya değil mi?
Adalet bir gün hepimize lazım olacak.
O lazım olduğu gün, Adalete kavuşmamız dileği ile…
*Taksir, kasten (bilerek ve isteyerek) değil, ihmal, dikkatsizlik, tedbirsizlik veya mesleki kurallara aykırılık gibi nedenlerle gerçekleşen bir durumdur.
#bolukartalkaya #bolukartalkayayangın #AdaletBakanlığı @adalet_bakanlik
Ülke genelinde eczanelere yapılan denetimlerde kesilen cezaların milyonlarca lirayı geçtiği öğrenildi. Eczacılar ‘‘Şirketlerin milyonlarca liralık vergi cezaları silinirken ‘iki fiş eksik kesildi’ diye ceza kesilmesi adil değil” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı müfettişler tarafından eczanelere yönelik ödeme kaydedici cihaz ve pos cihazı entegrasyonu, fiş ve fatura işlemleri, kira ödemeleri, envanter, kayıt dışı istihdam gibi konular ile ilgili denetimler yapılıyor. Yapılan denetlemelerde eczanelere fiş başına 10 bin TL cezaları kesildiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre ülke genelinde birçok eczaneye ceza kesilirken, kesilen cezaların toplam tutarının milyonlarca lirayı geçtiği belirtildi. Eczacılar "Bir sürü şirketin vergi borcu silinirken, vergi düzeyi en yüksek olan eczacıların bu muameleye maruz kalması hoş deği" dedi.
ADALETLİ BULMUYORUZ
BirGün’e konuşan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Şeker Pınar Özcan, “Meslektaşlarımızdan sürekli geri dönüşler alıyoruz ve yüksek miktarda kesilen cezalar bulunuyor. Bir yazar kasa entegrasyonu sorunumuz var ve pratikteki uygulamaların yazar kasayla entegrasyonunu bir anda sağlamak kolay değil. Örneğin reçete sayısına bakılarak müfettişler tarafından fiş kesilmiş ama bir aileden birden fazla kişinin satışı tek seferde yapılmış olabilir. Bu tip yanlış cezalar var. Bunlar tamamen eczanede pratiğini bilmemekten kaynaklı yaşanıyor. Bir anda baskın gibi denetim yapılması bizleri rahatsız etti. Yani işin yapılış şeklinden dolayı üzgünüz. Bir sürü şirketin vergi borcu silinirken, vergi düzeyi en yüksek olan eczacıların bu muameleye maruz kalması hiç hoş olmadı” diye konuştu.
Özcan, şunları dile getirdi: “Bizim vergiden kaçma gibi bir durumumuz yok. İlaçların yüzde 90’ı zaten SGK’ya veriliyor. Eczanelerin faturaları, girişleri ve çıkışları her şeyi tamamen belli. Yaptığımız işlemlerin neredeyse tamamı zaten devlete fatura ediliyor. Buna rağmen eczanelere baskın yapmak gerçekten adaletsiz hissettirdi. Başka şirketlerin milyonlarca liralık vergi cezaları silinirken iki fiş eksik kesildi diye ceza kesilmesini adaletli bulmuyoruz. Vergi kutsaldır ama herkese eşit ve adil davranılırsa.”
Siz hiç?
Euro 30,25 TL ‘den;
Benzin alıp,
Kira ödeyip,
Maaş ödeyip,
Market alışverişi yapıp,
Euro 10,75 TL’ den ürün sattınız mı?
Masrafların, reel kazancının tam 3 (ÜÇ) KATI olduğu bir işletmenin ne kadar süre daha ayakta kalabileceğini düşünüyorsunuz?
İşletme dediğime bakmayın 1. Basamak Sağlık Kuruluşu, yok yok korkmayın esnaf esnaf…
Sevgili Uzi kardeşim. Kayıtlara geçen; senin okuduğun ve başka sanatçıların okuduğu 150 adet "hit" olmuş eserin olduğunda, Avrupa'da ödüller aldığında ve 30 yıl sonra da on binlerce kişi seni alkışladığında tekrar konuşuruz. Şarkılarını beğeniyorum, umarım başarırsın. Şöyle bir tweetlere baktım da cevap vermeme gerek kalmamış, en iyi cevabı her zaman halk verir, vermiş de... Bu arada beni konser öncesi arasaydın benden sonra çıkmana müsaade eder destek olurdum. Genç yetenekler başımızın tacıdır. Alkışın ve ışığın bol olsun, kariyerinde başarılar dilerim.
İlaçların KDV oranları %8’den %10’a çıktı. Fiyatlar %2 arttı. Ancak öngörülemeyen bir şey oldu. Kamu Kurum İskontosu Baremleri sınırda olan bazı ilaçların İskontosu %10’dan %40, bazılarının %31’den %41’e, bazılarının ise %18’den %28’e çıktı.
Bu da bazı ilaçların fiyatlarında %10 ila %30 arası düşüşe neden oldu.
Gözlerinizi kapayın ve hayal edin;
-Bir ürüne zam geliyor ama o ürünün fiyatı düşüyor.
-Bir ürüne gelen zam sonucu stoktan zarar ediyorsunuz.
-Bir ürünün fiyatı artıyor ama o üründen ettiğiniz kar düşüyor.
-28,62 Euro kuru ile kira, maaş ödüyorsunuz ama 10,7577 Sabit Euro kuru ile ürün satıyorsunuz.
İlaç fiyatlandırma sisteminin çarpıklığı, eksileri, karmaşıklığı artık dayanma sınırlarımızı aşmıştır. Yapılan her yama açılan yarayı kapatmaktan uzaktır.
Sahte ürünü 100 TL’ye almanın başarı sayıldığı bir ülkede yaşamak bazen çok ağır geliyor.
Siz bunu yapsanızda, halkımıza en iyi hizmeti, en büyük değeri vermek için eczanelerimizde sizleri hep gülerek karşılayacağız hiç merak etmeyin…
Yanlış ilaç verilmesi,
ilacın yanlış dozda verilmesi,
ilacın yanlış yolla verilmesi,
ilacın yanlış zamanda verilmesi,
ilacın yanlış hızla verilmesi,
ilacın yanlış hastaya verilmesi,
ilacın hiç verilmemesi,
hastanın tedaviye uyuncunun olmaması,
uygulanan ilacın kayıt edilmemesi, uygulanan ilacın etkisinin gözlenmemesi,
çoklu ilaç kullanımının takibi yapılmaması…
Tedavi etmediğin, tedavinin takibini yapmadığın teşhisin ne amacı var?
Sağlık bir bütündür. Her aşaması değerlidir. Her aşaması vazgeçilmezdir.
#KamuyaEczaciSart
Sağlık Bakanı şaşırtmadı, depremde gönüllü çalışan eczacıyı ve örgütü yine yoksaydı.
İlaç hizmetini yalnızca ben yapıyorum dedi.
Hekim değil siyasetçi gibi davranıyor.
Karşılıksız katkı ve çabamızı yok sayınca hatırlatalım;
26 çadırdan 2 tanesindeki, sadece 10 günlük reçeteler.