Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış'ın, hakkındaki akraba atamalarına ilişkin açıklamasını birkaç defa okudum. Şaşırdım vallahi. Çünkü bir üniversite rektörünün kullanabileceği dil yok o açıklamada.
MESELA;
Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler.
Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır.
Arkamdan dedikodu yapanları ve üniversitemizde kurduğum bu kusursuz düzeni tartışmaya açmaya çalışanları tek tek tespit ettim.
Yakın zamanda onların da hakkında gelip bu üniversitede barındırmayacağım, göreceksiniz.
YA DA SON ATAMA KARARLARINI PAYLAŞIRKEN KULLANDIĞI İFADELER:
Rektörüne sadakatle şereflenenlerin akademide önünü açıyorum, onları destekliyorum, ödüllendiriyorum ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlıyorum.
Bugün Resmi Gazete'de ilan ettiğimiz kadrolara aşağıda belirttiğim güvenime mazhar olan, Rektörüne sadakatte ve bağlılıkta kusur etmeyen kişileri atamaya karar verdim.
Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin.
(Bu arada atanan tüm isimleri "layık gördüm" diyerek tanıtmış)
💬 2018 yılında konuk olduğu programda Diego Maradona:
“2026 Dünya Kupasını ABD, Kanada ve Meksika’nın düzenleyecek olması iyi değil. Amerikalılar 25’er dakikadan 4 periyot olsun ister, 100 dakika oynatır ki aralara da reklam koyabilsin. Görürsünüz.”
Emel Memiş hocayı üniversiteden tanırım. Benim de hocamdır, Mülkiye’nin sevilen iktisatçılarındandır. 2 hafta sonra NATO Zirvesi yapılacak diye insanları evlerinden toplamak da neyin nesi? Görülmüş şey mi? Bu ülkede sayısız kez böyle toplantılar yapıldı ama bunlar yapılmadı. Trump’ı mutlu göndermek için bunca olağanüstülüğe değer mi?
Sanırsın haksızlık vardı da mağduriyeti önledi.
Konu basit,usulsüzlüğü kim yaptı, kim kazanç elde etti? Bu kazanç elde edenlerden 30 bin kişinin mağduriyeti nasil giderilir? Eren ne yaptı,bu kazanç elde edenleri yani mütahitleri ve eski belediyecileri bu sorundan kurtardı.
İsmail Saymaz:
"İBB'nin raporuna göre kanuna aykırı olarak 520 bin m2, yaklaşık 1 milyar dolar rant yaratıldığı tespit edilmiş.
İBB diyor ki, AKP'li Şadi Yazıcı bir enkaz bırakmış, ben niye Şadi Yazıcı'nın kirli battaniyesini üzerine alayım diyor.
Bakanlık da bu işe girmiyor."
Baskı kurmaya devam etmiyorlar, Eren Ali Bingöl ün CHP li meclis üyelerine baskısı ,imza atmayanları da hedef göstermesi ,AKP li meclis üyelerinin de desteği ile kılıfı uydurdular. Bakalım bundan sonra bu usulsüzlük ,usullü hale gelmiş olacak mı? İlerde gündeme gelecek mi?
Taksim tamamen kapalı. Gümüşsuyu’na gidecektim polis “otele rezervasyonunuz var mı?” diye sordu. Taksim İlkyardım’a gitmek isteyen bir adama da “kardeşim bana reçete, ilaç gösterme, rezervasyonun var mı?” diye çıkıştı polis.
Otellerde rezervasyonu olan turistler Taksim’e ve Beyoğlu’na girebiliyor sadece.
Ülkenin sokaklarını, meydanlarını vergi veren vatandaşa kapatıp sadece turiste açabilecek bir sistem oturtabilseler galiba daha mutlu olacaklar. Hem turistleri yönetmek daha kolay.
Ülkeyi koskoca bir her şey dahil tatil köyüne dönüştürüp adına “Resort devlet”, sisteme de “Turizmokrasi” diyelim olsun bitsin.
Gazeteci Timur Soykan’ın, BDDK Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın’ın şikayetiyle yargılandığı davada, üçüncü duruşma görüldü. Aydın’ın avukatı, birleşme kararı öncesi Soykan’ın savunma yapmasına rağmen mahkemeden zorla getirme kararı çıkarılmasını talep etti. Soykan, Aydın’ın, BDDK denetimindeki bankaların yöneticilerini düğününe çağırdığını ve yüz binlerce liralık takı takıldığını ortaya çıkarmıştı.
Şirketlerine kayyum atanan tavukçular, acaba Ekrem İmamoğlu'nun 30 yıllık diploması iptal edildiğinde ne demişlerdi? Bugün diploma iptal edenler, yarın şirkete kayyum atar, öbür gün tapunu alır, sonraki gün bir bakmışsın, bankadaki paran da yok. Yaaaa...
#GeçimYoksaHuzurYok
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
K.Kılıçdaroğlu, bence hiçbir iddianameyi, itirafçı beyanını, sonradan çark edenleri,ifadesini geri çekenleri okumamış, görmemiş, bunu yapmaya gerek bile duymamış. "Yargı bağımsız değil efendim" diyor ama sonra da bld başkanlarına yönelik yolsuzluk suçlamalarını doğru kabul ediyor. "Neden sadece Chp'li belediyelere yapılıyor operasyonlar" sorusuna verdiği cevapla dolaylı olarak tüm davaların siyasi olduğunu söylüyor ama bunun farkına bile varamayıp komik duruma düşüyor. Cevaplar kaçak, tezleri zayıf, tekrarı çok. Bu şartlarda canlı yayına çıkması bile yersiz bir cesaret örneği.
Kılıçtaroğlu izliyorum, izlerken Kılıçtaroğluna karşı İ.Melih Gökçek münazarası geldi aklıma. Orada İ.Melih nasıl konuşuyorsa , Kemal şimdi öyle konuşuyor. Demagoji yapıyor, İ.Melihten tek farkı, İ.Melih sürekli bağırıyordu, bu o kadar bağırıyor.Sabrımtükendi,izlemek sabır işi
Kılıçtaroğlu izliyorum, izlerken Kılıçtaroğluna karşı İ.Melih Gökçek münazarası geldi aklıma. Orada İ.Melih nasıl konuşuyorsa , Kemal şimdi öyle konuşuyor. Demagoji yapıyor, İ.Melihten tek farkı, İ.Melih sürekli bağırıyordu, bu o kadar bağırıyor.Sabrımtükendi,izlemek sabır işi
🔴Cumhuriyet yazdı, Meclis harekete geçti!
Yurt dışına hiç çıkmadan sahte denklik belgesiyle Tıp ve Hukuk bitiren 419 kişi hakkında CHP'li Kayıhan Pala, Bakan Yusuf Tekin'e sordu:
"Şu an aktif olarak çalışan sahte diplomalı kaç hekim ve avukat var?"
DETAYLAR:
https://t.co/Ik3Bhmyuw2
"Yo fui quién colocó a al-Jolani en Siria, dicen que es violento, que es de Al-Qaeda... pero ha hecho un buen trabajo, al-Jolani podría entrar en el Líbano y combatir a Hezbolá, lo haría mejor que Israel".
El criminal de Trump admite que apoyó a Al-Qaeda y puso a al-Jolani como presidente de Siria, ahora quiere utilizar a esos yihadistas para invadir Líbano y combatir a Hezbolá, usándolos como tropas terrestre de "Israel".
Ya ni siquiera se tapan, admiten que usan el terrorismo de Al Qaeda/ISIS como aliados proxys para derribar y atacar paises enemigos de sus intereses.
Timur Soykan: “Bora Bey, 12 yaşında babasını kaybetmiş.
12 yaşında kaybettiği babasına ev aldığına dair bir gizli tanık ifadesi var.
Yani babasına 12 yaşındayken ev almış. Gizli tanık ifadesi böyle.”
Amir Ghalenoei, técnico da Seleção do Irã, após o empate contra a Nova Zelândia: ''Somos a seleção mais oprimida da história da Copa'.
"Nem nós sabemos [porque vamos ter que sair] e é realmente engraçado. O planejamento da nossa equipe é feito em um lugar, mas a decisão final é tomada em outro. Deveríamos ter vindo para Los Angeles duas noites antes do jogo, mas não permitiram. Nosso plano era ficar aqui esta noite, descansar e voltar amanhã à tarde, mas mesmo assim não permitiram, e eu não sei por quê.
É por isso que digo que a seleção iraniana é talvez a mais oprimida da história da Copa do Mundo. O presidente da federação não está aqui, o gerente da equipe não está aqui, o gerente interno da equipe não está aqui, o departamento de mídia não está aqui. Parte das responsabilidades pré-jogo que deveriam ser da diretoria ficaram a cargo da comissão técnica, enquanto o foco da comissão técnica deveria ser em questões técnicas. É por isso que digo que somos a seleção mais oprimida da história da Copa do Mundo."
Via: @UOLEsporte
📷Getty Images
O dönem büyük bir adalet mücadelesi olarak takdim edilse de, 2017 Adalet Yürüyüşü esasen Kılıçdaroğlu'nun koltuğunu korumasına hizmet eden ve somut hiçbir sonuca bağlanmayan bir eylemdi.
O dönemde @kilicdarogluk, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik tutumu ve 2017 referandumunda mühürsüz oy pusulalarına itiraz etmemesi nedeniyle parti içinde yoğun eleştiri altındaydı. Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından büyük bir siyasi hamle yapmaması halinde, yaklaşan kurultay sürecinde parti içindeki rakibi Muharrem İnce karşısında ciddi bir riskle karşı karşıya kalabilirdi.
Adalet Yürüyüşü tam da bu atmosferde ortaya çıktı. Bu nedenle yürüyüşü yalnızca bir adalet mücadelesi olarak değil, aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun parti içindeki konumunu güçlendiren ve liderliğini yeniden tahkim eden bir siyasi hamle olarak görülmeli.
Nitekim yürüyüş büyük bir toplumsal mobilizasyon yaratsa da, sonrasında somut siyasi kazanımları olmadı ve yürüyüşte ortaya çıkan enerji kalıcı bir örgütlenmeye dönüştürülemedi çünkü amaç farklıydı.